(navigation image)
Home American Libraries | Canadian Libraries | Universal Library | Community Texts | Project Gutenberg | Children's Library | Biodiversity Heritage Library | Additional Collections
Search: Advanced Search
Anonymous User (login or join us)
Upload
See other formats

Full text of "Evliyalar Şehri Manisa"

D. Mir'ati^in 



Yazar Hakkmda 

1951 Manisa dogumlu. 1976'da Istanbul 
Universitesi Edebiyat Fakiiltesi Psikoloji 
Boliimunden mezun oldu. Ogretmen olarak 
Erzurum, Karabiik, Afyon-Sandikh, Manisa- 
Gordes, ve Amasya-Suluova'da gorev yapti. 
2005 'te emekliye aynlan Abdulhalim Durma 
'Evliyalar §ehri' adiyla bir kitap dizisi 
hazirlamaya basladi. Elinizdeki kitaptan once 
Amasya, Kastamonu, Afyonkarahisar, 
Isparta, Tokat, Samsun, Sivas, Adiyaman, 
Malatya ve Elazig'i yaymlayan yazarm 
hazirlanmakta olan son kitabi Izmir ile ilgili. 
Yazarm aynca, Din Psikolojisi ve Kisilik 
isimleriyle ebook formatmda iki tercumesi ile 
Kadi Kizi adiyla bir roman cahsmasi vardir. 



Evliyalar §ehri 
Manisa 



ISBN 

978-9944-0466-7-1 



Dizgi 
Abdulhalim Durma 



Kapak Tasarimi 
Abdulhalim Durma 



Baski Yeri ve Yih 

Yenigiin Matbaacilik San. Tic. Ltd. §ti. Turgut Ozal 

Bulvari No. 53/1 Iskitler/ Ankara 

Tel-: 0312 384 6183-84 



Bu kitabm biitiin haklan Abdulhalim Durma' y a aittir. 

Hicbir §ekilde kopyalanamaz, cogaltilamaz ve 

yayimlanamaz. Kaynak gosterilmek §arti ile almti 

yapilabilir. 



1000 Adet basilmi§tir 
2013 



i?indekiler 

Manisa Evliyalan 

14.Asir...l 

15.Asir...l2 

16.Asir...28 

17.Asir...42 

18.Asir...50 

19.Asir...54 

20.Asir...63 

Ve Digerleri...74 

Akhisar Evliyalan. . .75 

Ala§ehir Evliyalan. . . 105 

Demirci Evliyalan. ..Ill 

Golmarmara Evliyalan. . . 138 

Gordes Evliyalan. . . 142 

Kirkaga9 Evliyalan. . . 147 



Kula Evliyalan. . . 160 

Selendi Evliyalan. .All 

Turgutlu Evliyalan. ..181 

Manisa'da Tarikatlar 

Manisa'da Halvetilik. . . 186 

Manisa'da Kadirilik. . . 195 

Manisa'da Mevlevilik. . . 200 

Manisa'da Naksibendilik. . .218 

Manisa'da Rifailik. . .220 

Manisa'da Ussakilik. . .228 

Yer ve Isim Indeksi. . .230 

Kaynak£a...237 



Manisa Evliyalan 



XIV. Asir 



Constantinople'm 1204 yilmda Latinler tarafmdan 
isgali sebebiyle Bizans Imparatoru Vatatzes otuz yili 
askm bir siire Manisa'da kalir. Boylelikle Manisa 
imparatorluk merkezi olarak ekonomik, sosyal ve 
stratejik acidan Bati Anadolu'nun onemli sehirlerinden 
biri haline gelir. 1261 yilmda Istanbul Latinlerden geri 
almmca Manisa onemini kaybeder. 

Harezmli olan Saruhan Bey kiyi bolgesinde 
faaliyetlerini artirir ve 1305'te Manisa'yi kusatir. 1308 
yilma kadar civar kasaba ve koyleri ele gecirdikten sonra 
1313'te, sehri fethederek Saruhanogullan Beyligini kurar. 
Sehri kendisine merkez yapan Saruhan Bey, smirlan Ege 
Denizi kiyilarma kadar genisletir. 

Ibn Battuta Saruhanogullan yonetimindeki sehri 
ziyaret eder ve bir zaviyede kalir ' . Eserinde sehrin 
buyiiklugiinden ve zenginliginden bahseder. 

Dis Kale surlan icerisinde bulunan Hacet Mescidi 
(Kale Mescidi) Saruhanlilar doneminden kalan eserlerden 
birisidir. Kaynaklarda mescit olarak gecmesine ragmen 
halk arasmda adak yeri ve tiirbe olarak da kabul 
gormiistur. Mescidin yapim tarihi kesinlik kazanamamis 
olup giiniimiize ancak harap bir durumda gelebilmistir. 
Tugla ve moloz tastan yapilmis olan mescidin dogu, bati 
ve giiney duvarlarmda pencere olmadigi kalmtilanndan 
anlasilmaktadir. Kare planh yapinm iizeri kubbe ile 



1 Suraiya Farouqhi. Maghnisa. The Encyclopadeia of Islam 

1 



ortulmiistur. Kuzey yoniinden icerisine girilen ibadet 
mekaninin iizerini orten kubbe pandantiflere 
dayanmaktadir. Kible duvarmda yuvarlak bir mihrabi 



vardir 2 . 



Haci Ilyas Bey Mescidi, Adakale Mahallesi, 
Degirmen Sokagi ile Donertas Sokagi'mn kesistigi 
kosede yer alir. Yapinin banisi Mehmet oglu Haci Ilyas 
Bey'dir. £agatay Ulucay ve I. Gokcen, Haci Ilyas Bey'in 
kimligi hakkmda bir kayit bulunmadigmi, ancak mescidin 
banisinin muhtemelen, o tarihlerde Manisa'yi idare eden 
Fahrettin Ilyas Bey oldugunu ileri siirerler. Ilyas Bey, 
Saruhanogullan Beyligi'nin kurucusu olan Saruhan 
Bey'in ogludur. Babasmm olumiinden sonra beyligin 
basma ge9e Ilyas Bey, 1344-1365 yillan arasmda 
yonetimde bulunur. Mescit, kare planh ve iizeri kubbeyle 
ortiilii bir harim ile onun kuzeyinde iki birimi de 
kubbeyle ortiilii bir son cemaat yerinden olusmaktadrr. 

Darphane ismiyle anilan yapinin kitabesi 
olmadigmdan esas fonksiyonu ve yapim tarihi belli 
degildir. Icinde Ilyas Bey'in 1362 yilmda bastirdigi bir 
sikkeyle birlikte birfok sikke bulundugundan yapi, 
darphane olarak isimlendirilmistir. Iki kath ve kubbeli 
kagir bina alt kat sivri tonozla ortiilii yan yana iki mekan 
halinde diizenlenmistir. Cephe kesme tas kaplama 
yapilmis ve aralarma iicer sira halinde yassi taslar 
yerlestirilmistir. 

Ishak Bey (v. 1388) babasmm sagligmda bugiin 
Izmir' in bir il9esi olan Menemen'de sancak beyi iken 



2 www.kenthaber.com 



kendi ismiyle amlan kiilliyenin banisi olarak 12 yil sonra 
da medreseyi insa ettirir 3 . Ishak Celebi Saruhanogullan 
Beyligi'nin kurucusu olan Saruhan Bey'in torunu ve Ilyas 
Bey 'in ogludur. 1365-1390 yillan arasmda idaresi 
altmdaki Manisa'da en 90k eser insa ettiren Saruhan beyi 
olarak tammr ve Ulu Cami Kiilliyesi dismda, caminin 
karsisma bir kutiiphane, Eskihisar Mahallesine bir mescit 
ve Korhane Mahallesine de bir zaviye yaptirmistir. Ne 
var ki, bu eserler giinumuze ulasamaz. 

Manisa'nm giineyinde Sandikkale Tepesi 
yamacmda, sehre hakim bir konumda bulunan Ulu Cami 
Saruhanogullan 'ndan Ishak Bey tarafmdan 1366'da 
yaptinhr. Caminin bulundugu yerde daha once bir Bizans 
kilisesi bulunmaktadrr. Mabedin insamda bu kiliseye ait 
mimari parcalarm da kullamlmis oldugu ileri suriiliir. 
Manisa Ulu Camisi, plan itibanyle Osmanli sanatmda 
revakli avlu kismi kuculmiis olarak yeniden ortaya 
cikmistir. Antik caglara ait yapilardan toplanan mermer 
bloklarm yam sira kaba yontma tas ve tuglalardan yapilan 
cami iki ana boliimden meydana gelmistir. Caminin 
oniinde bir if avlu ile kapah bir boliim bulunmaktadir. 
Kapah olan kisim kubbe ile ortiilmiistur. Kuzey yoniinde 
merdivenle fikilan ve kesme tastan oldukfa sade bir 
portal bulunmaktadir. Uzeri yanm kubbe ile ortiilii olan 
bu giris tas kemerlidir ve iki yamnda da birer mihrabiye 
yer alir. Portalin iizerinde tek satirh bir kusak halinde 
grift kitabe yer alir. Kitabenin anlami mealen soyledir: 



3 Muhammed Goriir. Beylikler Donemi Mimarisinde Ta§ 
Stisleme (1300-1435). Doktora Tezi. Hacettepe Uni. Ankara. 
1999 



"Bagi§laywi ve esirgeyici Allah adina mescitleri 
ibadet yeri Man Allah' a hdmd ve yaratilanlarin en 
hayirlisi olan Muhammed Peygambere saldt ve 
selam olsun. Halen ayakta duran bu giizel 
mabedin, camii §erifin veyuce kapimn yapilmasina 
emir veren ve tamamlanmasi igin gayretle qah§an 
buytik Sultan. Ummetinin kullarina sahip, ikinci 
Iskender olarak amlan, asilerle ugra§an, kdfirleri 
kahreyleyen, Allah yolunda sava§an, muzaffer, 
mansur, magfiret sahibi, Allah' in liitfuyle giiglii 
Sultanoglu Sultan, Saruhanoglu, Ilyasoglu Ulu 
Sultan Ishak Qelebi, Allah devletini daim etsin. 
Seneyediyuz altmi§ sekiz h. 768 (1368) ". 

Caminin iq avlusunda yuksek sivri kemerlerin 
meydana getirdigi revaklar kuzeyde tek sira, dogu ve 
batida cift sira halindedir. Bu avlunun dogusunda, 
yandaki sokaga acilan ve batismdaki medreseye geci§i 
saglayan birer kapi daha bulunmaktadir. Bunlardan dogu 
kapisi ni§inin iizeri sivri tonoz ile ortulmiistur. Bu kapi 
iizerinde kitabe bulunmamaktadir. Giris kapisi uzerine iki 
pencere acilmistir. Avlunun ortasmda ise iizeri acik sekiz 
kenarli bir mermer sadirvana yer verilmistir. 

Revaklar tugla dosemeli olup avlu ile kapi gecitleri 
zeminden 50 cm. daha yuksektir. Revaklar pandantifli 
kubbelerle ortulmiistur. Buradaki siitunlar iizerinde 
Bizans ve Roma donemine ait siitun basliklarmm yam 
sira Tiirk bashklan da birlikte kullamlmistir. 
Girisin batismda i9eriden fatiya 9ikan tas bir merdivene 
yer verilmistir. Caminin kuzey cephesinin batismdaki 
disanya cikmtili minareye cikista bu merdivenden 
yararlamlir. Minarenin kapisi cati iizerinde olup govdesi 



yesil, mavi ve sari renkte sirli tuglalarla bezenmistir. Ic 
avlunun giineydeki cephe duvarinin oniindeki kisim 
revak dosemesinden daha yiiksektedir. Bu cephenin 
ortasmdaki kemerli bir kapidan caminin ibadet mekanma 
gecilmektedir. Bu cephede tic kapi vardir ve bunlarm iki 
yanma birer pencere yerlestirilmistir. Mihrap duvarma 
paralel yedi bolumlu ve dort neften meydana gelen 
camide mihrap duvarma bitisik iki siitun ve alti payenin 
olusturdugu sekizgen plamn iizerine kemerlerle oturan 
pandantifli mihrap onii kubbesi bulunmakta olup, bu 
boliim diger nefleri kesmektedir. Kapali kismm sahmlan 
yuvarlak siitunlar ve sivri kemerlerin tasidigi basik 
kubbelerle iizerleri ortiilmiistiir. ibadet mekam kuzey 
cephesindeki pencerelerin yam sira dogudaki altli iistlii 
alti pencere ile aydmlatilmistir. Caminin minberi 
kiindekari tekniginde yapilmis olup devrinin en giizel 
orneklerindendir. Giiniimuzde Manisa Muzesi'nde 
bulunan minber kapisi iizerinde de bir kitabe 
bulunmaktadir: 

"Ummetin kullanna malik Ulu Sultan Ilyas 
oglu Ishak Qelebi, Nasri aziz olsun, bu mubarek 
minberin yapimini emretti. Sene yedi yuz yetmi§ 
sekiz .(1376)" 

Bunun altmda da, "Bunu yazan nak§eden, 
resimlerini yapan Yusufoglu Fatih, imal eden de el dikki 
oglu Haci Mehmet ", yazilidir. 



Tanman, camide minber dismda herhangi bir 
ozgiin siisleme ogesinin guniimuze intikal etmemis 
oldugunu kaydeder 4 . 

Medrese, caminin bati cephesine bitisiktir. Ulu 
Cami (Fethiye) Medresesi camiden on sene sonra 1378 
yilmda Mimar Emet Bin Osman tarafmdan insa edilir. 
Giris kuzey cephesinden bir tac kapi ile yapilmaktadir. 
Kapidan tonoz ortiilii bir gecit ile avluya baglanti 
saglamr. Giiney boliimiin ortasmda tonozla ortiilii ana 
eyvan bulunmaktadir. Acik avlulu, iki katli, tek 
eyvanhdir. Asimetrik bir goriiniimde olan medresenin 
dogusunda hi? hiicre yoktur. Bati yoniinde lie, kuzey kolu 
iizerinde bes hiicre bulunmaktadir. Dogu kolunu ise tiirbe 
odasi ve cami ile baglantiyi saglayan koridor 
olu§turmaktadir. If ve di§ta siisleme bulunmamaktadir. 
Manisa'da bulunan ilk ve en buyiik medrese olma 
ozelligindedir. 1569-1570 tarihlerinden once Otuzlu, 
1572-1573'te Kirkh, 1597-1598 itibariyle Ellili medrese 
ozelligi goriilmektedir. 

Medresenin dogu hiicresinde, i9inde Ishak 
Celebi'ye, kansi ve iki ogluna ait d6rt mezarm bulundugu 
tiirbe yer almaktadir. Yoriikoglu 'Manisa Mimari 
Tarihi'nde bu tiirbe hakkmda sunlan kaydeder.".. Tiirbe 
kapismm iki tarafmi tezyin eyleyen siitunlar; beyaz 
somakiden yapilmis ve pek mahirane [...]30 tarzmda, 
ortasmda guya yek digeriyle bir diigumle birlesmis 
yekpare siitun manzarasim andinr. Tahflf kemerinde, 
"Selamiinaleykiim Upturn fedhuluha halidine" kitabesi 



Baha Tanman. Manisa Ulu Camii. TDV Islam Ansiklopedisi. 
Cilt 42 



g6ruliir...Ancak gun doguya miiteveccih duvarma acdan 
pencerelerden birisi camiin dahiline, digeri son cemaat 
mahalline, giin batiya acilan iki pencere dershanenin 
avlusuna bakar." 

Caminin kuzey cephesinde yer alan Tackapismm 
merdivenleri yanmda bir, medresenin kuzey cephesinde 
yer alan Tackapismm yanmda iki cesme vardir. Restore 
edilmis olan hamam ise, caminin kuzeydogusunda olup 
yaklasik 70-80m. uzakliktadir. 

Cami, medrese ve tiirbe 1669-1670'de onanlir 5 . 
1687-1688'deki Izmir depreminde minaresinin serefeden 
yukansi catlar ve bir yil sonra yenilenir. Yapi 1952-1968 
tarihleri arasmda Vakiflar Genel Mudurliigu tarafmdan 
onanlmistir. 

Sultan Camisinin karsismda ve Muradiye 
kiilliyesinin batismdaki meydanda yer alan tiirbenin 
Saruhan Bey'e ait oldugu ileri siiriiliir. Bu tiirbenin ne 
zaman yapildigi bilinmemektedir. Kuzey yoniindeki giris 
kapisi iizerinde kitabe yeri bulunuyorsa da kitabe 
gunumtize gelememistir. Beyligin kurucusu olan Saruhan 
Bey'in 1345-1346 yilmda oldugu dikkate alimrsa, 
tiirbenin de XIV. yiizyil ortalarmda, torunu Ishak Bey 
tarafmdan yaptinlmis oldugu kabul edilebilir. Yoriikoglu, 
tiirbe hakkmda sunlari kaydeder 6 . "Mamafih bu tiirbeye 
yalmz kendisi degil, ogullarmdan Ilyas, Siileyman ve 



5 Ceren Ustiiner Erdogan. Manisa Cami ve Mescitlerinin Cephe 
duzeni. Yiiksek Lisans Tezi.Ege tin. Izmir. 2006 

6 Giirol Pehlivan. M. Nuri Yoriikoglu'na Gore Manisa'da 
Tarikatlar ve Tekkeler. MANISA. Sufi Ara§tirmalan. Cilt 2. 
Sayi4 



Hizir §ah Beyler de defhedilmistir. Tiirbenin bulundugu 
mahalleye "Korhane" tesmiyesi; Fatih'in hocasi Molla 
Hiisrev'in bu mahalde ikamet etmesinden, "Gurani 
mahalle"sinin tahrif edilmesinden nes'et etmistir." 

Tiirbe kaba yontma tas, tugla ve cevredeki antik 
yapilardan toplanmis olan devsirme malzeme ile 
yapilmistir. Dikdortgen planli tiirbenin kuzey yoniinde 
giris kapisi yer alir. Kapmin iki yanmdaki birer kiiciik 
pencere acikliklan tugla orgiilii, yuvarlak sagir 
kemerlerle cevrilmistir. Giris kapismi ve bu pencerelerin 
butununii, cephenin tiimiine hakim tugla orgiilii sivri bir 
kemer fevirmektedir. 

Giri§teki sivri tonoz ortiilii boliim ile kubbeli 
lahdin bulundugu boliim birbirlerinden mimari bir 
eleman ile aynlmamistir. Ancak lahit odasi on mekandan 
daha genis ve yiiksek tutulmus olup list ortiide de bir 
farkhlik goze farpmaktadir. Lahdin bulundugu odanm 
dogu duvarmda a^ilmis kapmm tiirbenin baska bir yapi 
ile baglantisi oldugunu gostermektedir. Bu konuda 
arastirma yapan Ilhami Bilgin, "Buradaki duvar izlerinin 
tiirbeye bitisik bir yapmm varligmdan baska, tiirbe ile ek 
yapinin, insa edilirken birlikte planlamp yapilmadiklarmi; 
tiirbenin insasmdan sonraki bir tarihte yapilan ek yapiyla 
tiirbe arasmdaki baglantiyi saglamak iizere tiirbenin dogu 
pencerelerinden birinin kapi haline doniistiiriildugii" 
sonucunu fikarmaktadir. Buradaki ek binamn ne zaman 
ve kimin tarafmdan yaptinldrgi da bilinmemektedir. 
Tiirbenin altmda bir mumyahk kismi bulunmaktadir. 
Aynca iizeri de tromplu bir kubbe ile ortiilmiistiir. Girisin 
iki yanmdaki pencereler dismda diger ii? kenarmda ikiser 
diiz lentolu pencere bulunmaktadir. Ancak tiirbe birkaf 



8 



kez onanm gecirdiginden bu pencerelerin orijinal olup 
olmadiklan da tartismalidir. Tiirbe 1 974 yilmda onanlmis 
olup yamndaki meydana Manisa Ticaret Odasi tarafmdan 
Saruhan Bey'in heykeli dikilmistir. 

Saruhan Bey tarafmdan fethedilisi gununun 1313 
yilinin Regaip Kandiline tesadiif etmesi sebebiyle, o 
giinden gunumiize Regaip Kandili ile Manisa'mn fethinin 
birlikte kutlanmasi gelenek haline gelmistir. 

Asrm onemli mimari yapilarmdan biri olan 
Mevlevihane, Evliya Celebi'nin kitabesini bizzat goriip 
yazdigma gore, 1369 yilmda Ishak Celebi tarafmdan 
yaptinlmis bir tekkedir. Giiniimiizde Celal Bayar 
Universitesi tarafmdan aslma uygun olarak restore 
edilmistir. Ortadaki kubbeli semahanenin guneyine sivri 
topuzlu genis bir ana eyvan eklenip, tekkenin mescid 
kismi olusturulmustur. Ana eyvamn karsismdaki giris 
eyvamnda ise iki kath bir diizen uygulanmis ve list kat 
musiki icra yeri olarak kullamlmistir. Dogu ve bati 
yoniindeki yan mekanlarm list katlanna cikisi saglayan 
kapi ve merdiven izleri ise tespit edilememistir. 

Dere Mahallesi'nde, Grek Mitolojisinde Niobe 
olarak ismi ge9en kaya kiitlesinin karsismda yer alan 
tiirbe, Revak Sultan' a aittir. Selcuklu kiimbetlerini 
andiran yapmm kuzey yoniindeki kapisi iizerinde kitabesi 
bulunmaktadir 7 . Bu kitabede "Bat fi sehir safer sene' 
yazisi ile Ayetelkiirsi'nin son boliimii ve "Ya Alim' 
sozciigii yazilidir. Kitabede Revak Sultan' in ismi 
gecmedigi gibi tarih de bulunmamaktadir. 



7 http://www.kenthaber.com/ 



Tiirbe diizgiin tas ve tugladan yapihms, duvarlar 
kose iicgenleri iizerine oturan dik ve sivri bir kiilahla 
ortulmustur. I9 mekan dogudaki bir pencere ile 
aydmlatilmistir. Kose iicgenleri iizerinde de Allah, 
Muhammed, Ebubekir, Omer yazilan bulunmaktadir. 
Tiirbe icerisinde ortada Revak Sultan' in tiirbesi yer 
almakta, diger iki mezarm ise kime ait oldugu 
bilinmemektedir. Tiirbe 1963 yilmda onanlmis, 
sandukalar betona doniistiiriilmiistiir. Halveti tarikatma 
bagli kisilerin gomiildiigii mezarligm iferisinde bulunan 
bu tiirbe ve dergah ile ilgili bir vakfiye diizenlenmi§tir. 
Ancak dergahtan hifbir iz guniimiize gelememi§tir. 
Muhtemelen XV. yiizyilm son ceyreginde zaviyenin 
Halveti dergahma doniistiigii goriiliir. 

Ismail Onarli, makalesinde, vakfiyede Revak 
Sultan' in Barak Baba'nm oglu oldugunun belirtildigini 
kaydeder 8 . 1371 yilmda diizenlenen "Revak Sultan 
Vakfiyesi"nin sahidleri arasmda gosterilen "Bektas-i 
Horasani oglu Ibrahim Seydi Dede, Cafer-i Horasani oglu 
Yolageldi Baba, Ilyas-i Horasani oglu Haki Baba, 
Ibrahim-i Horasani oglu Arik Dede, Siileyman-i Horasani 
oglu Karaca Ahmed, Yunus-i Horasani oglu Oklu Horos 
Dede, Hiisrev-i Horasani oglu Sindel Baba gibi 
sahsiyetler Saruhanogullan Beyligi'nin kurulusuna viicud 
veren, Horasan Erenlerinin ogullandir. Hace Bektas 
Veli'den icazetname alarak Bigadic'in Yagcilar beldesi 
yakmmdaki Baraklar Koyii'ne yerlesip burada Hakk'a 
yiiriiyen, tiirbesi de burada bulunan bir Barak Baba vardir 



8 Ismail Onarli. 'Saruhanogullan Beyligi'nin Ulu Evliyasi: 
Hamza Baba' 

10 



ki, Onarh'ya gore muhtemelen Revak Sultan da 
Bigadif'deki bu Barak Baba'nm ogludur 9 . 

Dere Mahallesi'nde Caybasi Deresi'nin yakmmda 
bir fikmaz sokak iferisinde bulunan Yedi Kizlar 
Tiirbesi'ne bu isim halk tarafmdan yakistirilrms ve 
burasi XIV. yiizyildan bu yana bir ziyaretgah olmustur. 
Guniimiizde genf yasta olen kiz ve gelinlerin feyiz ve 
duvaklarmdan bazi parfalar sandukalarm iizerine 
ortiilmektedir. Tiirbede gomiilu olan kisilerin kim 
olduklan bilinmemekle beraber Saruhanogullari'mn 
eslerinin burada yattigi, on siradaki sandukanm Giilgiin 
Hatun'a ait oldugu samlmaktadir. 

Tiirbe yontma tas ve moloz kansimi bir duvar 
i§ciligi gostermektedir. Tiirbenin oniinde kubbeli bir giri§ 
sahanligi bulunmaktadir. Tiirbe kare planli olup iizeri fati 
ile ortuliidur. I9 mekan biri kapi iizerinde digerleri de 
kuzey, giiney ve bati yonlerinde yer alan birer pencere ile 
aydmlatilmi§tir. Tiirbe iferisinde on sirada 119, arka sirada 
da dort tane olmak uzere toplam yedi sanduka 
bulunmaktadir. Bugiin yapi restore edilmis olup ziyarete 
a9iktir. 

Haki Baba Mescidi, Haki Baba (Kaynak) 
Mahallesi, Yavasali Sokagi'ndadir. Kitabesi 
bulunmamakla birlikte Vakiflar Genel Miidiirliigu 



9 Barak Baba'nm Turbesi Bigadi9'e 36 km. uzakhktaki Igciler 
ile Topalak koyleri arasindadir. Barak Baba Haci Bekta§-i 
Veli'nin halifesi olup, onun vasiyeti iizerine Bigadic'e 
gelmi§tir. Geni§ bir avlu i9inde Sel9uklu donemi mimarisi 
ozelligi ta§iyan sekizgen kubbeli tiirbenin 9evresinde yirmi 
kadar mezar vardir. 

11 



Arsivi'nde tarihsiz iki vakif kaydi vardir. Haki Baba 
tarafmdan 14. yiizyilda yaptinlan mescit, kirma fatili, 
alafranga kiremit kaplamali, diiz kirec hare sivali basit bir 
yapidir. Minaresi sonradan yapilmis ve kuzeybati 
kosesine yerlestirilmistir. Manisa sehrinin 

Saruhanogullari'nm eline gecmesinde ve Manisa'nm 
Tiirklesip Muslumanlasmasmda onemli rolii olan bir 
zattir. Yatirm yamnda bulunan iki agac arasmdan 
gecenlerin giinahlarmm affolundugu anlatilir. Halen 
hizmette bulunan caminin avlusunda 1871 tarihinde 
Serseri Dede adli bir tarikat ehli tarafmdan yaptinlan bir 
cesme bulunmaktadir. Ancak cesmenin orijinali sonradan 
yaptinlan ilavelerle ve fayans kaplamalarla bozulmustur. 
Aym mahallede gunumiize ulasamayan bir de Haki Baba 
zaviyesinden soz edilir. 



XV. Asir 



Yiizyilm basmda §eyh Bedreddin adrna tig bin 
kisiyle isyana kalkisan Torlak Kemal 1416'da Manisa'da 
idam edilir 10 . 



10 Manisa'da (Turgutlu'da yasamis oldugu da ileri surulur) 
Samuel adiyla dogmus ve sonradan Yahudilik'ten Islam'a ge9ip 
Torlak Kemal adini almistir. Balivet'e gore, Torlak Kemal, 
3000'e yakin dervisin basinda bulundugu ayaklanmasinda, 
Manisa yoresindeki kalabahk Yahudi cemaatinden de yandas 
toplamis bulunmaktadir. Ne var ki Manisa'da Yahudilerin 
varligi 1500'lerden itibaren baslatilmaktadir. Cesedinin 
muhipleri tarafmdan Aydin'a kacinldigi ve defnedildigi ileri 

12 



Saruhan Beyligi ve Osmanh doneminde Manisa 
onemli bir merkez olur. Sehirde bircok eser insa edilir ve 
bunlarm basmda da Manisa Sarayi (Saray-i Amire) yer 
alir. Giiniimiize gelemeyen bu saray oldukca genis bir 
alana yayilmistir. Bugiinkii konumu ile Hatuniye 
Kiilliyesi'nin bulundugu yerden baslayarak istasyona, 
Atatiirk Bulvan'na ve batida da Cumhuriyet Caddesi'nin 
bulundugu 56 doniimliik bir alan icerisine yayilmakta idi. 
Saraym bulundugu alanda Saruhan Beyi'ne ait kosk, 
cevresinde dort boliimlii odalar, uc hamam ve dort 
doniimliik bir boliimii kaplayan Saraflar Odasi, bes 
doniimliik Yeniceriler Odasi, sekiz doniimliik bahceler ve 
ahirlar ile saraydaki gorevlilerin yasadiklan yerler vardi. 

Osmanh doneminde Sultan II. Murat'm yaptirdigi, 
Fatih Sultan Mehmet'in genislettigi bu saraym 
1445'lerde en genis konumuna ulastigi kaynaklardan 
ogrenilmektedir. Katip Celebi'nin Cihanniimasi'nda bu 
saray ile ilgili bilgiler bulunmaktadir: "...ve Saray-i 
Sehzadegan sark ve simal canibinde haid simal saray ki 
kapdan ol canibedir. Onii vasi meydandir. Kuzey-dogu 
tarafmdan duvarlarla fevrili sehzadeler sarayi vardir ki bu 
saraym kapdan kuzey tarafmda olup, on tarafi genis bir 
meydandir". 

Evliya Celebi de 1671-1672 yillarmda geldigi 



surulur. Torlak Dede Aydin'daki mezannin 1956'da yapilan 
karayolunun altinda kaldigi nakledilir. 



13 



Manisa'da, bu saraydan soz etmektedir 11 : 

"§ehrin asagi simal canibinde sahray-i lalezarda 
vaki olmustur. Canibi erbaasi kal'e gibi tugladan 
mebni car kose bir binayi metindir. Ve canibi garba 
nazir bir tahta kapusu vardir. Dairenmedar ctirmti 
3.300 adimdir. Ve asitane tarafindan bostancibasi ve 
200 sari ktilahh bostancilari vardir. Daima bu bagi 
iremi timar idtip anda olan selef muluklerin halice ve 
havayice ve altin ve gumus makulesi envai ve sim u 
zer huleleri ve fiskiye ve kadehleri ve gayri 
emanetlerin kursunlarin ve mutdlla dlemlerin goz 
edtip bu bag irem zati tamir ve temrinle mukayyet 
olurlar ve mdhsuldtin bedel mesarif Asitanede 
terkecibasiya irsal cizyedendir. Bu cavzai ve hadikai 
bagi cinan He hiyaban yeridir. Kim adam 
maksurelerinde meka ettikte sukufesinin rayihai 
tayyibesinden alemin dimagi muattar olur. Ve cenabi 
bari ruyi arzda sun 'un isar iqin ne kadar kere ytiz bin 
elvan nebati kiyahat es harati hos bu halketmis ise de 
cumlesi bu gaytani iremzatta mevcuttur. Ve selef 
ukalalarin bu bagi sadrenci naksi terhedup alettertip 
cirpi He yiiz bin secerati musbirati ve gayri dirahti 
qinarlari ve kavak ve servi ve bidi ve sernigunlan ve 
gunagun sererei Tayyibeleri diktip saf saf alettertip 
dizillup duru. Boyle bir sayedar ve koyah hiyaban 
hadikai sultandir ". 



Nusret Koklii sarayla ilgili bilgileri tekrarlar 12 . 



11 Evliya (^elebi. Seyahatname. Istanbul Devlet Matbaasi. IX. 
Cilt. 1935 



14 



"§ehrin kuzey tarafmdaki diizliikte, lale 
bahcelerindendir. Dort bir tarafi tugladan yapilmis, dort 
koseli kale gibi saglam bir yapidir. Bati tarafma bakan bir 
tahta kapisi vardir. £epecevre ciirmii 3.000 adimdir. 
istanbul'dan gonderilen bostancibasi ve 200 sari kiilahli 
bostancilar bu bahceyi daima timar ederler. Aynca 
burada oturan eski padisahlarm ihtiyaclan icin kullamlan 
altm, giimiis takimlar ve altm giimiis kaplamali cesme, 
fiskiye ve kadehler de onlarm idaresi altmdadir. Biitiin 
kaleleri, binalan, kursunlan ve yaldizh alemleri 
gozeterek bu cennet bahcenin tamir ve onanmi ile de 
alakadar olurlar. Mahsullerden elde edilen kazanci 
Istanbul'da terekecibasiya gonderirler. Senevi 700 akce 
mahsuliinden hasil olur. Neferlerin vazifeleri bunlan 
toplamaktir. Duvarlarla cevrili bu bah9e oyle agaclarla 
dolu bir yerdir ki ficeklerin giizel kokulan burada oturan 
insanlarm iliklerine siner. Diinyayi yaratan Allah' in 
kudretini gostermesi ifin var ettigi yiiz bin fesitten fazla 
cifekli bitkilerin hepsi de bu cennete es olarak yapilan 
bahcede mevcuttur. Evvelce burada hizmet goren 
meraklilar bu bahfeyi tarhlarla siisleyip yiiz binlerce 9esit 
fubuk ve meyve fidanmi aynca ?mar, kavak, servi ve 

12 1924 yilinda Manisa'da dogan H. Nusret Koklii, Istanbul 
Giizel Sanatlar Akademisi Mimarhk Boliimii mezunudur. 
Serbest mimar-miihendis olarak calismis, 12. donem Manisa 
milletvekili olarak TBMM'de bulunmustur. Evli ve iki cocuk 
babasi H. Nusret Koklii, 17 Nisan 2007 giinii vefat etmis, 
cenazesi ertesi gun Kocatepe camiinde kilinan ogle 
namazindan sonra Karsiyaka mezarhginda defnedilmistir. 
'Manisa Isgalden Kurtulusa' isimli eseri ile Manisa 
Belediyesinin 2008'de yayinlamis oldugu 'Omriimiin Kisa 
Oykiisii' isimli anilan vardir. 



15 



salkim sogtit agaclarmi ve renk renk kokulu cicek 
fidanlarmi sira sira dikip yetistirmislerdir. Burasi iste 
boyle bol agachkli, golgelik ve duvarlarla bahceler 
sultamdir ki ne kadar methetsek sozlerimiz yine eksik 
kahr". 

Topkapi Sarayi Miizesi'nde bulunan III. Mehmet 
doneminin iinlii nakkasi Hasan Pasa'nm 1595 civarma 
tarihlenen '§emailname-i Ali Osman'mda yer alan 
Manisa minyattirti bu saraym XVIII.yiizyildaki 
durumunu gostermektedir 13 . Saraym ortada biiyiik bir 
kapisi bulunan revaklardan avlusuna girilmektedir. 
Birinci avluda tic kuleli bir kosk ve avlunun sag tarafmda 
tistti tonoz, kapisi kemerli ve ontinde ktictik bir bahcesi 
olan bir kosk bulunmaktadir. Saraym giris kapisi 
karsismda on alti koseli, kubbeli bir yapi yer alir. 
Buradan saraym diger boltimlerine gefilir. Soldaki avluda 
ise, sokak ile baglantili ytiksek duvarh bir yapi vardir. 
Sokak yontindeki kapinin tizerinde kti^tik bir kasir oldugu 
da bu minyattirden anlasilmaktadir. 

Ne var ki, Manisa Sarayi'mn gorkemli yasantisi 
Sultan III.Mehmet ile birlikte son bulur. Bu donemde 
sehzadelerin Istanbul dismda yasamalan yasaklanmca 
Manisa Sarayi ihtisammi kaybeder ve bundan sonra harap 
olmaya baslar. Zaman zaman yapilan ktiftik tamirlerle 
ayakta tutulmaya falisilmis ve son onanmim Mutasarnf 
Galip Pasa 1901 yilmda yaptirmistir. Bu arada Sultan 
II.Abdtilhamit de Anadolu'daki diger vilayetlere 



13 Talikizade §ehnamesi'nde yer alan minyaturlerden birinde 
Manisa kenti ve sarayimn basanh bir tasviri goriilur. Gerek 
saray gerek kent icindeki onemli yapilar ustahkh bir 
duzenlemeyle a9ik se9ik gosterilmistir. 

16 



gonderdigi saatlerden birisini Manisa Sarayi'mn kosk 
kulesine koydurmustur. 

Kurtulus Savasi sirasmda saraym ahsap kisimlan 
tamamen yanmis, yalmzca kagir kisimlan ayakta 
kalmistir. Cumhuriyet doneminde saraym eski haline 
getirilmesi ifin ^alisilir, ancak basanli olunamaz. Halkevi 
binasi bu saraym temelleri iizerine yapilmistir 14 . 
Gunumuzde Manisa' da bu sarayla ilgili hi9bir iz 



14 Miijgan Cumbur 'Fatih Devri Kutiiphaneleri ve 
Kutiiphaneciligi' isimli makalesinde, Fatih'in sahsina ait ilk 
kiitiiphaneyi Manisa'da Sehzadeler Sarayi'nda kurmus 
oldugunu kaydeder. Saruhan Beyligi devrinde bu beyligin 
merkezi olan Manisa, Osmanhlar'in idaresine ge9tikten sonra 
Saruhan Sancagi adim almis ve II. Murad devrinden III. 
Mehmed devrine kadar sehzadelere has olarak tevcih 
edilmistir. 1439 yilinda bu sancaga Sehzade Mehmed sancak 
beyi olarak tayin edilir. Devrin sayih bilginlerinden Molla 
Giirani hocasi olduktan sonradir ki, Sehzade Mehmed Han'in 
buyuk bir sevkle okuyup ogrenmeye sanldigi bilinmektedir. 
Sehzade 1444'de babasimn yerine tahta 9ikmak iizere 
Manisa'dan aynhr. Fakat bir yil sonra babasimn tahta avdeti 
iizerine, sehzade Manisa'ya doner. Fatih'in Manisa sarayindaki 
kutuphanesini iki sancakbeyliginden hangisinde kurdugu tam 
olarak belli degildir. Her halde temel ilk sancakbeyliginde 
atilmis olsa gerektir. Binamn bir kosesinde yiikselen kulenin 
yanan saraym kahntisi oldugu ve Fatih'in ilk kutiiphanesinin de 
bu kulede kuruldugu soylentisi vardir. Fatih'in bu 
kutuphanesindeki kitaplannda sehzadelik zamamna ait ve 
uzerinde (Muhammed ibni Murad Han) yazih beyzi miihrii 
basilidir. 



17 



kalmami§tir. 

Musa Ak9ay'm yazismdan 15 , Kumludere Caddesi 
iizerindeki tiirbeden ismini almi§ olan bu mahalle (Eyne 
Ali) ve mekanm 15. yiizyilda ya§ami§ biiyiik mutasavvif 
Ayni Ali Baba'yla irtibatli oldugunu ogreniriz. Anlatihr 
ki, 19. yiizyilda yine ayni bolgede tiirbenin kar§ismda 
bulunan ulu citlembik agaci altmdaki kahvehanede 
Ahmet Raci admdaki tek miiridi ile meclup paltosu ve 
§apkasma aynalar takarak dola§an, bu citlembik altmda 
paltosundan cikardigi neyin sesi ile derinden ezgilerle 
etrafmdakilere ho§ zamanlar ve hikayeler anlatarak 
geciren zatm rahmete kavu§madan bir giin once 
miiridine, "bu alemden gocecegiz ama bizim adimiz 
devam edecektir", sozii ile ertesi giinii hakkm rahmetine 
kavu§ur. 

Diger taraftan Filibeli Ahmet Hilmi'nin 'A'mak-i 
Hayal' adh eserinin temel kahramam olan Aynah 
Dede'nin burada yattigi rivayet edilir 16 . 

Ayni Ali Dergahi olarak bilinen mekan dededen 
toruna gecerek zamanla goniil sohbetleri yapilan bir yer 
haline gelir. 

Ayni isimle amlan caminin 50m. kadar kuzeyinde 
yer alan parkin ortasmda bulunan tiirbe, vaktiyle bir 



15 http://www.hurisikgazetesi.com/ 

16 Vahdet-i Vucud anlayisi ile Aynah Baba'nm basina taktigi 
kiilah iizerindeki yapisik ayna parcalan; insamn Kainatin 
merkezi olduguna, rum esma ve sifatlan beyninde cem 
edebilecegine, sonsuz ve sinrrsiz boyutlann her birisinin 
beynimize iz dustimu olduguna isaret vardir. 

18 



mezarligm merkezinde idi 17 . Manisa Belediyesinin 
1996'daki calismalan sonucunda bu mezarlik kaldinlir, 
yerine park diizenlemesi yapilir. Ayn-i Ali'nin Fatih ve 
II. Bayezid donemlerinde yasamis bir Bektasi seyhi 
oldugu, zaviyesine bircok arazi ve emlakin vakfedilmis 
oldugu nakledilir. Tiirbenin yapi iislubundan Osmanh 
doneminde XVI-XVII. yiizyilda insa edildigi ileri 
stirtiltir. Diizgiin kesme tastan yapilmis olan tiirbenin 
oniinde catili, yuvarlak kemerli kticiik bir giris vardir. 
Sandukanm bulundugu boliim sekizgen planli olup iizeri 
kubbe ile ortuliidur. Giris dismda tic kenarda dikdortgen 
soveli, yuvarlak kemerler icerisine almmis pencereler 
bulunmaktadir. Bunlarm iizerine de birer kiiciik alci 
pencere yerlestirilmistir. Bektasilerin, 1826'dan beri 
Manisa'da tekkeleri yoktur. Ama burada eskiden onemli 
olduklanm ve Ayn-i Ali ile Niyazi Baba'nm tiirbelerinin 
kendi tarikatlarma ait bulundugunu ileri siirmektedirler 18 . 
Evliya Celebi'nin doneminde burasmm medrese oldugu 
goriiliiyor. "Aym Ali Medresesi evvelce Bektasi Tekkesi 
idi. Simdi haric medresedir ama insallah yine tekkesi 
olur." 19 

Anafartalar Mahallesi Konuk Sokakta yer alan 
Yirmi Iki Sultan Tiirbesi'nin kitabesi yoktur. Bu 
bakimdan yapimi ile ilgili bazi celiskiler bulunmaktadir. 
Bazi kaynaklar tiirbeyi XVI. yiizyila tarihlendirmektedir. 
Beyazit oglu Sehinsah tarafmdan yaptinlmis oldugu 



17 http://www.muhammedzuhdu.org/ 

18 F.Hasluck. Bektasilik Arastirmalan. £ev. Ragib Hulusi. 
[Istanbul Universitesi Tiirkiyat Enstitiisu, Devlet Matbaasi, 
Istanbul 1928] 

19 Evliya Qelebi. Seyahatname. Istanbul Devlet Matbaasi. IX. 
Cilt. 1935 

19 



kabul edilir. Bununla beraber Sultan II. Mahmut (1808- 
1839) zamamnda yapildigi da ileri siirulmektedir. 
Manisa'da olen 22 Osmanli Sultam icin bu tiirbenin 
yapilmis oldugu kabul edilir. Kultiir Bakanligi 
envanterine kayitli olan tiirbede, 1886 yilmda yaptmlan 
bir onanm srrasmda, siva iizerine yaptmlan peyzaj ve 
kalem isi siislemeler, yakm bir tarihte Vakiflar Genel 
Miidurliigunce yaptmlan restorasyonda kaldmlmis, 
kursun kaplama yerine kubbeye sap islemi uygulanmistir. 

Kesme tastan sekizgen planh tiirbenin iizeri kubbe 
ile ortiilmustur. Giris ve mihrap duvan dismda kalan 
duvarlara birer pencere acilmistir. Kuzey yoniinden 
i9eriye girilen yuvarlak tas kemerli kapisi bulunmaktadir. 
Tiirbe icerisinde disan ta§km olmayan basit, yuvarlak bir 
mihrap yer alir. Iceride sekizi kavuklu olmak iizere yirmi 
iki sanduka bulunmaktadir. Tiirbenin yanmda daha once 
bulundugu soylenen cami Manisa yangim sirasmda 
yanmi§, sonra da onanlmayip yiktinlmi§tir. 

Saruhan sancak beyi tarafmdan 1428'de Adakale 
Mahallesinde yaptmlan Ali Bey Camii'nin kible kapisi 
uzerindeki kitabesinde cami ve imaretin banisi olarak 
Timurta§ oglu Ali Pa§a'nm ismi gecer. Daha sonra 
camiye ek olarak bir de imarethane eklenmistir. Evliya 
Celebi bu camiden soyle soz eder 20 . "I9inde insana can 
bahseden bir hayat suyu vardir. Koyu golgelik olan 
buraya giines lsigi girmez. Namazdan sonra cemaat 
sofalarda toplamp sehri ve ovayi seyreder. Velhasil 
burasi ariflerin ve dostlarm bir araya geldigi bir 



20 Evliya (^elebi. Seyahatname. Istanbul Devlet Matbaasi. IX. 
Cilt. 1935 

20 



seyrangahtir." Caminin insamda devsirme malzemeler de 
kullamlmistir 21 . Ali Bey Cami civarmda bulunan 
medresenin muderrisi olan Kesfi Efendi 1898 ve 1899' da 
dokuz talebeye sahiptir. 1978 yilmdaki onanmmda ise, 
orijinalinde bulunan ahsap malzemeler yerini betona 
birakir. 

Attar Hoca'nm kabri, karakoy semtinde bulunan 
ve 1480'de yaptinlmis olan Attar Hoca Camii'nin son 
cemaat mahallinde, minarenin yamndadir 22 . Eyne Gazi 
Mahallesinde daha sonralan Attar Ece (Hoca) tarafmdan 
bir cami yaptinlmasiyla mahalleye Attar Ece adi verilir 23 . 



21 Cigdem TA§. Maarif Salnamelerine Gore 20. Yiizyil 
Baslarmda (1898-1904) Aydin Vilayeti'nde Egitim. Yiiksek 
Lisans Tezi. Afyon. 2006 

22 Manisa Karakoy semtinde bulunan bu caminin, Attar Hoca 
tarafmdan 1480 yilinda yaptinlmis oldugu ileri surulur. 
Osmanh doneminde harap olan bu cami birkac kez onanlmis, 
Kurrulus Savasi'nda, Manisa yangini sirasinda yanmis ve 
yikilmistir. Sonraki yillarda eski temelleri iizerine yeniden 
yapilmistir. Bunu belirten bir kitabe de giris kapisi iizerine 
konulmustur: 

Kitabe: 

"Sanki yakti bu sehri ile bu camii adat din 

Kendi yakti dusmanin hep oldular hatem karin 

Kactilar bak inlerinden kalmadi nami nisan 

Gayretullahtir bu yahu hamdolu fethi miibin 

Ehli iman ragm ile cusan olup birlestiler 

Yaptilar bu camii revnaktirasi pek metin 

Selimu Asim goriince soyledi ihlas ile 

Cikti bir tarihi rana ud kuluna Halidin tarih 342 (1926)" 

23 Mehmet Karakuyu. Manisa sehrinde Mahallelerin Tarihsel 
Gelisimi. Uluslararasi Insan Bilimleri Dergisi. Cilt 4. Sayi 2. 
2007 

21 



Attar Hoca'nm Saruhanogullan devrinde yasamis olan 
Revak Sultan' in kardesi oldugu ileri siiriiliir 24 . 
Kaynaklardan Attar Hoca'nm testicilik yaptigi ve 
dukkanmm da simdiki Karakoy Kur'an Kursu'nun 
bulundugu yerde oldugunu ogreniyoruz. 

Attar Hoca'ya ait soyle bir menkibe 
anlatilmaktadir: "Adamm biri bir gun Attar Ece'nin bir 
testisini kirar. Sonraki bir gun yine gelir ve bir testisini 
daha kirar. Uciincii de yine kasten testisini kirmaya 
geldiginde Attar Ece bu sahsi yakalar ve, "senin Hizir 
oldugunu herkese soylerim", der. Hizir (a.s.), "Ne olur 
soyleme" der. Attar Ece de, " o zaman giinde bir vakit 
namazi bu camide kilar isen soylemem" der. O giinden 
beri Hizir (a.s.)'in bu camide hergiin bir vakit namaza 
geldigine inamlmaktadir. 

Cami yapilacagi zaman, vakifm cami alaninin 
genis tutulmasmi istemis oldugu, bunun sebebini 
soranlara da, "giin gelecek burada cocuklar oynayacak" 
diyerek, ileride bir giin burada bir Kur'an kursunun 
yapilacagma isaret etmis oldugu anlatihr. 

(^aybasi Camii olarak da adlandinlan Ivaz Pasa 
Camii'ni Arapfa kitabesine gore Ivaz b. Abdulmuin 
1484'te yaptinr 25 . Babasmm Abdulmuin adim tasimasi 
onun devsirme asilli oldugunu gosterir. Cami, Istiklal 



24 Ne var ki, Revak Sultan Vakfiyesinin diizenlenme tarihi 
olan 1371 ile Attar Hoca Camiinin in§a tarihi olan 1480 
arasindaki zaman farki, bu iddiamn sihhati konusunda tereddilt 
olu§turur. 

25 Semavi Eyice. Ivaz Pa§a Camii. TDV. Islam Ansiklopedisi. 
Cilt 23. Istanbul. 2001 

22 



Savasi'ndan sonra bir sure asker isgalinde kalmis 
oldugundan 50k bakimsiz duruma gelmis ve 1940'lara 
dogru kullamlamaz derecede harap olmusken 1950'li 
yillarda onanlarak ihya edilir. 

Minber agac isciliginin en giizel orneklerinden 
olup, Hatuniye Camisi minberi ile benzerlik 
gostermektedir. Her ikisinin aym ustamn elinden cikmis 
olabilecegi ileri siiriilur. 

Caminin kuzey kosesindeki minare kursusu 
bitisiginde tiirbe yer alir. Tiirbe iki taraftan sivri kemerli 
bir acikliga sahip olup, bu kemerler kosedeki siitunlar 
iizerine oturtulmustur. Acik tiirbe goriiniimiindeki bu 
mekan kiiciik bir kubbe ile ortiilmiistur. Tiirbe icerisinde 
iXg sanduka bulunmaktadir. Ancak bu sandukalarm 
iizerindeki girift yazilar okunamadigmdan kime ait 
olduklan bilinmemektedir. Caminin son cemaat yerinin 
dogusunda yer alan mezar ise Ivaz Pasa'ya aittir. 

Manisa'da Ivaz Pasa evkafi olarak 1558'de 
yaptinlmis bir hamamm varligi bilinmekteyse de bu 
eserin yeri tesbit edilememistir. Evvelce caminin yamnda 
bulunan medresenin 1900'lerdeki miiderrisi Mehmed 
Efendi olup bes talebesi vardir. Medreseye ait olduklan 
samlan hiicrelerin vaktiyle mevcut oldugu nakledilir, 
ancak giiniimuzde bunlardan hicbir iz kalmamistir. 

Cesnigir Camii Carsi Mahallesi'nde 1474 yilmda 
Fatih Sultan Mehmed' in azatli kolesi Cesnigir Sinan Bey 
tarafmdan insa ettirilir. 1831 yilmda Karaosmanoglu 
Sabri Aga mabedin yanma bir kiitiiphane yaptinr. 
Caminin mihrap ve minberinin orjinali hakkmda bilgi 



23 



yoktur. Kapisi Barok tarzm ozelliklerini gostermektedir. 
Medrese Cesnigir Cami havalisinde bulunmaktadir. Haci 
Hiiseyin Aga tarafmdan yaptinlan medresenin 1898 ve 
1899 yillarmda talebe sayisi 26 olup miiderrisi Haci 
Mustafa Efendi'dir. 

Haci Yahya Camii (Iki Liileli Cami), 1475 yilmda 
Karakoy'de Topcuasim Mahallesi'nde Haci Yahya Oglu 
Mehmet tarafmdan insa ettirilir. Bolicek Atik'te bulunan 
medrese ise iane ile yaptinlir. Medresenin miiderrisi Haci 
Mehmet Efendi'nin 1900 yilmda alt, 1901 ve 1903 
yillarmda 1 talebesi bulunmaktadir. 

Velet Bey (Hindistani) Medresesi, 15. yiizyilda 
umeradan Besayis Aga'nm oglu Velet Bey tarafmdan 
yaptinlir. Kitabesi olmayan medresenin banisi Velet 
Bey'in Demirci'de 1461-1462 tarihlerinde yaptirmis 
oldugu bir cesme bulunmaktadir. Medresenin de 
muhtemelen bu tarihlerde yapilmis oldugu ileri surulur. 
Onceden medrese olarak kullamlan yapi Karaosmanoglu 
Osman Bey tarafmdan imarethaneye donusturulur. 
Medreseden geriye sadece dershane ayakta kalabilmistir. 
1898 ve 1899 yillarma ait salnamelerde Miiderris Hasan 
zamamnda medresenin 18 talebesi bulunmaktadir. 1900, 
1901 ve 1903 yillarmda Danisment Halil Mahallesi 
civarmda bulundugu ve talebe sayismm 15 oldugu 
belirtilmektedir. Bugiin cevresi yiiksek binalarla 
kapatilmis, neredeyse gormenin bile miimkiin olmadigi 
medrese 1922 yilmda Manisa'nm diisman isgalinden 
kurtulusu sirasmda Yunanhlarca yakilarak harap olur. 
Cumhuriyetin kurulusundan sonra satisa cikanhr. 
Medresenin giin lsigma kavusabilmesi icin, ilgili 



24 



kurumlar, yapinin cevresini acmak ister. Ancak, bu 
cabalar sonuc vermez. 

Sinan Bey Medresesi Tunca Mahallesi Temiz 
Sokak'ta yer almaktadir. Kitabesi olmamakla birlikte 
medreseyi yaptiran kisinin Fatih doneminde yasamis olan 
Titrek Sinan Bey oldugu bilinmektedir 26 . Sinan Bey'in 
olumu 1478 olarak bilindigine gore medresenin bu 
tarihten once insa edilmis oldugu anlasilmaktadir. 
Yapinin 1549 ve 1628 tarihlerine ait vakfiyeleri 
bulunmaktadir. 1628 vakfiyesine gore medresenin 
muallimhanesi, ve 34 diikkam bulundugu 
anlasilmaktadir. 

Enine ve dikdortgen planli, acik avluya sahip, 
revakh ve tek eyvanli bir yapiya sahip olan medresenin 
dogu ve batida beser hiicresi bulunmaktadir. Hiicreler 
kare planlidir. Medrese eyvani ve plan ozelligi ile 
Bursa'da bulunan II. Murat Medresesi' ne benzemektedir. 
Klasik Osmanli mimarisinin ozelligini gosteren medrese, 
guniimiizde el sanatlarmm yapilip sergilendigi bir mekan 
olarak islevini siirdurmektedir. Diger taraftan Ditrek ya 
da Titrek lakabi ile amlan Sinan Bey'in Fatih Sultan 
Mehmet'in muderrislerinden oldugu ileri surulmektedir. 
1549 tarihli vakfiyede medresenin yanmda bir de sibyan 



26 Titrek Sinan £elebi'nin 1452-1459 yillan arasinda Osmanli 
devletinde basdefterdar olarak gorev yapmis oldugu 
anlasiliyor. Pakalin'a gore Sinan (^elebi, Amasya valiliginde 
eyalet defterdan iken istanbul'un fethini muteakip Fatih 
tarafindan 1454 tarihinde defterdar olarak tayin edilir. Ditrik 
(Titrek) Sinan'in defterdar olmasi, Mahmud Pasa'nin 
gorevinden aynlmasiyla irtibatlandinhyor ve bunun Sinan'in 
hasedi sonucu oldugu soyleniyor. 

25 



mektebinin oldugundan bahsedilmektedir. Ancak bu yapi 
gunumuze ulasamamistir. Yapi Beylikler donemi 
mimarisinden klasik Osmanh mimarisine gecis ozelligi 
gosterir. 1980 yilma kadar harap durumda olan bina 
Vakiflar Genel Mudiirliigu tarafmdan restore edilmistir. 

1898 ve 1899 yillarma ait Maarif Salnamesine gore, 
medresenin muderrisi Hakki Efendi olup 32 talebesi 
bulunmaktadir. 1900 yilmda 35 talebe, 1901 ve 1903'de 
27 talebe bulunmaktadir 27 . 

Goktasli Mahallesi'ndeki 1493 tarihli Goktasli 
Camii'nin yapimmda kullamlan bazi uygulamalar, yapiya 
19. yiizyil mimarisi havasi katmistir. Kubbesi kiremitle 
kapli olan yapi zaman icinde gecirmis oldugu 
onanmlardan dolayi orijinalligini kaybetmistir. Medrese 
Cariye Giilsum Kadm tarafmdan yaptmlmistir. 1898 ve 

1899 yilma ait salnamede Goktasli Camii cevresindeki 
medresenin muderrisi Haci Musa Efendi olup 1900, 1901 
ve 1 903 yillarmda bes talebesi bulunmaktadir. 

Hatuniye Camii ve Kiilliyesi, II. Bayezid'in esi 
Husnu §ah Hatun tarafmdan 1497 tarihinde yaptinlmis 
olup kiilliye cami, imaret ve sibyan mektebinden 
meydana gelmektedir. Gelir icin Kursunlu Ham insa 
ettirilmistir. Kiilliyenin medrese ve imaret bolumleri 
yandigi icin gunumuze ulasamaz. Cami enine dikdortgen 
planlidir ve iizeri sekizgen bir tanbur iizerine oturtulmus 
biiyiik ve bunun yamna yerlestirilmis iki kiifiik kubbe ile 
ortiiliidur. Sibyan mektebi caminin batismda yer 



Qigdem TA§. Maarif Salnamelerine Gore 20. Yiizyil 
Ba§lannda (1898-1904) Aydin Vilayeti'nde Egitim. Yiiksek 
Lisans Tezi. Afyon. 2006 

26 



almaktadir. 1672-1673 yilmdaki onanmmda mektep 
yoktur ve vakfiyesinde muallimden soz edilmesine 
ragmen mektebin varhgmdan bahsedilmez. Gunumuzde 
yapinin bir bolumii diikkan bir bolumii ise Diyanet Vakfi 
kitap sati§ yeri olarak kullamlmaktadir. Giiney ve kuzey 
dogrultusunda uzanan mektep dikdortgen planli olup iki 
kubbeyle ortuludur. Mektebin if ve di§mda siisleme 
yoktur. Mektebin yanmda demir kafes icine almmi§ olan 
kabirde Sadrazam Miitercim Mehmed Ru§dii Pa§a (1811- 
1882) medfun bulunmaktadir 28 . 



28 Kendisi 3 yasinda iken ailesiyle birlikte istanbul'a geldi. 
Tophane civanna yerlestiler. Burada bir miiddet mektebe 
devam etti. Yeniceri ocaginm kaldinlmasindan bir hafta sonra 
kurulan "Asakir-i Mansur" ordusuna girdi. Zamanla terfi 
ederek mulazim oldu. Okumaya ve ogrenmeye merakh 
oldugundan, maasindan arttirabildigi 119 bes kurusla Arap9a, 
Farsca ve Fransizca dersleri aldi. Yabanci dil bildigini duyan 
Serasker Husrev Pa§a, kendisini korudu ve padi§aha tavsiye 
etti. Bunun iizerine Serasker kapisinda askeri nizamnameleri 
Fransizca'dan Turkce'ye terciime vazifesi verildi. Burada epey 
zaman calisti ve bu yiizden omruniin sonuna kadar 'Miitercim' 
adiyla amldi. 1845 yilinda feriklige yiikseldi. 1847'de Hassa 
Miisiri oldu. 1848 diizenlemelerinde miralayhkla Rumeli 
ordusuna memur edildi. Sonra Dar-i Surayi Askeriye'ye iiye 
oldu. Bir siire sonra da redif askerlerinin teskilatlandinlmasi 
gorevi, "Redif Nazin" unvamyla kendisine verildi. Ertesi yil 
Dar-i Sura reisi ve 17 Mayis 1851 tarihinde Serasker oldu. 
1853 yilinda bu vazifeden ayrilarak tekrar Hassa Miisirligi 
verildi. Yedi ay sonra istifa etti. 1854'te Tanzimat Meclisi 
reisligine getirildi. 1855 tarihinde ikinci defa Serasker oldu. 
Abdiilaziz'in oldiiruldiigii iddiasiyla acilan davaya dahil edildi. 
Sorguya cekilmek iizere Izmir'e faginldi. Olayla uzaktan 
yakindan alakasi olmadigim ileri siirdii. Rahatsizligi arttigi ifin 
Manisa'ya geri gonderildi. 

27 



Hatuniye Cami havalisinde bulunan medresenin iki 
salnamede de miiderrisi Hafiz Bekir Efendi olup 1898 ve 
1899 yillarmda sekiz talebesi bulunmaktadir. 

XV. yiizyilda Eyne Gazi Mahallesinde (bugiinkii 
Anafartalar Mahallesi) yaptinlan Dervis Ali Camii, XIX. 
yiizyilda tamamen yanar. 1984 yilmda yeniden yapilan 
cami, ismi ve yeri ile tarihi yasatmaktadir. Dervi§ Ali 
Cami havalisinde bulunan medrese yine Ali Baba 
tarafmdan yaptinhnistir. Bu donemlerde medresenin 
miiderrisinin adi belli olmamakla birlikte 1898 ve 1899 
yillarmda iic talebesinin bulundugu goriiliir. 



16.Asir 



Manisa, en parlak donemlerinden birine 
'§ehzadeler §ehri' unvamyla XVI. yiizyilda kavusur 29 . 
Saruhanogullan doneminde bes bin civarmda insamn 
yasadigi sehrin niifusu, XVI. yiizyilda sekiz bine ulasir. 
Bu yiizyilda sehzade sehri olan ve bunun avantajim 
kullanan Manisa ekonomik, siyasi ve kiiltiirel bakimdan 
canli bir Osmanh sehri goriintiisii vermektedir. Kalesi, 
hanlan ve hamamlan, bedesten, kervansaray, pazaryeri, 
farsisi, kiifiik sanayi isletmeleri, yonetim binalan, 
ibadethaneleri, mektep ve medreseleri, basta sancakbeyi 



29 Mehmet KARAKUYU. XVI. Yuzyilda Manisa §ehrinin 
Niifus Ozellikleri 



28 



ve kadisi olmak iizere, askeri-mulki idarecileri ile Manisa 
tam bir sehir ozelligi gostermektedir. XVI. asrm ikinci 
yansmdan itibaren Amasya'nm onemini kaybetmesiyle 
birlikte Manisa, diger Bati Anadolu sehirleriyle beraber, 
on plana fikar. Tanma elverisli genis topraklara ve iyi bir 
konuma sahip olmasiyla sehir, istanbul'a yakm olmanm 
da avantajlarmi kullanarak ekonomik bakimdan diger 
sehirlerin online gefmistir. Fakat, asrm son ceyreginde 
niifus ve mekansal gelisme bakimmdan geriye diismeye 
baslar. 

§ehzadelerin Manisa'ya, sancaga fikmalanmn 
sehrin gelisimi bakimmdan onemli bir yeri vardir. £unkii 
sehzadeler sancaga ciktiklarmda beraberinde 90k 
kalabalik hizmetli ve muhafizm (aileleriyle birlikte) sehre 
geldigi goriiliir. Hatta §ehzade Mehmet'in beraberindeki 
2000 kisiyle beraber sehre gelmis oldugu nakledilir. 
Bununla birlikte, sehir siyasi bir merkez ozelligi 
gosterdiginden dolayi sehre olan gocler kontrol altma 
alimr. Manisa sehir merkezi disandan fazla go? almadan 
normal seyrinde devam ederken, sehrin cevresindeki 
kirsal kesimde daha 90k hayvancilikla ve tanmla 
ge9imlerini saglayan Yoriik ve Turkmen gruplarm 
gofiiyle yogun niifus artislan olmustur. 1531 yili hane 
sayilan esas almarak hesaplanan rakamlara gore Manisa 
sehrinde Turk ve musliiman niifusun oram % 94.23 iken 
sadece yahudilerden olusan gayri muslim niifusun oram 
% 5.77'dir. Ilk defa 1492 yili siirgiiniinden sonra 1500 
yilmda sehre gelen yahudiler A' malar Mahallesine 
yerlesmisler ve daha sonra da miistakil bir mahalle 
olusturacak sayi ve giice ulasmislardir. Daha onceleri 
yahudilerin kendilerine has bir mahalleleri yoktur ve 
genellikle vakif odalarmda ikamet etmektedir. Nitekim, 



29 



A'malar Mahallesindeki evlerin yahudiler tarafmdan 
fiyatmm 50k iizerinde satm almdigi, mahallede, 
miislumandan fazla yahudinin yasar hale geldigi, 
mescitlerin bu yiizden atil hale geldigi, mescit cemaatinin 
azaldrgi ve mahalle halkinin bu durumu kadiya sikayet 
ettikleri ve bu olaydan sonra yahudilerin muslumanlardan 
ev satm almaktan men edildikleri 1560 tarihli §er'iyye 
sicilinden ogrenilmektedir. Bu hiikum, Kadi Alaaddin 
Efendi tarafmdan Manisa halkma tellallarla teblig 
edildikten sonra, Kadi ve maiyetindekiler, 29 Haziran 
1560 tarihinde yahudilere satilan evlerin sayismm 36 
oldugunu ve bir de ibadethane yapmis olduklarmi tespit 
etmislerdir. A'malar Mahallesinde ev almalan 
yasaklanan yahudilerin, Muradiye Camiinin 
yapilmasmdan sonra bu caminin etrafmdaki oda ve evleri 
satm alip yerlesmeye ve hatta ezan ve namaz saatlerinde 
miisluman halki rahatsiz etmeye basladiklan, miisliiman 
halkm sikayetlerinden anlasilmaktadir. Bundan sonra 
cami civarmdaki evlerin miisliimanlara degeri karsihgi 
para odenerek satilmasi veya kiraya verilmesi, 
yahudilerin de topluca bir mahallede ikamet etmeleri 
kararlastinlmistir. 

Bu donemde sehrin en kalabalik mahallelerinin, 
Sandikkale tepesinin ova diizliigiine doniistiigii alanda bir 
serit halinde uzandigi gorulmektedir. XVI. yiizyilm 
baslarmda devlet baskente diizenli tedarik saglamak 
amaciyla bir ara pamuk ve kuru iiziim ihracati ile sarap 



30 



yapimim yasaklamissa da, bu yasak 1520'lerde tersine 



doner 30 . 



Yavuz Sultan Selim'in esi Hafsa Sultan tarafmdan 
oglu Sehzade Siileyman'm Saruhan sancak beyi olarak 
Manisa'da bulundugu sirada (1513-1520) insai baslatilan 
kiilliye, cami, imaret, medrese, sibyan mektebi, hankah, 
dariissifa ve hamamdan olusmaktadir 31 . Yapi toplulugu 
Hafsa Sultan Kulliyesi ve Sultaniye Kulliyesi diye de 
amhr. Hamam ve Dariissifa Hafsa Sultan'm 1534'teki 
vefatmdan sonra kiilliyeye ilave edilmistir 32 . Vakif 
kayitlarma gore kiilliye sehrin ovaya dogru genislemesini 
saglayacak bir mevkide, etrafi bos bir alanda yaptinldigi 
icin civarmm iskanma cahsilmis ve caminin bati yoniine 
yirmi hane yerlestirilerek bunlar her tiirlii vergiden muaf 
tutulmustur. Kiilliyenin maash personel sayisi 117'yi 
bulmakta idi. 

Camide iki imam, bir hatip, d6rt muezzin ve diger 
hizmetliler mevcuttu."Mihrabi, minberi emsalsizdir. 
Kubbeleri kursun ortiiludiir. Avlusu miicella tasla 
doselidir." 33 Mabed, sade mermer mihrap ve minberi, 



30 Suraiya Farouqhi. Maghnisa.The Encyclopadeia of Islam. 
Volume V 

31 Dogan Yavas. Hafsa Sultan Kulliyesi. TDV. Islam 
Ansiklopedisi. Cilt. 15. Istanbul. 1997 

32 Ali Haydar Bayat Islam Ansiklopedisine yazmis oldugu 
makalesinde, Sultan Selim Camiinin bahcesinde medfun 
bulunan Hafsa Sultan'm (6.1534) guzelligi kadar hayirseverligi 
ile de tanindigini kaydeder. Onun Yavuz Sultan Selim' e ve 
Kanuni'ye gonderdigi bazi mektuplar gumimuze ulasmistir. 

33 Evliya (^elebi. Seyahatname. Istanbul Devlet Matbaasi. IX. 
Cilt. 1935 

31 



ahsap oyma hiinkar mahfili, ferah ve aydmlik ic mekani, 
asil goriiniim sergileyen zarif kapisi ile, sehirdeki 
Hatuniye ve Ivaz Pasa camilerini hatirlatir. Son cemaat 
yerinin giris kapisi iizerinde stilus yazi ile yazilmis Molla 
Cami'ye (1414-1492) aitbeyit sdyledir 34 : 

"Bu mekan &§iklarin kiblesi oldu, 
her kim buraya eksik gelirse tamam olur." 

Diizenli olarak yemek cikanlan imaret kismmda 20 
kisi cahsmakta idi. Kurtulus Savasi sirasmda hankah ve 
imaret yanmis ve harap olmustur. Ne zaman yikildigi tarn 
olarak tespit edilemeyen imaretin caminin batismda yer 
aldigi ve mutfak, kiler, ahir, odunluk ve abdesthaneden 
meydana geldigi bilinmektedir. 

Yavuz Sultan Selim'in oliimunden sonra Istanbul' a 
donen Sultan Siileyman, annesi Hafsa Sultan'i 
Manisa'da birakir. Acem Ali admda bir mimari 
Manisa'da cami, medrese, imaret, sibyan mektebi, 
hankahtan olusan bir kulliye yapmakla gorevlendirir. 
Vakfiye'deki tarihe gore 1522 yilmda tamamlanan 
yapmm kitabesinde ebced hesabma gore 1538 tarihi 
goriilmektedir. Sultan Medresesi on odalidir. Medresenin 
kuzeydogu yoniinde uzanan sibyan mektebi kare planh, 
kubbe ortulii iki odadan olusmaktadir. Bazi arastirmacilar 
bu yapiyi kiitiiphane olarak isimlendirmektedirler. Ancak 
vakfiyede yer almamaktadir. Bu durum yapmm daha 
sonradan kulliye icerisine dahil edildigini gostermektedir. 
Medresenin kitabesi yoktur. Medrese U planh, mtiderris 
odasi da dahil olmak iizere kare planh kubbe ile ortiilii 



34 Bu sozler Konya Mevlana Muzesindeki Giimu? Kapi 
uzerinde de yer almaktadir. 



32 



sekiz hiicresi bulunan bir yapidir. Vakfiyeye gore 10 
hiicresi olan medresenin iki hiicresi de kuzeydogudadir. 
Miiderris odasi hiicrelerden biiyiik ve iki katlidir. Kuzey 
kanatta dershane, sundurma, yemekhane, kiler ile 
dinlenme odalari yer almaktadir. Bati kanadm kuzeybati 
kosesinde medreseyi hankah ve imarete baglayan lie 
basamakli merdiven bulunmaktadir. Medresenin 19 ve 
Dis olmak iizere iki ayn yerde fonksiyonda bulundugu 
anlasilmaktadir. 

Aym agacli alanda bulunan ve asm haraphgi 
yuzunden 1935 yilmda son kalmtilan ortadan kaldinlan 
hankahm aym zamanda Tekke Medresesi ve Dis Medrese 
adlanyla da tanmmasmdan anlasildigma gore sonralan 
ihtiyac iizerine medreseye cevrilmis oldugu goruliiyor. 
Guniimiizde hankah ve imaretin yeri Sultan Parki'na 
donusturulmiistur 35 . 

Annesi adma Kanuni'nin insa ettirdigi Bimarhane, 
XVI. asir klasik Osmanli mimarisinin ozelliklerini 
yansitir 36 .Vakfiyeden dariissifada bir bashekim, bir 
cerrah, iki goz hekimi, bir akil hastaliklan uzmani, iki 
eczaci, iki eczaci yardimcisi, ikisi gececi olmak iizere 
dort hastabakici, bir idareci, bir katip, iki asci ve bir 
camasircmm falistigi goriilmektedir 37 . 



35 Bu alan park haline donu^rurulmeden once Manisahlara 
Bayram Yeri olarak hizmet vermekteydi. 

36 Gonul Cantay. Anadolu Selcnklu ve Osmanli Darussifalan. 
Atatiirk Kiiltiir Merkezi yayini. Ankara. 1992 

37 Moris §inasi Hastanesi, 1850'lerde Dariissifada yoksul bir 
Yahudi ailesinin cocugu olan Moiz'in vakfin icabi ucretsiz 
tedavisine bir minnetin karsiligi seklinde ailesi tarafindan bir 

33 



1919 yilma kadar Sultan Camii Kulliyesi'ndeki 
tarihi binasmda hizmete devam eden bu Darii§§ifada 
devrine gore hep ileri ve degi§ik tedavi yontemleri 
kullamlmi§ oldugu nakledilir 38 . 

ibrahim Hakki Konyah'nm makalesinden Hafsa 
Sultan Kulliyesinin 60 'h yillardaki durumu hakkmda 
bilgi sahibi oluruz 39 . 

"..Islam ve Turk hatunun Manisa'daki ibadet, 
kiiltiir, sosyal yardim ve hayir miiesseselerini 
gormek, son durumlanni ogrenmek iqin Manisa 'ya 
gittim, bu muhtesem zarfin mazrufunu (iqini) 
gormek istedim . Altmis, yetmis sene eweline 
kadar Hafsa Hatun'un biraktigi heybetli ve 
ihtisamh kulliyye ayakta idi. Ihmal, tarih 
yadigdrlarma karsi duyulan saygi hislerinin 
zayiflamasi, deliksiz bir inci kadar kiymetli bu 
manzumeyi yuzustu birakmistir. Imaret biitiin 
teskilatiyle yerini bir viraneye birakmis, Dar-tis- 
sifanm, medreselerin, tabhane, dershane ve 
hamamlarin kubbeleri gokmiis, baykuslara tiinek 
olmustu. Yikilan Zaviye-i-sofiyye'nin ve Imaret'in 
enkazi Dar-us-sifa'nin ve hamamlarin onleri ve 
kubbelerinin eteklerini birer dag yavrusu gibi 
altlarina almisti. Bunlari gorenlerden ve eski 



vasiyetin geregi olarak §ehirde in§a ettirilir. Darii§§ifada 
90cugu tedavi eden doktorun ismi §inasi'dir. 

38 http://www.karsid.org.tr/ 

39 Ibrahim Hakki Konyali. Kanuni Sultan Suleyman'in Annesi 
Hafsa Sultan'in Vakfiyesi ve Manisa'daki Hayir Eserleri. 
VGM. Vakif Dergisi. Sayi.8 

40 Yazimn yayinlandigi bu Vakif Dergisi 1969 yihna aittir. 

34 



gekilen fotograflardan ogrendim. Mimarisi 
bakimindan qok enteresan, muhte§em qinili ve 
mihraph olan cami tarn 10 sene saman deposu 
yaprimistir. Insamn elini suremiyecegi ahsap 
silsleri, nakislar, hattd essiz Kur'an ciizleri 
samanlarin, tozlarm altinda kalmistir. " 

Manisa'daki Dar-iis-sifa ve hamam Hafsa Sultan 
oldiikten be§ alti sene sonra oglu Sultan Siileyman 
tarafmdan yaptinlir. Manzumenin diger yapilan Hafsa 
Hatun'un saghgmda yapilmistir. Hatun'un vakfiyyesinde 
gelir olarak vakfettigi hamam baska bir hamamdi, 
bitisiginde de Kanum'nin kasn (koskii) bulunmakta idi ki, 
bu koskten guniimuze herhangi bir iz kalmamistir. 

1549 tarihinde yaptinlan Ibrahim £elebi Camii'nin 
sol tarafmda caminin banisine ait kiibik mimari tarzda bir 
tiirbe bulunmaktadir. Muhtemelen, yapmm banisi 
Ibrahim £elebi ifin insa edilen ancak ^elebi'nin Hac 
yolunda olmesi sebebiyle gomiilemedigi tiirbe, 
dariilkurra, dariilhadis veya kiitiiphane gibi farkli 
islevlere a^ilir 41 . Camide U9 kitabe bulunmaktadir. Bani 
kitabesine gore Karamanizade Emre Hoca'nm oglu 
Ibrahim ^elebi tarafmdan yaptinlan caminin medrese 
odalan da bulunmaktadir. Ibrahim £elebi Medresesi 
Ibrahim £elebi Camii cevresinde bulunmakla beraber 
ismini tasidigi kisi tarafmdan yaptinlmistir. Camiden U9 
yil once, 1575-1576 yilmda insa edildigi belirtilen 
medrese, 1934 yilmda Murat Germen'in valiligi sirasmda 



41 Ceren Ustiiner Erdogan. Manisa Cami ve Mescitlerinin 
Cephe diizeni. Yiiksek Lisans Tezi.Ege tin. Izmir. 2006 

35 



yiktinlmistir 42 . 1898 ve 1899 yillarmda medresenin 
miiderrisi Vehbi Efendi olup sekiz talebeye sahip 
bulunmaktadir. 

Hiisrev Aga Camii II. Selim'in Kizlaragasi ve 
Kapuagasi olan Hiisrev Aga tarafmdan 1554 yilmda 
yaptinlir. Kare planh ve tek kubbeli olan caminin 
mimarisi korunmus, ancak onanmlar sirasmda 
siislemeleri ortadan kaybolmustur. Hiisrev Aga 
Medresesi ise Hiisrev Aga Mahallesi'nde Haci Mehmet 
Efendi tarafmdan yaptinlmistir. Miiderris Mehmet 
Efendi'nin 1898 ve 1899 yillarmda 21 talebesi 
bulunmaktadir. Kiiltiir Bakanligi Envanterinde Kadiri 
(Pasa Kizi/Hiisrev Aga Tiirbesi) Tiirbesi ismiyle kayitli 
olan ve baldaken tarzi insa edilmis bulunan tiirbe cami 
haziresinde yer almaktadir 43 . 

Lala Pasa Camii Lala Pasa Mahallesi'nde Lala 
Sokagi ile Sevdali Sokagi'mn kesistigi kosede Lala Pasa 
tarafmdan 1569 yilmda yaptinlir. Lala Mehmet Pasa, San 
Selim'in Manisa'da bulundugu sirada onun defterdan ve 
nisancisi olmus, 1560'da Manisa Sancak Beyi Sehzade 



42 Murat Germen 1881 yilmda Aydin'da dogdu. Izmir ve Aydin 
liselerinde okuduktan sonra Istanbul Hukuk Fakultesini bitirdi. 
Ilk memuriyeti Manastrr Ili Vilayet Mahkemesi iiyeligidir. 
1923-1928 yillan arasinda Ankara Valiligi, 1928-1933 yillan 
arasinda Kastamonu valiligi yapmistir. 1933 yilmda Manisa 
Valiligine atanmistir. Manisa Valisi iken hastalanmis, 27.07 
1936 tarihinde Manisa Moris §inasi Hastanesinde gecjirdigi 
mide ameliyatindan sonra vefat etmistir. 

43 http://kurumsal.kulturturizm.gov.tr/ 

36 



Murat'm lalasinin oliimiiyle Lalaliga atanmistir 44 . Iki yil 
bu gorevle mesgul olan Lala Pasa'nm son gorevi Karesi 
Sancakbeyligidir. Istanbul'da §eyh Vefa Cami 
haziresinde gomuludur. Manisa'da Lala Pasa Camiinin 
kuzeydogusunda yer alan mezarm, tasmda yazi 
olmamasma ragmen Lala Pasa'nm makam mezan oldugu 
ileri siiriiliir. Bah9eye giris duvarmm solunda caminin 
kitabesi bulunmaktadir. Salnamelere gore Tarlica 
Mahallesi'nde bulunan ve Lala Pasa Medresesi ismiyle 
amlan yapi ise daha once Piyale Bey tarafmdan 



Isminin 9agnstirdiginin aksine Tekeli (Antalya) degil, 
Saruhanli (Manisa) olup Turk zeamet sahibinin ogludur. 
Dogum tarihi bilinmemekte, ancak Marmara (Golmarmara) 
kasabasi dogumlu oldugu bilinmektedir. III. Murad sehzade ve 
Manisa'da vali iken, guzel yazi yazma kabiliyeti sayesinde 
onun hizmetine divan cavusu olarak girer. "Tekeli Mehmed 
Qavu$" seklinde amlmaya baslar. III. Murad padisah olunca 
Manisa'ya gelen oglu sehzade Mehmed'in lalahgim yapar ve 
"lala" lakabi ile amhr. §ehzade Mehmed III. Mehmed adi ile 
tahta ciktiginda onunla birlikte Istanbul'a gelir. Kisa bir siire 
sonra, 19 Kasim 1595'te Koca Sinan Pasa yerine sadrazamliga 
atanir. Boylece 12 yilda 9avusluktan hiikiimet reisligine kadar 
9ikmis olur. Bir defa divan-i humayuna riyaset edebilmis 
sirpen9eden hastalanmis ve sedaretinin onuncu gun vefat 
etmistir. Selefi Koca Sinan Pasa besinci defa sadrazamliga 
tekrar getirilmistir. Tekeli Lala Mehmed Pasa'nm kayinvalidesi 
Halime Hanin adina III. Mehmed Manisa'daki sehzadeligi 
doneminde (1583-1595) Golmarmara'da Halime Hatun 
kiilliyesi insa ettirmistir. Oglu Arslan Pasa'nm da devlet 
gorevinde bulundugu Evliya Celebi Seyahatname'sinde 
zikredilmektedir. 

37 



yaptinlmistir 45 . 1899'da bu medresenin bes talebesi 
oldugu bilinmektedir. 

Alay Bey Mahallesi'nde bulunan Alaybey Camii, 
(Ferhat Aga Camii) 1571-1572 yillarmda Saruhan Alay 
Beyi Ferhad Aga tarafmdan yaptinlan ve onceden mescit 
olan kirma catili bir camidir. Kurtulus Savasi'nda 
yanmis, yerine guniimuzdeki cami insa edilmistir. 
Medrese ise yine Alay Bey Mahallesi'nde olup iane ile 
yaptinlmistir. Miiderrisi Haci Ahmet Efendi'nin 1898 ve 
1899 yillarma ait donemde 25 talebesi bulunmaktadir. 

Dilsikar Hatun Camii, Dilsikar Mahallesi, Ogut 
Caddesi, Dudakman Sokagi ile Hamam Sokagi'nm 
kesistigi kosede 9ifte hamam, imaret, mektep ve 
cesmeden olusan bir kiilliye icinde yer alir 46 . Alay beyi 
Ferhad Aga'nin esi olan Dilsikar Hatun tarafmdan 1579 
yilmda yaptinhr. Kare planli ve tek kubbeli olan cami 
gecirdigi onanmlar yiiziinden giinumiizde orijinalligini 
kaybetmis durumdadir. Dilsikar Hatun "hacdan sag salim 



45 §ehzade Korkut 1491-1502 yillan arasinda Manisa'ya sancak 
beyi olarak tayin edilir. §ehzade Korkut burada iken §6hretini 
duydugu ilim ve sanat adamlanm yanina 9aginyordu. Ayrica 
kalede yiizlerce ciltlik bir kutuphane olu§turmu§tu. Katlinden 
sonra Yavuz Sultan Selim, §ehzade Korkut'un Piyale adindaki 
sadik adamina "Sent, biiyiik bir fazilet olan sadakatin 
sebebiyle, afvediyorum! Bu sadakatinin miikafati olarak da 
seni istedigin makama tayin edeyim. Istersen vezirim oil" 
teklifinde bulunur. Piyale de te§ekkur eder ve sadakatini 
katmerleyerek "Sultdnim, bundan sonra benim vazifem §ehzade 
Korkut'un tiirbedari olmaktir!" der. 

46 Ceren Ustiiner Erdogan. Manisa Cami ve Mescitlerinin 
Cephe duzeni. Yuksek Lisans Tezi.Ege tin. Izmir. 2006 

38 



donecek olursa, bir cami ve imaret yaptiracagim", 
soylemis ve bu adaklanm yerine getirmistir 47 . Anlatilir 
ki, Ferhat Aga Alaybey Camii ve Cesmesine Spil 
Dagi'ndan su getirtir. Dilsikar Hatun esinden bu suyun 
kendi camisine de, yani Dilsikar Camii'ne de verilmesini 
ister. Isteginin yerine gelmesi iizerine Dilsikar Hatun 
esine tesekkiir etmek icin 1579'da kendi adiyla amlan 
sibyan mektebini Alaybey Camii'nin yanma yaptinr. 
Medrese kismi ise iane ile Dilsikar Mahallesi'nde 
yaptirilmistir. Kiilliyeye sonradan Haci Ali adh bir zat 
tarafmdan 1659-1660'da medrese odalan ilave edilir. 
Kulliyeden bugiin cami, hamam, mektep ve cesme 
kalmis, imaret ve medrese odalan yikilmistir. Muderris 
Ali Efendi zamamnda 1898 ve 1899 yillarmda bu 
medresenin 44 talebesi bulunmakta idi 48 . 

Cami, 1672-1673'de hamamla birlikte onanlir. 
1922 Yunan isgalinde yakilir, daha sonra tamir edilir. 
Son olarak 1969'da Vakiflar Genel Mudiirliigu tarafmdan 
gozden gefirilir. 

Dilsikar Hatun ve Ferhad Bey' in adlanm tasiyan 
mahalleler giiniimiizde Alay Bey Mahallesi ve Dilseker 
Mahallesi olarak amlmaktadir 49 . 



47 §ule Inci. Manisa'da Osmanh Donemi Sibyan Mektepleri. 
Yiiksek Lisans Tezi.Fen Bilimleri Enstitusii Mimarhk Ana 
Bilim Dah. Sel9uk Uni. 2007 

48 Cigdem TAS. Maarif Salnamelerine Gore 20. Yiizyd 
Ba§lannda (1898-1904) Aydin Vilayeti'nde Egitim. Yiiksek 
Lisans Tezi. Afyon. 2006 

49 1960'li ydlarda baslannda komutanlanyla dogu kisladan 
gelen askerler hamamin erkekler kismini kullamrlardi. Bir9ok 
tarihi yapida oldugu gibi, yapimn caddeye bakan duvanna 

39 



Edirne ve Bursa' dan sonra aym isimle amlan 
iiciincu kulliye, Spil Daginin eteklerinde, Sultaniye'nin 
karsismda ve sehrin en onemli eserleri arasmda yer alan 
Muradiye Kiilliyesi'dir. Cami, medrese, imaret, 
cesmeler ve diikkanlardan meydana gelen yapilar 
topluluguna XIX. yiizyilm baslarmda bir de kiitiiphane 
eklenir 50 . 1688 depreminde zarar goren kulliye 
onanldiktan sonra 1780, 1782-86 yillarmda da ciddi bir 
tamir goriir. 18 19' dan sonra ve 1952-1964 yillan 
arasmda VGM tarafmdan restore edilir. Bu esnada cami 
avlusuna sekizgen planli ve genis sacakli bir sadirvan 
eklenir. Minare taslan eridigi icin yikilarak aslma uygun 
sekilde tekrar yapihr 51 . 1583'te Mimar Sinan tarafmdan 
planlanan kiilliyenin miman Mahmud ve Mehmed 
Agalardir. 

Ucuncu Selatin Camii olan Manisa Muradiye 
Camii, hiinkar mahfiliyle Sinan'm Ege'deki tek 
camiidir 52 . "Minarenin altm alemleri iizerine giines 



bitisik olarak bir firm insa edilmis olup yillarca mahalleye 
hizmet vermisti. 2012 yazinda restorasyon cahsmalan devam 
ederken yikilmi? olan bu finnin duvarda yer eden isleri goze 
9arpmaktaydi. Yazarin amlannda bu caminin minaresinden bir 
kac defa ezan okumu§ ve cemaati yok denecek kadar az olan 
vakit namazlannda miiezzinlik yapmi§ oldugu yer alir. 

50 Enis Karakaya. Muradiye Kulliyesi. TDV. Islam 
Ansiklopedisi.31. Cilt. Istanbul. 2006 

51 Ceren Ustiiner Erdogan. Manisa Cami ve Mescitlerinin 
Cephe diizeni. Yiiksek Lisans Tezi.Ege Un. Izmir. 2006 

52 Fatma Oztiirk. Manisa Muradiye Camii Suslemeleri. Yiiksek 
Lisans tezi. Ankara Uni. 2008 

40 



vurdugu vakit Manisa sahrasim aydmlatir. Ve insamn 
goziinii kamastmr.' 



.53 



Medrese caminin dogusunda yer alir. Medresenin 
iki girisi vardir. Medresenin yapisi kareye yakm 
dikdortgen planli, sadirvanli, revakh acik avlulu, tek 
eyvanhdir. Muradiye Camii civarmda Sultan Murat 
tarafmdan yaptinlan medreselerden Ic Medrese Miiderris 
Alim Efendi zamanmda 1898 ile 1899 yillarmda 21, 
1900, 1901 ve 1903 yillarmda 12 talebeye sahiptir. Dis 
Medrese ise 1898 ile 1899 yillarmda Miiderris Haci Halil 
Efendi zamanmda 31 talebeyi biinyesinde 
bulundurmaktaydi. 

Manisa il simrlan icinde bulunan tasmabilir 
kultiirel varliklar Manisa'ya getirilerek depolamr ve ilk 
kez 29 Ekim 1937 giinu sehrin valisi Murat Germen'in de 
katildigi bir torenle miize olarak diizenlenen Muradiye 
Kiilliyesinin medrese boliimiinde teshire sunulur 54 . 
Kareye yakm dikdortgen planli bir ic avlunun etrafmi 
ceviren kubbeli revak ve odalardan olusan Mimar 
Sinan'm medresesi, giinden giine sayilan artan eserleri 
depolayacak ve sergileyecek mekanlar bakimmdan 
yetersiz kalmca, medresenin dogusunda farkli acidaki bir 
eksen uzerine konulmus olan daha biiyiik hacimdeki 
imarethane, 1972 yilmda miizenin arkeoloji seksiyonu 
olarak diizenlenir. Imarethanenin revaklan altmda; 
Anadolu'da ilk caglardan beri tapilan Bereket Tanrifasi 
Kybele ve Athena, Dionysos, Hermes gibi tannlarm kiilt 



53 Evliya Qelebi. Seyahatname. Istanbul Devlet Matbaasi. IX. 
Cilt. 1935 

54 http://www.kulturvarliklari.gov.tt/ 

41 



heykelleri ile portre ozelligi gosteren Roma Devri heykel 
ve biistleri sergilenmektedir. Caminin kuzeydogusunda 
yer alan medrese gunumiizde Arkeoloji ve Etnografya 
Miizesi olarak hizmet vermektedir. 

Karaosmanoglu Haci Hiiseyin Aga tarafmdan 
1806'da in§a ettirilen kiitiiphane caminin gtineydogusuna 
yakm bir yerde bulunmaktadir. Burasi 1923 yilma kadar 
aym aileden gelen mutevelliler tarafmdan, 1923 yilmdan 
1945 yilina kadar da devlet eliyle yonetilmi§tir 55 . 

Kiilliyede iki ce§meden biri cami avlu duvannm 
kuzey dogu ko§esinde, digeri medresenin kuzey dogu 
ko§esinde yer alir. 



17.Asir 



Bu asirda merkezi otoritenin eksikliginden 
kaynaklanan bo§lugu kullanan vakif yoneticilerinin 
varligi goriiliir. Bu yiizden devletin vakiflar iizerindeki 
denetimini bu donemde daha da sikla§tirdigi, feragat ve 
azilden dolayi miitevellisi degi§tirilen kirk adet vakfa ait 
kaydm bulundugu sadece tek sicil defterinde yer 
almaktadir. 

16. yiizyil ortalarmdan itibaren patlak veren 
karga§aliklar ve e§kiyalik olaylan 17. yiizydda iizerlerine 
yenileri eklenerek Manisa'da halkin ya§ayi§im olumsuz 



55 Sadik Karaoz. Diinkii ve Bugunku Manisa Kiitiiphaneleri 

42 



sekilde etkileyecektir 56 . Bu yiizyilm ilk yansmda 
medrese ogrencileri isyam ile baslayan kargasa donemi 
sirasiyla, Kalenderoglu, Yusuf Pasa, Cennetoglu ve Ilyas 
Pasa'nm eskiyalik faaliyetleri ile yarim yiizyih doldurur. 
Arada baska eskiyalik olaylan, kiiciik cetelerin verdigi 
sikmtilar da siirekli var olacaktir. Devlet Anadolu'da bas 
gosteren kansikliklar yiiziinden tasradaki otoritesini 
korumak icin sik sik beylerbeyi ve sancakbeyleri 
degistirmektedir, ancak yonetimdeki istikrarsizlik, baska 
eskiyalik olaylarinin tiiremesi ve di§anda yapilan seferler 
yiiziinden e§kiyalik yok edilememektedir. 

1604 yilmda, Aydm, Saruhan ve Mente§e 
sancaklarma miifetti§ tayin olunan Silahtar Agasi Ali 
Aga, aym yil Mart aymda Manisa'ya gelir. Burada ayan 
ve e§raf, suhte temsilcileri ve diger yetkililerin katildigi 
toplantida talebelerin uymasi gereken esaslar yeniden 
tespit edilir. Bu toplantida suhteler, bundan sonra yay, 
tiifek ve sair harp aleti ta§imamaya, alti boliigiin vekilleri 
olan cavu§lar da, talebelerin i§lerine kan§mayacaklarma 
soz verirler. Hiisn-i hal sahibi softalarm, bulunduklan 
§ehirlerin ileri gelenlerinden birisini kefil gostermeleri, 
kefilsiz softalarm, medreselerde okuyamayacagi esas 
olarak kabul edilir. 1609 yilmda Saruhan Beyine 
gonderilen bir hiikiimde, Mendehorya'da bir grup 
suhtenin bir adamin evini yikip oradan elde ettikleri 
taslarla bir kale insa ettikleri ve bu sekilde ahaliye zulm 
ettikleri, ve haklarmdan gelinmesi gerektigi 
emredilmektedir. 1610'un basmda Manisa'yla birlikte 



56 §ahin Sonyildinm. XVII. Yiizyilm Ilk Yansinda Manisa. 
Yiiksek Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 2007 



43 



Tire ve Izmir kadilarma gonderilen diger bir hiikumden 
ise, halkm elinde tiifekler oldugu ve bunlarm toplatilip 
istanbul'a gonderilmesi istendigi halde bu silahlarm bazi 
suhte ve muderrislere verilmis oldugu anlasilmaktadir. 
Ancak 1618 yilmdan sonra Manisa'da suhtelerin 
eskiyaligma pek rastlanmaz. 

Sancaktaki adamlarmm masraflari fazla gelince, 
Kalenderoglu 'nun ilk isyan edisi, Saruhan'a gidip 
Anadolu beylerbeyini yenilgiye ugratmasiyla sonuclanan 
1605 yihna tesadiif eder 57 . Kuyucu Murat Pasa'nm 
sadrazamliga gelmesinden sonra, Kalenderoglu 
Mehmed'in Bati Anadolu'da yaratacagi tehlike goz 
oniine almarak 1607'de kendisine Ankara Sancakbeyligi 
riitbesi verilerek, devlet otoritesi altma girmesi 
hedeflenir. Ankara Sancagi Beyligi'ne tayin edilen 
Kalenderoglu Mehmet Pasa, Saruhan'dan itibaren, yolu 
iizerinde bulunan koy ve sehirleri soyarak, hayvan 
siirulerini beraberinde siiriikleyerek, Ankara'ya gider. 
Burada, Ankara kadisi Vildanzade Mevlana Ahmed 
Efendi'nin kendisine karsi koymasi ile karsilasan 
Kalenderoglu, Ankara'yi kusatir. Yardima gelen Osmanh 
kuvvetlerinin de destegi karsismda Kalenderoglu 
kusatmayi kaldirarak Bursa tarafma yonelir ve buralarda 
eskiyalik faaliyetlerini surdiiriir. Bu bolgeye de 
Istanbul' dan yardim gelince Kalenderoglu Saruhan 
bolgesine doniip eskryahgma burada devam eder. 
Kalenderoglu Mehmed'in Iran' a kacmasi ve adamlarmm 
dagitilmasi ise Sadrazam Kuyucu Murad Pasa'nm 



57 §ahin Sonyildinm. XVII. Yuzyihn Ilk Yansinda Manisa. 
Yiiksek Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 2007 

44 



komuta ettigi, Goksun Yaylasmdaki savasta gerceklesir 
(1608). 

Yusuf Pasa, Aydmli Uveys Pasaoglu Zor Mehmed 
Pasa'nm kethiidasidir 58 . 1603 yilmda, Anadolu 
Beylerbeyi olarak Celali Karayazici'mn iizerine 
gonderilen Mehmet Pasa, daha sonra Aydm ve Saruhan 
muhassilligi yapmistir. Uveys Pasa bu gorevde iken, 
eskiya ile miicadele icin asker toplamis ve eskiyayi 
temizlemek icin ugrasmistir. Burada yaptirdigi kaleyi 
kendisinin vefatmdan sonra ifindeki mallarla birlikte 
Yusuf Pasa zapt eder. Hiikumet, icte ve dista, birfok 
konuyla ugrastigmdan, kendisine karsi yeni bir giic 
olusmamasi ifin Yusuf Pasa'ya beylerbeyilik riitbesi 
vererek, Aydm ve Saruhan sancaklari muhassili tayin 
eder. Bu siralarda, Kalenderoglu Bati Anadolu'ya dogru 
yayildigi ifin, sancaklarda bazi tedbirler almmaya 
baslanmakta ve Yusuf Pasa'ya da Kalenderoglu iizerine 
gitmesi ve Saruhan'dan eskiyayi uzaklastirmasi emredilir. 
Yusuf Pasa'nm, bu emri dinlemedigi ve 
Kalenderoglu 'nun tarafma ge^tigi goriiliir. Yusuf Pasa, 
kendisine verilen muhassillik gorevi sirasmda, Saruhan 
ve cevresindeki halktan kendi hesabma paralar toplar. 
Merkeze giden sikayetlerle, gorevini kotiiye kullandigi 
i?in 1607 yilmda, muhassilliktan azledilir. Kuyucu 
Murad Pasa, Yusuf Pasa'yi Saruhan sancagi 
muhassilligmm tekrar kendisine verilecegini soyleyerek 
davet ettigi Istanbul' da 1609 'da bogdurur. 



58 §ahin Sonyildinm. XVII. Yiizyilin Ilk Yansinda Manisa. 
Yiiksek Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 2007 

45 



Cennetoglu, Cennet isminde Birgili bir kadinin 
oglu oldugundan bu isimle amlmaktadir 59 . Isyan ettigi 
sirada bir timarli sipahidir. Asker ve hiikiimet 
memurlarmdan kotii muamele goren halkm da destegini 
alan Cennetoglu, Aydm, Karesi, Saruhan ve Tire'yi icine 
alan bolgede isyan eder. Bursa ve Tire taraflanni 
soyduktan sonra Turgutlu'yu zapteder ve Manisa'ya 
yiiriir. Devlet de, halkm iizerindeki etkisini azaltmak icin 
§eyhulislam Yahya Efendi'den bir fetva almarak, 
Cennetoglu' nun isyanmm goriildiigu sancaklara 
gonderilir 60 . Bu fetvayla, Cennetoglu' na halk tarafmdan, 
miicadeleye destek vermeyenlerin "kanlannm bos 
olacagi" yolunda edilen yeminin ve verilen ikrarm, 
devlete itaat edilirse gecersiz olacagi acik olarak 
yazilmistir. Diger taraftan, Cennetoglu ile miicadele eden 
komutanlara da uyanlarda bulunularak halka, 
"Cennetoglu ile beraber gezdiniz, ona ekmek verdiniz, 



59 Arzu Karaslan. 1039-1040 (1629-1630) Yillanna Ait 61 
numarah Manisa §er'iyye Sicilinin Transkripsiyon ve 
Degerlendirilmesi. Yiiksek Lisans Tezi. Celal Bayar Uni. 
Manisa 2007 

60 §eyhulislam Yahya Efendi (1522-1644), siyaset, sanat ve 
bilimde mukemmel bir sekilde yetistirilir. Gen9 yasta ilmiye 
meslegine girip Osmanh Imparatorlugunun 9esitli sehir ve 
eyaletlerinde miiderrislik, kazaskerlik ve kadihk gorevlerinde 
bulunur. Sultan I. Mustafa, Sultan IV. Murad ve I. Ibrahim 
devirlerinde 18 yildan fazla seyhulislamhk yapar. 1644'te 
Istanbul'da vefat eder. §eyhulislam Yahya Efendi'nin 'Divan'i 
ve 77 beyitten ibaret Mesnevi'si de vardir. 

"Kim ka?ar yalvarmadan dildare amma neylesiin 
Asik-i seyda niyaz ettik9e dilber naz eder." 



46 



yataklik yaptmiz" diye, zuliim ve iskence yapilmamasi, 
israria tenbih edilir. Manisa'da maglup olan Cennetoglu 
Denizli'ye firar ederse de yakalamr. Ve "..en §iddetli 
oliimle Birgi'de katlolun.."ur (1625). Bu isyan sirasmda 
halk mal ve mulkiinu birakarak kacmak zorunda 
kahmstir. 

Ilyas Pasa'nm Manisa'yla ilgili eskryahgi, Manisa 
Kalesi dizdan ile isbirligi yaparak 1631'de Manisa 
sehrini ele gecirmesiyle baslar. "Ilyas Pasa Manisa'yi ele 
gecirdi. §ehri dahi yagma edip namuslu ailelere levent 
miifsitleri her tiirlii fenaligi yaptilar. Ilyas Pasa Manisa'da 
tic gun oturup askeri pek buyuk rezaletler yaptilar. 
Seyitlerden ve namuslu kimselerden olanlar 9oluk 
cocuklarmi kuyulara ve magaralara gizleyerek giicliikle 
rezillerin taarruzlarmdan muhafaza eylediler." Kendisine 
yerel yoneticilerden ve servet sahiplerinden destek bulur. 
Maddi giic isteyen sipahiler onun tarafma ge9erken, 
devletin kendisiyle miicadelesi de siirmektedir. Ilyas Pasa 
uzerine gonderilen Anadolu Beylerbeyi Kiifuk Ahmet 
Pasa ile Manisa yakmlarmda yaptigi savasi kaybederek 
Bergama'ya kafar. Sigmdigi Bergama Kalesi kusatilir. 
Affedilecegi konusunda yapilan uyanlan dinleyip teslim 
olur, fakat ileri gelen adamlanyla beraber oldtiruliir. 

Bu isyanlarm ortak ozelligi, suhteler dismda isyan 
sahiplerinin devlet gorevinde bulunan kisiler olmasidir. 
Halkm eskiyalik olaylarmdan etkilenme sekillerinden biri 
de yoneticilerin, eskiya uzerine vanp, eskiyayi bolgeden 
temizledikten sonra halktan, haksiz yere para, hayvan ve 
mal almalandir. Yiizyilm ortasma kadar da bu durum 
bazen hafiflemekte bazen de artmaktadir. 



47 



Donemin genel ekonomik degerlendirmesi icinde, 
piyasada akcenin neredeyse bulunmadigi, yabanci 
paralarm piyasayi kapladigi ileri siiriiliir. 

1670'lerdeki sosyal hayat hakkmda bilgi vermesi 
bakimmdan Evliya Celebi'nin tasviri ilgi cekicidir 61 . 
"..Tahtakalede alth iistlii ariflerin, zariflerin toplandigi 
kahvehaneler vardir. Bu kahvelerin her birinde dorder 
mahfil yapilmistir. Birinde hanende ve sazendeler, 
birinde rakkaslar, birinde hikayeciler ve meddahlar, 
birinde de gazel okuyanlar bulunur. Fakat daha latifi 
Karakoy'deki kahvedir ki benzeri dunyada yoktur. Bu 
kahvede giinde bir kantar kahve sarfedilir. Giinde besyiiz 
ademler hizmetciler vardir. Dort tarafi giil, giilistan ve 
irem baghdir. Giizel sesli kuslarm birbirleriyle miisabaka 
etmeleri insani mest eder. §ehir halki gayet temiz, zarif 
olduklarmdan, carsi ve sokaklarmi daima temizleyip 
sularlar. Carsilarmi cmar, kavak, sogiit ve iiziim aga9lan 
golgelendirir." 

Ibrahim Seydi'nin bu yiizyil icersinde yaptirmi§ 
oldugu Seyyid Hoca Tekkesi bugiin restore edilmis 
durumdadir. Kare planh yapiyi sekizgen kasnakh, 
tromplu basik bir kubbe orter. Kapisi bati cephesinde 
asimetrik bir yerde olup bu cephedeki kemer izleri iki 
kubbeli bir revakm varhgma isaret eder. Yapimmda 
kesme tas, moloz tas, tugla ve devsirme malzeme 
kullamlmistir. Mihrap duvan yikildigmdan orijinal 
seklini yitiren ve ash Rifai Tekkesi olan mescidin, girisi 
disandan saglanan kafesli bir kadmlar mahfeli vardir. 
Uzeri meyilli ve alaturka kiremit kaph bir catiyla 



61 Evliya Qelebi. Seyahatname. 9. Cilt. Istanbul. 1935. Sh.78 

48 



ortiiliidiir. Mescidin bati kismmdaki kare planh tiirbede 
tekkenin banisi medfundur. 

Peker Mahallesi Adalet Sokak'ta yol kenarmda bir 
bahce i9ine almmis bulunan Terzi Ahmet Dede Turbesi, 

kare planh kiibik bir yapidir. Dogu cephesindeki 
dikddrtgen formlu kapiya giris saglanmis, kiremit ortulii 
kubbe bingisi olarak pandantif kullamhnistir. 

Tezveren Dede'nin on yedinci yiizyilda yasadigi 
kabul edilir. Turbesi, Ege mahallesinde Sevinc 
Sokagi'mn ortasmda olup guniimiizde ziyarete aciktir. 
Yapmm bulundugu yerde vaktiyle bir zaviye ve bir de 
mescit bulundugu ileri siirulur. Fakat her iki eser de 
giiniimiize ulasamamistir. Vaktiyle bu alanda genis bir 
mezarhk bulunuyor ve Osmanh doneminde tiirbenin 
bulundugu yer Terzioglu Mahallesi olarak tammyordu. 
Tiirbe kare planh, kesme ve moloz olup iizeri kiremitli 
bir cati ile ortulmiistur. (^esitli donemlerde onanlmis, 
iislubundan kismen de olsa uzaklasmistir. Kaynaklarda 
Tezveren Dede'nin kim oldugu konusunda herhangi bir 
bilgiye rastlanmaz. 1639 yilma tarihlenen tiirbenin girisi 
bati yoniinde olup duvarlarmda vaktiyle birer pencere 
bulunuyordu. Ancak bu pencereler sonraki donemlerde 
oriilerek kapatilmistir. 

Halved seyhlerinden Abdurrahman Kuddusi 

Efendi, Manisa ve Istanbul'da Arabi ilimleri tahsil 
ettikten sonra Abdulehad Nuri Hazretlerine intisap eder 62 . 



62 Bursah Mehmed Tahir bin Rifat. Aydin Vilayetine Mensup 
Me§ayih, Ulema, §uara, Miiverrihin ve Etibbanin Teracim-i 
Ahvali. Hazirlayan Akif Erdogru. Akademi Kitabevi. Izmir. 
1994 

49 



Memleketine donerek tedris ve irsad faaliyetlerinde 
bulunur. 1669'da vefat eder. Tefsir-i Beyzavi'ye ta'likati 
ile §erhu Manzume-i §ahidi, eserlerinin bashcalandir. 
Bunlardan baska risaleleri de vardir. 



18.Asir 



Bu yiizyil icinde sayisi artmis olan mahallelerden 
dordii gayrimiislimlere aittir 63 . Ancak gayrimiislimlerin, 
Miisliiman ahali ile birlikte yasadiklan ve aym mekanda 
aym meslegi icra ettikleri goriilmektedir. Sultaniye 
Suk'unun ev ve kole satislan acismdan Manisa'nm en 
hareketli mekanlarmdan oldugu anlasilmaktadir. Manisa 
evleri genellikle iki kath olmak iizere genis bir avlu 
i9erisinde insa edilmistir. Evlerin fiyatlarmm 
belirlenmesinde, fiziksel ozelliklerinin yam sira carsi 
merkezine yakmligi ve uzakligi da etkili olmaktadir. 
Manisa mahkemesinin, giinliik hayatm hizma bagh olarak 
yogun olmadigi goriiliir. Mahkemeye intikal eden 
davalarm aylara gore dagihmma bakildigmda en yogun 
ay Muharrem ayi iken hie dava kaydmm bulunmadigi ay 
Ramazan'dir. Mahkeme her giin afik ve en faal giinii 
^arsamba'dir. Mahkemeye akseden dava konulan i9inde, 
miras anlasmazhgmm diger dava oranlarma gore fazla 
olmasi dikkati 9eker. Diger yandan satis, sulh akitleri ve 
kole azadim iceren hiiccetler de mahkemenin noterlik 
gorevini yansitmasi bakimmdan onemlidir. Kadmlar 



63 Selda Yildiz. XVIII. Yiizyilda Manisa'da Giindelik Hayata 
Ili^kin bir Degerlendirma. Yiiksek Lisans Tezi. Ankara Uni. 
Ankara. 2007 

50 



mahkemeye nafaka, bosanma, tasarruf hakki konularmda 
yogun olarak basvururken, erkekler ise miras, satis, 
alacak konularmda mahkemeye basvurmayi tercih 
etmislerdir. Kadinin hie cekinmeden mahkemede davaci 
olarak kocasmm, babasinin, kardesinin ve mahalle 
komsusunun karsismda kendini ifade edip hakkim aradigi 
goriiliir. Aynca mahkemede vekalet kullamm oranmm 
azhgi dikkati ceker. Mahallelerin belgelerdeki kullamm 
sikhgmda niifus oldugu kadar carsi merkezine yakmlik ya 
da uzaklik da etkili olmaktadir. Manisa'da tek esliligin 
yaygm oldugu, ailelerin ortalama iki cocuga sahip 
olduklan goriilmektedir. Manisalmm ekonomik 
durumunun iyi oldugu tespit edilirken, sosyal statiiye 
sahip kisilerin ve esnafm digerlerine gore daha da iyi 
durumda olduklan goze farpar. Aynca aile reisinin erkek 
oldugu dusunuldiigunde kadinlann da kendilerine ait mal 
varliklanna sahip olduklan anlasilmaktadrr. 

Kenzi Hasan Efendi, Siimbiiliyye tarikati 
ariflerinden bir zat olup, Ayashdir 64 . Once memleketinde, 
daha sonra Istanbul'da tahsilini tamamlayan Hasan 
Efendi, Sunbul Efendi Asitanesi'nin altinci seyhi Yemenli 
Necmeddin Hasan Efendi'nin oglu Seyyid Mehmed 
Alaeddin Efendi'ye (0.I68O) indsab eder ve usulune gore 
sulukunu bidrir, irsad gorevi ile Manisa'ya gonderilir 65 . 
Ulu Cami, Hafsa Sultan ve Ali Bey Camilerinde verdigi 
vaazlan ve sohbetleriyle tammr 66 . §ehrin disinda 
yaptirdigi tekkesi bir miiddet sonra eskiya tarafindan 



64 Bursali Mehmed Tahir. Osmanh Miiellifleri Cilt 1. Sh.143. 

65 Ramazan Muslu. XVIII. Asirda Anadolu'da Tasavvuf. 
Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul. 2002 

66 Necdet Okumus. TDVIA. 16. Cilt. 1997 

51 



yikildigi icin 1698 yilmda Ayni Ali Sultan tiirbesinin 
yakininda tekkesini yeniden insa ettirir. Bir siire sonra da 
Ayni Ali Zaviyesinde zaviyedar olarak hizmet goren 
Hasan Kenzi vefatmda kendi tekkesinin haziresine 
defnedilir. Yerine oglu Alaeddin Efendi gecer. 

Sair ve bestekar olarak da tin yapan Hasan 
Efendi' nin Kenzi mahlasiyla ve hece vezninde yazdigi 
siirlerine yazma siir mecmualarmda rastlamr. Kendi 
ilahilerinin bircogunu aynca Yunus Emre'nin ve diger 
bazi mutasavvif sairlerin siirlerini bestelemis, bunlardan 
"Aldm mi safa ile musaffa haberin sen" misrai ile 
baslayan bir ilahisi notasiyla birlikte yayimlanmistir. 
Guftesi Hasan Kenzi' ye ait olan ilahiler uzun yillar 
Halveti dergahlarmda okunmus, kaynaklarda bir 
divaninin bulundugu kaydediliyorsa da eser bugtine kadar 
ele gecmemistir. Sadeddin Ntizhet Ergun cesitli 
mecmualardan topladigi bestelenmis yedi siirini yaymlar. 
Ayni mtiellif, I.U. Ttirkiyat Arastirmalan Enstittisti 
Ktittiphanesi Htiseyin Sadettin Arel yazmalan arasmda 
Kenzi'nin musiki nazariyatiyla ilgili kti^tik bir risalesinin 
bulundugunu kaydeder. Mustafa Tatfi'mn 'Mutasavvif- 
Sair Bestekar-Manisali Kenzi Hasan Efendi' isimli bir 
cahsmasi vardir. 

Vakfiyesinden cami, tekke, halvethane, kutuphane, 
kiler, firm, kuyu, iki ev, meyve bahcesi, yaghane, berber 
dtikkam, bakkal dtikkam, hallaf dtikkam, otuz adet bekar 
odasi ve kendisinin de gomtilti oldugu hazireden olusan 
kulliyeden haberdar oluruz. Hasan Efendinin yaptirdigi 
cami ve tekkenin XIX. ytizyilm sonlarma kadar varligim 
stirdtirdtigti Manisa Seriyye sicillerinden anlasilmaktaysa 
da tiirbesinin de dahil oldugu bu ktilliyeden gtintimtize 



52 



hie bir iz kalmamistir. Sadece o civardaki bir caddeye 
Kenzi adi verilmistir. 

Kenzi Hasan Efendi Istanbul' da yasadigi donemde 
devrin en biiyiik bestekerlan olan Hafiz Post, Itri, Nay-i 
Osman Dede, Dervis Ali Sirugani ve Selim Giray Han'm 
musiki meclislerinde bulunmus olmah ki, bu biiyiik 
bestekerlardan Itri ve Dervis Ali Sirugani Kenzi Hasan 
Efendi' nin siirlerini bestelemistir. Kenzi Hasan 
Efendi'nin kendi bestelerinde de o bestekarlarm etkisi 
goriiliir. 

Bu siir kendisi tarafmdan acem makammda 
bestelenmistir. 

Demedim mi demedim mi 

Sana camm demedim mi 

Huma kusu bu kafesten 

Bir gun ucar demedim mi 

Bak su kasa bak su goze 

Tiirab olmus ela goze 

Yazisiz mezarlar bize 
Hiida kazar demedim mi 

Arifane ilahilerini toplayan bir divanfesi vardir. 
Bunlardan kiifiik bir ornek asagidadir: 

Aldin mi safa He musaffa haberin sen? 
01 nur-i Huda vech-i mucella haberin sen. 
Her milddeiye sorma ki, asktan haberiyok 
Vdmik'a sual eyle o Azrd haberin sen. 

Manisah Seyh Kenzi Hasan Efendi ibn-i Ahmed'e ait 
1710 tarihli vakfiye'nin dibacesinde vakif kurmasmdaki 



53 



gayeyi belirtme sadedinde, diinya hayati ile nimetlerinin 
gecici oldugu, ahirette kazamlacak derece ve makamlarm 
diinya tarlasma ekilecek hayir tohumlanyla elde edilecegi 
vurgulanarak §6yle denilmektedir 67 : 

"... Bdki ve sabit olmayan bu diinya evinin 
nimetleri gecici bir golge, onda oturmakta olan kimse 
ise gitmek iizere olan musafir gibi oldugundan; akh 
olan her insan gaflete dalmayip, gelecegini 
gozoniinde bulundurarak ahirette vadedilen iyi 
mertebelere ulasabilmesi icin hayir ve iyilik tohumunu 
diinya tarlasina ekmesi gerekir. Bu itibarla vdkif, 
diinya ve dhiret mutluluguna vesile olacak bir tutum 
ve davranisla, vakiflarin bolca miikdfatini goz oniinde 
bulundurarak iyilik ve hayirla uzun sure anilmak 
suretiyle dlilmsilzlesmeyi dilsunerek, her turlii yasal 
icraatinin gecerli ve film bagislarinin cdiz oldugu bir 
durumda mahkemeye varip miitevelli tayin ettigi §eyh 
Omer efendi ibn-i Hasan huzurunda, Manisa'nin 
(vakfiyede sozii gegen) yerlerindeki gayr-i 
menkullerini vakfettigini ikrar ve itirafetti..." 



19.Asir 



Daha once gaynmiislimlerden sadece Yahudilerin 
bulundugu §ehre Ermeni ve Rumlarin XVII. yiizyilda 
yerle§tikleri, XIX. yiizyilda Manisa'da ya§ayan 



67 Ibrahim ATE§. Oliim ya da Olumsuzluge G69. VGM. 
Vakiflar Dergisi. Sayi.19 



54 



Ermenilerin biiyiik bir kisminin gecimlerini 

dokumacilikla sagladiklan, 25 00-3 000 'e ulasan 

niifuslanyla mahallelerinin sayismm uce ulastigi 
goriiliir 68 . 

Serabad ve Akbaldir dereleri etrafmda toplanmis 
olan dericiler sahtiyan, san mesin, gon imal ediyorlardi; 
bunlar cogunlukla Manisali esnaf tarafmdan mamul hale 
getiriliyordu m . Manisa carsisi Hatuniye Camii'nden 
Alacahamam semtine, Kursunluhan civarmdan Ali Aga 
Camii'ne kadar uzanan genis bir kesimi icine aliyordu. 
Burada iki bedestende pamuklularm tezgahlandigi 
diikkanlar vardi. XIX. yiizyilm sonlarma dogru sehirde 
on dokuz han, 133 magaza, iki un ve iki pamuk fabrikasi, 
yirmi tabakhane, on d6rt yaghane, sekiz dokuma fabrikasi 
ve dokuz kiremi thane mevcuttu. 

§ehrin egitim kurumlarmm tesekkiiliinii 
Saruhanogullarma kadar dayandirmak mumkundiir. Ulu 
Camii Kiilliyesi i9erisinde yer alan medrese, caminin 
yapimmdan 10 yil sonra Mimar Emet Bin Osman 
tarafmdan insa edilir. Bu medreseyle birlikte ilin sancak 
oldugu tarihler arasmda(1410-1595) dort medrese, dokuz 
sibyan mektebi, onbir dariilkurra yaptinlir. Bunlar 
Hatuniye Sibyan Mektebi, Sultan Medresesi, Sultan 
Dariilkurrasi ve Sibyan Mektebi, Muradiye Medresesi, 
Sinan Bey Medresesi, Murat Bey Medresesi, Lalapasa 
Sibyan Mektebi, Derehamam, Danismend Halil, 



68 Hilal Orta9 Giirpinarh. XIX. Yiizyil Ortalannda Manisa'da 

Ermenilerin Sosyal ve Ekonomik Durumlan 

69 Manisa. Feridun Emecen. TDV. Islam Ansiklopedisi.27. Cilt 

55 



Omeroglu Hoca Hasan, Karakoy, Recai ve Nisanci 
Mektepleridir. 

Haci Osman Aga Medresesi, Nisancrpasa 
Mahallesi'nde idi ve banisi Karaosmanoglu Haci Osman 
Aga'ya ait aynca kiitiiphane ve dershane bulunmaktaydi. 
Hatuniye Cami civarmda bulunan Ibrahim Efendi 
Medresesi iane ile yaptinlmis olup 1898 ve 1899 yilmda 
bes talebeye sahipti. Medresenin ismiyle ozdeslesen 
Ibrahim Efendi bu donemde medresenin miiderrisi olarak 
goriilmektedir. 

Hatuniye Camii civarmda bulunan medreselerden 
biri de Mustafa Efendi Medresesi' dir. Burada muderris 
Abdullah Efendi'nin 1898 yilmda 20, 1899'da ise 10 
talebesi bulunmaktadir. Bu medrese de iane ile 
yaptinlmistir. Hatuniye Cami civarmda bulunan 
medreselerden bir digeri Tabhane Medresesi olup Haci 
Ismail Efendi tarafmdan yaptinlmistir. 

Danismend Halil Mahallesi'nde bulunan Tekye 
Medresesi'nin 1898 ve 1899 yilmda miiderrisi Haci Arif 
Efendi olup talebe sayisi 1 5 'tir. 

Sultan Cami civarmdaki Tekye Medresesi'nin 
miiderrisi Mehmet Efendi'nin bu donemde dokuz talebesi 
vardir. Burasi Kanuni Sultan Siileyman'm annesi 
tarafmdan yaptinlmistir. 1900 yilmda 8, 1901 vel903 
yillarmda 1 1 talebesi bulunmaktadir. 

Muslim Camii cevresinde bulunan Muslim 
Medresesi Kara Muslim Haci Mehmet Aga tarafmdan 



56 



yaptinhr. 1898 yilmda Miiderris Halil Efendi'nin onbir 
talebesi bulunurken bu sayi 1899 yilmda da degismez. 

Saray Mahallesi'nde bulunan Abdullah Efendi 
Medresesi'nin 1898 ve 1899 yillarmdaki miiderrisi 
Abdullah Efendi olup talebe sayisi bestir. 

Haci Abdullah Efendi Medresesi'ninl898 
salnamesine gore £apraz-i Kebir Mahallesi'nde 
bulundugu belirtilirken 1899 yilma ait salnamede yer 
olarak kendi ismi bulunmaktadir 70 . Miiderris Ali 
Efendi'nin doneminde talebe sayisi 10'dur. 

Attar Hoca Medresesi Atar Hoca Camii civarmda 
Haci Hafiz Efendi tarafmdan yaptinlmistir. Medresenin 
Miiderris Emin Efendi zamanmda oniic talebesi 
bulunmaktadir. 

Ihsaniye Medresesi Kara Yunus Mahallesi'nde 
Haci §erif Efendi tarafmdan yaptinlmistir. Miiderris 
Hiiseyin Efendi'nin bu donemde yirmi talebesi 
bulunmaktadir. 

Ilyas Bey Mescidi civarmda 1864'te vefat eden 
Mufti Haci Esat Ahmet Efendi'nin yaptirdigi Esadiye 
Medresesi, Yunanlilar tarafmdan yakilmistir. 1898 ve 
1899 yillarmda Miiderris Halil Efendi'nin sekiz talebesi 
bulunmaktadir. 



70 £apraslar-i Sagir ve Kebir mahalleleri bugiin Utku mahallesi 
ismini almi§tir. 

57 



Kara Yunus'ta bulunan Kiitiik Medresesi Haci 
Osman Efendi tarafmdan yaptinlmistir. 1898 yilmda 
Miiderris Mehmet Efendi 'nin bes talebesi bulunmaktadir. 

Yarhasanlar Mahallesi'nde bulunan Yeni Cami 
Medresesi Hamza Baba tarafmdan yaptinlmistir. 
Miiderris Ali Efendi 'nin 1898 yilmda 14 talebesi 
bulunmaktadir. 

1898 yilma ait salnamede Kiz Hoca olarak gecen 
£apraz Sagir Medresesi'nin yeri £apraz Sagir Mahallesi 
olarak yer alir. 1898 ve 1899 yillarmda miiderris olarak 
Seyid Efendi goriilmekle beraber hie ogrencisi 
bulunmamaktadir. 

Aym isimle adlandinlan cami civarmda yaptinlan 
Tiirbe Medresesi'nin kurucusu Haci Mehmet Efendi'dir. 
Medresenin miiderrisi 1898 ve 1899 yillarmda Hiisam ya 
da Hiisamettin Efendi ismiyle amlan miiderris olup, alti 
talebesi mevcuttur. 

Medreseleri icerisinde barmdiran camilerin yam 
sira sibyan mektepleri de bulunmaktadir. Bunlar, 
Hatuniye, Sultan, Yakut Aga (Kursunlu), Alay Bey, 
Molla Saban, Haci Mustafa Aga (£apraz- Sagir) 
camilerinin sibyan mektepleridir. Bunlardan en eski olan 
1490 tarihli Hatuniye Sibyan Mektebi'dir. Manisa'daki 
Sibyan Mektepleri iki boliimden meydana gelmektedir. 
Yapi itibariyle Istanbul'da bulunan mekteplere 
benzemektedirler. 

1888-1889 tarihli Ay dm vilayet salnamesinde 
Hatuniye, Sultan, Karakoy, Kursunlu, Cami-i Kebir, 



58 



Caprazisagir mekteplerine yer verilirken Cami-i Kebir ve 
Karakoy mektepleri bulunmamaktadir. Vilayet 
salnamesine gore XIX. yiizyilda 67 sibyan mektebinde 
gayri Muslim, Yahudi ve Muslim kiz erkek ogrenci sayisi 
2.276'dir. 

Haci Evliyazade Haci Ali Riza Efendi 1801'de 
Manisa'da dunyaya gelir. Once Hicaz'da vefat eden 
pederi Haci Evliyazade Haci Ibrahim Efendiden ilim 
tahsil eder. Sonra Dersaadet alimlerinden Yahya 
Efendiden ders goriir. Manisa'da tedris ve ifta ile ugrasir. 
Pek 90k defa ita'yi icazeye muvaffak olan alimlerdendir. 
Cok sayida ulema ve fuzela yetistirir. Meshur Kibnsli 
Hace Efendi onun rahlesinde gecen kisilerdendir. 1885'te 
Manisa'da vefat ederek Nisanci Pasa Camii haziresine ve 
ailesine mahsus kabristana defnolunur. Manisa onun 
zamamnda feyz ve maarif beldesidir. Melceii'l Miiftiyin 
ismindeki d6rt ciltlik biiyiik eserin bir takimi Manisa 
fetvahanesinde bulunmakta idi. Aynca Imtihan risalesiyle 
Mirat Ta'likati da vardir. Feraize dair bir eseri oldugu da 
nakledilir. Halveti tarikatma miintesip olup hiisn-ii hatta 
da malik idi. 

Alim Ahmed el-Mevlevi, Manisa'nm 19. yiizyilda 
yetistirdigi bilginlerden biridir. Hattattir. Muradiye 
Medresesi miiderrisi olup aym zamanda ders-i amdir. 
Ogrencileri arasmda Entekkeliler Rifai Dergahi §eyhi 
Hasan Riisdi Efendi sayilir. 



59 



Ahmet Vehbi Antaki (7-1851), nisbesinden de 

anlasilacagi gibi Antakyalidir 71 . Dogum tarihi kesin 
olarak bilinmemekle beraber 1833'te Manisa'ya 
geldiginde kirk yaslarmda oldugu kabul edilir. Ahmed 
Efendi'nin babasi Mehmed Emin Efendi'dir. Ilk tahsilini 
Antakya'da yapmistir. Genclik yillarmda ogrenim icin 
once Misir'a oradan da Istanbul' a gider. Bir sure Fatih 
Medresesinde muderrislik gorevinde bulunur. 

Bir giin Istanbul 'un Kartal semtinde Rifai 
tarikatmm Marifi kolu kurucusu §eyh Seyyid 
Muhammed Fethii'l Marif hazretleri ile tanisir ve ona 
intisap eder. Uzun sure bu dergahta kahr ve daha sonra 
irsad vazifesi ile gorev alarak Manisa'ya gelir. Ahmed 
Efendi Manisa'da bir sene Hatuniye Medresesi'nde 
hocalik yaptiktan sonra Ibrahim £elebi Medresesi'ne 
tayin edilir ve bir sene de orada gorev yapar. 

Manisa esrafmdan Riistem Efendi ve arkadaslan 
Ahmed Efendi 'yi yalmz birakmazlar. Tekke arsasmm 
alimmda ve insamda Ahmed Efendi' ye yardim eder, 
maddi destekte bulunurlar. Ahmed Efendi onsekiz sene 
Manisa'da Rifai tarikatmm tahsil ve terbiyesinde bulunur. 

Olmeden dort giin evvel 1851 tarihinde yaptirdigi 
tekkeye bir firm, bir degirmen vakfeder. Bunlarm 
gelirlerinden 10 kurusun tekkenin onanlmasma ve 
kandiline, 30 kurus postnisine, arta kalam da focuklarma 
birakilmasmi sart kosar. Tekkesine devletten vakif kabul 
etmemistir. Vakfiye belgesinin edebi degeri olan 
sadelestirilmis ozetinden bir boliim soyledir. 



71 http://www.rafai.net/ 



60 



"Hamdi cok bol, siikrii sonsuz, biitiin islere vakif, 
halkin sirlanni bilen yiice Allah katinda belli ve 
bilinmektedir ki, san ve serefi yiice olan, inayeti He 
insan denilen varhgi ketm-i Ademden (Allah' in 
Ruh ve cisim alemlerini yaratmayi istedigi zaman 
biitiin mahluklarin ilki olan cevher-i arzin qiktigi 
yer) en giizel bir sekilde yaratip, vticuda getirip, 
cennet kosklerini giizel isler yapanlara eyledi. 
Onun di§inda ilah yoktur ve O Celal yoniiyle de 
tecelli etti. En saf, en temiz salat ve selamlar ve 
iistiinliik payesi, nebilerin secilmisi Allah' in en 
segkin Halifesi ve biitiin peygamberlerin baskani 
ve kumandani, " siibhanellezi esra" simnin sahi 
H.z Muhammed Mustafa' nin temiz ve nurlu 
makamina olsun ki; iimmetini hak yoluna qagirip 
sapikhk ve her tiirlii fesattan onlari sakindirdi. 
Salat ve selam onun ve ashabinin ve ona uyanlann 
uzerine olsun ki, mutluluk asrinda (asr-i saadet) 
gerqekleri haykiran bu giizel ve nurlu dini koruma 
ve kollamada ona goz yasi doktiiren, kotulukleri 
amac edinenleri terbiye etti. " 

Ve en sonunda "Allah korusun, soyum yok olursa adi 
gecen vakfiyeyi §erri mahkemenin (belirledigi ki§iyi) 
mutevelli tayin edip, dergahtaki §eyh dahi orada 
(tekkede) bulunan fakirleri doyursun", diyerek firm ve 
degirmeni mutevelli tayin edilen Halil Hilmi Efendi'ye 
vakfiyet uzere teslim eder. 

Ahmed Vehbi Antaki Hazretleri hakkmda anlatilan 
bir 90k keramet vardir. 



61 



"Dergahin yanindaki Ahmed Efendinin turbesinin 
bulundugu yer, dergahin ilk kuruldugu donemde 
bir Ruma ait firm imis. Ancak bu firm dergaha da 
gereklidir. Yapilan gok cazip tekliflere dahi hayir 
cevabi verilir. Firinin ekmek pisirmek igin 
yakildigi bir vakit fiirincmin firindan biraz 
uzaklastigi anda Ahmed Vehbi Antaki Hazretleri 
kizgin firinin igine girer. Bir mtiddet sonra isinin 
basina donen Rum firinci ekmek gikarmak igin 
firini agtiginda gozlerine inanamaz. Firinin iginde 
Ahmed Vehbi Antaki Hazretlerini 'Hay' ismini 
zikreder halde goriir. Miibarek her 'Hay ' esmasini 
soylediginde alevler adeta kendisine e§lik eder gibi 
yiikselmektedir. Rum firinci bu keramet kar§isinda 
feryadi basip ardindan Ahmed Efendinin elinde 
Kelime-i §ehadet getirip Musluman olur ve tarikata 
intisap eder. Dergahin birferdi olur. " 

Ahmed Vehbi Antaki §iirler, edebi eserler yazmi§sa da 
bugiin bunlardan elimizde sadece iki §iiri mevcuttur. 

Mekteb-i irfdna gidip dyet-i Kur'an okuruz 

Ilm-i lediin vdkifiyiz niisha-i insan okuruz 

Soylemeyiz md-halefe boylece erdik §erefe 

Vdkifolup "Men aref'e nukte-i pinhan okuruz 

Gelse gilzel bezmimize yad gelmese yanimiza 
Mtinkir ermez sirrimiza boylece irfian okuruz 
Her guzelin dengine biz boyaniriz rengine biz 
Du§maninin cengine biz tig He gevgdn okuruz 

Birbirini sevmeyenin kendi oziin bilmeyenin 
Ademe ba§ egmeyenin ismini seytdn okuruz 



62 



A§k He sevda He biz derd-i dildrd He biz 
Tabla-i §eyda He biz boylece divan okuruz 

Vehbiyd mestiz ezeli biz severiz her giizeli 
Anda goriip hem Yezel'i ismini cdndn okuruz 

Entekkeli Dergahi" Ibrahim £elebi Camii'nin 

karsismdadir. Giinumuzde kurucusu §eyh Ahmed Vehbi 

Efendi ve diger seyhler Hasan Riistii Efendi ve Hiiseyin 

Kemalettin Efendi 'nin tiirbelerinin de bulundugu dergah 

binasi, Amtlar Kurulu denetiminde tarihi bir eserdir. 

§ehitler Mahallesi Kamil Su Caddesi No:27'de 
XIX. Yiizyila tarihlenen Arap Dede tiirbesi mimari 
bakimdan bir degeri olmadigi icin konut olarak 
kullamlmaktadir. Konutun dar avlusunun giiney 
tarafmdaki kareye yakm planh iistii kapali mekan, tiirbe 
olarak diizenlenmistir. Arap Dede Tiirbesi (Arap 
Abdullah Dede) adiyla amlan tiirbenin 30-40 sene 
evveline kadar iistii acik ve yakm fevresinde yapilar 
olmayan bir anonim mezar (yatir) oldugu ogrenilmistir. 
Tiirbe giiniimiizde metruk haldeki evlerin arasmda 
kalrmstir. Sokaga cephesi bulunmamaktadir. 



20.Asir 



Hasan Riistii Efendi 1834 yilmda Sandikfi Emin 
Aganm oglu olarak Manisa'da dtinyaya gelir. ^locuk 
yasta Entekkeliler Rufai Marufi dergahma intisap eder 
ve ilk egitimini seyhi Ahmet Vehbi Antaki Efendi 'den 



63 



ahr 72 .Daha sonra seyhi, Hasan Riistii Efendi'yi 
Azadhzade Omer Efendi'ye teslim eder. Ondan da 
Arapca ve Farsca ogrenir. Tekkede cesitli hizmet 
faaliyetlerinde bulunur, 23 yasmda §eyhi Ahmet Vehbi 
Antaki Efendi'nin kizi ile evlendirilir ve hilafet verilerek 
posta oturur. 

Ne var ki, Ahmet Vehbi Efendi, Hasan Efendi 
posta oturmadan alti yil evvel vefat etmis, dergaha 
bilinen bir halife birakmamistir. Ancak kendisinin 
Turgutlu postisini olan Hiiseyin §evki Efendi bir Agustos 
ayi sonu bagda iiziim kesmekte iken aniden isi birakip 
dervisleri ile beraber Manisa'ya dogru yola cikar. Ilicak 
suyu adh mevkie gelince dervislerine beklemelerini 
soyleyip dogruca Ahmet Vehbi Antaki Efendi'nin evine, 
Meryem hamma giderek §eyhi Ahmet Efendi'nin sir 
katibi oldugunu ve kendisine 'Kara Hasan' lakapli Hasan 
Riistii Efendinin seyh olacagmi konustuklanm, ancak 
bunu soylemek ifin manevi bir isaret bekledigini ve o 
isaretin zuhur etmesi sonucu aniden isi giicii birakip 
geldigini soyler. Aynca Hasan Riistii Efendi'yi Ahmet 
Vehbi Efendi'nin kizi ile de evlendirmek istedigini 
belirtir. Meryem Hamm ise, 14 kizi oldugunu bu 
kizlardan 12'sinin vefat ettigini, zaten dergaha Ahmet 
Vehbi Efendi 'den sonra her kim seyh oldu ise 
yasamadiklanm anlatir. Denilir ki, bir gece liyakati 
olmayan birinin posta oturdugunu ve zikiri yonettigini 
goren dergahm eskilerinden Pehlivan Dede iceri girmez 
ve dogruca Ahmet Vehbi Antaki Hazretlerinin tiirbesine 
gider ve ayagi ile Ahmet Vehbi Efendi'nin sandukasma 



72 http://marifi.org/ 

64 



vurarak, "Kalk yalanci seyh.. kalk! O adam postta 
oturdukca ben sana yalanci seyh derim", diye seslenir. 
Pehlivan Dede daha tiirbeden cikmadan posttaki 
liyakatsiz seyhi dort kisi kucaklayarak disan tasirlar. 
Postta oturan adam o anda vefat etmistir. Olay birkac 
defa daha tekrar eder. En fazla yasayan bir hafta 6miir 
siirer. Olaylarm boyle olmasma ragmen Turgutlu 
postnisini olan Hiiseyin §evki Efendi'nin israri ve 
kefaleti ile Meryem Hamm kizim Hasan Riistii Efendi ile 
evlendirmeye karar verir. 

Hasan Riistii Efendi seyh olduktan sonra 
Entekkeliler dergahmda 62 sene boyunca seyhlik 
yapar. 1919 yilmda Hakk'm rahmetine kavusur ve 
kalabalik bir cemaat esliginde (^esnigir Camisinde kilman 
namazm ardmdan seyhinin yanma defnedilir. 

Anlatilir ki, Hasan Riistii Efendi ilim ve fazileti ile 
kendisini herkese kabul ettirmis ve sevdirmistir. Uzun 
boylu, "Kara Hasan" lakabmi alacak kadar koyu bir 
esmerlikte, siyah bakisli, ustelik zeki ve bilgili biridir. 
Manisa'nm kiiltiir ve sanat hayatmda etkili olmustur. 
Riisdi mahlasmi kullanarak yazdigi siirleri bir divanda 
toplanmis olan Hasan Riisdi Efendi'nin, sesinin 90k giizel 
ve bir musikisinas ve neyzen oldugu, iinlii musikisinas ve 
neyzen Muftu Alim Efendi'nin musiki hocalan arasmda 
bulundugu bilinmektedir. 

Hasan Riisdi Efendinin doneminde Entekkeli Rifai 
Dergahmm mensuplarmm on bin kisiyi buldugu 
soylenmektedir 73 . Burada icra edilen zikir ve musikiden 



73 http://www.cemilaltinbilek.com/ 



65 



rahatsizlik duyan mollalarm sikayeti iizerine Manisa'da 
valilik yapan Siiruri Pasa'mn bizzat teftis ve ziyareti 
sirasmda yapilan zikrin selam bahsinde, kdiclar, sisler, 
ateste kizarrms lale ve giiller ortaya cikartilarak dervislere 
dagitilir. Iki dervisini yere yatiran Hasan Riisdi Efendi, 
karinlanna sapladigi sisleri Dergah tabanma cakar ve 
sislerin topuzlarmm da ustiine cikan Seyh efendi zikre 
devam eder. Gorduklerine inanamayan Siiruri Pasa, 
zikrin bitimini miiteakip, yerlerdeki sis deliklerini de 
elleri ile kontrol ettikten sonra, "bildiginiz gibi hareket 
edin, kimse bundan boyle sizin isinize kansmayacaktir" 
diyerek dergahtan aynlir 74 . 



74 Ali Sururi Pasa (1822-1891) Kadi Abdurrahman Pa^a'nm kizi 
Nefise Hammin ogludur. Antalya'nm Ibradi il9esinde diinyaya 
gelen Ali Sururi kadi olarak devlet hizmetine girer. Ruscjuk, 
Tuna, Konya kadiliklannda bulunur. Ali Sururi Pa§anin 
1877'de Edirne valisi oldugu goruliir. 1881'de Istanbul'da 
Yildiz Mahkemesi ba§kam olarak gorevli iken, Mithat Pa§a'yi 
muhakeme eder. 1884 yilinda Manisa'ya mutasarrif olarak 
atanan Sururi Pa§a ^ehrin bir liseye ihtiyaci oldugunu goriir ve 
1886 yilinda bugiinkii Sehitler ilkogretim Okulunun oldugu 
yerde bu okulun temeli atilir. 1885'te Sivas Valisi 1887'de 
Trabzon valisi oldugu goriilur. Daha sonra Konya valisi olur. 
Alaeddin Camii Dogu tarafindaki kapi uzerinde de Konya 
Valisi Sururi Pasa tarafindan 1889-1890 yilinda Sultan 
IIAbdulhamid'in fermani ile harap durumda olan ve bazi 
yerleri yikilmis olan caminin onanldigi yazilidir. Istibdat devri 
yazarlanndan Nazif Sururi ogludur. Ibradi'daki Seyh Mehmet 
Medresesi ile Akseki'deki Suhudi Efendi Medresesinin 
kurucusudur. Felsefeye dair bir eseriyle Hallal-i Miiskilat adli 

66 



Hasan Riistii Efendi'nin Hazreti Muhammed 
(sav)'in sevgisi ile Riisdi mahlasmda yazdigi siirleri 
vardir ve bu siirleri bir divanda toplanmistir. 

Rah-i Hakk in rehberisin hi sefeatya resul (sav) 

Enbiyalar serverisin hi sefeatya resul (sav) 
Canfeda olsun yoluna ey resul-i ztil kerem (sav) 
Senden olur bize kerem hi sefeatya resul (sav) 

Zat-i pakindir sebeb bu alemin icadina 

Yuz siire geldim kapina hi sefeatya resul(sav) 

Derya-yi liitfunda senin nice isyan gark olur 

Bas uquben yalvaririm hi sefeatya resul(sav) 

Ruz-i mahserde timmet siginur taht-i ceneha 

Riisdi zaif-i bi-qareye kd sefeatya resul(sav) 

"Sende senlik kalmasin hig Riisdi, Hak'tir soyleten 
Soyleyen hem soyleten, kadrin veren Mevlayi gor. " 

Milli miicadele kahramanlarmdan, sair, neyzen ve 
Manisa Muftiisu Alim Efendi, 1874-1930 yillan arasmda 
yasadi 75 . Babasi Arif Efendi Manisa'nm yetistirdigi 
degerli bilginlerdendir. Bir muddet Bursa' da muderrislik 
yapan Arif Efendi daha sonra Manisa' y a gelip Muradiye 
Medresesinde uzun yillar muderrislik yapar. Aym 
zamanda mahkeme azasidir. Arif Efendi'nin babasi ise 
Alim Ahmet Efendi'dir. Bu zat 19.yuzyilda Manisa'da 
yetisen bilginlerden olup siirlerinde ve eserlerinde 
'Esseyyid Alim Ahmed-i Magnisi' imzasmi kullanmis 
olup aym zamanda devrin iyi hattatlarmdandir. Biitiln bu 

bir eseri olup Sivas'ta bir cami yaptirmi§, 1891 yilinda 

Izmir'de vefat etmi§tir. 

75 Omer DERLIOGLU. Manisa Muftiisu Merhum Alim Efendi 



67 



aile Hocazadeler olarak tammr. Alim efendi ilim 
tahsilinden sonra uzun miiddet Manisa Muftiilugu yapar. 
Haci §emseddin Efendi 'den sonra muftti olur. Yunan 
isgali sirasmda memleketin kurtanlmasi icin biiyiik 
cabalar gosterir. Cemiyet-i Islamiye adi ile bir orgiit 
kurarak faaliyete gecer. Izmir' in isgalinden sonra Miiftii 
Alim Efendi, Kirkagac Muftiisii Haci Rifat Efendi, 
Burhaniye Muftiisii Mehmet Muhip Efendi, Edremit 
Muftiisii Hafiz Cemal Efendi, Tire Muftiisii Sunullah 
Efendi ile birlikte Yunan isgalini din acismdan 
degerlendiren bir fetva verirler. Bu fetvada, Yunan isgali 
ve ziilmiiniin haksizligi belirtildikten sonra, buna karsi 
fiili mukavemetin, yani cihat yapmanm farz oldugu 
aciklanmaktadir. Aynca bu fetvada, Yunanlilarla birlikte 
Damat Ferit Pasa Hukumeti de telin edilmektedir. 
Bundan dolayidir ki fetvayi veren din adamlan, Yunan 
makamlan ve Istanbul Hukumeti tarafmdan idama 
mahkum edilir. 

Manisa Muftiisii Alim Hoca, Manisa' nm 
isgalinden sonra bir sure Manisa' da kalir. Buradaki 
calismalarmm Yunanhlan rahatsiz etmesi ve yukanda 
sozii gecen fetva dolayisiyla idama mahkum edilmis 
olmasi iizerine Balikesir'e geferek Redd-i Ilhak 
Kurulu'nda faydali hizmetlerde bulunur. IV. Balikesir 
Kongresi'ne delege olarak kabul edilir. Kendisine 
Hey'et-i Merkeziye'nin fahri iiyesi iinvam verilir. 
Kurtulus Savasmdan sonra Alim Efendi de Manisa'ya 
geri doner ve Manisa Muftiisii olarak gorevinin basma 
gecer. Kisa sure sonra kendisine Ankara' dan daha biiyiik 
gorevler teklif edilmis ise de o Manisa'da miiftii olarak 
kalmayi tercih eder. 



68 



Alim Efendi alim, fazil, yerinde latifeyi seven, 
israfa karsi, cevresinde her zaman biiyiik saygi duyulan 
bir kisiydi. §ahsi kiitiiphanesini uzun yillar hizmet ettigi 
Muradiye Camii Kutiiphanesine bagislar. Ancak buradaki 
kitaplar daha sonraki yillarda butiiniiyle Manisa II Halk 
Kutiiphanesine nakledilir. Alim Efendi, diger taraftan 
musikisinasligi ile de iin kazanmistir. §iirlerinde ve 
bestelerinde ilahi askm yamsira diinya ve insan sevgisini 
dile getirmistir. Onun en biiyiik eseri, giiftesi de 
kendisine ait olan Hicaz makammdaki Kar-i natik'dir. 

Ba- seldm Devr-i kebir et hep makamata bugiin 

Gel Hicaze Kdr-i natik ile beyte dahil ol 

Sofiyane hi ziyaret a§k ile eyle niyaz 

Rehatii 7 ervahi ancak boyle bulmu§tur fuhul 



1902 tarihinde Izmit ili Karamiirsel kazasi Borcka 
(yeni ismiyle Hamidiye) koyiinde dogan Ibrahim Halil 
Efendi, zorunlu ikamete tabi tutuldugu Manisa §ehri'nde 
1952 yihnda mazlumen sehit edilir 76 . §ehrin dogusundaki 
(^atal Kabristanligi'nda medfundur. 

ilim tahsiline babasi Seyit Sait Hilmi Efendi' nin 
medresesinde baslar. Kirkbir tarikatm mesayihinden irsad 
olup mezun olur. Bu seyr-i siiluk seyahati ve hizmetinin 
toplam miiddeti; ii9 sene, alti ay, on yedi giinle tamam 
olur. Zahiren Naksibendi tarikatiyla, manen kirk bir 
tarikata mezun olur. Seyr-i siiluk seyahatinin baslangici 



76 Seyyid Ibrahim Halil Efendi. Fakiru'l- Hak Efendi 

69 



Osmanli Devleti'nin son padisahi Mehmet Resat'm 
asrma tevafuk eder 77 . 

Ibrahim Halil Efendi askerlik vazifesini 
Adapazan'nda bitirir. Seyh Said isyanmm fikmasi 
iizerine ikinci defa ihtiyat askerligine 9agnlir. 1928'de 
Tiirkiye'den aynlir. Rivayete gore once Irak'a gider, 
sonra Suriye'ye gecer. Suriye'de Fransizlara karsi 
mucadele sebebi Suriye'nin miistakil bir Musluman 
devleti olmasi i9indir 78 . 



77 V. Mehmet Resat veya Mehmet Resat (1844-1918), Osmanli 
Imparatorlugu'nun 35. padisahi ve 114. Islam halifesi. Mehmet 
Resat'm salatanati 9 yil surdu. 3 Temmuz 1918 tarihinde kalp 
yetmezliginden vefat etti. Saghginda mimar Kemalettin Bey'e 
yaptirdigi Eyiip'teki Sultan Resat Tiirbesi'nde yatmaktadir. 
78 Fransa Suriye Mandasi ya da daha genis adiyla Fransiz 
Suriye ve Lubnan Mandasi, bugunku Suriye ve Lubnan 
topraklannda 1920-1946 yillan arasinda Fransa egemenliginde 
kalmis manda yonetimini ifade eder. I. Dunya Savasinda Ittifak 
ordulannin yenilmesi neticesinde, Osmanli Imparatorlugu ile 
imzalanan Mondros Antlasmasi ile bolge Fransa gii9lerinin 
egemenligi altina girer. 1920'de Suriye Mandasi, Fransa'nin 
idaresine girmesiyle 9esitli etnik ve dini gruplara yonelik 
devletlere bolunur. Sam Devleti, Halep Devleti, Nusayri 
merkezli Alavi Devleti, Diirzi merkezli Cebel-i Duruz Emirligi, 
sonradan Turkiye Cumhuriyeti'ne katilan Hatay Cumhuriyeti 
ve Lubnan Devleti olmak uzere alti yapih yonetim olusur. 
1941'de, Fransa, nufuzu altinda kalmak sartiyla Suriye manda 
yonetimine kismi bagimsizhk verir. 1943 se9imlerinde manda 
yonetimine karsi olan Sukrii el Kuvvetli, Suriye'nin ilk 
cumhurbaskani olur. Fransa, II. Dunya Savasi sonrasinda 
Suriye'den geri 9ekilir. Suriye 1946'da Birlesmis Milletler'e 
cumhuriyet idaresiyle katilarak Suriye Cumhuriyeti adini ahr. 



70 



Birinci hedefi, Tiirkiye Muslumanlarmm Suriye'ye 
ilticalarma zemin hazirlamaktir. Ikinci hedefi, Fransizlan 
Suriye'den cikarmcaya kadar cihat etmek ve taleplerini 
kabul ettirmektir. Zira Tiirkiye Siyaseti o zamanlar din 
miiesseselerini yikmaktadir. O kufiirden kurtulmak 
isteyip hicret eden Musliimanlar icin Suriye'yi bir Islam 
Merkezi yapmak ister. "Ancak ittihad-i Islam Devletiyle 
Islam Alemi kurtulur!" demektedir. Bu sebeple 
Suriye'nin bir an evvel istiklaline kavusmasi 
gerekmektedir. 

Suriye'de Fransiz isgalinden kurtulmak icin 
cahsanlar, Fransiz Hapishanelerine diistukleri vakit Seyh 
Ibrahim Halil, miiritlerini HizbuT- Vatan ile ittifak ettirir. 
Bu ittifak iizerine Suriye'den Fransizlan temizlemek icin 
miicadeleye baslarlar. 1938'de Fransizlar, Askeri 
Miidahalede bulunduklarmda, Hizbu'l- Vatan mesulleri 
Fransizlardan korkarak, seyhi miiritleriyle yalmz 
birakirlar. 1930'da Fransizlar seyhi Turkiye'ye iade eder 
ve asiret agasi olan Seyh Ismail ve Diko Agalan ve 
casuslanm miiritlere musallat ederler. 1935'de 
Gaziantep'te Vali ve Emniyet Muduru Ibrahim Halil 
Efendi hakkmda birfok ithamlarda bulunurlar. Suriye ile 
alakasi oldugu, orada miiritlik teskilatim kurdugu, 
Gaziantep'in kazalarmda miiritlerin tezahiirati, bu 
sebeple devletin mesgul edilmesi, kansiklik ve oldiirme 
meseleleri, seyhlik ve niishacihk (muskacihk) v.b. 
bunlardandir. Bu ithamlarla Halil Efendi Bilecik'e siirgun 
edilir. 

1937'de Ibrahim Halil Efendiyi siirgiinde bulundugu 
Bilecik'ten Ankara'ya alirlar. 1938'de hapishaneden 
fikan seyh, muvafakat alarak Temmuz aymda aile 



71 



efradiyla Suriye'ye hicret ederek Halep'te ikamet eder. 
Ibrahim Halil Efendi 1940'dan 1941'in Agustos ayma 
kadar bir grup muridiyle Tiirkiye daglarmda, bazen de 
bazi miiritlerin evlerinde saklanarak ya§ar. Ara sira 
kendisini Suriye'de gosterip, kaymakam ve valiye 
mektuplar yazarak kendisine yapilan hakaretten dolayi 
Suriye'ye gittigini yazar. 

1943'de bir ay Kilis hapishanesinde yatar ve 
Manisa'ya surgun edilir. 1950'de Demokrat Parti iktidara 
gecince, bir iki defa izin alarak Adana ve Gaziantep'e 
gider. Fakat her nereye gitse istihbarat te§kilati tarafmdan 
takip edilmektedir. 1950'de Manisa ve diger vilayetlerde 
Demokrat Parti one gecerek secimleri kazamp iktidar 
olur. Fevzi Karaosmanoglu ve akrabalarmdan bazilan 
bakanhk makamma gecerler 79 . Sahsi gayelerle Seyh 



9 Fevzi Karaosmanoglu hakkinda Meclis Albumiinun 2. 
cildinden sunlari ogreniriz. Demokrat Parti milletvekili Fevzi 
Liitfi Karaosmanoglu Manisa'da 1900'de dogdu. Babasimn 
ismi Lutfullah, annesinin ismi Halide'dir. Istanbul Halkah 
Yuksek Ziraat Okulu'ndan mezun oldu. Fransizca bilir. Ziraat 
Yiiksek Miihendisidir. Gazeteci olup Dergah ve Yeni Mecmua 
Mecmualan sahibi, Son Telgraf Gazetesi sahibi ve 
Basyazandir. Ciftcilik yapar. IX. ve X. Donem Anayasa 
Komisyonu Baskam - 19. ve 20. Hiikiimet Devlet, 20. 
Hukumet Icisleri Bakani olup evli, iki cocuk sahibidir. Daha 
sonra Hurriyet Partisi Kurucu Uyesi ve Baskam IX., X. ve I. 
(XII) (Istifa: 05.03.1962) Donem Manisa Milletvekili, Kurucu 
Meclis Cumhuriyet Halk Partisi Temsilcisidir (06.01.1961- 
15.10.1961). Oliim Tarihi: 22.10.1978'dir. Kendisine aynlan 
yerin hemen yaninda bir Karaosmanoglu daha vardir. Adnan 
Karaosmanoglu, DP milletvekili. Akhisar 1914 dogumludur. 
Babasi Mehmet Nakiyettin, annesi Kesibe'dir. Lozan 
Universitesi Siyasal Bilgiler Fakiiltesi mezunu olup Fransizca 

72 



aleyhinde bircok asilsiz iftira ve ithamlar icat edip, 
Adnan Menderes'i ikna ederler. "Bu kisi partimizin 
aleyhinde konusmalarda bulunuyor. Vilayetimizde 
partimize 90k zaran var!..." Bu ve benzeri desiselerle 
seyhin (gizlice) katline karar verirler. Bu kararlarmdaki 
asil hedefleri seyhin aleyhlerinde actrgi suiistimal ve gasp 
davalanm ortmektir. 1951'de, seyh at arabasiyla ciftlige 
giderken kendisini takip eden iki cani, yoluna pusu kurup 
arkasmdan ates eder. Fakat 1952'de ise aksam 
namazmdan sonra ciftlige giderken, kiralik katiller 
yolunda pusu kurmuslardrr. Gecerken iizerine ates 
ederler. §eyh Ibrahim Halil Hazretleri orada sehit diiser. 

Dort mezhebe ait ilme vakifti; Ilminin yanmda 
bir9ok lisan da bilmekteydi: Arapca, Farsca, Gurciice, 
Lazca, Bulgarca, Arnavutca, Kiirtce, Cekezce, Fransizca 
konustuguna sahit olunmustur. Kisa hayatmdan geriye 
90k onemli eserler de birakir. Yazdigi eserler Tiirkfe ve 
bircogu manzum olarak kaleme almmis olup, konusu 
itibariyle iman hakikatleri, seriat-i garra ve tasavvuf ile 
ilgili bilgileri iferir. 
1- Kenzii'l- Maarif ve Ilm-i Hal, 

2-tarikat ehli icin edep kitabi(Hulasatu'l - Adab Fi 
Reddis'- Serab) , 
3-Divan-i Kenzis- §umus, 
4-Tulu', 

5- Muhimmat-i Seyr-i Siiluk, 

6- Neticetii'l Kader Ala Menazilu's Sur, 

7- Mebhas-i Ummet-i Muhammet, 



ve Ingilizce bilir. Ziraatle ugra§ir. (^iftcidir. IX. ve X. Donem 
Manisa Milletvekilidir. Evli, iic 90cuk sahibidir. Oliim Tarihi: 
21.05.1975 

73 



8- Menazilu'r Ruh ve'l- Cisim ( 5-6-7 ve 8. eserler ufak 
ciizler halinde olup Divan'la birlikte ciltlenmistir.), 

9- Marifetu'l- Enbiya (bu eseri daha once yazdigi 
Kenzii'l-Marif isimli eserinde yazacagmdan 
bahsetmesine ragmen, niishasrna ulasilamaz) 
10-Defter-i Mader (Heniiz basilmadi) 

1 1-Resail (Heniiz basilmadi) 



Ve Digerleri 

Manisa'da Horozkoy'den bir iki km. mesafede 
kabri bulunan Karaca Ahmed' in rivayetler dismda 
yasadigi donem hakkmda ilk gercek bilgiyi Saruhanoglu 
Ishak Celebi'nin 1371 tarihinde Manisa'da Seyh Revak 
Sultan' a vakfettigi arazi icin diizenlenen vakfiyedeki 
sahitler arasmda, "..Siileyman Horasani oglu Karaca 
Ahmed.." adiyla rastlanz. 1371 'de sag oldugu anlasilan 
Karaca Ahmed icin, Ishak ^lelebi'nin vezirlerinden 
Murtaza Bey 'in oglu Emiri Bekir Hos Kadem Pasa'mn 

1397 yihna ait diizenlenen vakfiyesinde " G6k5eaga5 

denilen iki kit'a arazinin cem'isinden gelen hasilat 
Esseyh arif-i Billah Karacaahmed Tekkesi'nin 
sakinlerine, orada yapilmis merkad ve tiirbesine 
gelenlere, merkadin hizmetcileri ile gelip gidenlere halin 
iktizasma gore it'amiyye sarf edilecek...", kaydi ile 
Karaca Ahmed'in vefat etmis oldugu anlasilmaktadir. 
Asikpasazade Karaca Ahmed'in Orhan Gazi devrinde sag 
oldugunu ve I.Murad zamanmda oldiigunii yazmaktadir. 
1371 'de sag olan Karaca Ahmet biiyiik bir ihtimalle 
I.Murad' in oliim tarihi olan 1390' dan once vefat etmis 
olmalidir. Tire'de medfun bulunan Bali Baba'mn soy 

74 



kutugiinde Karaca Ahmet Sultan' in isminin de yer 
aldigmi bu arada belirtmek gerekir. Kanuni Sultan 
Siileyman'm cariyesi olan Giilfem Hatun, Manisa 
Sancagmda bulundugu sirada sik sik Horozkoyii'ne 
giderek Karaca Ahmed Sultan'm tiirbesini ziyaret ederdi. 
Bilindigi gibi, Istanbul' daki makam yerinin insaim da o 
gerceklestirmistir. Karaca Ahmed 'in bircok yerde 
makami bulunmaktadir 80 . 



Akhisar Evliyalar 

Bati Anadolu'da insa edilen ilk yedi kiliseden 
birinin kentte olduguna dair kesin bir bilgi bulunmamakla 
birlikte, Beylikler doneminde insa edilen Ulu Cami'nin 
avlusunda bulunan kalmtilarm, soz konusu kilisenin 
apsisine ait temelin parcalan oldugu dusuniilmektedir 81 . 
lurk doneminde, Akhisar' m Akropolisi yerini korurken, 
kent yamactan asagiya dogru gelismeye devam eder. 
Beylikler donemi, kent mimarisinde belirgin bir Se^uklu 
mirasi devralmaz, yeni denemeler ve arayislara yonelir. 



80 Abdulhalim Durma. Evliyalar §ehri Afyonkarahisar 
81 Ulu Camii'nin guney tarafi antik yapinin duvarlanndan ve 
kemerli kisimlanndan ibarettir. Dogu ve bati duvarlan Turk 
stiline gore kismen onanm, kismen de ilave gormu§tur. Cami 
avlusunda dar-iil hadis ve bir de dershane insa edilmistir. Ulu 
Camii'nin hemen kuzeyinde ise bir Naksibendi Tekkesi 
bulunmaktaydi. Biitiin bu yapilar bugiin mevcut degildir. Cami 
haziresinde Osmanh Turk mezar taslan i^iliginin giizel 
orneklerini gormek miimkiindiir. 

75 



Artik Turk donemi yapilarmdaki kubbeli ortiiler ve 
minareler, Bizans Donemi' ne ait kent siluetini 
degistirmistir. Bununla birlikte Akhisar'da, beyligin 
biiyiik kazalarmdan biri olmasma ragmen 
Saruhanogullan Doneminde, fazla abidevi yapi insa 
edilmez. 1316 yilinda Kofiinlii Kara Mehmet Cami 
yapdmistir lv ' . Aynca Akhisar'da Seydi Ahmet 
Mahallesi'nde bulunan Seydi Ahmet Zaviyesi'nden soz 
edilebilir 83 . 

Akhisar, Osmanh Devleti'ne 1382 yilmda 
katilir.l402'de Mogol Istilasi'na ugrayip elden cikan 
kent, 1402-1425 yillan arasmda Ciineyd Bey' in 
idaresinde kalir. Tekrar Osmanh hakimiyetine girisi Halil 
Yahsi Bey 'in Ciineyd Bey'i Akhisar'da esir almasi ile 



82 Akhisar Devlet Hastanesi'nin dogusunda kalan Kohne 
(Kofiinlii) Cami, Saruhanogullan donemine aittir. Caminin bazi 
sutunlannda devsirme Ion tarzi yapilar goze 9arpmaktadir. 
1489 yilinda Piri Can Aziz Ahmet'e ait Selcuklu tarzinda bir 
mezarlik caminin guney kisminda yer almaktadir. 
Salnamelerde bu camiyi yaptiran kisinin adi, medresenin 
muderrisi ve ogrenci sayisi belli degildir. Bunun yaninda 
sadece Piri Can Aziz Ahmet'in mezarhginin olmasi bu camiyi 
onun ya da babasimn yaptirdigim dusundiirmektedir. Uzerinde 
bulunan bir yazidan 1488 yilinda caminin onun tarafindan 
onanldigi da gorulmektedir. Buradan yola cikarak medresenin 
de aym kisi ya da ailesi tarafindan kuruldugu sonucuna 
vanlabilir. 

83 Vedat Turgut makalesinde Karaca Ahmed Seydi Zaviyesi'ne 
Akhisar'in Eynel Karyesi'nde bulunan vakif yerin kayith 
oldugundan ve bir takim kisilerin tasarrufunda bulundugundan 
soz eder. 

76 



gerceklesir 84 . Akhisar, devletin baskenti Istanbul' dan, 
sehzadelerin egitim donemlerini gecirdikleri Manisa'ya 
giden yol iizerinde bulundugundan, 15. ve 16. yiizyil 
boyunca, sehzade kervanlarmm sikca ugradiklan bir 
yerlesim yeri olur. Bolgenin cografi konumu ve kiiltiirel 
yapilanmasi kentin iktisadi yapismi etkilemistir. Antik 
Donemden itibaren Ege Bolgesine ulasan ticari yollann 
gectigi bolgede yer alan sehir, 16. yiizyildaki ekonomik 
gelismeden diger Anadolu kentleri gibi olumlu sekilde 
faydalamr. 16. yiizyil sonlarmda pamuklu el dokumasi 
oldukfa gelismis, kent bir pamuklu dokuma merkezi 
haline gelmistir. 

Akhisar' da, 16. yiizyilm sonuna kadar sadece 
Miisliimanlar yasarken, kent yakmlarmda ticari amafli 
bahceciligin gelismesi, gayrimiislimlerin gofiine sebep 
olur. Boylece kente gelen iicretli tanm isfileri, zirai 
iiretimin artmasma katkida bulunur. Zaman ifinde artan 
niifus ile sehirlesmede de gelismeler yasanmaya 
baslanmis, yeni binalarm yapimma hiz verilmistir. 
Akhisar' da 16. yiizyilda yerel pazar islevi goren bir 
kapah carsi bulundugu ve yapinin dikkat fekici 
buyiikliikte oldugu belirtilir. Bu yiizyilda ve 17. yiizyilm 
baslarmda devletin kentlesmeyi tesvik etmesine bagli 
olarak, amtsal yapilarm insama baslamr. 16. yiizyilda, II. 
Bayezid'in sehzadelerinden Alemsah'm Saruhan 
Sancagmda vali iken gene yasta oliimii sebebiyle annesi 
Gulruh Sultan, cami, hamam, medrese, imarethane ve 



84 EMECEN Feridun. Akhisar. TDV. Islam Ansiklopedisi. Cilt. 



77 



bedestenden olu§an kiilliyeyi yaptinr 85 . Kiilliyeye ait, 
giiniimiize ula§amayan bedesten hakkmda, Evliya £elebi 
§unlan kaydeder 86 : "Bedesten tic kubbeli kagir bir 
binadir. Ba§tanba§a kursun ortulu, cok yuksek degerdeki 
esyalarin mevcut oldugu bu hayir kurulusu Gulruh 
Sultan 'in binasidir. " 

1671-1672 yilmda §ehri gezen Evliya £elebi, 
kentin 24 mahallesi, kiremit ortulu 2600 evi, hanlarm, 
pazar yerlerinin ve bedestenin di§mda 1 000 adet diikkam 
ile ticaret hayatmm 90k canli oldugunu ve yerli halkinin 
cogunun gecimini ticaret yoluyla kar§iladrgmi belirtir. 
Evliya £elebi kentte bulunan kaleyi de dola§mi§ ve Ali 
Pa§a doneminde onanlmi§ olan kalenin aleak duvarli, 
kuleleri kapili, kerpic ve gosteri§li bir yapi oldugunu 
soyler. Kulelerin kiremit ortulu oldugunu yazan Evliya 
£elebi, §ehrin ortasmda da eski caglardan kalma bir 
kalenin izleri oldugunu ve Saruhanogullan doneminde 
yikildigmi, §ehrin etrafmm Celali Karayazici 
korkusundan surlarla cevrili oldugunu belirtir. 

Daha once Katip £elebi de §ehirde birkac cami, 
mescit, iki hamam ve yikik bir kale bulundugunu 
belirtmi§, fakat yapilar hakkmda detayli bilgi 
vermemi§tir. 



85 1502 yilinda olen Sultan II.Beyazit'in kansi ve Alem Sah'in 
annesi Gulruh Sultan'in tiirbesi Bursa Muradiye Cami 
haziresinin batisinda yer almaktadir. Sehzade Alemsah ise 
Muradiye Cem Sultan tiirbesinde medfundur. 
86 Seyahatname, Evliya Celebi. 9.Cilt. Sh.60-63. 1935. Istanbul 
Devlet Matbaasi 

78 



19. yiizyila kadar Kiitahya vilayetine bagh olan 
Saruhan Sancagi 1877'de yine merkezi Izmir olan Aydm 
Vilayeti'ne baglamr ve kent Osmanli'mn yikih§ina kadar 
Saruhan Sancagi'mn kazasi olarak kalir. 

Semseddin Sami ve Ali Cevad, 19. yiizyilm ikinci 
yansmda, Akhisar'da, biiyiik capta ha§ha§ ve pamuk 
iiretildiginden, her ce§it tahil ve baklagilin yam sira geni§ 
baglarmdan 90k nitelikli §arap elde edildiginden 
bahsetmi§lerdir 87 . Ne var ki, kentteki tutun iiretiminin 
geli§mesi, pamuk ekiminin ve dokumaciligm 
gerilemesine sebep olur. Tutun, Osmanh 
imparatorlugu'na 1590'h yillarda girmi§, ancak 
Imparatorluk belirli bir donem tiitiiniin icimini 
yasaklami§tir. 1613 yilmda, Saruhan vilayetine bagh 
kadilara tiitiin iciminin ve bahcelere ekilmesinin 
engellenmesine dair fetva gelse de ekilebilir topraklarm 



87 Semseddin Sami (d.1850 Arnavutluk-6.1904 Istanbul), 
Arnavut asilli Osmanh yazar, ansiklopedist ve sozlukcu. Tiirk 
harfleriyle yazilan ilk Turkce roman olan Taassuk-i Talat ve 
Fitnat'in (1872), ilk Turkce ansiklopedi olan Kamus-ul Alam'in 
(1889-1898) ve modern anlamdaki ilk genis kapsamh Tiirk9e 
sozliik olan Kamus-i Turki'nin (1901) yazandir. Ayrica Kamus- 
1 Fransevi adh Fransizca ve Kamus-i Arabi adli Arapca 
sozlukleri kaleme almistir. Ali Cevad 'in dogum yeri ve tarihi 
hakkinda kesin bir bilgi ve kaynak yoktur. Ali Cevat, Harp 
Okulu'nu bitirdi. II. Mesrutiyetten sonra kisa bir sure surgune 
gonderildi. Osmanh cografyasina ve tarihine iliskin eserleri 
vardir. Tarih ve cografyaya dair eserleri gumimuzde bile sik 
basvurulan kaynak eserlerdendir. Muhtasar Cografya-i Osmani 
(1894), Memalik-i Osmaniye Tarih ve Cografya Lugati (1895 - 
1899), Mukemmel Osmanh Tarihi (1898), Musavver Tarih-i 
Islam ve Mehd-i Medeniyet-i Arabistan (1913) (Memalik-i 
Osmaniyenin Tarih ve Cografya Lugati) 

79 



biiyiik boliimii tiitiine aynlmistir. 17. yiizyilda gecim 
bicimi tanmdan pazar ekonomisine kaymis, daha sonra 
20. yiizyilm baslarmda tiitiin tanmmm Akhisar 
ekonomisine olan katkisi sirrmiis, gerceklesen goclerle de 
tiitiin iiretimi artmistrr. 

Kent merkezinin dogusunda bulunan tescilli 10 
adet camiden, Ulu Cami ve Kofunlu Kara Mehmet Camii 
Saruhanogullan Donemine; Sari Ahmet Pasa, Gulruh 
Sultan, Efendi, Emetli, Mahramaci, Hashoca, San 
Ibrahim ve Aynali Camileri Osmanh Donemine 
tarihlenmektedir 88 . Kiilliyenin bir parcasi olan San 
Ahmet Pasa Camii ve Gulruh Sultan Camii geleneksel 
ticaret merkezinde yer alirken, digerleri Akhisar' in 
geleneksel konut bolgelerinde bulunmaktadir. Tarihi 
camilerin hepsi kullamhr durumdadir. Akhisar kent 
merkezinde yer alan Gulruh Sultan, Sasa Bey ve San 
Ahmet Pasa Hamamlan Osmanh Donemine ait olup 
calisir vaziyettedir. 

1898 yilma ait Maarif Salnamesinde kiz ve erkek 
700 Rum 142 Ermeni ogrencinin gayrimiislim riisdiye 
mekteplerinde okumakta oldugu goriilmektedir 89 . Aym 
yil 16 medresede okuyan ogrenci sayisi ise 190'dir. Bir 
yil sonra medrese sayisi 15'e ogrenci sayisi 150'ye diiser. 
Bu medreseler 38 ogrencisi ile Abdiil Nebi Efendi, 16 
talebesi ile Sehiriistii, 12 talebesi ile Tuluboglu, 50 
talebesi ile Camii Kebir, alti talebesi ile Sinangazi, 14 



88 Senem Doyduk. Akhisar Kent Merkezi Tarihi Doku Analizi. 
C. B. U Fen Bilimleri Dergisi 2. 1. 2006 
9 Cigdem TA§. Maarif Salnamelerine Gore 20. Yiizyil 
Baslannda (1898-1904) Aydin Vilayeti'nde Egitim. Yiiksek 
Lisans Tezi. Afyon. 2006 

80 



talebesi ile Ince Minare, 22 talebesi ile Haci Hoca, 25 
talebesi ile §eyh fjyesi, Amedli Camii, Mahramaci, 
Boduroglu, Tepecik, Herkele, Kohne Camii §erif, 
Kiremit9i medreseleridir. 

§eyh Isa (1447-1530) Saruhan Bey'in Akhisar'i 
fethinden sonra bolgeye yerlesen Tasgunogullan adiyla 
bilinen bir Turk ailesine mensuptur 90 . Babasmm adi 
Ilyas, anasmm adi Inci Hatun'dur. §eyh Isa aym zamanda 
§eyh Mecdiiddin Isa adiyla da bilinmektedir. Tiirbesi, 
Akhisar'da kendi adiyla amlan §eyh Isa Camii 
bahcesindedir 91 . Tiirbesinin bulundugu mahalleye de 
§eyh Isa Mahallesi adi verilmistir. Kabri halen ziyaret 
edilmektedir. Tasgunoglu isa tahsile Akhisar'da baslar. 
Yedi yasmda hafiz olur. Daha sonra Bursa'ya gidip 
tahsilini orada tamamlar. Bayrami tarikatmdan Carullah 
Efendi'nin oglu Muhammed C^elebi'ye intisab eder. 
Birbucuk yillik hizmet ve alti aylik halvet hayatmdan 
sonra, hilafet alip Akhisar'a geri doner. Burada irsad 
gorevine devam ederken yine Bayrami tarikatmdan 
Esrefzade ile goriismesinden sonra manevi acidan eksik 
oldugunu hisseder ve Esrefzade 'den bey at ister. 
Esrefzade, §eyh isa'yi Kayseri'de bulunan bir baska 
Bayrami seyhine, §eyh Kasim'a gonderir. §eyh Kasim, 
Aksemseddin'in halifesi ibrahim Tennuri'nin ogludur 92 . 



90 Evliyalar Ansiklopedisi. Sh. 1945-46 

91 Cemal Kurnaz-Mustafa Tat9i. Ibn Isa. TDV Islam 
Ansiklopedisi. Cilt. 20 Sh. 91-92 

92 Zamammiza kadar gelen soy agacinda §eyh Ibrahim 
Tennuri'nin bes 90cugunun ismi ge9er. Bunlar §eyh Kasim, 
Seyh Liitfullah, Seyh Ali Sultan, Hatice ve Zeynep'tir. Ogullan 
sirasiyla §eyh Ibrahim Tennuri'ye halife olmuslardir. 

81 



Seyh Kasim'dan da icazet alan Seyh isa, Akhisar'a geri 
doner. Uzun yillar seyahatlerde bulunur. Konya, Sivas, 
Musul, Hemedan, Bedahsan, Bagdat, Halep, Sam, 
Trakya, Misir, Mekke ve Medine ziyarette bulundugu 
yerler arasmdadir. Daha sonra Ankara, Sivas, Demirci, 
Gordes ve Kayacik kasabasma ugrar. Akhisar'a doniip 
irsad ve ilim yayma hayatma yeniden baslar. 1511 yilmda 
Hicaz'dan Iskenderiye yolu ile Antalya'ya ugrar. O sira- 
larda Celali sakilerinin Alasehir ve Saruhanli'yi harap 
etmeleri uzerine Antalya kalesine gidip iki ay kadar 
kalede kalir. Sonra Aydm tarafma gecip Nazilli'ye oniic 
km. mesafede bulunan Kestel'de bir muddet kalir. Burada 
halki irsad ile mesgul olur. Sonra Odemis'in K6sk 
bucagma gidip bes yil kadar orada kalir 93 . Yore koylerini 
dolasarak halki irsad ile mesgul olur. Daha sonra Tire'ye 
gidip bir muddet orada muderrislik yapar. 

Mecdiiddin Isa Hazretleri, Ehl-i Siinnet inancmm 
yerlesmesi ve yayilmasi ifin 9alisir. Baba Ahmed 
Magribi admdaki talebesini ilim ve tasavvufta 
yetistirdikten sonra Endiiliis'e gonderir. Anlatihr ki, 
Mecdiiddin-i Isa Hazretleri Malkara'ya giderken 
Bergama'ya ugrar. Orada bir handa konaklar. Yamnda 
bulunan talebeleri kendisinden izin isteyip carsiya 
9ikarlar. Donerken hocalarmm iki hanrmina birer yemeni 
alirlar. Yemenileri hocalarma verecekleri sirada birini 
kaybetmis olduklanm fark edip telaslamrlar. Mecdiiddin 
Isa Hazretleri, kerametiyle bu durumu anlayip, "Telas 



1 1 .Cumhurba§kam Abdullah Giil'un anne tarafimn soyagaci 
§eyh Ibrahim Tennuri'nin oglu §eyh Kasim'dan yuriimektedir. 
93 Kosk ile Odemis arasi 70 km. olup giiniimiizde Odemis 
Izmir'in, Kosk ise Aydin'in il9esidir. 

82 



etmeyiniz! Benim Meryem anamza 90k muhabbetim var. 
Onun vefat halini bana gostermemesi i<jin Allahii 
Teala'ya dua etmistim. Allahii Teala bilir ama Meryem 
anamz vefat etmis olsa gerek!", der. Akhisar'a 
dondiiklerinde hocalarmm bu hammmm vefat etmis 
oldugu goriiliir. 

Mecdiiddin Isa Hazretlerinin Hizir, Abdullah ve 
Ilyas adlarmda uc oglu olup, bunlardan Ilyas haric, diger 
ikisi saghgmda vefat ederler. 

Tiirbesi XVI. yiizyilda yapilmistir. Olumiinden 
sonra yapilan bu tiirbe kesme tastan olup, (izeri kubbe ile 
ortulmustur. XX. yiizyilda tiirbenin yanma §eyh Isa 
Camii insa edilir. 

Pek 90k kisiye hilafet vermis olan §eyh isa 
herhangi bir eser birakmamistir. §eyh Isa ile ilgili 
menkibeler oglu Ilyas tarafmdan bir araya getirilir. Bu 
menakibname Ramazan Muslu ve Sezai Kiiciik 
tarafmdan yayma hazirlanmis ve once Asiyan Yaymlan 
arasmdan daha sonra da sadelestirilerek, Akhisar 
Belediyesi Kultur Yaymlan arasmdan basilmistir 94 . 

§eyh isa'nm silsilesi soyledir. 

Haci Bayram-i Veli (1348-1350 / 1430) 

Aksemseddin (1389-90 / 1459) 

Ibrahim Tennuri (61. 1482) 

§eyh Kasim (XVI. yy.) 



94 Akhisarli §eyh Isa Menakibnamesi XVI. Yiizyil, Ramazan 
Muslu-Sezai Ku9uk, Akhisar Belediyesi Kitaphgi, 2010 
Manisa 

83 



Mecduddin Isa-yi Saruhani (1447-1531) 

G6kta§ makalesinde §eyh Isa hazretlerinin 
vasiyetine ve verdigi mesajlara dikkat ceker 95 . §eyh 
isa'nm Menakibmm anlatildigi eserde §6yle gecer. "§eyh 
Hazretleri bir giin hasta olur. Dervi§ler ziyarete geldiler. 
Ve ogullan da hazir bulundular. "Bize ogiit ver, nasihat 
ve vaziyet eyle. I§ iki Tann bir" dediler. §eyh hazretleri 
dedi ki: 



"Evvel ogiidum size bu olsun ki, namazi 
elden ve zikri dilden dusurmeyin. Mezhebiniz dahi 
Imam-i Azam mezhebinden sasirmayin. Bana 
Fahr-i Alem Ravza-i Mutahhara 'ya vardigim vakit 
mezheb-i sahih, Imam-i Azam mezhebidir; onun 
disinda olma " diye buyurmustur. Beni sevenler ve 
benim tarikim uzerine olanlar mansib ve merdtib 
gozetmesinler. (Insanlari ayirmasinlar). Bir 
kimsenin ayibini gorurlerse ytizune vurmasinlar. 
Kimsenin nd-makul izini izlemesinler; kendi 
izlerini izleyeler; gorsiinler, izleri mescit yolunda 
mi yoksa meyhanede mi? Allah tedla hazretlerini 
cemiyetle zikretmeye mi gider, yoksa kadi 
meclisine yalan yere sehadete mi? Haramlardan 
ellerini ve yalanlardan dillerin ve yetlii (kotii) 
yerlerden yollarin kessinler. Helal de olsa, gayet 
ince suflar gibi pahah elbise giymesinler. Zira 
pahah elbiseyle gontil ululanir, sinmaz. Dervisin 
gonlil sinik gerek. Ama yesil ve nefti quha giymek 
caizdir. Kaynar sularla muhkem yikandiktan sonra 
ve beyaz abalar, cuhalar ve beyaz kaftanlar giymek 



95 Do5.Dr. Vahit GOKTA§, §eyh isa'nin Vasiyeti ve Edep. 

84 



bana gore merguptur. Bizim sevdigimiz sevenler 
diinya ve dhirette bizim iledir ve bizdendir ve biz 
onlar ileyiz. Nola heykel gorunmezse ve benim 
evladim ilm-i zahir kuvvetiyle muderris olunca 
bizdendir. Eger kadi yahut kadi naibi olursa bizden 
degildir. Benim evladim ilim tahsil iderken sanat 
ogrensinler. Hiq sanatsiz olmasunlar. Sanati 
olmayanlarin diinyada zillet cekmeleri eksik 
degildir. Sanatsizhk kisiyi ndmerde muhtag eyler 
ve dzdde iken kul eyler. Benim evladim dr 
itmesiinler sanat ogrenmeye. Beni sevenler 
biyiklarini kaslari miktari kahncaya kadar 
kirksinlar ve sakallarini kirkmasinlar. Allah tedld 
erlere sakah hilrmet iqin vermistir. Insanin yiizii 
nazargdhi oldugu igin Hak Tedld sakah ytizde 
yaratti. Yuzden muteber yer olsaydi, orada halk 
ederdi. Benim dervislerim her gecede geqmislerine 
armaganlar gonderib yatsinlar. Yani zikredip 
yahut Kur'an okuyup yahut yetmis veya mani varsa 
yedi defa salavat getirip "Sevabini geqmislerime 
bagisladim" dedikten sonra uyusunlar. Benim bu 
ogiidum tutanlar sahih benim dervislerimdir. 
Benim evladim dahil boyle eyleye. Kendilerinin 
gegmisleri de diinya ve ahrette Allah tarafindan 
rahmetler, rahatlar ve rahathklar bulalar. 

Ben vefat edince oglum Ilyas beni yikasin ve 
beni yikarken, talebelerimi yanimda ayakta 
durdurup, beni upuzun yatirmasinlar. Ornrum 
boyunca uzanip yattigimi kimse gormemistir. 
Yikanirken de gormesinler, yoksa gok utanirim. 
Hakk Tedld'nin kullari ayakta dururken, ben 
ortalarinda uzanip yatamam. Beni evimin icinde 



85 



yikasin ve hucremin igine koysun. Ondan sonra 
varsin ben ne halde isem o da dyle olsun "dedi." 

Akhisar' da her yil £aglak mevkiinde, §eyh isa 
Hazretlerinin yaklasik 550 yil once Akhisar'i 
§ereflendirmesinin amsma festivaller diizenlenir ve bu 
vesile ile bu buyuk zat amlir. 

§eyh Isa Oglu §eyh ilyas (1496 - 1560) da babasi 
gibi Bayrami tarikatmdandir. Kendi yasadigi donemde 
cifir (gelecekten haber verme sanati), duyum ve 
astronomi bilimlerinde soz sahibidir. Bayramiyye'nin 
§emsiyye kolunun iseviyye dalinin piri olan Ilyas Efendi, 
1496'larda, Manisa'nm Akhisar ilcesinde diinyaya gelir. 
Akhisar vaktiyle Saruhan sancagma bagli oldugu icin 
§eyh Ilyas 'ibn-i isa Saruhani' diye amlir. Medresede 
ilim, tekkede irfan tahsil eden ilyas Efendi tarikat 
icazetini de babasi Bayrami §eyh Mecdiiddin isa 
Saruhani'den almistir. 

Haci Bayram-i Veli, Aksemseddin, ibrahim 
Tennuri, Kasim Tennuri, Mecdiiddin isa kanalmdan feyiz 
alan ilyas Efendi, "Rumuz-u Kiinuz" adli eserinde babasi 
ve miirsidi Mecdiiddin isa Efendi'den 'pirim' diye soz 
eder. Tasavvuf ve tarikatlan ele alan kaynaklarda bu 
tarikin ictihad sahibi olarak her ne kadar ilyas Efendi 
gosterilirse de, bu ifadeye gore bu yolun Pirinin babasi 
Mecdiiddin isa Efendi (61. 1530) olmasi gerekir. Bu yola 
ilyasiyye degil de iseviyye denilmesi de bunu gosterir. 

Alem-i sugrd cihdndir, dlem-i kiibrd benem! 

Hem muhittem gayri sanman ydrinen sugra benem! 

Mazhar-i Hakkim ben ancak mazharimdir miimkindt, 



86 



Varhgimdan var olubdur cilmleden a'ld benem! 

§ol kadar cdmi sifadam bende mevcud her ne var, 

Onsekiz bin dlemem, hdkem, yedi deryd benem! 

Ben benimle soylenirdim gayri yok kime direm, 

Gayriyam samb i§iten kesret-i e§yd benem! 
Kesretimdir Ibn-i Isa, vahdemdir Hak benim, 
Yuzde bir gizli olan doksandokuz esmd benem! 

diyen Ibn-i isa (isa oglu) ilyas Efendi'nin on bin ilahi ve 
gazel yazdigi soylenmekte ise de bunlann pek azi 
guniimiize ulasmistir. 1521 'de babasmm Aydm'a 
tasmmasmdan sonra Akhisar'daki tekkenin basma gecen 
Ilyas Efendi babasmm olumiine kadar hie kimseye hilafet 
vermez 96 . 1560'larda Akhisar'da Hakk'a yuriir. Babasmm 
tekkesinde, §eyh isa Camii'nin haziresinde medfundur. 
Eserleri sunlardir 97 . 1- Nuriye, 2- Nutk-i ibn isa, 3- 
Rumuz-u Kiinuz, 4- Tabiatname, 5- Ferahname, 6- 
Kiyafetname, 7- Fusul-u Seb'a Etvar, 8- Fusul-u Asere, 9- 
Manzum §erh-i Esma-i Husna, 10- Kavaid-iil Teshir, 11- 
Kiyametname, 12- Risale-i Mukantarat, 13- Menakib-i 
§eyh Mecdiiddin isa, 14. Terceme-i Miifredat-i ibn isa 



Fusul-i Asere'nin birinci faslmda kendisinden 
icazet alan zevatin isimleri soyle verilir 98 . §eyh 
Muslihuddin Germiyani, §eyh Baba Ahmed-i Germiyani, 



Sadik Erdem. XV ve XVI. Yuzyilda Ya§ami§ Manisah 
Divan §airleri. Sh.84 

97 Cemal Kurnaz-Mustafa Tat9i. Ibn Isa. TDV Islam 
Ansiklopedisi. Cilt. 20. 

98 Bursali Mehmed Tahir bin Rifat. Aydin Vilayetine Mensup 
Mesayih, Ulema, §uara, Miiverrihin ve Etibbanin Teracim-i 
Ahvali. Hazirlayan Akif Erdogru. Akademi Kitabevi. Izmir. 
1994 

87 



Seyh Nuri Ruseni, Seyh Kasim-i Malati, Seyh Omer-i 
Mentesevi, Seyh Mehmed-i Rumi, §eyh Dede Hiisnii-yi 
Baymdiri, §eyh Abdi-yi Tirevi. 

Sadi Tarikati seyhi Aziz Efendi, §eyh Vehbi 
Efendi'nin mahdumudur " . 1862'de diinyaya gelmistir. 
Pederinden hilafet aldiktan sonra, Akhisar'da bir dergah 
ihya ederek, orada pek 90k sender mesihatte bulunur. 
1911 senesinde vefat edince, vasiyeti mucibince oradaki 
kabristana defn edilir. Hafiz Muhyiddm Efendi de, bu 
zatm dergahmda medfundur. 

"Tahtakale ^!arsisi"ndaki Pasa Camisi'nde mezan 
bulunan Sari Ahmet Pasa hakkmda kesin bir bilgi 
yoktur 100 . San Ahmet Pasa'nm hayirlan Pasa Camii, Pasa 
Hamami, bir medrese, bir kervansaray, Akhisar 
carsismda diikkanlar ve bir imaret binasidir. 



99 Hiiseyin Vassaf. Sefine-i Evliya. 



l00 Geni§ bir meydan ve car§i ortasmda bulunan bu camiden 
Evliya Qelebi de soz etmi^tir. Cami kesme ta§ ve nigladan 
yapilmi§ olup, dikdortgen planhdir. Ibadet mekanmin ortasim 
orten merkezi kubbe siitunlar uzerine pandantiflerle 
onirmu^tur. Kubbenin yiiksek bir kasnagi bulunmaktadir. 
Ibadet mekani alth ustlu iki§er sira pencere ile aydinlatilmi§tir. 
Alt sira pencereler dikdortgen soveli olup, iist sira pencereler 
alci §ebekelidir. Caminin minare kaidesi oldukca yiiksek olup, 
iist orttiye kadar cikmaktadir. Bunun iizerinde Tiirk 
ucgenlerinden yuvarlak govdeye ge9ilmektedir. Minare tek 
serefeli ve yuvarlak govdelidir. Degisik donemlerde yapilan 
onanmlarla iyi bir durumda guniimuze gelmistir. Caminin 
yaninda Pasa Hamami bulunmakta olup, halen islevini 
surdiirmektedir. 

88 



Sinaneddin-i Yusuf Bini Pir Ahmet, gunumuzde 
Aynali Camii diye bilinen camiinin asil kurucusu ve asil 
vakifidir. Caminin eski adi Sinan Kadi Efendi Camii' dir. 
Fetihten sonra Akhisar'da yapilan ilk camii olma ozelligi 
tasiyan Kohne (kofunlii) Cami'nin avlusunda mezan 
bulunmaktadir. 

Vefati 1632 olan Ahmet Rumi Efendi Halvetiye 
seyhlerinden olup bilgin bir kisidir 101 . Cok sayida eser 
kaleme almistir. Eserlerinin bir bolumii Istanbul'daki 
kutiiphanelerde, bir kismi da Akhisar'daki Zeynelzade 
Halk Kutiiphanesi'ndedir. Ilcede Uzun Tas namiyle 
amlan kabristanda medfundur. Eserleri: Mesabih-i 
Serif ten secme 100 Hadis-i Serifin serh ve tafsilini havi 
olan 'Mecalisu'l-Ebrar ve Mesalikii'l-Ahyar' ile 
Dekayiku'l-Hakayik, Risaletii'l-Taklid, Risale fi Zikri'l- 
Lisan vel Kalb, Duhaniye, Riyaiye, §erh-i Durrii'l-Yetim 
min et-Tecvid'dir ki, hepsi de basilmi§tir. 1631'de Ebu's- 
Suud tefsirine de Rum Suresinden Duhan Suresine kadar 
'Talikat' yazmi§tir. Oglu Mevlana Mahmud Katip 
Celebi'nin ogrencisidir. 

Rifai tarikati §eyhi Ahmet Vehbi Antaki 
Hazretlerinin halifelerinden Seyyid Ahmet Benlizade'nin 
Akhisar'da medfun bulundugu kaydedilir 102 . 

Miiftuliik, miiderrislik ve Seydi Ahmet 
mahallesinde bulunan Seydi Ahmet Zaviyesinde 



101 Bursah Mehmed Tahir bin Rifat. Aydin Vilayetine Mensup 
Me§ayih, Ulema, §uara, Miiverrihin ve Etibbanin Teracim-i 
Ahvali. Hazirlayan Akif Erdogru. Akademi Kitabevi. Izmir. 
1994 

102 http://www.rufai.net/ 

89 



miitevellilik (vakif yoneticiligi) yapmis olan Ahmet 
Efendi Akhisar'da medfundur. Peygamberimizin (s.a.v) 
soyundandir. 

1796 yilmda vefat eden Kurra Mehmet Efendi 

Kuran-i Kerim okumakta usta bir kisidir. Ulu Cami'nin 
avlusunda ticer odali olmak iizerebirer tane dariilhadis ve 
bir darti'l kurra yaptiran Miiftii Kurra Mehmet Efendi 
bunlarm arasmda bir de dershane yaptirmistir. 

Akhisar'a kiiltiir alanmda biiyiik bir adim attiran ve 
ilerde insanhga faydali olmak amaciyla Hashoca Camii 
avlusuna yaptinlan ve 923 kitaptan olusan Zeynelzade 
Halk Ktittiphanesi Akhisar'da ilk ktittiphane olma ozelligi 
tasir. Zeynelzade Haci Ali Oglu Haci Ali Efendi' nin 
kendi adim tasiyan kiitiiphanesinde bulunan eserlerin 
hepsi el yazmasi olup arasmda Katip (^elebi'nin 
"Kesfuzziinun" gibi 90k degerli eseri de vardir. Siyasi ve 
idari yonleri olan Haci Ali Efendi Ktittiphanenin 
ihtiyaclanm karsilamak icin 12 odali tie magaza ile dort 
dtikkandan olusan han, bardak imalathanesi, farkli 
semderde sekiz adet dtikkan ve Karakoy civarmda su ile 
isleyen un degirmeni ve 50 dontim tarlayi da vakfa 
bagislar. Daha sonra Akhisar carsismda fikan yangmda 
vakiflarm ?ogu yanar ve arsalarm kiraya verilmesi ise 
belgeleri olmadigi icin higbir ise yaramaz. 1779 'da 
Akhisar voyvodahga yapan Haci Ali Efendi 1814'de 
vefat eder. 

Edebiyat ve Arap-Fars dilleri uzmam olan Haci 
Ahmet Rasit Efendi, Istanbul'da mtiderris olduktan 
sonra Akhisar' in Palamut bucagmm merkezi olan 
Yayakoy'deki medresede mtiderris ve kiitiiphanesinde de 



90 



hafiz-i kiitiip olarak gorev yapar 103 . 1859 yilmda vefat 
eden Haci Ahmet Rasit Efendi, Yayakoy Medresesi'nin 
avlusuna defnedilir. §iir ve methiyeleri bulunmaktadir. 

Kantarcizade Haci Ahmet Aga, 1863 yilmda 
Abdunnebi Efendi Mahallesinde £marli Kapi mevkiinde 
bir cami ve 1 odali bir medrese, bir okul, bir de mutfak 
yaptinr. Ve bu yapilara yetecek sekilde bir rumhane, 19 
adet diikkan ve magaza, bir mesken, bir samanlik, bir 
miktar arazi ve zeytin agaclan vakfeder. 

Bagdath Oglu §eyh Haci Mustafa Efendi, Rufai 
Tarikati seyhlerinden olan bilgin bir kisidir. Ulucami 
mahallesindeki bir binayi tekke ve mescit olarak 
kullanmislardir. 1895 yilmda vefat eden Haci Mustafa 
Efendi carsida dort diikkan vakfeder. 

§iikrii Haliik Akalm makalesinde Akhisar-Smdirgi 
karayolunun 14. kilometresindeki Karakdy'un giineyinde 
camlarla kaph bir tepede yer alan Karaca Ahmet'in 
tiirbesinden soz eder 104 . Karaca Ahmet'in mezan, koyiin 
mezarligmm bir hayli uzagmdadir. Gerci tiirbenin 



103 Zeytinliova tarihi 1600'lii yillara dayamr. Bununla birlikte 
1854 yilmda Belediye te^kilati kurulmu? bulunan en eski 
yerle§im yerlerinden biridir. Zeytinliova'nm ilk adi Palamut'tur. 
Daha sonra Yayakoy olarak degi§tirilir. En son olarak da zeytin 
agaclannin 90k olmasindan dolayi Zeytinliova ismi verilir. 
Burada 18 odali bir medrese ve buyuk bir kiituphanesi olan 
Karaosmanoglu Camii zamanin sayih ilim hocalannin yeri idi. 
104 §ukru Haluk Akalm. Akhisar'da Karaca Ahmet Turbesi ve 
Bu Tiirbe lie Ilgili Inan9lar 



91 



giineybati tarafmdaki fundaliklar arasmda eski bir 
mezarlik bulunmaktadir, ama bu mezar bu gun tamamen 
fundahklarm altmda kalmistir. Tiirbenin yakm zamanda 
yapildigi, kullamlan malzemeden anlasilmaktadir. 
Tiirbenin icerisindeki tek mezar Karaca Ahmet'e aittir. 
Tiirbede ve Karaca Ahmet'in mezarmda herhangi bir 
kitabe bulunmamaktadir. Mezarm uzunlugu normal bir 
mezarm uzunlugundan fazladir. Alti adim (yaklasik 4.5 
metre) uzunlugundaki mezarm iizerindeki betonun da 
yakm tarihlerde dokiildiigii goriilmektedir. Beton mezarm 
iizeri yesil ortiilerle kaplanmistir. Mezarm bas kismmda 
insan basi seklinde bir tas bulunmaktadir. Bu tasa da yesil 
ortii 6rtiilmii§, tasm iizerine gecirilen beyaz bir tesbihle 
bu ortii tutturulmustur. Mezarm bas tarafma gelen yerde 
yakla§ik otuz santim derinliginde iki delik bulunmaktadir. 
Bu deliklerin hemen yamnda ise iic su testisi 
durmaktadir. Bu delikler di§mda tiirbenin tabam tamamen 
haliyla kaplanmi§tir. 

Tiirbenin giineydogu kismmda sonradan yapildigi 
belli olan bir cami ve tiirbenin giris kapismm hemen 
karsismda da bir sadirvan bulunmaktadir. Tiirbenin kuzey 
tarafmda ise iizeri kiremitle kapli odalar vardir. Eskiden 
tiirbenin bir kiilliye halinde oldugu anlasiliyor. Ancak, 
zamanla bu kiilliye tahrip olmus, harabe haline gelmistir. 
Tiirbenin 1950'li yillardaki halini tasvir eden 
Miiderrisoglu, kerpi^ten insa edilen tiirbenin etrafmda 
hifbir bina olmadigim, yalmz tiirbenin dogusunda ve 
hemen yakmmda bir cesme ile bina enkazi oldugunu 
yazmaktadir. 

Gefen zaman iferisinde Karakoy halki tiirbeye 
sahip fikmislar ve giiclerinin yettigince tiirbeyi 



92 



onarmislardir. Vaktiyle buradaki bina kalmtilan aslma 
uygun olmasa da yeniden insa edilerek kullamlir hale 
getirilmistir. Yapilan onanmlar sirasmda tiirbenin giris 
kapismm yeri de degistirilmistir. Bu gun tiirbenin kapisi 
doguya bakmaktadir. Ancak, tiirbenin kuzeye bakan 
duvarmdaki basamaklardan ve taslardan, eskiden 
tiirbenin girisinin kuzeyden oldugu anlasilmaktadir. 

Karaca Ahmet tiirbesinin Karakoy ve cevre 
ciftciler icin onemi pek fazladir. Koyliiler, Karaca 
Ahmet'in kendilerini tehlikelerden, afetlerden 
koruduguna inanmaktadir. Ekim aymda mahsul 
kaldinldiktan sonra koyliiler ovadan koylerine 
inmektedirler. Koylerine gelen ciftcilerin ilk yaptrklan is 
Dede olarak adlandirdiklan Karaca Ahmet'in tiirbesini 
ziyaret etmek, tiirbede kurbanlar keserek etlerini 
dagitmak ve 9e§itli hayirlar yapmaktir. Karakoyliiler, 
tiirbe ziyaretlerini genellikle cuma giinleri yapmaktadir. 
Adagi olan, dilegi olan koyliiler cuma giinleri namazdan 
sonra Karaca Ahmet'in tiirbesini ziyaret ederek, adakta 
bulunmaktadir. Disandan gelenler ise ziyaretlerini daha 
90k pazar giinleri yapmaktadir. 

Tiirbedeki adak adama, dilek dileme cesitli ibadet 
sekillerine baglanmistir. Adakta bulunacak kisiler tiirbede 
iki rekat namaz kilip, "Karaca Ahmet'in ytizu suyu 
hurmetine! ",diyerek adakta bulunmaktadir. Dileginin 
yerine gelmesinden sonra kisi tekrar tiirbeye gelip iki 
rekat siikiir namazi kilip yanmda getirdigi kurbam burada 
kestirmektedir. Adak kurbam kestiren kisi kurbamn 
ancak sag bobregini yiyebilir. Girisecegi bir isin hayirli 
olup olmadigim ogrenmek isteyen kisiler ise tiirbede yine 
iki rekat namaz kildiktan sonra tiirbenin icindeki 



93 



tespihlerden birini imamesinden tutarak asagrya 
sarkitmakta, serbest kalan tesbihin saga donmesi halinde 
bu isin hayirli olacagim; sola donmesi halinde ise bu isin 
hayirli olmayacagma hiikmedilmektedir. Bu inamslardan 
baska, tiirbede mum yakmak, cevredeki agaclara bez 
baglamak gibi davramslar da goriilmektedir. Mezarm bas 
tarafmdaki mum kalmtilan ve tiirbenin batismdaki 
agaclara baglanmis bezler, bu inamslann yaygm olarak 
yasadigmi gosterir. £ocugu olmayan kadmlar, tiirbe 
ziyaretinde cocuk sahibi olmak i9in dilekte bulunduktan 
sonra ellerini mezarm basucundaki deliklerden birine 
sokmakta ve delikten eline gecirdigi tasi, topragi, kumu, 
tahta parcasim yutmaktadir. Bazen delikten bocek 
yakalayan kadinlarin bu bocegi yuttuklan bile anlatilir. 
Yutulan bu nesnenin dogacak focugun almnda 
sekillenecegine inamlir. 

Inamsa gore, tiirbenin icinden, fevresinden, 
tiirbenin yakmmdaki ormandan bir sey ahp gotiirmek 
kisiye zarar vermektedir. Agaclardan bir dal bile kopanp 
gotiirmek insanm basma dert afabilmektedir. Adagi 
yerine gelen kisi tiirbede adak kurbamm kestiginde 
kurbamn etini de evine gotiirememektedir. Bunun icin bir 
uyan yazisi tiirbenin girisine asdmistir. Kesilen kurbamn 
derisi ise tiirbede gorevli kasaba kalmaktadir. 

Koyiin adi, bu velinin admdan gelmektedir. 
Akhisar ve fevresinde Karakoy Dedesi olarak bilinen 
Karaca Ahmet'in tiirbesi, sadece bu fevrenin degil biitiin 
Bati Anadolu'nun onemli ziyaret yerlerinden biridir. 

Akhisar' in 12-13 km. giineyinde bulunan 
Kizlaralam koyiiniin yakmlarmda esi oldugu samlan Elif 

94 



Hatun diye bir kisiyle aym tiirbeyi paylasan Rumi Isaoglu 
Korkut Baba'nm Fatih doneminde yasadigi 
zannedilmektedir. 

Yatagan koyii, ilceye 17 km. uzakliktadir. Akhisar 
il9esinin kuzey-bati dogrultusunda bulunan Yatagan 
Sirtlan iizerinde yer alir. Yatagan'da Dedecik, Kalburcu, 
Martla, Yaren Baba, Kirklar, Yediler, Hayran 
Mahmud ve daha ismi sayilmamis 90k sayida tiirbe 
bulunmaktadir. Muharrem aymda bu tiirbelerin basmda 
adaklar adanir, kazanlarla asure pisirilir ve hayir olarak 
dagitilir. 

Yaren Baba'nm kabri, koyiin ve yorenin en 
yiiksek tepesindedir. Burada bir kaleye ait kalmtilar 
bulunmaktadir. Buraya "Kirklar Tepesi" adi da verilir. 
Yaren Baba'nm, Seyyid Mahmud Hayrani Hazretleri'nin 
babasi oldugu rivayet edilir. Bu zatm tiirbesi 1962 yilmda 
koyliiler tarafmdan yeniden yapilmi§ olup ziyarete 
aciktir. 

Diger admin Hayre Mahmut Sultan oldugu bilinen 
Mahmut Baba Akhisar'm fethinde rol oynami§ Bekta§i 
tarikati §eyhlerindendir. Bizans Doneminde "Karapavli" 
denilen koyiin Akhisar'm fethinden sonra kendisine 
verilmesiyle bu koye, Mahmut Baba'nm admdan dolayi 
"Yatagan"denir. Tiirbesi de Yatagan koyundedir. 

Yatagan, Oguz Tiirklerinin Ufok boyu tarafmdan 
kurulmustur. Anadolu'nun islamlastinlmasi ve 

Tiirklestirilmesi ulkiisu ile yola fikanlar, Anadolu'nun 
degisik koselerine birer birer yerlesmeye baslarlar. Bu 



95 



isimlerden biri olan Yatagan Mahmud Sultan da 

"Karapavli" denilen bu bolgeye yerlesir. 

Anlatilir ki, Yatagan Mahmud Sultan, yaklasik 
olarak 1285-1375 yillan arasmda yasamistir. Saruhan 
Beyligi'nin 1313 senesinde yaptigi bir savasta 
Manisa'nm savunmasmda ve ordunun maneviyatmm 
yukseltilmesinde 90k biiyiik rol oynayan Mahmud Sultan 
ve onun manevi terbiyesinde yetisen dervisleri, Saruhan 
Bey 'in dikkatini cekerler. Kendisine hediye olarak da 
"Karapavli Koyii" arazisi verilir. Saruhan Bey bir de 
buyruk cikanr ve, "Biz ki Alpagu Oglu Saruhan Bey'iz. 
Mulkumuz icinde bulunan Karapavli nam kiiffar karyeyi 
evliyaullahtan ve tarikat-i aliye seyhlerinden Yataganli 
Mahmud Sultan' a Akhisar'a kadar olan biitiin arazi ve 
zeytinlikleri temlik ve vakfeyledik. Bundan gayri kiiffar 
ismi Karapavli'yi de "Yatagan Mahmud Karyesi" diye 
tebdil eyledik. Mahmud Sultan bundan akdem devlet-i 
aliyyemizin devami icin duada kusur etmeye. . .". Saruhan 
Bey aynca kizi Leylihan Sultan' 1 da Yatagan Mahmud 
Sultan'a e§ olarak verir. 

Bu geni§ ve verimli arazi yakla§ik 1519 yilma 
kadar Yatagan Mahmud Sultan ve onun soyundan 
gelenler tarafmdan kullamlir. 19.yiizyihn ba§larmda 
Karaosmanogullan tarafmdan bu arazi ve zeytinlikler 
yagmalamr ve arazi kismen k6y tasarrufundan fikar. 

1371 tarihli Revak Sultan vakfiyesi §ahitleri 
arasmda yer alan Seyh Osman-i Rumi oglu Mahmud 
Dede'nin Yatagan Mahmud Sultan oldugu ileri 



96 



suriilur 105 . 1826 yilmda Yeniferi Ocagryla birlikte 
kapatilan Bektasi tarikatma ait mal ve araziler de 
miisadere edilirken Yatagan koyiinde bulunan ve Yatagan 
Baba Zaviyesi olarak anilan dergahm tarla ve baglarmm 
oldugu kayitlidir. Muhtemelen bu zaviyenin etrafma 
gomiilen seyh ve dervisler yatir olarak kabul edilmis ve 
boylece koy 90k sayida yatir barmdiran bir kiilt merkezi 
haline gelmistir. Koydeki yatirlarm Hz. Ali'nin torunlan, 
yani Ehli Beyt'ten olduguna inamlir. 

Menkibevi olarak Yaren Baba'nm nefes evladi 
olarak kabul edilmektedir. Koy icerisindeki tiirbede 
Leylihan Sultan ile yan yana yatmaktadir. Mezar tasmda 
herhangi bir yazi yoktur. Leylihan Sultan' in (yorede 
Leyla Ana olarak anilir), Hayran Mahmut'un annesi mi 
hanimi mi oldugu hakkmda kesin bir bilgi de yoktur. 
Ancak koyliiler, annesi olduguna inanmaktadir. 
Tiirbedeki mezar tasmda Leylihan Mehpare Sultan kaydi 
vardir. Koyliiler Leylihan Sultan' in da keramet sahibi 
olduguna ve yilanlardan urgan yaparak odun, cirpi 
tasidigma inanmaktadirlar. Ne zaman yapildigi 
bilinmeyen turbe, 1799 'da tamirden gecirilir. Bu esnada 
buraya bir oda daha ilave edilmis ve Yatagan kolunun 
basi Mehmet Aga buraya gomiilmustiir. Hayran 

Mahmut hakkmda anlatilan menkibeler soyledir: 

"Haci Bekta§ Veli zamamymi§. Tabii erenler 
birbirlerine her zaman seyrangaha, gezmeye giderler. 
Hayran Mahmut da aslana binmi§, yilani kamgi 
etmi§, Haci Bekta§ Veli'ye ziyarete gitmi§. O mubarek 



105 Giirol Pehlivan. Manisa Ili Akhisar Il9esi Yatagan Koyiinde 
Evliya Kiiltii. Alevilik-Bekta§ilik Ara§tirmalan Dergisi. Sayi 1 . 

97 



de 'At Kayasi ' dedigimiz tasa biniyor, kag yiiz ton 
bilmiyorum. 4,5-5 metre var, 180 cm. eni var, koltuk 
gibi tasin oturma yeri var. Ona biniyor, bir riizgdr, bir 
firtina bizim Hayran Mahmut'la bir mevkide 
karsilasiyorlar. Birbirlerine sarihyorlar. Haci Bektas 
Veli 'Ya Mahmut, sana hayranim. ' diyor. [Sonra da 
Haci Bektas Veli] 'Canhya binmek marifet degil, asil 
boyle cansizi yurutmek marifet. ' diyor. Boylece 
'Hayran ' ismini Haci Bekta§ vermi§ oluyor. " 

Yukandaki menkibenin Velayetname'de gefen 
Haci Bekta§ ile Seyyid Mahmud Hayrani kar§ila§masma 
benzerligi 90k aciktir 106 . Bilindigi gibi Mahmud Hayrani 
Ak§ehir'de tiirbesi olan ba§ka bir erendir; dolayisiyla 
Yatagan koyiiyle ilgisi yoktur. Isim benzerligi sebebiyle 
Menakibname'de gecen bu menkibenin, Yatagan 
Mahmut Sultan' a uyarlanmi§ oldugu ileri suriilur. 

Kalburca Dede'nin kabri, Yatagan Sunnetciler 
yolunun solunda Martla ile aym hizadadir. Yatirm 
bulundugu alanda bir fe§me vardir ve agaclar sikcadir. 
Burada yatan Kalburca Dede'nin kim oldugu hakkmda 
bilgi yoktur. Bilinen menkibesinin iki farkh §ekli 
anlatilir. "Erenler birbirinin yanma giderken kerametini 
gostermek ifin bir §ey gotiirurmu§. Bu Dede de kalburla 
su g6tiirmu§. Diger anlatimdaysa, "Kalburca Dede'nin 
e§i hastaymi§, e§ine su gotiirmek icin kap bulamamis. 
Suyu kalburla almis ve esine dylece goturmus. Su hiq 
dokulmemis. " 



106 Alevi Bekta§i Klasikleri. Velayetname. Sh. 338-345. TDV. 
2007. Ankara. 

98 



Lokmaci Dede, koyde eski mezarligm icerisindeki 
binada gomiiludur. Yatagan Mahmut soyundan oldugu 
soylenmektedir. "Lokmayi pi§irirken, lokmayi gatalla 
veya demirle alacagina eliyle ahrmi§ ", denilir. 

Martla (Mert Dede), Yatagan' 1 Siinnetciler ve 
Akhisar'a baglayan yol iizerindedir. Yatagan' a bir 
km. 'den az mesafededir. Yatirm oldugu tepe 9am 
agaclanyla doludur. Konumu ve bulundugu yerin agaclik 
olmasi dolayisiyla en 90k ziyaret edilen yatirlardandir. 
Hidirellez genellikle burada kutlamr. Iki kabir 
bulunmaktadir. Biri Mert Dede'ye, digerinin ise e§ine ait 
olduguna inamlmaktadir. Bu yatirm etrafmdaki agaclan 
korumasiyla ilgili ce§itli anlatilar mevcuttur. 

Kirklar, Yaren tepesindedir. Yaren Dede'nin 
kabri di§mda, ta§larla cevrili olan ve erenlerin 
toplandigma inamlan bir yerdir. Kirklar meclisinin 
burada toplandigma inamlmaktadir. Erenler yanlarma 
gelen misafirleriyle yahut ibadet edecekleri zaman orada 
toplanmaktadirlar. Ta§larla fevrili bu mekamn giri§ ve 
9iki§ ifin ayn kapilari vardir. Bu yerin di§mda, kadm 
erenlerin toplandigi ayn bir bolme daha bulunmaktadir. 
Kadm ve erkek erenlerin ayn oturduguna inamlir. 
Kirklar toplantismda insanlarm nasil hareket edecegi, 
nasil ibadet edecegi karara baglamr. Hz. Muhammed 
(s.a.v) ve torunlan amlir. Onlar icin kimi aglar, kimi 
ibadet eder, kimi saygi gosterir. Semah donerler. 

Dedecik, Yatagan'dan Siinnetfiler'e giden yol 
iizerinde bir famlik iferisindedir. Martla' dan a§agi yukan 
500 m. mesafede Siinnetciler yoniindedir. Burada yatamn 
kimligi hakkmda hifbir bilgi yoktur. Koyden 90k sayida 



99 



ki§i buraya adak adamaktadir. Yatirm bulundugu yerde, 
yapilan hayirlan pi§irmek icin, icinde ocak bulunan bir 
dam vardir. 

Kizlar Yareni ismiyle anilan yatir, Yatagan' dan 
Siinnetciler'e giderken yolun solunda bulunan bir camlik 
icinde olup Siinnetciler koyiine bir km. mesafededir. 

Zincirli Dede, Yatagan koyiiniin giri§inde bulunan 
bir evin yamndadir. Burasmm bir velinin nazargahi 
olduguna inamlir ve bir yatir olarak kabul goriir. 

Anlatihr ki, "Koyiin icindeki bir evin orada bir 
evliya nazargahi varmi§. Ev yanmaya ba§hyor. Ev 
yanarken bir ku§ ugmu§ yangin igerisinden. Kanatlari 
zincir, kuyrugu zincir. Yanginin iqinden qikip bir tarafa 
konmu§. Her tarafim bir zincir olarak gormu§ler, yangini 
sondurmeye gidenler. Ku§un kondugu yeri [nazargahi] 
bir mezar gibi qevirmi§ler. Zincirli Dede ismi buradan 
gelir. " 

Cigerci Dede, Yatagan Sunnetfiler yolu 
iizerindeki agaflik bir tepededir. 

Abbas Dede, Yatagan koyiine en uzak mesafedeki 
yatirdir. Tepelik ve agachk bir bolgededir. Yediler, 
Yaren Baba'ya cikarken ayn bir mevkidedir. Ta§la cevrili 
yedi mezara verilen isimdir. K6yde aynca Yemisli Dede, 
Sulu Dede, Garip Dede, ve Sunnetciler yolu uzerinde 
Kayip Dede yatirlan bulunmaktadir. 

Komiirciilii Miiderris Haci Bekir Efendi, Nak§i 
ve U§aki tarikatma bagli olup kendi koyiinde vefat etmi§ 



100 



ve il9eye 45 km. mesafede bulunan Komiircu koyii camii 
bahcesine defnedilmistir. 

Selimzade Ahmet Ragip Bey, 1894 yilmda 
Akhisar Pasa Camii yamnda yaptirdigi hastanenin 
gelirleri icin Tahta Kale Hamm vakfeder. 1902 yilmda 
Rum ve Ermeni eczacilar rekabete girip carsida 
belediyede ortak olarak bir eczane a9arlar. Hastane, 
Ragip Bey'in 1892 yilmda K6sk civarmda yaptirdigi 
binaya tasmir, ancak belediye biitcesinin yetersizligi 
sebebiyle kapatihr ve daha sonra dispanser olarak hizmet 
verir. 1952 yilmda bir Verem Hastanesine doniistiiriilen 
yapi, 1954'ten itibaren 70 yatakli cagdas bir hastane 
olarak yeniden insa edilir. Akhisar' a hastane kazandiran 
Ragip Bey, Aynali Camii de o yillarda yeniden yaptirmis, 
45 doniim cekirdeksiz uziim bagmi 1896 yilmda tescil 
ettirdigi bir vakfiyeye dahil ettirmistir. 

Ilceye 30 km. mesafede bulunan Sirtkoy'de, vatani 
goreve gonderilen genfler icin koyiin fikismda bulunan 
ve tiirbe adi verilen yerde (burasi muhtemelen Abdil 
Musa kabridir) biitiin koyiin katilimiyla asker duasi 
yapilarak gonderilir. 

Ilfeye 17 km. mesafede bulunan Musaca koyiinde 
Halife Sultan ismiyle de anilan Musaca Dede yatin 
bulunur. 

Ilcenin Palamut bucagma bagh bir Avsar koyii 
olan yerlesim yerinin, ismini Sindel Baba isimli Cokekli 
Dede'den aldigi ileri suriiliir. Sindel Baba'nm bugiin 
dagilmis olan Cokek koyiinde bir zaviyesinin oldugu 
soylenir. Burada dort tiirbe olup her sene belirli 



101 



zamanlarda her tiirbeye ayn ayn hayrrlar yapilir. Lokma 
dokuliir halka dagitilir, gozleme yapilir, corba pi§irilir. 

Ilceye 27 km. mesafede bulunan Dogankaya 
(Gorenez) ile Sarnie koyleri arasmdaki bir tepe iizerinde 
tiirbesi bulunan Ahsen Dede once Gorenez koyiine 
gelir 107 . Bir siire sonra koyden aynlarak daga cekilir ve 
burada miinzevi bir hayat ya§ar. Vefat ettiginde buraya 
defnedilir. Anlatihr ki, burada kimsesiz ve garip 
kaldigmdan ba§ka yerlerden gelen ziyaretciler, 
Gorenez'in adi goremez derler. Ciinkii o koyden bu zati 
bilen yoktur. Nihayet o zamanm insanlarmm torunlan bir 
zatm delalet ve i§aretiyle bu merhum ve muhterem zati 
bulurlar ve biiyiik kiilfetlerle 1995 senesinde bir tiirbe 
yapip ziyarete acarlar. 



Biz bilinmez bir kimsesizdik, 

Bir bileni kendimizi sezdirdik, 

Senelerdir toprakta kendimizi gizledik 

Murat isteyenlere ederiz dua 

Uyan diinyaya etmeden veda 

Yolun dogrulsa yardimcidir Huda 

Inat etme adavet ve kinde 

Daim ol Allahin zikrinde 

Huzur yoktur ba§ka dinde 

Omriinii hak hukukla gecirme 

Dunya hayatini gafletle bitirme 

Son nefeste gahadeti kacirma 

Bu zatin adi zat-i ahsendir. 



107 



Mansur Bilgin. Manisa'da Ya§ami§ Goniil Erleri. 
102 



Dogankaya koyii icersinde yer alan Seyyid Ahmet 
Dede tiirbesi icindeki mermer kitabeye §unlar yazhdir. 

"Bu tiirbede medfun bulunan zat Seyyid Ahmet 
Hazretleri, 22 yasinda (28) yasinda buraya geldi. 
87 yasinda oldti. Sahiplerinden mtisdde ahp 
buraya yerlesti. Babasimn adi Selim sillale-i 
tdhirenin 20. (batimndandir) . Horasamn Inlidere 
isminde ktiquk bir kasabasindan olup, Erzurum 
Hasankale'de bulunan agabeyi Hizir Baba'nin 
yaninda 3 sene kaldiktan sonra Akhisar 'a gelip bir 
hafta kaldi. Sonra buraya geldi. Burada iig bes 
qadir vardi. Sahiplerinden izin ahp buraya yerle§ti. 
Onlar bu zdti qok sevdiler. Kar§idaki sonradan 
kurulan Kabaagaqkiran koyunun oldugu yerde 
qadirlarin yaninda yagayan Suleyman Efendi'nin 
kizini tavsiyede bulundular. Gidip baktdar babasi 
"Gor kizim Nazh'ya nikdh edeyim sana" dedi. 
Seyyid Ahmet Hazretleri evlenmek iqin agabeyi 
Hizir Baba'yi davet etti. Daveti icabet edip 
geldiginde gelinleri olan Nazhyi gorunce gelinin 
hem ismini hem kendini qok sevdigi iqin kendi 
unvanini Nazh Baba ilan etti ve onunla evlendiler. 
Bir qocuklari olup GornazhDagi 'ndaki tiirbede 
medfun bulunan zat bu zdtin ogludur. Bu koytin 
asil adi Gornazhya'dir. Sonradan galatla§ip 
gorenaz oldu. Buraya geleli 697 sene olmustur. 
Allah sefaatlerinden mahrum etmesin. " 

Dogankaya koyii yakmlarmdaki Tekke Dedesi 
mahallesinde Tekke Dedeleri ismiyle amlan iki tiirbe 



103 



bulunur 108 . Seyyid Suleyman ve Ali (k.s) Hazretlerine ait 
bu yapilarm onanmma 'Manisa II lice ve Koyleri 
Dayani§ma Dernegi'nm destek vermis, burada girise 
biiyiik bir cami, yemekhane ve mutfaklar yapilmis oldugu 
goriilur. 

Horasan'm §anhdere koyiinde medfun bulunan 
merhum Haci Hafiz Kamil Efendi 500 sene evvel kardesi 
Selim Efendi ile Sami Efendiyi bu bolgeye irsad icin 
gonderir. Sami Efendi agabeyinden on yas kucuktiir ve 
59 yasmda vefat etmi§tir. Maa Adem koyiine 
yerle§mi§lerdir. Sonradan galatla§mi§ olan Mandam 
koyiiniin asil ismi Maa Adem'dir. Gorenez koyiinde 
medfun bulunan Seyit Ahmet Efendi ile amca 
cocuklandir. Annelerinin adi Ay§e-i Kebire'dir. Sami 
Efendi 23 ya§mda aym koyden Hiiseyin Efendi'nin kizi 
Ay§e ile evlenmi§tir. Sami Efendi o koyiin damadi 
oldugundan koyliilerin istegiyle 26 ya§mda ilceye 13 km. 
mesafede bulunan Yenice koyiine yerle§ir. Koyde birfok 
miiridi olup Nak§i-Kadiri yoluyla halki ir§ad etmi§tir. 

Saruhanogullan doneminde ya§adigi du§uniilen 
Seyit Ahmet 'in sonradan tiirbe haline getirilen kabri 
Akhisar'm batismda yer almaktadir. Tiirbenin fevresi, 
fakat ozellikle kuzeyindeki mezarlik sahasmda yer alan 
90k sayidaki arkeolojik kalmti daha 50k Hellenistik, 
Roma ve kismen Bizans donemlerine aittir. 
Saruhanbeyligi kuruldugu siralarda, Seyit Ahmet 
Hazretleri etrafmdaki miicahitlerle birlikte bu beldeye 
yerlesir. Seyit Ahmet Baba Vakfi ile Medresesi zaviyesi, 
tekkesi mevcut oldugu Vakiflar Genel Miidiirliigunde 



108 http://www.muhammedzuhdu.org/ 



104 



tescil edilmis vaziyettedir. Akhisar'm en eski mezarligi, 
musliimanlarm ilk defnedildigi yer olan, buradaki 
yerlesim yeri 1170'lerden baslar. Saruhanbeyligi 
kurulduktan sonra da buralan tamamen musliimanlarm 
hakimiyetine gecer. Asagi yukan son 50 yil terkedilmis 
durumdayken, ileride yine bu mezarhgm, devamli 
kabristan olarak kalabilmesi i9in, 17 bin metre kare alan, 
tamamen koruma altma almir, etrafi tellerle ve direklerle 
cevrilir. 500 tane selvi dikilir ve Seyit Ahmet'in tiirbesi 
de yeniden restore edilir. Mescidi, tiirbesi, mutfagi, 
yemekhanesi, kadm ve erkeklerin ayn ayn abdest alma 
yerleri ile beraber tamamen yenilenir. Tiirbe etrafmda 
bulunan koridorlar ozenerek yapilir. Burada dileyenler 
mevliid okutur, kelimeyi tevhid' ler 9ekilir. Seyit Ahmet 
Baba vakfi binlerce doniim arazisi olan bir vakiftir. 

life merkezinde Halveti, Naksibendi, Rufai, 
Ussaki, Bayrami ve Bektasi tarikatlarmm faal olmus 
bulundugu goriiliir. 



Ala^ehir Evliyalan 



'Lidya bolgesinin anahtan' olan sehir milattan 
once II. yiizyilda Bergama krali Attalos tarafmdan 
kurulur 109 . Tiirkler tarafmdan fethine kadar Philadelphia 
adma tasiyan sehir Ege kiyilanm I9 Anadolu'ya baglayan 
yollara hakim bir 'kale sehir' olarak gelisme gosterir. 
'Rum iilkesinin en azametli sehri', Bizans imparatoru ile 
Selfuklu sultam arasmda ge9en ve sultamn oliimii ile 



109 Feridun Emecen. Ala§ehir. TDVIA. Cilt 2. Istanbul. 1989 

105 



sonuclanan savasa sahne olur. Bati Anadolu'da 1391 'de 
Yildinm Beyazit tarafmdan fethedilinceye kadar 
Tiirklerin eline gecmeyen tek Bizans sehri olarak 
varligmi korur. Bundan sonra imar hareketlerine sahne 
olan sehirde bir cami ve medrese insa edilir. Elde edilen 
vergi gelirleri de bu eserlere ve Yildinm Bayezid'in 
Bursa'daki imaretine vakfedilir. XVI. yiizyil baslarmda, 
tamami Yildinm Bayezid vakfma bagh bulunan Alasehir, 
dokuzu miisluman, altisi gayrimiislim olmak iizere onbes 
mahalleden ibaret gelismis bir kasabadir. Evliya 
Celebi'nin belirttigine gore, sehirde dokuz han, yetmis 
kadar boyahane, bircok tabakane, iki hamam, onalti 
mektep, yirmidort irili ufakh cami, 800 diikkan 
bulunmaktaydi no . XVIII ve XIX. yiizyillar boyunca 
niifus ve ekonomik yonden gelismesini siirdiiren sehir, 
ulasim kolayhgi sebebiyle Saruhan sancagma baglamr. 
26 Haziran 1920'de Yunan isgaline ugrayan sehir, 4 
Eyliil 1921 'de Turk ordusu tarafmdan yanmis, yikilmis 
vaziyette geri alimr. 

XIX. yiizyilm ortalarmda Alasehir' de bulunan 
medreseler sunlardir 111 . Camii Kebir Mahallesinde Sultan 
Yildinm Bayezid Han, Ibrahim Aga, Mush, ve Pazar 
Camii, Ibrahim Celebi Mahallesinde Abdullah Efendi, 
Mushhhocazade, Miiftu Ali Riza Efendi ve Kiitiik 
Minare, Kadi Sinan Mahallesinde Kadi Sinan, Seyh 
Sinan Mahallesinde Seyh Sinan, Karaagac Mahallesinde 
Miiftii Rasid Efendi, Katipoglu Mahallesinde Cukur ve 
Kasapzade, Tepecik Mahallesinde Ali Efendi, Sankhzade 



110 Evliya Celebi. Seyahatname. 9.Cilt. Istanbul. 1935 

111 Ertan Gokmen. XIX. Ytizyilda Alasehir. Tarih Incelemeleri 
Dergisi. Temmuz 2010 

106 



ve Alaiyeli medreseleridir. Bu medreselerden bazilannin 
temettiiat defterlerinde adi gecen camilerle aym adi 
tasimasi sebebiyle bunlarm bir kismmm 1 845 yilmda da 
egitim faaliyeti yuriittugu dusuniilebilir. 

Kaza merkezinde yedi cami ve 10 mescit olmak 
iizere top lam 17 ibadethane mevcuttur. Bunlardan bes 
cami ve mescidin adi belirsizdir. Ismi belirli cami ve 
mescitler sunlardir. Yildinm Bayezid, Seyh Sinan, Kadi 
Sinan, Kiitiik Minare, Yaghane, Pazar ve Ibrahim Aga 
camileri ile Kadi Sinan, Katip Ali, Yaviler, Elhizar, Ab-i 
Gerd, Kazgani, Arslan Faki, Balani ve Eskicarsi 
mahalleleri mescitleri ve Seyh Sinan mahallesindeki 
Cmarli mescididir. Bu ibadethanelerde 22' si imam olan 
toplam 46 cihet sahibi gorev yapmaktadir. Bu 
imamlardan biri aym zamanda muallim-i sibyan, digeri 
ders-i am ve bir digeri de hatip ve miiderris olarak gorev 
yapmaktadir. Bu cami ve mescitlerde dokuz muezzin ve 
alti hatip gorevlidir. Hatiplerden biri aym zamanda 
muderristir. Cami gorevlileri icersinde iki darii'l kurra, 
iki ders-i am, bir kiirsii seyhi, bir ders miiderrisi, iki tane 
de kayyim mevcuttur. Camilerde imam, muezzin ve hatip 
dismdaki gorevlilerin bulunmasi buralarda cemaate 
yonelik vaaz, nasihat ve dini derslerin yapildigmi 
gostermektedir. Yildinm Bayezid, Yaghane ve Seyh 
Sinan camilerinde diger camilere nispeten farkli ve fazla 
sayida cihet sahibi mevcuttur. Miikellefler icersinde 
Naksibendi tarikati ile baglantisi olan iki kisi 
zikredilmistir. Bunlardan biri seyh digeri ise halifedir. 
Tarikatm seyhi Cami-i Kebir mahallesinde ikamet eden 
Hotalhoglu Haci Ahmed Efendi, halifesi ise Yaviler 
Mahallesinde sakin Hotalh Hoca Mustafa Efendi' dir. 



107 



1899'da Ala§ehir'de 16 medrese ve buralarda 
okuyan 248 talebe oldugu goruliir 112 . Bunlardan Cami-i 
Kebir havalisinde bulunan Sultan Yildinm Bayezid Han 
Medresesi'nde 1895-1896 senesinde 35 ogrenci egitim 
gormekte olup Haci Mehmet Efendi miiderris olarak 
vazife yapmaktadir. 

Atatiirk Bulvan Kenan Evren Caddesi iizerindeki 
Kadi§eyh Camii bahcesinde yer alan tiirbe Sansu 
mahallesindedir. Sandukalarda kitabe yoktur. Ala§ehir'in 
kadilarmdan oldugu rivayet edilen Kadi§eyh tarafmdan 
vaktiyle yaptinlan cami, giiniimuzde yikilarak cagda§ 
mimari ile yeniden in§a edilmi§tir. 

Cami, tekke, ktittiphane, tiirbe ve hazireden olu§an 
Seyh Sinan Kiilliyesi ilcenin giiney kismmda yer ahr 113 . 
Evliya Celebi Ala§ehir'i ziyaretinde diger camilerle 
birlikte Seyh Sinan Camii' nden soz ederken, "bir bayir 
iizerinde alti adet kargir kubbeli ve §ehrin diger kiremit 
ortulu camilerinin aksine, kur§un ortiilii bir cami-i 
ru§endir", der 114 . Giiniimiize bu yapilardan sadece cami, 
tiirbe ve hazirenin kiiciik bir kismi kalmi§tir. Tiirbenin 
kitabesinden caminin, Bursa'dan gelerek Ala§ehir'e 



112 (^igdem Ta§. Maarif Salnamelerine gore 20. Yuzyil 
ba§lannda Aydin Vilayetinde Egitim. Yuksek Lisans Tezi. 
Afyon. 2006 

113 Enis Karakaya. §eyh Sinan Kiilliyesi. TDVIA. 39. 
Cilt.Istanbul. 2010 

114 Evliya gelebi. Seyahatname. 9. Cilt. Sh. 53. "..Bursa'da 
medfun Emir Sultan halifelerinden hala tekyesinde azim tevhid 
tezkir olup Alasehir halki her leyli cumada zikrullah(a) hazir 
olurlar..." 



108 



yerle§en Emir Sultan' in halifelerinden Seyh Sinan 
Efendi (6. 1482) tarafmdan yaptmldigi anla§ilmaktadir. 
Harim kapisi iizerinde bulunan kitabe 1821 tarihli 
onanma aittir. Milli miicadele yillarmda depo olarak 
kullamlan cami 1964'te esasli bir onanm goriir ve 1969 
depreminde harap olduktan sonra halk tarafmdan tamir 
ettirilerek ibadete acilir. 

Cami avlusunun kuzeybati ko§esindeki tiirbede 
Seyh Sinan Efendi ve be§ yakmma ait sandukalar 
bulunmaktadir. Kapisi iizerinde yer alan kitabe 1485 
tarihlidir. Kiilliyenin yok olmu§ yapilarmdan olan tekke 
caminin 50 m. kadar giineydogusunda bulunmakta idi. 
Icinde 90k miktarda yazma eserin bulundugu kiitiiphanesi 
ise tek kubbeli bir yapi idi. Erzurum Kadisi Mehmet 
Ziihdii Efendi kitaplanm buraya vakfetmi§ti. Yapi, 
icindeki kitaplarla birlikte 4 Eyliil 1922 tarihindeki 
yangmda tahrip olur. Tekke ve kiitiiphane binalan 1926 
yilmda yolun geni§letilmesi icin yiktinlmi§, caminin 
dogusundaki hazireden sadece be§ metrelik bir kisim 
kalabilmi§tir. 

Meslegi kadilik olan §airin adi Muhammed, 
mahlasi, 'Kadi'dir 115 . Hayati, Ala§ehir'de gecmi§, orada 
vefat etmi§tir. En belirgin ozelligi, tasavvufi yoniidiir. 
Siirlerinde sik sik bagli bulundugu Halvetilikten soz eder. 
Miirettep bir Divan sahibi olan §air, genel hatlanyla 
klasik Tiirk edebiyatmm §iir anlayi§im ba§anli bi9imde 
yansitir. Divan' mda didaktik iislup oldukfa belirgindir. 
Kadi Muhammed Efendi'nin Divan' 1 iizerine yapilmi§ iki 



1 15 Haluk Aydin. Ala§ehirli Kadi Muhammed, Hayati ve Edebi 
Ki§iligi. 

109 



yiiksek lisans tezi vardir 116 . Aydm makalesinde, 
"Osmanh Muellifleri" adh eserinde Bursali Mehmed 
Tahir Efendi'nin, Halveti §eyhlerinden Yigitba§i Ahmed 
Semseddin Marmaravi'den bahsederken, "Ala§ehirde 
Medfun "Kadi" mahlasli miirettep arifane divani olan 
Ala§ehirli Kadi Muhammed Efendi de bazi karinelere 
gore Yigitba§i §ubesinden a§ik ve arif bir zattir.", diye 
yazdigim kaydeder. 

Il9eye 15 km. mesafede bulunan Ye§ilyurt 
beldesinde her yil 'San Saltuk ve Turk Biiyuklerini 
Anma Etkinlikleri' gercekle§tirilir 11V . Ilahiler e§liginde 
tiirbe ziyareti yapilir. San Saltuk' un tiirbesi ba§mda 



116 Bunlardan biri 2002 yilinda Bahkesir Universitesi Sosyal 
Bilimler Enstitiisu'nde H. Aydin tarafindan tamamlanan 
'Alasehirli Kadi Muhammed Divani' adh tez ve digeri S. 
Kayalar tarafindan yine aym tarihte Dumlupinar Universitesi 
Sosyal Bilimler Enstitiisu'nde tamamlanan Kadi Divani adh 
tezdir. 

117 Sari Saltuk'un Yesilyurt'taki turbesinden baska 
Turkiye'deki diger kabirleri sunlardir. Tunceli-Hozat'ta aym 
adla anilan tepedeki tiirbesi Aleviler i9in onemli bir 
ziyaretgahtir. Diyarbakir'da sehrin merkezinde Giilseniler 
Tekkesi diye bilinen tarihi yapilar arasinda ona ait bir tiirbe 
mevcuttur. Nigde-Bor'daki tiirbe edebi kaynaklarda adindan 
bahsedilen bir ziyaretgahtir. Bektasi kaynaklarma gore bu tiirbe 
San Saltuk'un Anadolu'yu dolasmaya gonderdigi oglu Ibrahim 
Saltuk'a aittir. Babaeski'deki San Saltuk tekkesi, Bulgar 
savasinda veya Cumhuriyetten sonra yok olmustur. Iznik'te 
sehir disindaki ozel bir arazide dort sutun iizerine kurulu etrafi 
a9ik bir baska tiirbe daha bulunmaktadir ki hacca gidenler 
tarafindan yolculuk oncesi ziyaret edilmektedir. Istanbul'da 
Rumelifeneri binasi i9indeki sanduka ve kitabeli kabrin de San 
Saltuk'a ait olduguna inamlmaktadir. 

110 



okunan Kur'an-i Kerim'den ve edilen dualarm ardmdan 
toren alanma gidilir. Sari Saltuk Anadolu ve Balkanlarm 
Tiirklesip mtislumanlasmasmdaki etkisiyle adi etrafmda 
menkibeler olusmus bir alperendir 118 . Siinni ve Alevi 
cevrelerce farkli yonleriyle benimsenmis olan San 
Saltuk'un tarihi kimligi mitolojik kimliginin golgesinde 
kalir. Hakkmda kaleme almmis olan eserlerin en miistakil 
olam, Cem Sultan' m, onun tiirbesini ziyaret edip 
menakibmi dinledikten sonra Ebu'l Hayr Rumi'ye 
yazdirdigi Saltukname'dir. Hayatmm 1297'ye kadar olan 
donemi tarihi bilgilerle kismen irtibatlandinlabilirse de, 
1263 'ten oncesine ait bilgiler muglaktir. 

Haci Bektasi Veli'nin halifelerinden olan San Saltuk'un 
Anadolu ve Balkanlar'da 90k sayida tiirbe ve makami 
bulunmaktadir 119 . Bu tiirbelerin bazilan Miisliimanlann 
yam sira Hristiyanlarca da kutsal kabul edilmektedir. 

Yesilyurt beldesine uc bucuk km. mesafede 
bulunan Aydogdu koyuniin yamacmda yer aldigi tepenin 
zirvesinde Ali Efendi ismiyle amlan bir yatir vardir. 



Demirci Evliyalan 

Karesiogullanmn Osmanh'ya baglanmasmdan 
sonra Yildrnm Beyazit, Saruhanoglu Hizir Sah'a Demirci, 
Adala, Gordes, Kayacik ve Kemaliye taraflarmm 



118 San Saltuk TDVIA. 36. Cilt. Machiel Kiel 

119 Birsel Qaglar Abiha. San Saltuk'un Tiirkiye'deki 
Makamlan Uzerine Bir Inceleme. Alevilik Ara§trrmalan 
Dergisi. 2011. Sayi 2 

111 



yonetimini teslim eder. Hizir §ah doneminde Demirci, 
Icikler, Borlu ve cevre koylerinde bircok vakif yapilir. 
1410'da Hizir §ah'm oldiiriilmesiyle Devlet Han'm oglu 
Yakup Bey, Demirci'de hiikiim siirer. Saruhanogullan'nm 
hakimiyetinin 1412'de sona ermesiyle o tarihten 1920'ye 
kadar, Osmanli egemenliginde kalan Demirci, Saruhan 
Sancagi'na bagh olarak 1595 yilma dek veliaht 
sehzadelerin yonetimi altmda bir kaza merkezidir. 
Kadilik idaresi 1754 yilma kadar siirer. O tarihten sonra 
Demirci, ayanlarm eline gecer. Voyvoda Kocabasi ile 
baslayan ayanlik yonetimi, Demirci'de belediye yonetimi 
kuruluncaya kadar devam etmistir. Demirci, Kurtulus 
Savasi yillarmda siirekli isgal altmda kalmaz ve ozellikle 
Demirci Kaymakami Ibrahim Ethem'in orgiitledigi 
akmcilarla Yunanhlara karsi basanli bir direnis gosterilir. 

Kuloglu Medresesi miiderrislerinden ve Kuloglu 
Naksibendi tarikati tekkesi seyhlerinden Haci Mehmet 
Emin Efendi (1868-1934), Hafiz Mehmet Efendi 
Hoca'nm biiyiik ogludur. Medreseyi, tekkeyi vaaz 
hocaligmi senelerce idare eder. Devrinde kendisi icin 
'Ayakh Kiitiiphane' denmektedir. Her siniftan halk ve 
memleket idaresinde soz sahibi olan memurlardan hurmet 
goriir. Sozii, sohbeti dinlenir, guleryiizlu, niiktedan bir 
zattir. Anlatihr ki, carsi ve pazara, kasaba ahsverise 
fikmaz, bir adamim gonderir, ihtiyaclarim aldinr. Adama 
kime aldigmi soylememesini de siki siki tenbih eder. 
£unku, hatirmi sayan esnafm kendisine malm en iyi 
yerinden fazla fazla ve 90k az bir fiyatla vermesinden 
korkar, kul hakki iizerine gecmesin diye biiyiik dikkat 
etmektedir. 

Haci Mehmet Emin Efendi 'nin Zehra ve Naciye 
112 



isimlerinde iki kizi ve Mehmet isminde bir oglu olur. 

Hakkmda anlatilan menkibelerden bin §6yledir. 
§eyh Haci Mehmet Emin Efendi bir gece Kuloglu 
Camisi'nin batismdaki evinin cardagmda yaz 
gecelerinden birinde zikirle me§gulken biiyiik kapidan 
avluya bir hirsiz girer. Ahira girerek §eyhin kiymetli atmi 
cikarrp gotiirmek ister, fakat bir tiirlii kapiyi bulamaz. 
Geri donerek hayvam birakir, kapiyi bulur. Tekrar 
hayvanla cikmak istediginde kapiyi yine goremez ve bu 
hal tic defa tekrar eder. Durumu cardaktan takip eden 
§eyh efendi hirsiza seslenerek, "oglum yeter. Daha 
anlayamadm mi.. gel artik Hak yoluna gir.", der. Ve hirsiz 
ettigine pi§man olup utanarak §eyhin ayaklarma kapamr, 
af diler, tarikat dairesine girer. 

Bir diger menkibe de, onun kendi §eyhiyle ilgilidir. 
§eyh Haci Mehmet Emin Efendi, daha Istanbul'da §eyh 
Ziyaeddin Gumu§haneli'nin (1813-1893) dervi§i iken bir 
giin §eyhle beraber camiye giderler. Iferi girmeden once, 
§eyh Ziyaeddin Efendi cebinden bir giimu§ mecidiye 
9ikanp, "Mehmet Emin §unu al", der. Haci Emin Efendi 
parayi ahp cebine koyar, fakat namazda du§iincelere 
dalarak, "Acaba §eyhimin bana bunu vermekteki maksadi 
nedir? Bana bir §ey mi aldiracakti", diye dii§uniirken 
namaz biter. §eyhi ile beraber camiden cikarlarken §eyh, 
"Mehmet Emin §u mecidi ver. Daha olmami§sm. Bir 
mecid namazda seni bu kadar me§gul etmemeliydi", der. 
Daha bunun gibi nice agir imtihanlardan gectikten sonra, 
Haci Mehmed Emin Efendi bu zattan icazet alarak 
Demirci'nin ir§adi ile vazifelendirilmi§ ve olumiine kadar 
bu vazifeyi yuriitmii§ ve halkm sonsuz hiirmet ve 
sevgisini kazanmi§tir. 



113 



Hakkmda anlatilan bir diger menkibe de soyledir. 
Simav'm Yagillar koyii oteden beri zahir ve batm ilimleri 
merkezidir 120 . Bir gece Yagillar Medresesi'nde mana 
ilminden bir mesele gecenin gee vakitlerine kadar 
tartisilir. Hocalar isin icinden cikamayarak dagilrp 
evlerine yatmiya giderler. Mecliste bulunanlardan Haci 
Kara Ahmet oglu gece uyumaz, atma atlayarak siiratle 
Demirci'ye gelir. Seyh Haci Mehmet Emin Efendi'den 
meselenin cevabmi aldiktan sonra tekrar atma atlayarak 
Yagillar'a doner. Sabah namazmdan sonra gece 
halledilemeyen mevzu tekrar ortaya atilmca, Kara Ahmet 
oglu dogru cevabi verir. Hocalar, bu cevap senin olamaz, 
diyerek itiraz ederler. "Bunu ancak bu havalide Seyh 
Haci Mehmet Emin Efendi verebilir", derler. O da olayi 
anlatir. Hocalar bu zatm ilim ugrundaki fedakarhgmdan 
dolayi tebrik ederler. Qok zengin olan Haci Kara Ahmet 
oglu sari samur kurkunii Haci Mehmet Emin Efendi' ye 
hediye etmis olup seyh bunu vefatma kadar giymistir. 

Demircili Ahmet Sidki Efendi, ilk tahsilini 
koyiinde yapip bir miktar daha tahsilden sonra, 1852'de 
Gordes'e giderek Divanoluk Medresesinde tic yil daha 
tahsil eder 121 . Sonra yine Demirci'ye donerek orada, 
sonra Bahkesir'de, daha sonra Kirkagac'ta Konyali Haci 
Abdullatif Efendi ve Miifti Efendi Medreselerinde 1865'e 
kadar tahsil eder. Bundan sonra istanbul'a gelerek 
§umnulu Ahmed Hulusi Efendi'den ders goriip 1870'te 
icazet ahr. Ilmiyye Salnamesinde, H. 1910'da Musilai 
Siileymaniyye derecesiyle Kemankes Kara Mustafa Pasa 



120 Simav Kutahya'nin il9esi olup Yagillar koyii Demirci'ye 31 
km. mesafede bulunmaktadir. 

121 Ebu'l Ula Mardin. Huzur Dersleri. Sh. 923 

114 



Medresesi miiderrisligi tevcih olundugu belirtilmistir. 27 
Ekim' 1911'de Demirci'de vefat eder. 

Evliya £elebi Seyahatnamesinde Balzad Haci 
Baba tekkesinden soyle s6z eder 122 . Demirci'nin "..iki 
tekyesi var. Biri Haci Baba Sultan tekyesi derler bir 
kargir kubbe-i alidir. Icinde Balzad Haci Baba 
medfundur. Ayende ve revende iciin miiteaddid hucreler 
ve meydan ve sofalar ve istabillari ve matbahmda nimeti 
vardir. Fukara (i) Bektasiyan ile ma-lamal asitane idi. 
Kopruliizade Ahmed Pasa'dan bir alay suhtevat emirler 
getiriib tekyei medrese idiib suhtevat miistevli olunca 
canibi erbaadan nizalar kat olub dersiamlar vakfullahi 
berbad etmisler ve berekat-i Halili ucurmuslar." Balzad 
Haci Baba-i Veli Horasan erenlerinden olup baslarmdaki 
zatm emrinde Demirci'nin fethi sirasmda sehid diiser. 
Kabrinin bitisiginde admi tasiyan tekke vardir. Bu tekke 
halen Kuran Kursu olarak kullamlmaktadir. 

Carzadeler Medresesi' nin banisi ve muderrisi olan 
Haci Hiiseyin Efendi, alim, abid ve zahit bir zat olup 
aym medresede miiderrislik yapmis olan Haci Hakki, 
Haci Abdullah ve Haci Arif Efendi' lerin babasidir. 
Caroglu Haci Hiiseyin Efendi Hoca hie bir siinneti 
terketmemis zatlardandir. Hakkmda nakledilen bir 
menkibe soyledir. (^ekirge afetinde kendisine sigircik 
kusu bulmasi icin miiracaat edildiginde, Afyonkarahisar'a 
giderek kuslarm reisini kafese koyup getirirken kus 
suriisu onu havadan takip eder. Aksaz'a geldiklerinde 
kuslar dinlenmek icin konar. Hoca atiyla yola devam 
eder. Karsilayicilar fekirgeden sikayetle cekirgenin kuru 



122 Evliya (Jelebi. Seyahatname. IX. Cilt. Sh. 50. Istanbul. 1935 

115 



otlan dahi yedigini soyleyerek, eli bos geldigi icin 
hocayla alay ederler. O da, "kuslar aksama burada", 
deyince bu soz de tekrar alaya vesile olur. Fakat kuslar 
aksam vakti gelerek otiisiip cekirgeleri catlatirlar ve halk 
afetten boylece kurtulmus olur. 

£imen Dede ismiyle bilinen zat Caroglu 
Medresesi avlusunda medfun olup kimligi ve hangi asirda 
yasadigi mechuldiir. 

Dede yam Dedesi ismiyle amlan zatm kabri ilceye 
10 km. mesafede bulunan Mahmutlar beldesinin 
girisindedir. Kitabesi yoktur. Hidrellez merasimleri, 
yagmur dualan ve diger dini ve sosyal merasimler burada 
yapilmaktadir. Kimligi ve hangi asirda yasadigi tespit 
edilememis, fakat halk kerametlerini kabul ettigi icin ona 
baglanmistir. 

Dervi§ §eci ilfeye iki km. mesafede bulunan 
Akdere koyiiniin iist taraflarmda, yiiksek bir tepede 
yatmaktadir. Evliya ^elebi Seyahatnamesinde oranm 
Oklu (^ambeli diye amldigim zikreder 123 . "..Ve bu guhun 
ta zirve-i alasmda Oklu Qam nam mahalle vardik. 
Serguze$ti Dervi§ §eci nam bir asik cana on kan idici 
daglar gezici candan ezici adem kesici (re) hzenlik iderler 
bir garib candir. Bunlarm oniinii (onunun) dahi ok ile 
canlarm tiiraba dokiib viicudlarm hake salar. .. yine de (r) 
vis piyadece atlan lesler ile yedege alub Demirci sehrinde 
hakime getiriib esvab eskalleri ile teslim idiib bir kosede 
karar ider. Bu hali ahalii sehir goriib hamdii sena idiib 
dervise nice bin gurug ihsan iderler. Hakimulvakt dahi 



123 Evliya gelebi. Seyahatname. IX. Cilt. Sh. 48. Istanbul. 1935 

116 



haramilerin bir seyini almiyub ciimle dervise ihsan idiib 
basma turna telleri takub ciimleden melik yakin 
niidemalarmdan eyliyiib dervise bu sehir icre bag ve 
bagce ve bir hane veriib bir bikri nasiikiifte veriib 
Demirci sehrinde kaldi... Nitekim mezkur dervis hayatda 
imis. Bu Demirci belinde kurd ile koyun yagubali 
(laubali) gezerler imis...Ve yine dervis kendi 
keremlerinden katlitdiigii haramileri daga getiiriib 
gaslidiib alettertib bir mastaba iizre cenk etdikleri Oklu 
Cam nam mahalde defn etmislerdir. Hala etraflan 
cevrilmis aleak divarli mezarlikdir. Ve kendii ifiin dahi 
bir kabir insa idiib ahali-i sehre vasiyet idiib kirk sene 
muammer olub badehu ahirete intikal idiib vasiyetleri 
iizre ciimle ahbab dervisi haramilerin (yelekleri) yamnda 
ciimleye serce§me deth etmi§lerdir. Hala bu guhu bala 
icre Oklu Dede deyu ayende ve revendeye ziyaretgahdir 
Ve Oklu ^am deyu me§huru afakdir. Ve hala bu mahalde 
haramiler ademe hiicum etmege ciir'et idemezler. Amma 
a§agi eteklerde ve Demirci §ehrine karib yerlerde ulu 
camlik i^lerinde gayet ihtiraz lazimdir. Zira bu Demirci 
Beli ve Oklu Cam Beli Rum ve Arab ve Acemde 
me§huru afak - bieman beldir. Ve Oklu Cam denmesinin 
sebebi tesmiyesi oldur vesselam." 

Dervi§ §eci, memleketi §erlerden kurtardigi on 
e§kiya ile beraber yanyana yatmaktadir. O hadiseden 
sonra oliinceye kadar Demirci'de kirk sene yasamis, 
vasiyeti iizerine adi gecen yere defnedilmistir. Evlenme 
fagmdaki kizlar tarafmdan ziyaret etmektedirler. 

Durhasan Hoca, ilceye 27 km. mesafede adim 
tasiyan biiyiik bir koyiin yakmlarmda bulunan Ece 



117 



mezarligmdaki tiirbesinde medfundur 124 . Demirci 
Saruhanogullan idaresinde iken Durhasan koyii de simdi 
Ece mezan diye amlan mevkide bulunuyordu. Hasan 
Hoca'nm 1365 yilmda Iran'm Horasan Bolgesinin 
Giimbiirdere Kasabasmda dogdugu rivayet edilir. Hasan 
Hoca burada iyi bir egitim gordiikten sonra Anadolu'nun 
Tiirklesmesi ve Islamlasmasi icin once Konya'ya gelir. 
Konya'da medrese egitimi aldiktan sonra yanma 50k 
sevdigi ogrencisi Beysehirli Hiisnii Efendi'yi de alarak 
Ece Sultan Karyesi'ne gelir. Hasan Hoca Ece Asiretinin 
de reisi olan Ece Sultan' a ogrenci olur. Ece Sultan' in kizi 
Halime Hatun ile evlenir. 

Ece Sultan' in vefatmdan sonra koyun yonetimini 
Hasan Hoca iistlenir. Ece Sultan asiretin hem onderi hem 
hocasi olan degerli bir kisidir. Hasan Hoca'nm bilgisi, 
zekasi ve gosterdigi kerametlerle iinii Saruhan Beyine 
kadar ulasir. Durumdan zamamn hiikiimet erkam 
haberdar edilince Hasan Hoca onlarm gelecegini manevi 
bir isaretle anlayarak bir tencere yemek ve bir ahar da 
yem hazirlar ve onlan bekler. Kirk ath geldiginde bir 
tencere yemekle kirk kisiyi ve bir ahar yem ile kirk ati 
doyurur. Gelenler hayrette kahrlar. Hocayi alarak yola 
cikarlar. Yolda hocayi sorguya cekerek sikistinrlar. 
Gelenler ath Hasan Hoca yaya olarak yola devam 
etmektedir. Oyle bir an gelir ki, sikistirmalara 
dayanamayan hoca orada bulunan bir kaya parcasma at 
gibi binerek bir dua okuyup "ya Allah!", deyip 
havalanarak kaya iizerinde ileri dogru siiratle gider. 
Athlar pesinden dortnal kostursalar da yetisemeyip ancak 
gedik denilen bir tepeden Hasan Hoca'yi goriirler ve 



124 http://www.durhasan.bel.tr/ 



118 



ardmdan, "Dur Hasan Hoca Dur Hasan", diye baginrlar. 
Hasan Hoca kibleye karsi donerek tasi durdurup iner. Bir 
zaman sonra atlilar yetisirler. Yanma gelince, "Senin ne 
oldugunu anladik. Sen de bizi gdr", diyerek birligin 
kumandam Saruhanogullan beyi Hizirsah kilicmi 
ceker 125 . Orada bulunan biiyiik bir kaya parcasma vurarak 
ikiye boler. Hasan Hoca bunun iizerine sag kolunu 
sivayarak besmele ile yumrugunu tipki hamura 
daldinyormuscasma aym kayaya daldinr ve omzuna 
kadar sokarak yukan kaldinr. Kaya iizerinde hem onlann 
kiliclarmm kestigi yer hem de Hasan Hocanm kolunun 
actigi oyukta dirsek ve pazu yerleri gayet bariz bir sekilde 
goriilmektedir. Hasan Hocanm at gibi bindigi kaya ise 
oturacak yeri eger seklinde olup bacaklanm siktigi yerde 
baldir ve topuklarmm izine benzeyen yerler bellidir. Her 
iki kaya birbirine 1 metre kadar aralikh olup Dede Onii 
mevkiinde bulunmaktadir. Durhasanlilar burada 



l25 Ishak Bey 1388'de vefat edince, Saruhanogullan Beyliginin 
basina oglu Hizirsah ge9ti. Hizirsah, Ha9hlarla devamh 
mucadele eden Osmanh Devleti'yle iyi munasebetler kurdu. 
1389 Kosova Meydan Muharebesi'nde Osmanhlara yardimci 
kuvvet gonderdi. Hizir§ah'in beyligini, karde^i Orhan Bey, 
kabul etmeyerek, saltanat miicadelesine giri^ti. Orhan Bey, 
Osmanhlann Anadolu birligine de kar§i 9ikti. Osmanh Sultam 
Birinci Bayezid Han, 1390'da Manisa'yi ahp sehzade sancagi 
yapti. Saruhanoglu Orhan Bey, 1402 Ankara Savasi'nda, Timur 
Han'in safinda yer aldi. Saruhan askerleri, Osmanh ordusundan 
aynhp, Orhan Beyin yanina gittiler. Saruhan Beyligi, Ankara 
Harbinden sonra, 1402' de tekrar kuruldu. Timur Han, Orhan 
Beyi Saruhan Beyligine getirdiyse de, Hizirsah, Saruhan 
Beyligine tekrar hakim oldu. Hizirsah, Osmanhlann Fetret 
devrinde, Emir Suleyman'in safini tuttu. Qelebi Mehmed, 
1410'da kardesini ve muttefiklerini yendi. Hizirsah, Manisa'da 
yakalamp, cezalandinldi. 

119 



Hidirellez, asker ugurlama ve karsilama, haci ugurlama 
ve karsilama ve diigiin gezdirmeleri gibi dini ve sosyal 
merasimlerini yapmaktadirlar. Bu olaydan sonra Ece 
Sultan Kariyesi zaman zaman su andaki koyiin oldugu 
yere tasmarak Durhasan Koyii'nii kurmuslardir. Iki koy 
arasmdaki mesafe dort km'dir. 

Eskici Baba'nm Demircili oldugu ve Haci Hasan 
Camii bitisigindeki bir diikkanda eskicilik yaptigi 
anlatilir 126 . Halk tarafmdan namaz kilarken goriilmedigi 
icin devrin derebeyi Sehidoglu Haci Ali Aga'ya sikayet 
edilir. Aga bir zaptiye gondererek Eskici Baba'nm 
getirilmesini emreder. Eskici Baba diikkanmda zaptiye ile 
konusurken ikindi ezam okunur. Eskici Baba zaptiyeye, 
"Evlat bin su kepengin iizerine ve gozlerini kapa", der. 
Beraberce Kabe-i Muazzama'ya vararak namazlanni 
kilarlar. Orada Demirci delili ile karsilasirlar ve 
konusurlarken delil, "sizin reisiniz Sehidoglu Haci Ali 
Aga burada giimiis su tasim unutmustu. Sunu ahp 
kendisine verin ve selamlanmi soyleyin", der. Eskici 
Baba zaptiyenin elinden tutup kepenge bindirir. "Kapa 
goziinu, ac goziinii evlat", der ve Haci Hasan Camii 
yamndaki diikkanma gelirler. Eskici Baba zaptiyeye 
giimiis tasi verir. "Sen agaya selam soyle olanlan 
anlativer", der. Memleketin hakimi Haci Ali Aga 
telaslamr ve kendi atim gondererek Eskici Baba'yi davet 
eder. Eskici Baba'yi davet etmeye gelen zat su sozleri 
duyar. "Ya Rabbi!.. Kerametim zehir oldu. Beni affet ve 
ruhumu kabzet", dedikten sonra duasi kabul olunur ve 
Eskici Baba ebedi aleme intikal eder. 



126 A.Sedat Boyaciogullan-Hasan Alakese. Her Yonii ve Her 
§eyi lie Demirci. Eko Matbaasi. Istanbul. 1970 

120 



Haci Hasan Camii'nin minaresi yamndaki 
selvilerin (eskiden) yanmda bulunan kabirin bu zata veya 
caminin banisi Haci Hasan Efendi'ye ait olduguna dair 
cesitli rivayetler vardir 127 . Bunlar kesin bir neticeye 
baglanamadigi ve elde vesika bulunmadigmdan tam 
olarak bilinememektedir. 



127 Caminin banisi Horasan Ttirklerinden Haci Hasan 
Efendi'dir. Yapimn dahil oldugu kiilliyeye ait bez uzerine 
dikisle islemeli, deri uzerine kagit yapisik, bakir levha uzerine 
kazinmak suretiyle yazilmis ve bir defter haline getirilmis 
huccet ve vakfiyenin ortadan kaybolmus olmasi sebebiyle 
kulliye hakkinda bilgiler yoktur. Anlatihr ki, 1948 senelerinde 
bu huccet Kahraman Hoca ve Serdaroglu Mustafa Efendi 
tarafindan kahvehanede okunmus orada bulunanlar buna sahit 
olmuslardir. Bu hiiccette caminin insa tarihi, maliyet hesaplan, 
tamir ustalannin isimleri ve ucretleri, vakfiyelerinin ve 
gelirlerinin cami ve miistahdemlerine taksim sekilleri, tayin 
edilen imam ve miiezzinlerinin isimleri ve ucretleri caminin 
eski Bahkpazan caddesi ile minare sirasi tamamen vakif 
dukkanlarla kaph olup Simav caddesi iizerinde havuz, 
sadirvan, medrese odalan, bah9eli kahve bulunmakta idi. 
Minare dibindeki selvi agaclan arasinda muntazam bir kabirde 
caminin banisi Haci Hasan Efendi yatmakta idi ve karsi sirada 
kiilliyeye dahil tic hamamin evsafi, ve vakfiyeleri yazih idi. 
1957'de sehrin ana yolunu gecirmek iizere bu iic emsalsiz 
tarihi hamam maili inhidam raporu ile yiktinlmis ve 
memleketin tapulan vazifesi goren ata yadigan tarihi 
eserlerden bir kiil de boylece ortadan kaldinlmistir. Camiye 
sonradan ilave edilen son cemaat yeri ve mahfil 1970 
depreminde minare ile biiyiik hasar gordugunden minare 
serefeye kadar, ilave son cemaat yeri de tamire baslanmistir. 
§ehrin en eski kubbeli camiidir. Caminin yazi ve tezyinatlan 
hattat Emin Fahri tarafindan tamir edilir. Evliya Celebi 
Seyahatnamesinde bu eserden El Hac Hasan Camii diye 
bahsedilir. 

121 



Eski kabristanm orta kismmda Haci Hafiz Mehmet 
Efendi'nin kabri yanmda mezar taslarmm 
bulunmamasmdan dolayi yeni olii gomiilmek iizere 
mezar kazildigmda yanyana iki kardesin kefenlerinin 
dahi curiimemis oldugu goriilmiis ve yasli zatlar burada 
Felahi ve Melahi'nin kabirlerinin bulunmasi lazim 
geldigini hatirlamislar ve boylece bu veli iki kardesin 
zamanla kaybolan kabirleri meydana cikmistir. 

Bu zatlarm evleri Balh Pmar iistiinden giden 
Selendi Caddesi iizerinde olup sag taraftaki ev eski Felahi 
evidir. Bu evin kapisi daima acik olup gelenlere yemek 
ikram edilirdi. Evin duvarlan ayetlerle siislii idi. Buranm 
bir kismi 1 969 depreminde yikilmis bulunmaktadir. 

Haci Tiirbek Mahallesi kismmda da Melahi'nin evi 
bulunmakta ve aradan buyiik dere gecmekteydi. Ikisi 
arasmda uzun bir mesafe olmasma ragmen bu zatlar 
ellerini uzatirlar, lazim olan seyleri birbirlerinden ahp 
verirlerdi. 

Anlatihr ki, bu zatlarm yasadigi devirde de 
kendilerine 90k itirazlar vaki olup lekeler suriUmus, 
boylece devrin kadisi tarafmdan Sakiz adasma bir kac 
defa surulmiisler, fakat her defasmda bir hafta 10 gun 
icersinde donmiislerdir. 

Bunlarm soyundan bir 90k alim ve kadilar 
gelmistir. Meshur kadilardan Molla Mehmet, meshur 
alimlerden Gobekli ile maruf Mustafa Efendi, Kuloglu 
Medresesi muderrislerindendir. Daha sonra Ahmet ve 
Rifat Hocalar, Mazhar Efendi, Mustafa Efendi, Hiiseyin 
ve Haci Necip Efendiler gelmis olup Kistirlar lakabi ile 



122 



tamnmislardir. 

Haram Yemez Dede halk arasmda Heremez Dede 
diye anilir. Kabri, £aprazlarm bagi yanmda Heremez 
£esmesi civarmdadir. Halk adak yapmaktadir. 

Bir Marifi tekkesi olan Demirciali oglu 
Tekkesi'nin (Demircalo) kurucusu Hasan Dede (v.1868) 
dir. Tekke vaktiyle tahil pazari iizerinde bulunmakta idi. 
Bu zat, §eyh Mustafa Liitfii Efendi'nin halifelerindendir. 
Izmir' e §eyh Mustafa Liitfi Efendi'yi ziyarete giden esraf 
ve dervislere seyh kendisinden bir istekleri olup 
olmadigmi sorunca W9 kimse cevap vermez 128 . Hasan 
Dede, "Ben demirciyim bana yol ver, hediyen neyse 
yap", der. Bunun iizerine seyh demirci aletleriyle birlikte 
kendisine el verir. Dervis Hasan Demirci'ye gelince 
sanatmda 90k ileri gider. Insaat isleriyle de ugrasmaya 
baslar. Bu durum Istanbul'daki Marifi tarikati merkezi 
olan Kartal'a duyurulur. Oradan Demirci Kadiligma 
Seyyid Ali Sabit Efendi tarafmdan bir icazetname ile 
seyhlik berati Hasan Dedeye gonderilir 129 . Hasan Dedeye 



Koyunoglu Tekkesi Duvenonu-Kayabasi arasinda 
Balhpinar'in arkasindaki yamafta bir selvi agacrmn bulundugu 
yerde idi. Banisi Marifi seyhi Mustafa Liitfi Efendidir. §eyh 
Mustafa Liitfi Efendi, Kartal Marifi dergahinda 28 sene 
hizmetten sonra Demirci'de vazife gormek i9in kendisine 
icazet verilmis, burada Marifiligi kurmus, bilahare Izmir' e 
gitmis, orada oglu Hazim ve kizi Hadiye ile kendisi aym gun 
vefat ederek Izmir Cicipark mevkiine defnedilmistir. 
129 Rifa'iligin piri Seyyid Ahmed Rifai'nin neslinden geldigi 
rivayet edilen ve "FethiiT-Maarif lakabi ile taninan Seyh 
Mehmed Maarifi'nin 1785 civannda Misir'dan Istanbul'a 
geldigi ve Kartal' da tekkesini kurdugu rivayet edilmektedir. 

123 



hitaben yazilan mektupta, "evleri birak, dergahi ve 
kalpleri yap", denilmektedir. Bundan sonra Hasan Dede 
fiilen seyhlige baslar ve biiyiik bir dervis gurubu toplar. 
Bakdi dil-cu Mdi insa bu Rifai tekyesin 
Anda zikrullah olundukga bula ol rahati 
Dua eylesun Nazi/tin "murg-dili " tarih ola 
Cennet icre bula Hasan Dede san u sevketi 
Ruhuna Fatiha 
(H. 1284/M. 1867-68) 130 

Hasan Dedenin oliimu ile yerine oglu Aliyii's Safi 
ve onun yerine de oglu Hasan Ruhi Efendi'ler sirasi ile 
seyhlik yapmislardir. Hasan Ruhi zamamndaki bir 
kitabede, "haza dergah-i Seyyidii'l Sultan Muhammed 
Fethe'l Marifi Kaddese Sirrahu el alem enel hakir bende-i 
Hasan Ruhi 1315 (1899)", yazilidir. Aynca bu tekkenin 
bitisiginde Ahi Ervan Sultan nami ile maruf bir zatm 
kabri bulunmakta olup kim oldugu bilinmemektedir. Halk 
tasmda mum yakmakta, adak adamakta olup yamnda 9am 
agaci bulunmakta ve halk arasmda Ahirvan Bab a 
denmektedir. 

Koyunoglu Tekkesinin arazisinde Mustafa Liitfi 
Efendi'nin oglu olup tekkenin seyhligini yapmis olan 
Ahmet A§ki Efendi yatmaktadir. Ahmet Aski Efendi'nin 
oliimiinden sonra oglu Ilyas Efendi tekkenin seyhi olur. 
Ahmet Aski Efendi Kartal'daki merkezde Seyh Ali Sabit 
Efendi'ye sekizbucuk sene hizmet ederek icazetname ahr 
ve Demirci'ye gelip vazifeye baslar. Marifi seyhi Seyyit 

Kendisinden sonra tekkenin mesihati oglu §eyh Seyyid Ali 
Sabit Efendi'ye (61. 1863) intikal eder. 

130 Atabey Kilic. Manisa-Demirci'de goriilen Alevi-Bektasi- 
Rifai Mesrepli Ma'rifilik 

124 



Koyunoglu Ali Galip Efendi'ye ait bir sahide iizerinde 
1914 tarihi bulunmaktadir. 

Hasan Yaren'in kabri, Demirci dagmm 
Mahmutlar koyii iizerine gelen kismmdadir. Bu mevkiye 
Kadioglu mmtikasi denilmektedir. Bu zatm Turkmen 
oldugu tahmin edilmekte olup kimligi ve hangi asirda 
yasadigi kesin olarak bilinmemektedir. Kabri halk 
tarafmdan sik sik ziyaret edilir. 

Haydar Baba Horasan erenlerinden olup Demirci 
fatihlerinden ve Balzad Haci Baba'nm kardesidir. 
Anlatihr ki, muharebenin kizistigi bir anda oklannm 
bitmesi iizerine tasla taarruza devam ederek sehit diiser. 
Taslrpmar Miiftii Medresesi karsismdaki misafirhanenin 
(pmara bitisik) alt katmda yatmakta olup mezar isareti 
yoktur 131 . Ancak oralan pisletmek isteyenlere manevi 
tokadmi vurarak kendisini belli etmis oldugu nakledilir. 

Ince Uzun Dede Horasan erenlerinden olup 
Demirci fatihlerindendir. Ilceye 45 km. mesafede 
bulunan U§umu§ koyiine bes km. mesafedeki Ugurlar 
mevkiinde Ince Uzun tepesi iizerinde medfundur. 
Kabrinin boyu sekiz metre olup yontma tas ile §ehidoglu 
Mehmet Aga tarafmdan yaptinlmistir. 1791 tarihli 
kitabesi vardir. Kabrin yamnda bulunan iki bina ile firm 
yikmtilan, evvelce burada bir zaviye oldugunu gosterir. 



131 Miiftii Efendi Medresesi, Hacitiirbek Mahallesindeki 
Taslipinar'in karsisindaki yerde idi. Halk tarafmdan 
yaptinlmistir. Mtiderrisi Ismail Hakki Efendi olup halk 
tarafmdan Koca Miiftii diye tamnmakta idi. Oglu da kendisi 
gibi miiftii ve ayni yerin mtiderrisi olmus, Haci Hakki Efendi 
de burada mtiderrislik yapmistir. 

125 



Usiimiis ve civar koyler yilda bir defa toplanarak hacet 
yaparlar. Kizilyel (albumin) ve romatizma hastalarmm 
burada Cenab-i Hakk'a dua ettiklerinde sifa bulduklarma 
inamlir. 

Ilcenin giiney bati yoniinde, ilge merkezine uc km. 
mesafede Irezler Camii ve tiirbesi bulunmaktadir. Irezler 
Camiinin bitisiginde bulunan tiirbede Hz. Resulullah'm 
22. batmdan torunlarmm mezarlan bulunmaktadir. 
Restorasyon masrafinin tamami Demircili hayirseverler 
tarafmdan karsilanmistir. Bu mezarlarda tic kardes olan 
Seyit Hiiseyin Reis, Seyit Hasan Reis, Seyit Mugire Reis 
yatmaktadir. Bu zatlarm miladi 1484-1534 yillan 
arasmda yasadiklan rivayet edilmektedir. 

Reisler'deki zatlarm tictinti de gece vakti cesmede 
abdest alip camiye girerken o sirada baglarda kalmakta 
olup cesmeye su almaya gelen Tokadm San Halil, uzun 
entari ve yesil sanklanyla gorur. Korkusundan bir kenara 
siner ve onlarm camiye girmelerini bekleyerek sessizce 
geri doner ve baglarma gelir. Sagligmda bu yasadiklanm 
yakmlarma yeminle anlatir. 

2012'de restorasyonu tamamlanan caminin 
misafirhane insaati ve gevve diizenleme falismalarma 
devam edilmekte oldugu goriiliir. Kiiltiir Bakanhgi Izmir 
2 numarali Kiiltiir ve Tabiat Varliklarmi Koruma Kurulu 
tarafmdan korunmasi gerekli Kiiltiir varligi olarak 
tesciline karar verilmistir. 

Kamcili Dede'nin, Horasan erenlerinden olup 
Demirci'nin fethi sirasmda, Reisler'deki eren ile birlikte 
savastigi ve sehid oldugu anlatilmaktadir. Yatin, 



126 



Reisler'in karsi vadisindeki Agil Tarla mevkiinde, cesme 
kenarmdadir. Kamcili Dede hakkmda su menkibe 
anlatihr 132 . Reisler'deki Irezler Camii ve buradaki tiirbe, 
bir gece hirsizlar tarafmdan soyulur. Bu hirsizlik iizerine, 
Reisler'deki zat, karsi yamactaki arkadasma seslenir. 
"§unlara haddini bildireyim mi, ya Kamcili Sultan !..." 
Kamcili Dede cevap verir. " Sabret ya Reis Sultan, af 
cezadan daha makbuldur !..." 

Kandirmis Sultan Demirci-Kula smirmdaki Yagci 
Dagmm zirvesinde bulunan bir kuyunun yanmda 
medfundur. Anlatihr ki, iki asir kadar once Horasan'dan 
gelerek Yagci Dagmm zirvesinde bugiinku gomiilu 
bulundugu yere yerlesmistir. Bu zatm geldigini haber 
alan ve nasil yasadigmi merak eden bolgenin voyvodasi 
Haci Sabanzade bir giin 20 atlisiyla beraber ziyarete 
gelir 133 . Bu zat voyvodanm yanma gelmesinden 50k 
memnun olarak kendilerine aksam yemegine kalmalan 
i?in israr eder. Haci Sabanzade teklifi kabul ederek 
aksama kalir. Bir yandan da bu kadar adamm ve 
hayvanlarmm nasil yedirilip ifirilecegini merak etse de, 
sabirla neticeyi bekler. Bu zat yaktigi kiifiik bir atesin 
iizerine koydugu ufacik bir comlekle bir yemek 
hazirlamaya baslar ve diger taraftan da ufak bir ahar 
(yemlik) da bulunan arpayi hayvanlarm oniine koyar. 
Yemek pisince aga ve maiyetini sofraya davet eder. 
Kendisi ile beraber 22 kisi ufacik comlekten tika basa 
yedikleri halde comlekteki yemek eksilmez ve hayvanlar 
da aym sekilde doyuncaya kadar yedikleri halde yem de 
hif eksilmez. Haci Sabanzade, "Dervis bu ne hikmettir! 



132 Ismet Alpaslan. Demirci Efsaneleri 

133 Ismet Alpaslan. a.g.e 



127 



22 kisi bu ufak comlekten, hayvanlanmiz kiiciik bir 
ahardan yeyip doyup kandik", der ve bundan sonra bu 
keramete izafeten dervisin adi 'Kandirmis Sultan' olarak 
kalir. Yagci Dagi bu hadiseden sonra dervise verilen adla 
'Kandirmis Sultan Dagi'olarak amlmaya baslar, ancak 
Istiklal Harbinden once Yagci Dagi admi alir. 

Kulak Dede'nin kabri Ziya Gokalp Nurettin 
Kelem Ilkogretimokulu altmdaki yolun kenarmda idi. Bu 
giin yeri kaybolmustur. Halk arasmda bir adi da Zincirli 
Arap Dede'dir. 

Kutbu'l aktab Hasan Efendi hakkmda Evliya 
Celebi Seyahatname'sinde "Eski Caminin bitisiginde 
ucurum basmda bir kargir tiirbede medfundur", 
demektedir 134 . Yarkoprii yapilmadan once yolun kaymasi 
sonucu uc kabir halinde olan tiirbe sonradan bir kabirde 
birlestirilerek bugiinkii durumunu almistir. Burada 
kendisi, ailesi ve krzinin yattigi soylenmektedir. 
Anlatildigma gore, bu zat Saruhanogullan Beyligi 
zamanmda yasamis olup sohreti Demirci disma yayilmis 
oldugundan zamamn beyi Manisa'ya caginr ve goriisme 
sirasmda yemek ikram eder. Yemegi yemeyen Kutbu'l 
Aktab Hasan Efendi israr karsismda sofradaki ekmegi eli 
ile sikarak ekmekten kan akitir. "Boyle mazlum ahi ile 
yogrulmus ekmegi yiyemem", der. Bey bu keramet 
karsismda kizmakla beraber bir sey diyemez, "Ben de 
senin ziyaretine gelecegim", diyerek ugurlar. Bir zaman 
sonra Hasan Efendi, ilerden beyin maiyetiyle tozu 
dumana katarak geldigini goriir ve Allah'a iltica ederek, 
"Ya Rabbi, bana bu adamm yiiziinu gosterme, benim 



134 Evliya (Jelebi. Seyahatname. IX. Cilt. Sh. 49. Istanbul. 1935 

128 



emanetimi al", diye yalvanr ve aile efradi ile birlikte 
vefat eder, oraya defnedilir. 

Sefer Efendi Horasan erenlerinden olup Demirci 
fatihlerindendir. Kiran (Seyh-i ilahi) Camii'nin 
bah9esinde medfundur 135 . Cami bahcesinin giiney 
batismda tarihi kiitiiphane ile kiblede mihrabm oniine 
gelen kisimda Sefer Efendi'nin yeri degismis olarak yeni 
kabrinde yatmaktadrr. 

Toprak Dede adiyla da bilinen Sultan Dede'nin 

kabri, ilceye 47 km. mesafede bulunan Borlu bucagma 
bagli §elekler koyiiniin batismda Topraktepe iizerindedir. 
Anlatihr ki, Sultan Dede, bekar ve aym zamanda ermis, 
sansm, giizel bir kizmis 136 . Koy cesmesine ara sira suya 
gelir, evine su gotururmiis. Bir giin suya gelirken, Kurban 
Ali admda bir coban, onun pesine diiser, kendisiyle 
evlenmesini teklif eder. Kurban Ali'nin davramsmi 
kendisine yapilmis bir sarkmtilik kabul eden Sultan Kiz, 
cobamn kolundan tutarak, "Bismillah, ya Allah..." deyip 
onu 500 metre uzaktaki tepeye firlatir. Sultan, Ali'nin 



135 §ehrin Yukan Kiran mevkiinde, Yenice Mahallesi, Kiran 
Caddesi ve Akdere Caddeleri iizerindedir. Cami Anadolu'ya 
Nak§ibendiligi getiren Simavli Abdullah §eyh-i Ilahi (v. 1491) 
adina yaptinlmi§tir. Daha sonra Kiran yangimnda yanarak 
Mahmut Celebizadelerden Haci Ismail Aga tarafindan 
kiitiiphane ve medreseler ilave edilerek esasli surette tamir 
ettirilir. 1950 yangimnda ise medreseler ve cami yanmis, 
bilahare halk tarafindan cami tamir ettirilerek vakfen ev ve 
dukkanlar ilave edilmistir. 1970 depreminde de cami muhtelif 
yerlerinden catlamis oldugundan halk tarafindan toplanan 
paralarla gerekli tamirat yaptinlmistir. 

136 Ismet Alpaslan. Demirci Efsaneleri 

129 



arkasi sira gider, olmedigini goriince, ikinci kez firlatir ve 
coban Ali koyiin ustunde, dustiigii yerde olur. Ali'yi 
oraya gomerler. Dede olarak bilinen Sultan Kiz 
oldiigiinde daha yukandaki tepeye defnedilir. 

Sultan Dede tiirbesi ziyaretgah olup cevre koyliiler, 
yagmur duasmi ve hidrellez kutlamalarmi burada 
yaparlar. £ocugu olmayan kadmlar da bu tiirbeye giderek 
dua eder, namaz kilarlar. 

Seyh Haci Nuri Efendi, Mevlevi tekkesi 
seyhlerinden olup Demirci'nin yetistirdigi miimtaz 
sahsiyetlerden biridir. Memlekete her hususta biiyiik 
fayda ve hizmetleri olur. Demirci'de 1900'lerde birkac 
donem Belediye reisligi yapmi§ olan Nuri Efendi, car§i 
ve sokaklarda mevlevi kiyafeti ile dola§ir, ba§ta sikke, 
iizerinde de uzun entari ve topuklarma kadar Sam hirkasi 
giyer, yaz ki§ elinden §emsiyesini birakmaz. Halktan 
azami htirmet goriir. Kadir geceleri dervi§lere ve halka 
silt ikram etmesiyle me§hurdur. Haci Nuri Efendi'nin 
Demirci'de ilk Mevlevi tekkesinin afih^mdan sonra 70- 
80 kadar Mevlevi dervi§i olur. Vefatmdan sonra tekkeye 
baska seyh gelmez ve tekkelerin kapatilmasma kadar bu 
boyle devam eder. 

Kadiri tarikatmdan Kayyumzade Es-Seyh Elhac 
Mehmed Tahir Efendi'nin kurdugu, Tenekeli Tekke 
diye amlan Kadiri tekkesinin vakfiyesindeki bilgilerden, 
bu tekkenin Sofular Mahallesinde kuruldugu ve Kadiri 



130 



tarikatinin Esrefiye koluna ait oldugu anlasilmaktadir 137 . 
Demirci'de aym tarikatm Rumiye koluna ait Sinan Efendi 
Mahallesinde bir tekkesi daha bulundugu, tekkeye ait 
vakfiyelerden ve halen camide bulunan tarikatm bu 
koluna ait sancagm fotokopisinden anlasilmaktadir. 
Vakfiye tekkeyi kuran kisinin kim oldugu, nerede 
oturdugu, vakfettigi mallarm neler oldugu, bu mallann 
nasil ve ne amacla kullamlacagi, tekkede icra edilecek 
ibadet ve zikirler ile vakfm tevliyetinin kime ait olacagi 
hususlarmda bilgiler vermektedir. 

Vakifm, vakfettigi gayr-i menkuller, Sofular 
mahallesinde kendi miilk arsasi iizerine yaptirdigi cami, 
tek katli iki hiicre, iki cilehane, bunlarm yamnda 
vakfiyede simrlan belirtilen iki beyt-i ulvi, sofa, avlu ve 
suyu bulunan bir bab miilk menzil, aynca vakfiyede 
simrlan belirtilmis Serke timarmda Hark deresi yakmmda 
Haci Ahmed Aga ismindeki yerde bulunan yedi doniim 
bagdan ibarettir. 

Menkul mallar iferisinde, bir kiifiik ve bir biiyiik 
bakir corba saham, bir bakir 9orba tasi, iic kiifiik bakir 
lenger, iki kticiik bakir yemek tepsisi, bir bakir bakraf ve 
bir kticiik bakir bakrac, bir bakir abdest ibrigi, bir bakir 
kahve giigumiinden olusan bakir mutfak esyalan 
bulunmaktadir. 



137 Ertan GOKMEN. Demirci Kazasindaki Kadiri Tarikatinin 
Efjrefiye Koluna ait Tekkenin Vakfiyesi. VGM Vakiflar 
Dergisi Sayi.29 



131 



Vakfedilen evde, camide imam ve hatip olanlarla 
mesihati ve tevliyeti elinde bulunduranlar oturacaktir. 
Hiicrelerden biri tekkede irsad vazifesinde bulunan 
kisinin ikametine, digerleri ise fakirlerin, dervislerin, 
zikir ehlinin ve cilekeslerin barmmasma tahsis edilmistir. 
Dervislerin hiicrelere almmasi ve cikanlmasi ise seyh 
efendinin goriisiine birakilmistir. Tekkede ve camideki 
gorevliler ile, tekkede yerine getirilecek hizmetler icin 
gerekli olan para, bagdan elde edilecek iiziim geliri ile 
karsilanacaktir. Ancak bagdan elde edilecek gelir once 
bagm timar edilmesinde ve vergisinin odenmesinde 
kullamlacaktir. 

Vakfedilen bakir mutfak esyalan mesihati ve 
tevliyeti elinde bulunduran kisilerin elinde bulunacak ve 
hiicrelerde oturan fakirlere ve dervislere bu kaplarda 
yemek pisirilecektir. 

Gorevliler i9erisinde imam, hatip ve muezzin, 
tekke seyhi ve vakif miitevellisi yer almaktadir. Bagdan 
elde edilecek gelirden, bagm bakim masrafi ve vergisi 
cikanldiktan sonra geriye kalan miktardan caminin 
imamma, hatibine, tekke seyhine ve vakif miitevellisine 
gunluk birer akfe verilecektir. 

Vakifm yaptirdigi camide, farz olan bes vakit 
namaz ile Cuma ve bayram namazlan kilmacaktir. Cuma 
ve Pazartesi giinleri yatsi namazmdan sonra ve Cuma 
giinleri de Cuma namazmdan sonra biiyiik zikir halkasi 
olusturulacak, oturarak ve ayakta tevhid-i zikir yapilacak, 
zikir sonunda Kur'an'dan bir asr okunup, hasil olan sevap 
once Hz. Peygambere, onun al ve ashabma ve biitiin 
erkek ve kadm miiminlere hediye olunacaktir. 



132 



Vakif, yaptirdigi hiicrelerin bir kisminin fakir 
kisilerle dervislerin barmmasma tahsis edilmesini ve 
mutfak esyalan ile bagdan elde edilen gelirin bir kismmm 
da hiicrelerde barmanlarm yeme icme hizmetlerinde 
kullamlmasma sart kosmustur. 

Caminin imameti, hitabeti, biiyiik zikir halkasmm 
seyhligi ve vakfm tevliyeti hayatta oldukca vakifa ait 
olacaktir. Vakifm oliimunden sonra da bu gorevler 
vakifm neslinden gelecek olan erkek evlatlarmm en 
biiyiik ve en resid olanma gececektir. Ancak, nesli 
kesilirse, bu gorevler Kadiri tarikatmdan icazet almis, 
olgun ve akilli bir zata gececektir. 

Vakfm XIX. yiizyilm ilk 9eyreginden itibaren 
mevcut oldugu tahmin edilmektedir. 

Demirci'deki E§refiye tarikatma ait camide sadece 
be§ vakit namaz ile Cuma ve bayram namazlan 
kilmmamakta, aym zamanda haftanm belirli giinlerinde 
zikir ayinleri de icra edilmekteydi. 

Daha once §eyhsiz oldugu bilinen Haci Kerim Aga 
Tekkesi Haci Hamid Aga tarafmdan tekrar hizmete afilir. 
Haci Hamid' in olumiinden sonra yine seyhsiz kalan tekke 
Haci Tahir Efendi'nin gelisi ile ihya olur. §eyh Haci 
Tahir Efendi dervislerini alarak Tenekeli Tekke'ye asure 
ihyasma giderler ve orada zikir esnasmda seyhin okuyup 
verdigi lamba camlanm dervislerden Haci Ibrahim Kaval, 
Ali Riza Ertan ve Esref oglu Nureddin yemisler ve artan 
camlar topraga gomiilmiistiir. Baska bir asure giiniinde 
kendi tekkesinde gene §eyh Haci Tahir Efendi kaynayan 
asure kazamm kolunu sivayarak bir miiddet kanstinr. 



133 



Haci Tahir Efendi daha sonra Demirci'den aynlir ve 
seyhsiz kalan Haci Kerim Aga tekkesinin bakimsiz ve 
bos kalmis oldugu nakledilir. 

Esrefiye Tarikatma ait tekkenin kuruldugu 
mahallede bulunan cami gunumiizde halen "Tekke 
Camii" olarak bilinmektedir. 

Sinan (Musa) Efendi, Horasan erenlerinden olup 
Demirci fatihlerindendir. Sehrin kendi adiyla anilan 
mahallesinde kendi adma insa edilen caminin bitisiginde 
iist katta sandukalan ve alt katta mezar taslari bulunan 
bes kisi yatmaktadir 138 . Bu bes kisinin kimlikleri 
hakkmda cesitli rivayetler olmakla birlikte kendisi, kansi 
ve kizi Sadiye Hatun ile Ayse Hatun, Sinan Musa 
Efendi' nin ogullan Miicahit Tahir Efendi, Miicahit 
Hiiseyin Efendi isimlerine ait mermer kitabeler yer 
almaktadir. Cuma giinleri kadmlar toplanarak burada 
hatim ve duasmi yapmaktadirlar. Binanm on kismmdaki 
mermer bir boliim ifinde ise Kadiri tarikatmm Ismail-i 
Rumi koluna bagh seyhlerden Seyh Izzeddin Efendi, 
Hiiseyin Efendi, Etem Efendi, Ali Aga ve diger bir 
Hiiseyin Efendi yatmakta olup tekke binalarmm neresi 
oldugu belli degildir. 

Seyh izzeddin Efendi, Sinan Efendi Camii 
avlusundaki turbenin oniinde sankli taslarm bulundugu 
yerde soldan birinci kabirde yatmakta olup Kadiri 
tarikatmm seyhlerindendir (61.1843). Istanbul Besiktas 



138 Haci Zeynep Camii adiyla da anilan mabet Bahkesir 
Caddesi iizerindedir. Evliya C e l e tri'nin Seyahatname'sinde 
soziinii ettigi cami, biiyiik9e bir bahce i9inde yanm kagir, be§ik 
ortulii ve kiremitlidir. 

134 



semtindeki Yahya Efendi dergahmdan icazet almistir 139 . 
Sinan tekkesinde vefatmdan sonra oglu §eyh Hiiseyin 
Efendi (v. 1865), onun vefatiyla da torunu §eyh Ethem 
Efendi, ve §eyh Hiiseyin Efendi (v. 1916) tekkenin seyhi 
olur. Bundan sonra tekkenin islemedigi nakledilir. Halk 
arasmda Izzeddin Efendiyle ilgili anlatilan bir menkibe 
soyledir. 

Smdirgi'dan iic kisi seyh izzeddin Efendi'nin 
nammi isitirler ve bunu tetkik icin ziyaretinde bulunup 
eger onda istedikleri kerametleri gorurlerse hizmetine 
girip dervis olmak niyeti ile yola cikarlar. Yolda gelirken 
ticti de seyhten gormek istedikleri kerameti anlatirlar. 
Birincisi, "biz oraya varmca 13-14 yasmda fidan gibi bir 
kiz kahve tutarsa bu zat biiyiik velidir", der. ikincisi, 
"benim karnim ac arkadas. Bize yemek ikram ederse", 
ucuncusii ise, "bu kis mevsiminde ve karh havada 
dalmdan yapragi ile beraber yeni kopmus iiziim ikram 
ederse biiyiik zattir", der. Onlar Demirci'ye dogru 
gelirken, seyh manevi yoldan bu tic sahsm durumlarma 
ve kendisinden neler beklediklerine vakif olmus, bir 
dervisine eline sepeti alarak (^aylak mevkiindeki 
bagmdan bir sepet iiziim getirmesini emretmistir. Sepetle 
bagdan iiziim getiren dervis Tenekeli Tekke seyhlerinden 
Galip Efendi' dir. Miirid her tarafm karla kapli oldugu 
boyle bir kis giiniinde bagda iiziimiin olmayacagma ve 
seyhin sapittigma hiikmederek kendi kendine soylendigi 
halde emre itaat ederek baga gidip asmalarm karlanm 



139 Yahya Efendi Tekkesi, Be^ikta^'ta, Yildiz mahallesi, Yahya 
Efendi (^lkmazi'nda yer almaktadir. Yahya Efendi tarafindan 
1538'de kurulmu§ olan tekke, mescid, tevhidhane, medrese, 
hamam, hazire ve ce§itli evlerden olu§an bir kiilliye 
niteligindedir. 

135 



silkelediginde, uzumlerin biitiin tazelik ve nefasetiyle 
dallarda sallanmakta oldugunu saskmhkla goriir. 
Gozlerini ugusturup bir salkim iiziim yiyerek seyhine 
teslimiyeti artar. Sepeti uziimle doldurarak doner. 
Tekkede ise yemekler hazirlanmaktadir. Aradan bir sure 
gectikten sonra lie sahis gelir ve miiridler tarafmdan 
karsilamrlar. Miiridler gelenlere seyhin kendilerinin 
gelecegini bildirerek karsilayip gerekli agirlamamn 
yapilmasmi emrettigini soylerler. Bir miiddet sonra seyh 
gelenleri huzuruna kabul eder. Hal hatir sorduktan sonra 
13-14 yaslarmda fidan gibi bir kiz hepsine de kahve 
ikram etmis ve birincinin dilegi olmustur. Sohbetten 
sonra yemek yemege davet edilince de ikincisi basim 
oniine egmek mecburiyetinde kalmistir. Fakat iifiincu 
sahis bu olanlan normal karsiladigi ifin biyik altmdan 
giilmektedir. Yemekten sonra tarn sofra kaldinlacagi 
zaman bir sepet taze iiziim getirilip sininin uzerine 
dokuliince bu kerametleri o da kabul etmek zorunda 
kalmis, boylece seyh Izzeddin Efendi'nin biiyiikliigune 
kalpleriyle tam manasi ile inamp bu tarikata intisap 
etmislerdir. Bu zatlarm Sinan Efendi Dergahmm 
mihrabinin arkasmda gomiilii oldugu nakledilir. 

Veli Efendi, Reislerin karsi vadisinde Kamfili 
Sultan'm mezarmm civarmda biiyiik bir keramet 
gostermistir. Anlatilir ki, Veli Efendi devrinin 
Naksibendi seyhlerinden olup dervisleriyle birlikte bir 
k6ye giderken vakit daralir ve ikindi namazi gecmek 
iizere iken biitiin aramalara ragmen su bulamazlar. Bu 
durumda Veli Efendi Cenab-i Hakk'a iltica ederek 
duadan sonra elindeki asasi ile orada bulunan cmar 
agacmm kokiine vurarak su fikanr ve bu sudan biitiin 
dervisleriyle beraber abdest alarak cemaatle namazlan 



136 



kilarlar. Bu cesme halen akmakta olup yalniz biiyiik cmar 
agaci zamanla yaslanarak curiimiis olup ortadan 
kalkmistir. 

Nurullah Dede yatiri, Camlica mahallesindeki 
Kozagac Camiinin avlusundadir 140 . Bu dede hakkmda 
anlatilan menkibelerden biri soyledir 141 . Demirci ve 
cevresinin Kurtulus Savasi sirasmda Yunanlilar 
tarafmdan isgal edildigi giinlerde, diisman askerleri, 
Nurullah Dede'nin yatinnin yakinina cadir kurarlar. 
Kendileri ve atlan tiirbenin etrafmi pisletir, zarar verirler. 
Bunun iizerine Nurullah Dede gece kalkip, kendisini 
rahatsiz eden ve tiirbesinin cevresini kirleten Yunan 
askerlerini taslar. Onlara, "Pislettiginiz yerleri temizleyin, 
yoksa basmiza biiyiik felaketler getirecegim", diye 
baginr. Bu uyan kar§ismda korkan ve §a§iran Yunan 
askerler Demirci'yi kisa siirede terk ederler. Halk, 
Yenikoy, Simav, Gordes, Gediz gibi fevre ilfe ve 
koylerin Yunanlilar tarafmdan yakilip yikilmasma 
ragmen, Demirci'nin uzun siire i§gal altmda 
kalmamasmm ve sava§tan az zarar gormesinin sebebini, 
Nurullah Dede'ye baglar. 

Nurullah Dede'nin tiirbesi ziyaretgahtir. Cocuk 
isteyenler, kismet bekleyenler tarafmdan sik sik ziyaret 
edilir. Ziyaretciler focuklan erkek olursa Nurullah, kiz 
olursa Nuriye adim vaat eder ve Hakk'a yalvanrlar. 
Geceleri altim lslatan focuk bu tiirbenin etrafmda 



140 Ewelce mescit iken minare ve ilaveler yapilmasiyla 
buyumii§, camiye d6nu§mu§tiir. Vakif kayitlannda Kozaga9 
Mescidi olarak ge5er. 

141 Ismet Alpaslan. Demirci Efsaneleri 

137 



dolastinhrsa, cocugun o huyundan vazgececegine 
inamlrr. 



Golmarmara Evliyalan 



Osmanh doneminde Marmara Saruhan sancagma 
bagli bir kaza merkezidir. Daha sonra Akhisar'a 
baglanarak nahiye haline getirilir. Saruhanoglu Ishak 
Celebi'nin Mahmut Danismend'e Marmara'da bir ciftlik 
vakfettigi ve bunun cocuklan olan Mehmet ve Ali'ye de 
Padisah Berati ile Mutasarriflik verildigi goriiliir. 
Muhtemelen Evliya Celebi'nin soziinii ettigi ziyaret 
yerleri bu zatlara aittir. Yasar Kalafat Mehmet Aga'nrn 
oglu ve kizi ile birlikte tiirbesinde medfun bulundugunu 
kaydeder 142 . Ishak Celebi Marmara'mn bir koyiindeki 
ciftligi Ahi Ali'ye vakfetmis ve onun cocuklan Cafer, 
Ahmet ve Mahmut padisah berati ile mutasarnf 
olmuslardir. Saruhanoglu Marmara'da Saka Haci denilen 
yeri vakfetmis, Marmara'daki Ichisar mahallesinde imam 
olan Mahsur padisah berati ile buraya mutasarnf 
olmustur. 

Marmara 1628 yilmdan itibaren Manisa'ya bagli 
olarak goriilmektedir. 1987 yilmda ilce olan Marmara 
simdiki Golmarmara ismini 50k yakimndaki gol ve 
Mermer ocaklarmdan almistir. Bir sure Golmermere 
olarak gecen isim dile daha kolay gelmesi acismdan 
Golmarmara olmustur. 



142 Ya§ar Kalafat. Anadolu'da Ulu Kadin Ki§iler ve Halk 
tnancjlan 

138 



Evliya Celebi Seyahatnamesinde Golmarmara'nm 
vasiflarmi siralarken," Saruhan sancagi hakinde yiiz elli 
akce kazadir", diye soze baslar 143 . Burasi Lala Pasa 
evkafi olarak binikiyiiz ev ile on mahalleden ibarettir. Ne 
var ki, sehrin 90k biiyiik bir kismi harap halde 
bulunmaktadir. Bununla birlikte Lala Pasa hayrati "cami- 
i selatin misal" Eski Cami, medrese, han, imaret, darii'l 
hadis ve darii'l kurra ve mektep ve cesmenin tamami 
iizerleri kursunla kapli eski tas binalardan ibarettir. 
Sehirde aynca minaresi olmayip pek de mamur olmayan 
bir Hanife Sultan Camii daha vardir ki, Hanife Sultan 
bizzat caminin mihrabi oniinde kursunlu kubbe-i ali 
icinde medfundur. Hanife Sultan menkibe ve kerametleri 
bol bir ulu sultandir. Bu camiler dismda zaviyeleri olan 
sehrin halki fakir olmakla beraber ayani tamamen 
muderrislerden olusmaktadir. Ziyaret yeri olarak Hanefi 
Sultan, yanmda Mehmet Baba ve Ali Baba isminde 
zatlar bulunmaktadir. 

Celebi'nin Lala Pasa evkafmdan saydigi cami 
bugiin Sahuban Camii adiyla da bilinen ve San Ibrahim 
Pasanm kizi Sahuban Hatun tarafmdan yaptinlmis olan 
camidir. Belediye binasinin yanmda Eskicami 
Mahallesinde yer alan yapmm iistiinde insa tarihi 1600 
olarak gecmektedir. Kare planh bir harim ve son cemaat 
mahallinden ibarettir. Kesme tas ve tugladan yapilmis, 
tek kubbeli bir camidir. Yapmm arka bahcesinde mezar 
taslan bulunmaktadir. Bu mezar taslarmm ikisi hala 
saglam olup kimlere ait oldugu bilinmemektedir. 



143 Evliya £elebi. Seyahatname. Dokuzuncu Cilt. Sh. 63. 
Istanbul. 1935 

139 



Sahuban Medresesi de yine Sahuban Hatun 
tarafmdan cami ile aym tarihte yaptinlmistir. Giinumiize 
ulasmayan medrese boliimiinde 1 . Diinya Savasma kadar 

* • 144 

ogretim devam etmistir . 

Celebi'nin Hanife Sultan diye soziinii ettigi kisi, 
muhtemelen sehirdeki ikinci caminin banisi olan Halime 
Sultandir. Halime Hatun Camii, Golmarmara carsisi 
icinde Yenicami Mahallesinde, Sahuban Camii'nin 
kuzeyinde insa edilmistir. III.Mehmet'in 1595 yilmda 
tahta gecmesi ile dadisi ve siit annesi Halime Hatun icin 
yaptinlmi§tir. Plan tipolojisi bakimmdan Sahuban 
Camii'nin kaliteli bir benzeridir. Caminin kitabesi yoktur. 
Kare planh bir harim ve uc boliimlii son cemaat 
mahallinden ibarettir. Harimin ustii tek kubbe ile 
ortuludur. Minaresi kuzeydogu cephede camiye bitisik 
durumdadir. Caminin list ortiisu ve daha sonra yapilmis 
olan sadirvam orjinaldir. Kismen mermerden yapilmistir. 
Halime Hatun Medresesi 1595-1605 yillan arasmda 
Halimehatun Camii avlusunda, caminin kuzey cephesi 
karsismda insa edilmistir. Cami ve medrese bir cadde ile 
aynlmistir. Medrese dogu-bati dogrultusunda uzanan 
dikdortgen bir yapiya sahiptir. Aslmda "U" seklinde bir 
yapiya sahipken bugiin dogu ve bati kanatlan yikilip 
yerine dikdortgene yakm yeni bir bina insa edilmistir. 

Medrese odalan bugiin miiftuluk, arsiv, ve bir 
siireligine ogretmenler lokali olarak kullamlir. Yapi 
tamamen restore edilmistir. 



http://manisa.turizm.gov.tr/belge/l-56260/sahuban-camii- 
golmarmara- . html 

140 



Halime Hatun imaretinin kitabesi yoktur. Imaret 
"L" seklinde diizenlenmistir. Avlunun giiney ve dogu 
yonlerinde kubbeli dort oda mevcuttur. Odalarm iizeri 
kubbe ile ortiiludur. Bu yapi da bir sure ogretmen evi 
olarak kullamlmistir 145 . 

imaretin giineyinde yer alan Hamam 1595 yilma 
tarihlenmektedir. Bugiin yikik bir vaziyettedir. Hamam 
kare plana sahiptir. Kiilliyeye gelir saglamak icin cifte 
hamam diizenlendigi belirtilmektedir. Kubbeleri yrkilmis 
olup duvarlan kismen saglamdir. Hamam ve 
imarethanenin restore edilip halk kutiiphanesi olarak 
yeniden acilmasi planlanmaktadir 146 . 

1898 yili Maarif Salnamesine gore Akhisar'a bagh 
Marmaracik nahiyesinde banisi Hilmiye Hatun (Halime 
Hatun) olan Hilmiye Medresesi hizmet vermektedir 147 . 

Abdullah Hulvi Efendi Golmarmara'da Eski 
(pazar) Camiinde mezan bulunan ve ogrenimini 
tamamladiktan sonra 1712 yilmda ikinci defa seyhiilislam 
olan Ebesade Abdullah Efendi Beyazit Medresesinde 
muderris olur. Daha sonra Mermere'ye donerek Pazar 
Camii ya da Eskicami denilen (§ahuban Camii) caminin 
yamndaki medrese ve dariilhadiste miiderrislik ve 
miiftiiluk yapar. 1746 da vefat eder ve aym caminin 



145 Alti yil aradan sonra 2010 Temmuzunda Golmarmara 
Otogannin list kesiminde ogretmen evi acihr. Bilgisayar salonu 
oturma salonu ve yatakhane olmak uzere kisimlardan olusur. 

146 http://www.golmarmara.gov.tr/ 

147 £igdem Tas. XX. Yuzyil baslannda Ayfin Vilayetinde 
Egitim. Yiiksek Lisans tezi. Afyon Kocatepe Uni. Afyon.2006 

141 



avlusuna defnedilir. Manzum Kaside-i Ber Tercemesi 
eserlerinin en me§hurudur 148 . Mezar ta§ma zamanm 
§airlerinden Sa'i tarafmdan §u misralar nak§edilir. 
Marmara muftisi Hulvi piir efdal u kemal 
Yani Abdullah Efendi ahsenullahu ileyh 
Eyledi ba emr-i Hak dar-i bekaya irtihal 
Maksad-i sidk-i melik iizere ola binyedi'ye 
Fevtinin tarihini ihlas ile Sa'i dedi 
Gocdii Abdullah Efendi Rahmetallahu aleyh 



Gordes Evliyalan 



Evliya Celebi §ehri ziyaret ettiginde Ulu Cami ile 
Haci Ramazan Camii di§mda digerlerinin mescid oldugu 
11 ibadethane vardir 149 . 1920'lerde ise, Eski Gordes'te 
yedi tane cami vardi 150 . Bunlarm tamami Yunanhlar 
tarafmdan yakilmi§, bazilarmm sadece minareleri kalmi§, 
ancak ikisi di§mda hepsi sonradan tekrar yapilmi§tir. 



148 Bursali Mehmed Tahir bin Rifat. Aydin Vilayetine Mensup 
Mesayih, Ulema, §uara, Miiverrihin ve Etibbanin Teracim-i 
Ahvali. Hazirlayan Akif Erdogru. Akademi Kitabevi. Izmir. 
1994 

1 Evliya (^elebi. Seyahatname. Dokuzuncu 

Cilt.Sh.56.istanbul. 1935. Evliya gelebi'nin ifadesiyle, "..Ve 
bu §ehir icre cumle elli diikkan ve bir han ve bir hamam ciimle 
bu cisfin evkafidir kim iradi tamiri cisre masruf olur. Ve bir 
hamam dahi ve bir medrese ve iki tekye ve dokuz mekteb ve 115 
han ve alti ce§me abi hayat vardir." 

150 Zekeriya Yurdoglu. Gordes Tarihi. Gordes Belediyesi 
KulturYayinlan. Izmir. 1993 

142 



Bunlar, Tersik Basi Camii (Cataloluk camii), Yagci Emir 
Camii, Pazar Camii, Divan Mahallesi Camii, Yaka 
Camii, Guduk Minareli Camii, ve Uzuncam Camii'dir. 
Yangmdan once var olan, sonra tekrar yapilamayan 
camiler ise, Cmardibi Camii ve Ulu Cami'dir. 
Cumhuriyetin ilk yillarmda harabe halinde bulunan Ulu 
Cami yerine ilkokul yapilir. Yanmadan onceki hali ise, 
kubbesiz, dami kiremitle ortulii, uzun ve giizel minareli 
bir yapi idi. Icinde iizeri altm sirma ile ayetler islenmis tie 
adet sancak bulunurdu. Bu sancaklar onemli 
merasimlerde ve asker ugurlamalarmda cikanlirdi. 

Kapatilmadan once Gordes'te iki tane medrese 
vardir. Bunlardan birisi Haci Numan Efendi Medresesi 
digeri ise Tersik Basi (Cataloluk) Camii' nin hemen 
altmda, arada yalmzca bir sokagm oldugu Tersik Basi 
Medresesi idi. Buradan mezun olana icazet (diploma) 
verilir, ve mezunlar hocalik, kadilik, muftiiluk 
yapabilirlerdi. Gordes'in kalbur iistii insanlan buralarda 
okumustu. Kayacik, Hanya (Giinesli) gibi yerlerden de bu 
medreselere gelirlerdi. Halbuki, 1898 yilmda Gordes'te 
13 medrese ve 421 ogrenci bulunmaktadir 151 . Bu 
medreseler, Cami Mahallesindeki Gazi Burhaneddin, 
Yenimedrese, Yagci Emir, Divan Mahallesinde Haci 
Numan, Kozzade, Algirzade, Uzuncam Mahallesinde 
Uzun^am, Vakiffa, Borlu nahiyesinde Uzuncalitepe, 
Boyali Karyesinde Yenimedrese, Salur karyesinde 
Nasuhzade, Borlu Sabahayak karyesinde Hidayet, Borlu 



151 Qigdem Ta§. Maarif Salnamelerine gore XX. Yuzyihn 
ba§lannda Aydin Vilayetinde Egitim. Yuksek Lisans tezi. 
Afyon Kocatepe Uni. Afyon. 2006 

143 



Hopar karyesinde Kuciik ve Buyiik medresedir 



152 



Anlatildigma gore, Cumhuriyetin ilanmdan evvel 
Gordes'te biitiin tarikatlarm tekkeleri vardir 153 . Bektasiler, 
Rufailer, Kadiriler, Mevleviler, Naksibendilerin tekke ve 
seyhleri mevcuttur. Bunlar Cumhuriyetle birlikte 
kapatilir. Bunlardan uzun yillar varliklarmi siirdiirenler 
Rufailerdir. Rufailerin Gordes'teki seyhi, Mutaf Dede 
diye bilinen Mutaf Ibrahim Ethem Dede (Dokumaci) 
admda saygi duyulan, sevilen bir sahistir. Ondan sonra 
Gordes Tarihi'nin yazan Zekeriya Yurdoglu'nun dayisi 
olan rahmetli Abdullah Ot^u Rufai seyhi olur. Abdullah 
Otcu evli, coluk cocuk sahibi bir kunduracidir. Eskiden 
beri Rufai oldugundan Mutaf Dede'den sonra yerine o 
gecer. Helvaci Emin (Civi), Ressam Ahmet Deringoz, 
Gasperin Ali Riza (Kan), Hamamci Ibrahim (Altun) 
ve birkac kisi daha Rufaidirler. 

Anlatilir ki, Sitki Bey Eski Gordes'te halen ayakta 



"Eski Borlu, Manisa'nin Gordes ilcesine bagh bir bucakti. 
Gediz kiyisinda bir ticaret ve kiiltiir merkeziydi. 1959 ydinda 
[Demirkoprii Baraji] sular altinda kahnca, Eski Borlulular 
Izmir'e, Salihliye,Kdpriibasi'na ve Tahtaci'ya dagdddar. Cogu 
o giinlerde yeni kurulmus olan Kopriibasi koyiine yerlesti. Bir 
kismi da Koprubasi'na 7 kilometre otedeki Tahtaci koyiinii 
tercih etti. Zamanla Kopriibasi ilce, Tahtaci da belde olup 
adini "Borlu" diye degistirdi. Bu isim degisikligi bircok hukuki 
sorunlari da beraberinde getirdi. Ciinku Tahtaci ya da Borlu, 
Demirci'ye baghydi. Eski Borlu ise Gordes 'e... " Erkin Usman- 
Yitik Kent Borlu ve Insanlan'ndan. Kasim 2012'de ise 
Demirciye bagh olan Borlu, Kopriibasi ilcesine baglanir. 

gordes. 8m. com/ 

144 



duran Pazar Camiinin karsismda bulunan hah 
magazasmm oniinde oturmaktadir. Mutaf Dede iki 
jandarmanm oniinde caminin karsismdaki yokus yol 
iizerinde bulunan adliyeye getirilmektedir. O sirada Tellal 
Siileyman admdaki bir kisi Mutaf Dede'yle "Hu, Hu, Hu" 
diye alay eder. Mutaf Dede adama sert bir bakis gonderir. 
Olaya diikkamnm oniinde sahit olan Sitki Babayigit Bey 
"Aman Efendim! Ne olur affedin" dese de, Mutaf Dede, 
"Ziilfikara dokundu, konu benden cikti. " der. Tellal 
Siileyman adli kisi bir hafta sonra tamamen goremez olur 
ve bir hafta sonra da vefat eder. 

Mevlevilik tarikati da Gordes'te varligmi devam 
ettirmistir. Miilazim Hocalarm Fahrettin Hoca (Onder) 
Mevlevilerin Gordes'teki rehberi idi. Onun vefatmdan 
sonra, Nazmi £ivi rehberlik eder. Nazmi Efendi sayilan 
sevilen bir insandir. Senede bir defa Konya'dan Seyh 
Fikri Baba (Mehmet Fikri Metli) gelir ve Mevlana 
iizerine sohbetler yapilirdi 154 . 

Mevlevi kadmlar arasmdaki toplantilara rehberlik 
eden, Fahrettin Hocamn ablasi Fedime Hoca Hanim'dir. 
Birisi Mualla ogretmen olan sevilen iki hamm Mevlevi 
daha vardir. Fedime hamm da sevilen sayilan bir 
hammdir ve yeni Gordes'te de bu gorevini siirdiirmiistiir. 



154 Kur'anm yasak oldugu devirde giizel bir i§aretle 6666 adet 
Kur'an kitabini matbaada bastinp biitiin Tiirkiye'ye dagittigimn 
ortaya 9ikmasi iizerine tutuklama istemi ile Adliyeye sevk 
edilip, duru§ma esnasinda duru§mayi idare eden hakimin 
ba§ina elindeki bastonunu uzatip hafifce degdirmesi akabinde 
ha§in olan bu zatin 90k mtilayim bir hale geldigi ve Medli 
Baba'yi serbest biraktigi anlatilir. Konya'da U9ler 
Kabristaninda medfun bulunmaktadir. 

145 



Bir sure Gordes'te etkinligini kaybetmis olan 
Ussaki tarikati ancak 1950'lerden itibaren tekrar ortaya 
cikar. Gordes civarmda Komiircii ve Kula'da varligmi 
kesintisiz olarak siirdiiren tarikatm Komiircii kolunu Haci 
Halil Efendi ve ogullan Sadik ve Kamil Efendiler 
temsil etmislerdir. Buradan yetisen Yakakoylii Haci 
Halil Efendi faaliyetini surdiirmiistur. Kula kolu ise 
Saruhanlili Sami Efendi'nin yetistirdigi Kulali Haci Bekir 
Efendi vasitasiyla olusmustur. Buradan yetisen Cakir 
Emmi olarak bilinen Mehmet Aykanat ile tarikat 
1951 'den itibaren Gordes'e tekrar ulasir. 

1853 tarihli baska bir belgede Kayacik kasabasmda 
Seyfi Baba zaviyesi vakfiyesinin kullamm sartlan 
belirlenmistir 155 . Kayacik'ta bulunan Catalkaya'da Seyfi 
Dede yatin mevcuttur. Bu yatirm dismda Saruhanogullan 
doneminden kaldigi ileri siiriilen Lale Peder ve Kurt 
Dede isimli yatirlar bulunmaktadir. 

Kirankoy'de Hasmel, Tekke, Yaran, Yaldirik, 
Mutullah yatirlan bulunur. 

Il9eye 12 km. mesafede bulunan Efendili koyiinde 
Yaran Dede yatin bulunur. 

Ilceye 16 km. mesafede bulunan Bahkh koyiinde 
Mente§ Sultan, yakmlarmda S a kir Efendi tiirbesi 
bulunmaktadir. 

Ilfeye 25 km. mesafede bulunan Kiymik koyiinde 



Hakki Kara§ahin. Gordes ve Cevresinde Dini Hayat. 
Doktora Tezi. Ankara Uni. 2006 

146 



Qrpih yatirlan vardir. 

Ilceye 12 km. mesafede bulunan Bay at ve 20 km. 
mesafede bulunan Deregiftlik koylerinde dede mezarlan 
bulunur. 

Ilceye 20 km. mesafedeki §eyhyayla ktiyunde 
2001 'de tiirbesi insa edilen ve koyiin kurucusu kabul 
edilen §eyh Mehmet'in kabri vardir. 

Aynca, eski Gordes'te ismiyle anilan mezarlikta 
medfun bulunan Hiiseyini Baba ve Bayram isimli iki 
yatir oldugu bilinir. Bursah Mehmed Tahir, Camiii'l 
Nasayih isimli eserin sahibi olarak tasavvufi siirler yazan 
eski sairlerden Hiiseyni ile Gordes'te ziyaret edilmekte 
olan Huseyni'nin aym kisi olmasmin kuvvetle muhtemel 
oldugunu kaydeder 156 . 

"Ilahi sensin olan hallak u mevla 

Ki zatmdir miinezzeh kadrin ala" 



Kirkagag Evliyalan 

§ehir 1350'lerde Tiirk Kalbuz asiretlerinden bir 
kisim halkm Kirkagac'm giiney batismdaki yamaca, 
bugiinkii Oren mevkiine yerlesmeleri suretiyle kurulur. 
Anlatihr ki, 40 adet fadir halkmdan ibaret olan asiret 40 
tane agacm altma yerlestikleri ifin o giinden beri 



156 Bursah Mehmed Tahir bin Rifat. Aydin Vilayetine Mensup 
Me§ayih, Ulema, §uara, Muverrihin ve Etibbanin Teracim-i 
Ahvali. Hazirlayan Akif Erdogru. Akademi Kitabevi. Izmir. 
1994 

147 



kasabamn adi Kirkagac olarak kalmistir. Asiretin ilk 
camii Oren camii, ilk cesme suyu Oren suyudur. Bugiin 
sadece restore edilmis minaresi bulunan eski Oren 
Camii'nin, yerinde olmayan kitabesinde insa yih olarak 
1386 goriilur. San Hoca Camii'nden 49 yil once 
yapilmistir. Bir rivayete gore de, Kirkagac 1432 senesinde 
kurulur. Kasabamn gelismesinde San Abdullah Efendi 
adiyla bilinen ve butiin iilkede sohret sahibi olan bir 
alimin Kirkagac'a yerlesmis olmasi etkili olmustur. 
Tahrir kayitlarma gore, Kirkagac'm 1350 ile 1380 yillan 
arasmda kuruldugu soylenebilir 157 . 1530 yilma kadar, 94 
vergi niifusu, 8111 akca vergi odeyen 406 kisinin 
yasadigi ve koy statiisunii devam ettirdigi goriilur. 1530 
tarihli tahrir kayitlarmdan Kirkagaf'm, Kanuni tarafmdan 
annesi Ayse Hafsa Sultan' a temlik edildigi anlasilir. Bu 
miilkiyet daha sonra vakfiyete cevrilerek, Kirkagaf Koyii 
Manisa'da Valide Sultan tarafmdan bir kiilliye olarak insa 
ettirilen hayir eserlerine vakfedilir. XVI. yiizyilm 
baslarmda Kayadibi, Kas Koyii (bugiinkii Karacakas), 
Sazluca ile Kirmizi koyleri birer yerlesim merkezi olarak 
goriilmektedir. Aydm Salnamelerinde Kirkagac, Saruhan 
Sancagma bagli bir kaza merkezi olarak karsimiza 
fikmaktadir. 

XIX. yiizyilda Kirkagaf'm sahip oldugu makarr-i 
ulema vasfmm daha onceki donemler ifin de geferli 
olmasi muhtemeldir. 1898 yilma ait Aydm salnamesinde 
Kirkagac Riisdiyesi 125 ile vilayet icinde en fazla talebe 



157 http://kirkagac.meb.gov.tr/ 



148 



sayisma sahip olan ri\§diyedir 158 . Aym yila ait kayitlarda 
Kirkagac'ta 28 medrese ve bu okullarda okuyan 508 
ogrenci bulunmaktadir. 1899'da ogrenci sayisi 559'a 
cikar. Kirkagac'm merkez kaza olan Manisa'dan bile 
fazla sayida medreseye sahip oldugu, dolayisiyla talebe 
sayisinin da buna bagli olarak fazlalastigi, burasinin 
kultiir ve egitim merkezi haline geldigi goriilmektedir. Bu 
medreseler Asmali, Kara Osman, Bektas, Ciftehanlar, 
Yegenoglu, Kapacikli Osman Efendi, Soguk Cesme, 
Musa Efendi, Cebeci, Haci Siileyman Efendi, Kir Camii, 
Kerim Aga, Kurdcuoglu, Semavi, Karaosmanzade, San 
Hoca, Haci Mehmet Aga, Sandukci, Ortiilu, Acemham, 
Seyid Efendi, Bahce, Ucarci, Corumlu, Ahmet Efendi, 
Satir, Osman Efendi medreseleridir. 

Karaali mahallesinde bulunan Sanhoca Camii 
1440-50 yillan arasmda II. Murat zamanmda Sari Hoca 
diye bilinen Sari Abdullah Efendi tarafmdan insa ettirilir. 
San Hoca Efendi yasadigi 1400'lii yillarda ilmi, felsefi, 
dini ve tasavvufi alanda talebe yetistirmis halka lsik 
safan bir din ve ilim adamidir. Hakkmda birfok menkibe 
anlatihr. 

San Hoca Kirkagaf'm kurucularmdandir. Kayadibi 
ile Bakir kasabasi arasmda o zamanlar mevcut Tas 
koyunde ikamet ettigi tarihlerde Osmanli padisahi 
II.Murat ile bu koyde goriismiis oldugu nakledilir. San 
Hoca'nm Turkceye terciime ettigi Mevlana Celaleddin 
Rumi'nin Mesnevi'sini begenen II.Murat bu hizmetinden 



158 Qigdem Ta§. Maarif Salnamelerine Gore 20. Yiizyil 
Ba§lannda Aydin Vilayetinde Egitim. Yiiksek Lisans tezi. 
Afyon. 2006 

149 



dolayi takdir ifadesi olarak Sanhoca Camiini insa ettirip 
Kirkagac halkim asar vergisinden muaf tutar ve boylece 
civardaki bir kisim halk Kirkagac 'a go? ederek buraya 

yerlesir. 

Bir rivayete gore de II. Murat'm esi yolculuk 
esnasmda Kirkagac'tan gecerken rahatsizlamr. Burada 
San Hoca Efendi'nin duasiyla iyilesir. Bu nedenle 
padisah II. Murat Sanhoca Camii'ni ve yamndaki tastan 
evi yaptinr. 

Birgiin San Hoca Hazretleri Hacc yolculuguna 
cikmak icin ogullarmin hazirlanmasmi ister. Hazirliklar 
yapildiktan sonra halkla toplu olarak vedalasirken hoca 
ogullarma hacc yolculugundan vazgectigini soyler ve geri 
donerler. Ogullan hocaya sebebini sorar. Hoca efendi 
ogullarma, olumuntin yakla§tigini ve bu yolculugun 
yanm kalabilecegini soyler. Hakikaten San Hoca 
Hazretleri bu olaydan tie gun sonra vefat eder. 

Rivayet edilir ki, 1974 yilmdaki Kibns Harekatma 
San Hoca'nm katildigi, bu savasta yiizbasi olarak gorev 
yapan pilota yardim ettigi, daha sonra bu askerin San 
Hoca'yi ziyarete geldigi, hoca efendinin yillar 6nce 
oldiigiinii ogrendigi, bu olaydan 50k etkilenip uzun bir 
sure Sanhoca Camiinde her turlti hizmette bulundugu 
anlatihr. 

Cami zamanla cemaate yeterli gelmediginden halk 
tarafmdan bir misli daha biiyutiilerek bugiinkii haline 
getirilir. Sanhoca zamamnda yaptmlan medreselerde 
Arapfa, matemetik, Farsca, mecelle ahkami, ve bunun 
yam sira diger derslerin okutuldugu nakledilir. Sanhoca 



150 



Camii haziresinde bulunan kabirlerde bazi Ussaki tarikati 
hocalan medfun bulunmaktadir. 1864 yilmda Kirkagac'ta 
miiftii olarak gorev yapan ve Koca Miiftii diye anilan 
Miiftii Tahir Efendi Hicaz'a gider ve buradan doniisiinde 
Peygamber Efendimizin mubarek sakal-i serifini getirip 
Sanhoca Camii' ne hediye eder. Halen Sanhoca Camiinde 
bulunan ve her sene Ramazan ayinin 27. gecesi (Kadir 
Gecesinde) halk tarafmdan ziyaret edilen sakal-i serif 
budur. 

Karaosmanoglu Camii 1754'te Abdullah 
Karaosmanoglu tarafmdan, medrese ise, Karaosmanzade 
Haci Mehmet Aga tarafmdan yaptinhr. Bugiin talebe 
odalan ve mesruta yikilmis olup sadece cami ayakta 
kahmstir. Cami 1980'li yillarda tamirden gecirilmis 
ancak orijinalligini kaybetmistir. 

Haci Bilal Aga tarafmdan yaptinlan Koca Mehmet 
Aga Mahallesindeki Asmali Medrese bugiin ayakta 
degildir. Caminin avlusundan yol gecmekte olup minaresi 
camiden uzakta, yolun diger tarafmda kahmstir. Halk 
arasmda Asmali Cami olarak bilinmektedir. Asmali 
Medresenin dersiamlarmdan Mehmet Efendi' nin naasi 
1938 yilmda tiirbesinin yikilmasi sonucu San Hoca 
Camii 'ne nakledilir. 

Pehlivanoglu'nun karsismdaki sokaktan 

girildiginde ilk kosede oldugu soylenilen Bektas 
Medresesi halk tarafmdan yaptinlmistir. 1904 yilmda 
dersiami Abdullatif Efendi olup talebe sayisi 15 iken, 
bugiin ne medreseden ne de camiden eser vardir. 



151 



Bugiin £iftehanlar Medresesi, sadirvan, talebe 
odalan, ve iki adet handan da eser kalmamistir. Cami ise 
1940'h yillarda Karaosmanoglu ailesinden bir 
hammefendinin iizerine almmissa da, daha sonra vakfa 
devredilmistir. 

Boduroglu mahallesindeki Yegenoglu Camii ve 
medresesinden herhangi bir iz kalmamistir. Yegenzade 
tarafmdan yaptinlan medrese ve cami 1940'li yillarda 
Ziihtii Eken'in Belediye Baskanligi doneminde 
yikilmistir. 

Bugiin San Hoca'nm list taraflarma denk gelen 
Kapacikh Osman Efendi Medresesi, Karacaoglu 
Mahallesindedir. Haci Siileyman Aga tarafmdan 
yaptinlan medreseden ve mesrutadan eser kalmamistir. 

Sogukcesme Mescidi, Karacaoglu 

Mahallesindedir. Bugiin cami, medrese ve kuyu yikilmis 
olup imam evi vakifiara aittir. Kihczade Haci Hasan 
Efendi tarafmdan yaptinlan bu cami Kirkagac'm en giizel 
camii olup ig bezeme ve siislerinin parlamasi ifin kirk 
kofiin yumurtanm aki ile cilalanmistir. Caminin yerinin, 
Peygamber Efendimiz tarafmdan Haci Hasan Efendi'ye 
alem-i manada isaret edilmis oldugu nakledilir. 

Musa Efendi Medresesi Karacaoglu Mahallesinin 
alt tarafmdadir. Burasi giiniimiizde Musalar Mahallesine 
donusmiistiir. Ancak medreseden, mescidden ve talebe 
odalarmdan hif bir iz kalmamistir. 



152 



Basmaci Halil Efendi tarafmdan yaptinlan Cebeci 
Medresesi'nde 1904 yilmda dersiam Abdulmecid Efendi 
olup talebe sayisi 1 3 'tiir. 

Haci Siileyman Efendi tarafmdan yaptinlan ve 
ismiyle amlan medrese San Aga Mahallesindedir. 
Ayanzade Siileyman Efendi ile kanstirmamak icin Haci 
Siileyman Efendi veya Biiyiik Siileyman Efendi ismiyle 
yad edilen zattir 159 . 1904 yilmda dersiamlan Haci 
Siileyman Efendi ve Haci Mehmed Efendi'dir. Bursali 
Mehmed Tahir eserinde sunlan yazar. 160 "Asr-i ahir 
efazilmdan bir zat olup Kirkagaclidir. Bidayeti tahsili 
mesahir-i fiizeladan Alasehirli Haci Ibrahim Efendi 'den 
nihayeti Mevlana Hadimi'nin torunu ile Konya 
ulemasmdan miifti Molla Efendi'dir. Ikmal-i tahsilden 
sonra memleketine avdetle nesr-i ilime baslayub tic defa 
icazet vermege muvaffak olmusdur. 1268 (1852) 
tarihinde irtihal ederek Eski Mezarlik denilen 
kabristan'da yol kenarma defn edildi. Bu havalice 
Kirkagac'm makarr-i ulema vasfiyla sohretine bais 
vucud-i fazilaneleri olmusdur. Kutiib-ii mevcudeleri nam- 
1 fazilanelerine mensub medresenin vasatmdaki 
kiitiibhanede mevkufdur. Asan ilmiyelerinden ilm-i adab- 
i miinazara'dan Karatepeli Hasiyesi matbu Mecami lil 
Hadimi, Serhu Hatimetul Usui gayri matbudur. Tarikat-i 
Naksibendiye' den miistahlifdirler." 



159 http://www.kirkagac.gen.tr/ 

160 Bursali Mehmed Tahir. Aydin Vilayetine Mensup Mesayih, 
Ulema, §uara, Muverrihin ve Etibba'nin Teracim-i Ahvali. 
Akademi Kitabevi. Hazirlayan Akif Erdogru. Izmir. 1994 

153 



Kendisi Imam-i Hadimi'nin torunundan icazet-i 
mutlaka ve hilafet-i irsad alarak Kirkagac'a gelmistir. 
Hadim Seyhleri Naksi Miiceddidi kolundan olup bugiin 
Tiirkiye'de Naksiligin Miiceddidi ekolii Silistreli 
Siileyman Hilmi Tunahan Efendi'nin talebeleri tarafmdan 
temsil edilmektedir. Kirkagac'a dondiikten sonra San 
Aga Mahallesinde Haci Siileyman Efendi medresesini 
kurmustur. Medreselerin kapatildigi 1 925 yilma kadar bu 
medresede egitim ogretim devam etmis ve medresenin 
son dersiami Karakaszade Efendi Hazretleri olmustur. 
Haci Siileyman Efendi'den sonra irsad vazifesine Yegen 
Osman Efendi, ondan Ayanzade Siileyman Efendi ve 
ondan da Karakaszade Efendi ve Musahocali Mehmet 
Hilmi Efendiler gecmislerdir. Yegen Osman Efendi'nin 
talebelerinden birisi Ayanzade Hoca digeri de Danaci 
Hafiz'dir. Bugiinkii Danaci Camii'ni Ismet Pasa devrinde 
satm alarak yikilmaktan kurtaran kisi Danaci Hafiz'dir. 

Anlatilir ki, Haci Siileyman Efendi'nin ilmine 
Kirkagac'taki gayrimiislimler bile saygi gosterirlermis. 
Hatta Karekin Efendi'nin babasi Kirkor Efendi Haci 
Siileyman Efendi'yi goriince kendisinden kacarmis. 
Kirkor Efendi Haci Siileyman Efendi'nin carsida uzaktan 
sangmi gorse yolunu degistirirmis. Sebebi soruldugunda 
da, "Bu hoca beni Musluman edecek. Biraz dinledim 
nerdeyse Musluman oluyordum. Elinden zor kurtuldum", 
dermis. 

Halkm yardimi ile yaptinlan Kir Medrese ve talebe 
odalan yikilmis olup bugiin sadece camisi ayaktadir. 
Burasi aym zamanda Kabasakal Camii olarak bilinir. 



154 



Kerim Aga Medresesi ve talebe odalan yikihms, 
bugiin sadece cami hizmet vermektedir. 

Emir Aga'mn yaptirmis oldugu Ortiilii/Kursunlu 
Medrese, Kirkagac'm en biiyiik medresesi olup 
kubbesinin catisi kursunla kapli oldugu icin halk arasmda 
bu isimle amlmistir. 

Ayanzade Medresesi veya Kursunlu Medrese o 
devrin en onemli medreselerinden birisidir. Ayanzade 
Caminin avlusunda tavus kuslarmm dolastigi 
nakledilir 161 . Celal Icoz tarafmdan 1930'lu yillarda 
yiktinlan caminin kursunlan bir hurdaciya satilir. 1970'li 
yillarda merhum Abdullah Qivgm onciiliigunde caminin 
arsasi hurdacidan geri almarak aym yere yeniden 
yaptinlrr. 

Osmanli Maarif Salnamesinde Ziver Aga 
Mahallesinde oldugu belirtilen Kuscuoglu 

Medresesi' nden bugiin hicbir iz yoktur. Ancak camisi 
ayakta olup halk arasmda Kuscu Camii olarak bilinir. 
Ziver Aga Mahallesine bugiin Kirkagac'ta Zoraga 
Mahallesi denmektedir. Medrese talebelerinin iasesi 
halkm yardimi ile saglanmakta idi. 

Yine Maarif Salnamesinde Ziver Aga (Zor Aga) 
mahallesinde olan Semavi Medresesi'nin dersiamligi 



161 Karaosmanoglu ailesi icjinden 9ikan alimlerin en iinliisii, 
mezan Kirkaga^ta bulunan Ayanzade Hocaefendi'dir. Asil Adi 
Suleyman bin Ziihdii olan Hocaefendi'den " Osmanli 
Miiellifleri" isimli eserin yazan Bursali Mehmed Tahir Bey 
sitayisle bahsetmektedir. 

155 



1904 yilmda bos goriinmekte olup halkm yardimi ile 
yaptinlmistir. Burada da talebelerin ihtiyacim halk 
karsilamaktadir. 

Banisi Cin Osman Aga (Kara Osman Aga) olan 
Karaosmanzade Medresesi bugtinku Cin Osman 
mahallesindedir. Burasi aslmda cami, medrese, diikkanlar 
ve hamamdan miitesekkil bir kiilliyedir. Diikkanlar Cin 
Osman Aga vakfma (Kara Osmanoglu Vakfi) ait olup 
caminin ve medresenin imam ve dersiam maaslan ile 
talebelerin iasesini temin etmektedir. Medrese 1930'lu 
yillarda belediye tarafmdan, hamam ise 1970'li yillarda 
Karaosmanoglu Ailesi tarafmdan yiktinlir. Hamamm 
oldugu yerde bugiin cocuk parki vardir. Camisi halk 
arasmda Orta Cami olarak bilinmektedir. 

San Hoca Medresesi, Hidir Aga mahallesinde olup 
medreseyi yaptiran Haci Siileyman Aga'dir. Ancak 
bugiin medreseden, imam ve muezzin evlerinden, 
etrafmdaki halkm oturma odalarmdan ve tiirbelerden eser 
kalmamis olup sadece cami-i serif ve haziresinde sekiz 
on mezar kalmistir. 

Haci Mehmet Aga Medresesi Kara Ali 
mahallesindedir. Kiiciik Haci Mehmet Aga tarafmdan 
yaptinlan medreseden bugiin hicbir iz yoktur. Dersiami 
Ismail Efendi aslen Icelli olup Ayanzade Siileyman Zuhdi 
Efendi'nin hocasidir. Ismail Efendi bir donem 
Kirkagac'ta miiftiiliik de yapmistir. 

Sandukci Medresesi, Kara Ali mahallesinde olup 
halkm yardimlan ile yapilmistir. Burada talebelerin iasesi 
yine halk tarafmdan karsilanmakta idi. 



156 



Acemham Medresesi, Kiiciik Musa Aga 
Mahallesindedir. Burasi bugiin Musalar Mahallesi olarak 
bilinmekte olup medrese Camlibahce civarmdadir. 
Halkm yardimi ile yaptinlan medrese 1930'lu yillarda 
belediye tarafmdan yiktinlmistir. 

Seyid Efendi Medresesi Biiyiik Musa Aga 
Mahallesindedir. Biiyiik Musa Aga Mahallesi Kiiciik 
Musa Aga Mahallesi ile birlestirilerek bugiinkii Musalar 
Mahallesi tesekkiil ettirilir. Halkm yardimi ile yaptinlan 
medreseden bugiin iz kalmamis olup 1940'h yillarda 
belediye tarafmdan yiktinlmistir. Burada da talebelerin 
iasesi halk tarafmdan karsilanmakta idi. 

Bahce Medresesi Biiyiik Musa Aga mahallesinde 
olup bu medresenin yeri tespit edilememistir. 

Ucarci Medresesi Boduroglu mahallesinde olup 
halk tarafmdan insa edilmistir. 

Corumlu Medresesi ve Ahmet Efendi Medresesi 
Bakir Cedit mahallesinde olup halk tarafmdan insa 
edilmislerdir. 

§atir Medresesi Gelenbe Yenice mahallesinde olup 
halk tarafmdan insa edilmistir. Gelenbevi Ismail Efendi 
ilk egitimini burada almistir. 

Maarif Salnamesine gore Akhisar'da 16 medrese, 
Manisa'da 35 medrese ve 310 talebe varken Kirkagac'ta 
26 medrese ve 508 talebe vardir. Kirkagaf'taki sibyan 
mektepleri, riisdiyeler ve gayri Miislimlere ait okullar da 



157 



eklendiginde 1904 yilmda Kirkagac'm egitimde ulastrgi 
nokta gozler online serilmektedir. 

Nakledilir ki, Ayanzade Siileyman Ziihdii Efendi 
Hazretlerine Bursa Karacabey'den, Konya 

Seydisehir'den talebe gelmektedir. Bu talebeler arasmda 
en onemlilerinden birisi daha sonra Beysehir Miiftiisii de 
olan Mehmed Hilmi Efendi'dir 162 . 

1898 yilmda Kirkagac Riistiyesi Muallim-i Evveli 
Mustafa Efendi, Muallim-i Sanisi Tahir Efendi olup 
Husn-i Hat (Giizel yazi) hocasi Hulki Efendi'dir. Talebe 
sayisi 125'dir. 

Gayri Muslim Okullan, Kusadasi Metropolitligine 
bagli olmak iizere iki erkek ve iki kiz Rum Okulu 
bulunmaktadir. Erkek ogrenci sayisi 60 olup kiz ogrenci 
sayisi 43'diir. Narikyan isimli Ermeni Okulunda 68 erkek 
ve 57 kiz, Vartohyan isimli bir diger Ermeni Okulunda 
54 erkek ve 39 kiz ogrenci egitim gormektedir. Gayri 
Muslim okullarmm hepsi riisdiye seviyesindedir. 

Kirkagaf'ta 1898 yilmda iki adet halk kiitiiphanesi 
vardir. Bunlardan bir tanesi Somali ismi ile bilinmekte 
olup 1833 yilmda Mehmet Bey tarafmdan yaptinlmistir. 



l62 0smanh medreselerinde hocalann talebelerine ikinci isim 
(mahlas) vermeleri adettendir. I9elli Ismail Efendi talebesi 
Ayanzade Siileyman Efendi'ye Ziihdi mahlasim vermistir. 
Ayanzade Hoca da Karakaszade Hasan Efendi'ye kendi 
mahlasi olan Ziihdi ismini verirken, Musahocah Mehmet 
Hocaefendi'ye Hilmi mahlasim verir. 



158 



Bu kiitiiphanede 384 adet el yazmasi kitap 
bulunmaktadir. Diger kiitiiphane ise Kebir-i Daire ismiyle 
bilinmekte olup, 1887 yilmda Haci Sadik Aga tarafmdan 
yaptinlmistir. 670 adet el yazmasi kitap bulunmaktadir. 

Anlatilanlara gore, aslen Horasan Erenleri'nden 
olan Abi(d) Dede, San Hoca'nm hocasidir. Bu muhterem 
kisi, omrii boyunca hicbir namazm farzim kacirmamis. 
Mezan Bakir Dagi'mn iizerinde, camlik bir alandadir. 
Her yil baharm sonuna dogru evlerden yag, un vs. 
toplamr, kurbanlar kesilir ve yatirm basmda toplanan 50k 
sayida insana kazanlarla yemekler pisirilir, birlikte yenir, 
fakirlere dagitilir. Ozellikle kuraklik oldugu zaman 
mezarinin basmda toplamlip yagmur duasi edilir. 

Kirkagac'm Osmancavus yaylasmda kutlanan ve 
geleneksel hayn olan Abid Dede hayn, her yil buyuk bir 
katilimla gerceklestirilir. Kirkagac, Bakir ve (^iftlik 
koyiindeki hayirseverler tarafmdan Mayis sonu veya 
Haziran basmda gerceklestirilir. 

Sarikiz, anlatildigma gore, San Hoca'nm 
kardesidir. Sankiz'm 9am agaclarim koruduguna inamlir. 
Qam agaflarmdan odun toplamp eve gotiiriilmez. Aksi 
takdirde Sankiz'm o kisinin riiyasma girip hesap sordugu 
anlatilir. San Hoca'da oldugu gibi Sankiz'm da cocugu 
olmayan ciftlere bir umit oldugu soylenir. 

Anlatilir ki, Keman Dede, aslmda islam'in 
emrettigi sekilde yasamayip, biitiin giin ifki ifen, keman 
calan biri imis. Oldiikten sonra Miisliiman mezarligma 
gomiilmesini istemeyen halk, onu mezarligm dismda bir 
yere gommiis. Zamanla bos alan dolmaya baslaymca, 



159 



mezarlikta o sahsm mezarini, halk onemli bir zatm 
mezan diye 'dede' yapmis, adi da Keman Dede olmus. 
Bugiin artik orada dilekler dileniyor, mumlar 
yakihyormus. 

Arap Dede'nin mezan ilce merkezi ile Kayadibi 
arasmda bulunmaktadir. Kabrin basmda iki selvi agaci 
vardir. Burada halk arasmda toplanan yag ve unla hayir 
i9in gozleme yapihr, dualar edilir, dilekler tutulur. 



Kula Evliyalan 

Germiyanoglu II. Yakup Bey 1300 yilmda 
Anadolu Selcuklu Devletinden aynldiktan sonra Bati 
Anadolu'da Bizans'in elinde bulunan yerlesim 
merkezlerine fetihler diizenler. 1304 yilmda Kula 
yakmmdaki Alasehir'i (Philadelphia) kusatir, ancak 
Bizans Imparatorlugunun yardima cagirdigi Katalan 
kuvvetlerinin gelmesiyle bu bolgeden geri 9ekilmek 
zorunda kalir. Bazi arastirmacilar bu savastan once de 
Kula'nm Germiyanogullan'nm elinde bulundugunu, 
fakat Alasehir kusatmasinm kaldmlrp Tiirklerin geri 
fekilmeleri sirasmda Katalanlar'm Kula'yi aldiklarmi 
belirtirler. Germiyanogullan'nm butim topraklan 1390'da 
Osmanhlarm eline gecer. §ehir bundan sonra merkezi 
Kiitahya olan Anadolu eyaletinin merkez sancagma, daha 
sonra da Aydm vilayetinin Saruhan sancagma baglamr. 



160 



II. Beyazit devrine (1481-1512) ait tahrir 
defterlerine gore Kula'da tic mahalle (Usakh, Mihmad 
Mescidi ve Cami mahalleleri) ve toplam 214 hane, 1520 
tarihli tahrir defterinde d6rt mahalle (Usakh, Mihmad 
Mescidi ve Kohne Camii, Seyfettin Camii) toplam 273 
hane oldugu ogrenilmektedir. Daha sonraki yillarda hane 
saydarmdaki azalma dikkati ceker. 16. yiizyilin tahrir 
defterlerinden Kula'nm Osmanh hakimiyetine girdikten 
sonra kugiik bir kaza olarak kalmis oldugu anlasdir. 17. 
ytizyilda ise gerek mahalle ve hane sayismda gerekse dini 
ve sosyal yapdarda bir artis kaydedilir. 18. yiizyilda 
yogun bir mimari faaliyetin oldugu gortiltir. 19. yiizydm 
sonlarmda §emsettin Sami Kula'da niifusun 10.041 
oldugunu, 30 cami ve mescit, tie hamam, iki han, 15 
cesme bulundugunu belirtir. 

Kizdkaya Mahallesi'nde, Kisla Meydam'nda 
bulunan Tahir Efendi ttirbesi'nin ne zaman yapddigi 
bilinmiyor. Darendede ismiyle de tamnan Tahir 
Efendi'nin Horasanh olup, Halveti tarikatim yaymak 
amaciyla Kula'ya geldigi soylenir. Asd isminin §ih 
Es'adullah Efendi olduguna eski vakif kayitlarmda 
rastlanmaktadir. Ttirbesinin mimari yonden bir ozelligi 
bulunmamaktadir. Gtintimtizde kabri ziyaret 
edilmektedir. 

lice merkezinde, (^arsi Camii yanmda bulunan 
Siileyman §ah ttirbesinin etrafmda daha 6nce 



161 



diikkanlarm yer aldigi ileri siiriiliir 163 . 2012 Ekiminde 
ziyaret edildiginde restore edilmekte olan tiirbenin, 
etrafmdaki diikkanlar kaldinlmis olmasma ragmen bir 
fevre duzenlemesine ihtiya? oldugu gorulmiistii. Kare 
plana sahip olan tiirbenin, kubbesi kiremitlerle ortulu 
olup kubbeye gefislerde tromp kullamlmistir. Yapiya 
giris, dogu cephesinden saglanmaktadir. Giiney duvan 
sagir olup, bati ve kuzey cephelerinde birer pencere 
acikligi vardir. Dogu cephesinde girisi, sivri kemerli olup 
eyvan seklindedir. Tiirbe kapisma birka9 basamakli 
merdivenle ulasilmaktadir. Tiirbenin ifinde 119 sanduka 
bulunmaktadir. Sandukalar, zeminden asagida yer ahr. 
Bunlardan birisi Germiyanoglu Siileyman §ah'a digeri 
ise hammi olan Celaleddin Rumi'nin torunu Mutahhare 



164 



Hatun'a aittir . Kucuk bir sanduka daha vardir. Fakat 



1 3 Serap Enjin. Kula Il9esindeki, Tiirk Donemi Yapilan 
(Manisa). Yiiksek Lisans Tezi. Erciyes On. Kayseri. 2008 
1 4 Mutahhare Hatun'un kiminle evlenmi§ oldugu konusu 
tarti§mahdir. Yusuf Ilgar 'Sultan Divani ve Afyonkarahisar'da 
Mevlevilik' isimli eserinde "Sultan Veled bir miiddet Afyon'da 
kalmi§ ve bu sirada kizi Mutahhare Hatun'u Germiyanh Savci 
Bey'in oglu Umur Bey'le [v.1348] 1276 M. yilinda 
evlendirerek iki aile arasinda akrabahk kurmu^tur.", derken, bu 
evliligin Siileyman Sah (v. 1387) ile ger9ekle§tirilmi§ oldugu da 
ileri siiriiliir. Germiyan Beyi Siileyman Sah'dan Mutahhare 
Hatun'un iki oglu bir kizi meydana gelir. Cocuklan Hizir Pasa, 
Ilyas Pasa ve Devlet Sah Hatun. Siileyman Sah kizi Devlet 
Hatun'u I. Murad'in oglu Yildinm Bayezid ile evlendirmis ve 
kizinin 9eyizi olmak iizere Kiitahya, Tavsanh, Simav ve 
Egrigoz dolaylanm Osmanhlar'a birakmistir. Boylece biiyiik 

162 



kime ait oldugu bilinmemektedir. Bu sandukalar, demir 
parmakliklarla cevrilmistir. Kubbeye gecislerde 
kullamlan tromplar beyaz siva ile smirlandmlmistir. 
Turbe icindeki sandukalardan birisinde "...Germiyani 
Siileyman Sah ruhuna fatiha" yazilidir. 

Germiyanoglu Siileyman Sah'm 1381 'de kizi 
Devlet Hatun'u Yildinm Beyazid ile evlendirerek 
Kiitahya, Simav, Emet, Tavsanh'yi ceyiz olarak verdigi 
bilinmektedir. Daha sonra Siileyman Sah'm Kula'ya 
gittigi ve 1387 yilmda vefat ettigi ve buraya gomiildiigii 
anlasdmaktadir. Turk kulturuniin ve Turkcenin 
gelismesine biiyiik emegi gefmi^ olan Siileyman Sah, 
saghgmda Kula'da yaptirmi§ oldugu Giirhane 
Medresesi'ne defnedilir 165 . Bugiin kabrinin bulundugu 
tiirbenin sag tarafmda da Riikneddin Hazretlerinin mezan 
mevcuttur. 

Eski Halveti seyhlerinden Kemal-i Halveti I. 
Murad Hudavendigar Gazi (1326-1389) devrinde Kula'da 
insa edilen zaviyede irsadda bulunur 166 . Vefatmda Ussaki 
Mahallesine defnedilir. Yazdigi siirler Yunus Emre 
tarzmdadir. 



fedakarhklarla dostluk ili§kisi kurmaya 9ali§an Siileyman Sah, 
Kula'ya 9ekilir (1381). Hizir Pa§a Afyon'daki Mevlevihaneyi, 
Ilyas Pa§a ise Kiitahya'daki Mevlevihaneyi kurar. 

165 Tiirkler. Yeni Tiirkiye Yayinlan. Cilt 6. Sh. 1249. Ankara. 
2002 

166 Bursah Mehmed Tahir bin Rifat. Aydin Vilayetine Mensup 
Me§ayih, Ulema, Suara, Miiverrihin ve Etibbanin Teracim-i 
Ahvali. Hazirlayan Akif Erdogru. Akademi Kitabevi. Izmir. 
1994 

163 



Ab-i hayat igmege §ayeste nem gerek 
Hem ol §araba zarfolacak cam-i cent gerek 

Denizli dogumlu §eyh Niizuli Mustafa Efendi 

(v. 1745) Kula'da §eyh Abdullah Efendi'ye intisap 
eder 167 . Divan-i Ilahiyyat'im 1707'de tamamlar. 
Vefatmda sehrin girisine defnedilir. Halvetiyye'nin 
Yigitbasi Ahmed Marmaravi'nin Ahmediyye silsilesini 
takip eder. 

Seyyid Kazim Kizilkanat Efendi'nin (1908- 
1980), babasi Urfa 'nin Siverek kazasmdan Seyyid 
Ramazan Efendi annesi Molla Seyyid Han kizi Nesibe 
Hamm'dir 168 . Kazim Efendi'nin babasi seferberlikte sehit 
olur. Babasmm vefatmdan sonra tahsilinin devamma 
imkan bulamadigmdan, 1 927 yilmda Mersin'de Jandarma 
Ast Subay Okulu'na devam eder. Daha sonra 1937 
yilmda Demirci'ye tayin olur. Bu donemlerde manayi 
alemde ceddi Hazreti Ali, Imam-i Hasan, Imam-i 
Hiiseyin Efendilerle miilakatta bulunur. Kazim Kizilkanat 
Efendi, gordiigii manevi riiyalarm tesirinde kalarak 
rahatsizlamr. Bunun uzerine kamil biri olan Muftii Hasan 
Efendi ile goriisiir. Hasan Efendi kendisine bir tarikata 
intisap etmesini tavsiye eder. O da Muftii Hasan 
Efendi'ye intisap etmek istediginde, "Oglum Kazim, 
nasibin bizde degil" diyerek baska bir miirsid bulmasim 
tavsiye eder. 



167 Kenan Erdogan. Manisah Bir §air: Mustafa Niizuli Efendi 
ve Taziyetnamesi. Turkiyat Ara^tirmalan Enstitiisii Dergisi. 
Sayi 13. Erzurum. 1999 
1 8 www.ussaki.net/ 

164 



Kazim Kizilkanat Efendi, daha sonra Kula'ya tayin 
edilir ve 1944 senesinde Ussaki ileri gelenlerinden Haci 
Mehmed Ruhi Akhan Ussaki Efendi ile tamstinlir. Bekir 
Sidki Visali Ussaki Efendi'ye biat etmistir. Ussakilige 
uzun zaman hizmet ederek Mehmet Ruhi Akhan 
Efendi'nin vefatmdan sonra 1976-1980 yillarmda Ussaki 
postuna oturarak irsada devam eder. Ikinci ve son halife 
olan Haci Kazim Efendi Hazretleri, Haci Bekir Visali 
Hazretlerine alemi manada irsad icin teslim edilmislerdir. 
Bir sene icinde Tariki Ussaki sulukunu hatmederek, 
Hilafeti Usakiye ile ikram olunur. Seyyid Kazim 
Kizilkanat Efendi, Rumi 1980 yilmda 72 yasmda iken 
Rahmeti Rahman' a kavusur. Kabri Kula 
kabristanligmdadir. 



yazi 



Kazim Kizilkanat Hazretleri'nin mezar tasmdaki 

Onyiiz 

Sim askiyle eristi Hakka 

Murtaza ve Fatmaya ruhun 

Nuri paki ceddin Resulullahta 

Ihvana sefaatta bulun 

Paki Hasan Huseyin ciimlesinden 

Umarsan gel sefaat 

Hazretin ruhuna oku Kur'an 

Salati ikramda bulun 

Rahmetullahi Aleyhi ve Rahmeten vasia 

Arka yiiz 

Edeb ya Hu 

01 kibari evliyaullahtan Halvetiyyiil 
Ussaki, Kadiri, Rufai ve 
Naksibendi mesayihi kamilinden 

165 



El hac es seyyidi 
Kazim Kizilkanat 
Hazretlerinin merkadi serifidir. 

24.12.1980 

Ilcede aynca Haci Seyyah ve Nalcaci Dede 
tiirbeleri bulunmaktadir. 

Said Emre, Haci Bektas-i Veli'nin talebesi, Yunus 
Emre'nin cagdasi ve en yakm takipcisi bir sufidir 169 . Said 
Emre, Haci Bektas-i Veli'nin Makalat adli eserini 
Arapcadan Turkceye ceviren ve ayni zamanda Yunus 
Emre'nin en yakm takipcisi olan kisidir. Said Emre'nin 
Haci Bektas-i Veli, Yunus Emre ve Hacim Sultan ile 
iliskileri Makalat ve Vilayet-name 'nin dismda Said'in 
siirlerine de yansir. Said Emre'nin siirlerine ancak Yunus 
Emre'nin siirlerinin toplandigi conklerde 

rastlamlmaktadir. 

Said Emre'nin asil adi Sadeddin olup, ona Said 
admi Haci Bektas-i Veli vermistir. Vildyetndme'ye gore, 
Molla Sadeddin aslen Aksarayh olup, biiyiik bir alimdir 
ve Aksaray'da d6rt yiiz mollaya ders okutmaktadir. 
Molla Sadeddin, donemin yaygm gelenegi geregi, 
Kayserili bir alime baglidir ve her yil onu ziyarete 
gitmektedir. Bu seyahatlerden birinde Said Emre, 
Sulucakarahoyiik'e yakm Tuzkoyii'nde Haci Bektas-i 
Veli'yi tamr. Once Haci Bektas-i Veli'ye karsi ?ikarsa 
da, daha sonra etkilenerek ona intisab eder. Bundan sonra 
Said Emre, Haci Bektas-i Veli'nin on sekiz yil 



169 Mustafa Alkan. Germiyan Ilinde bir Sufi ;Said Emre 

166 



hizmetinde kahr ve burada donemin sufi gelenegini 
ogrenir. Bu donemde Said Emre, Haci Bektas-i Veli'nin 
istegiyle, Makalat'i Arapcadan Turkceye terciime eder. 
Nihayette, Haci Bektas-i Veli, Said'i Ic-il (Icel) bolgesine 
gonderir. Said Emre, Haci Bektas-i Veli'nin olumiine 
kadar Ic-il bolgesinde sufi faaliyetlerini siirdiirur. Haci 
Bektas-i Veli'nin olumiinden sonra ise, onun en onemli 
halifelerinden olan Hacim Sultan'a intisab eder ve Hacim 
Sultan' in faaliyetlerini siirdiirdugu Bati Anadolu'ya, 
ozellikle Karahisar-i Oyiik koyii, Sandikli, Susuz, Usak, 
Seyhlii ve Seyitgazi'yi icine alan, ve o devirde Germiyan 
ili denilen bolgeye gider. Said Emre, Hacim Sultan 
Zaviyesi'nin bulundugu Usak'm yakmmdaki Hacim 
koyiinden yaklasik olarak 100 kilometre daha batida, 
bugiin Manisa'nm Kula il^esine bagli Sarnif koyiinde 
zaviyesini kurar. Bu zaviyenin giderleri ifin bir vakif 
kurulur, zaviyedarlik gorevi de 'evladiyet sistemi' iizere 
Said Emre'nin cocuklarma verilir. Zaviyeye zaviyedar 
tayini ve gelir gider muhasebelerinin tutulmasi Osmanh 
Devletinin sonuna kadar surmiistur. Zaviyeden giinumiize 
sadece Said Emre'nin mezan gelebilmistir. 

Sarnif adi, 16. yiizyil Tahrir defterlerinde gefmez. 
Tahrirlerde Seyh Said' in tasarrufu arazinin Karye-i 
Pirdepecik'te yazilmasi, 'Pirdepecik' adi ve bugiin halen 
smir komsusu olan Giivercinlik koyii ile pes pese 
yazilmasi, Sarnie koyiiniin eski admm 'Pirdepecik' 
oldugu izlenimi vermektedir. Sarnif adi, 18. yiizyildan 
itibaren kayitlarda goriilmeye baslar. Sarnif, onceleri 
Sehitli Turkmenlerinin kislagi iken, 20. yiizyilm basmdan 
itibaren oymaklar halinde yerlestikleri iskan mahalleri 
olur. Nihayet burasi, 1934 yilmda yeniden koy idari 
statiisune yiikseltilir. 



167 



Said Emre'nin mezarmm nerede olduguna dair 
farkli iki kayit bulunmaktadir. Bu kayitlardan ilki 
manzum Vilayetname'de gecmektedir. Buna gore Said 
Emre, Haci Bektas-i Veli tarafmdan ic-il'e gonderihnis, 
burada yasamis, burada ohniis ve mezan da buradadir. 
Mezarm onceleri ziyaretcisi yokken, Karamanogullan 
doneminde mezar yeniden yapilarak ziyarete acihnistir. 
Bu mezar, Nureddin Sofi (Nure Sofi)'nin mezan ile 
birlikte, Mersin'in Mut ilcesine bagli Hacisait 
koyiindedir. Ikinci kayda gore Said Emre, Haci Bektas-i 
Veli'nin vefatmdan sonra, Germiyan ilinde faaliyet 
gosteren Koluacik Hacim Sultan' a baglanmis ve hayatmi 
da bu bolgede gecirmistir. Mut'un Hacisait koyiinde olan 
kabir onun makami, Kula'nm Sarnif koyiinde olan da 
mezan olmalidir. 

Said Emre hakkmda yapilan arastirmalar ve tarihi 
vesikalar onun mezarmm, Haci Bektas-i Veli'nin 
vefatmdan sonra gittigi Germiyan ilinde oldugunu 
gosterir. Bugiin Sarnif koyiinde S^yh Said Emre'ye ait 
oldugu samlan ve hakkmda pek 90k menkibe rivayet 
edilen bir mezar bulunmaktadir. Bu mezar, Said Emre 
Zaviyesi kompleksinden ayakta kalan tek yapidir. 

Mezar, Sarnie koyii mezarligmm dogu ucunda, 
etrafa hakim bir mevkidedir. Dikdortgen bifimli mezarm 
cevresi, degisik cins, boyut ve bicimde kaba yonu tas ve 
tugla par^alanyla oriilmiis duvardan olusan bir ferceve 
ifine almmistir. Sanduka, duvar gibi taslarla oriiludiir. 
Dikdortgen bicimli sanduka formundaki mezarm iki 
iinitesinde mum yakmak ve dilek dilemek icin aynlmis 
boliimler vardir. Buna gore, mezarm bas tasmm altmda 



168 



"mumluk", -yore halkmm ifadesine gore- ayak tasmm 
altmda da "dilek deligi" yer almaktadir. 

Mezar, yore halki icin en onemli ziyaretgahlardan 
biridir. Ozellikle cocugu olmayanlar ile hastalar mezan 
ziyaret etmekte ve ona baglanmaktadir. Bu baglanma 
islemi soyledir; cocugu olmayan kadm veya erkek, 
mezarm ayakucunda iki rekat hacet namazi kilar, dua 
eder, sonra adakta bulunur ve mezarm ayakucunda 
bulunan 'adak deligi'nden biraz toprak alir, bu topragm 
icinde bocek turii bir canli cikarsa -hayra isarettir- agzina 
veya topragiyla viicuduna degecek sekilde koynuna atar. 
Baglanan kadmsa ba§6rtiisunu, erkekse mendilini 
mezarm yam ba§mda bulunan maki (piynar) agacma 
baglar. Ki§i bu baglanma merasimini bizzat kendisi 
yapabilecegi gibi, bu i§lemi bilen ve §eyh Said Emre'yle 
bir §ekilde rabita halinde olan bir ba§kasma da 
yaptirabilir. Yore eskiden beri konar gofer Turkmenlerin 
(yoriiklerin) ki§lagi oldugundan mezara, sahipleri 
tarafmdan kisir hayvanlar da baglanmaktadir. Hacet 
gercekle§irse, adak yerine getirilmektedir. Hacette kurban 
adanmi§sa, kurban mezarm ba§mda kesilir ve fakirlere 
dagitihr. Seyh Said Emre'ye baglandiktan sonra dogan 
focuklara erkek ise Said, Emre, Dede, Said Emre, Said 
Dede gibi isimler, kiz ise Said Emre'nin annesinin adi, 
yani Fadime veya Fadime Ana gibi isimler 
konulmaktadir. Sarmc koyliileri, Said Emre'nin mezanm 
yilda iki kere toplu olarak ziyaret ederler. Ramazan ve 
Kurban bayrammm arefe giinii koyiin erkekleri, ikindi 
namazmi miiteakiben camiden toplu olarak mezarliga 
gider ve Said Emre'nin mezarinin basmda imam 
tarafmdan Yasin, Miilk, Amme, Nas, Felak, Ihlas, Fatiha 
ve Bakara Suresi'nin ilk sayfasi okunduktan ve toplu 



169 



olarak hatim duasi edildikten soma, herkes kendi 
yakimmn mezarmi ziyaret edip dagilir. Koyliilerin kurak 
mevsimlerde yagmur duasi icin once mezarhga gitmesi, 
Said Dede'nin mezannm basmda kurbanlarm kesilmesi, 
mezarligm bati kenarmda yemeklerin pisirilip yenmesi, 
sonra toplu olarak yagmur duasma cikilmasi gelenege 
donusmiistiir. Aynca koyliiler arasmda Seyh Said 
Emre'nin ruhaniyetinin koylerine bereket getirdigine de 
inamlmaktadir. Seyh Said Emre'ye manen bagh olanlar 
onu riiyada, ay dolunayken veya seher vakti kir bir atm 
uzerinde abdest almaya giderken, namaz kilarken veya 
kibleye dogru oturmus halde gorduklerini 
soylemektedirler. Bunlara gore Said Emre uzun boylu, 
uzun kir sakalli ve nurani yiizlii bir kisidir. Erenlerle 
sohbet etmek veya Sarnie suyuna abdest almak icin seyh 
bazen kir bir ata binerek, bazen de yildiz kaymasma 
benzeyen bir lsik seklinde gidermis. Said Emre'nin bu 
yolculugu esnasmda etraftaki agaclar, bugdaylar ve otlar 
hisirtiyla firtmaya tutulmus gibi, seyhin riizgarma 
kapihrmis. Said Emre, koyliiler tarafmdan simdiye kadar 
U9 kere goriilmiis. Bunlarm ilki abdest almak icin Sarmca 
giderken, ikincisi kirlenen Sarmci temizlemesi i?in 
manevi bir murabitmm kapismda, iifuncusii de Kismik 
denilen yerin iist tarafmda, bir tasm uzerinde kibleye 
dogru otururken. 

Sarnie koyii adim, koyiin kiblesinde bulunan bir 
sarmctan almaktadir. Bu suya 'Dede Suyu' adi 
verilmektedir. Sarnie biiyiik bir kayanm dibinde, bir 
golete akmaktadir. Su kaynagmdan ne kadar 90k akarsa 
aksm goletten sanki "Zemzem gibi" disa akmazmis. 
Hatta yil ne kadar kurak olursa olsun kaynak yine de 
azalmaz, kurumaz aym miktarda akmaya devam edermis. 



170 



Suyun nohut, fasulye ve barbunya gibi zor pisen 
yemeklerin daha giizel pismesini saglayan bir ozelligi 
varmis. Eskiden kaynagm iki tarafmda birer incir agaci 
bulunmaktaymis. Sarnie uzun yillar bu tabii halini 
korumus. Koyliiler, Sarnie ovasinin arkasmda Gediz 
nehrine dogru akan Ulucak adli pinarin suyunu evlerine 
kadar getirince, bu suya ugramaz olmus. Sarnie basibos 
hayvanlar tarafmdan kullamlmaz hale getirilince, 
koyliiler suyu Sarnicm kenarma yaptiklan bir depoda 
toplayarak boruyla 150 metre kadar kuzeyden gecen 
yolun kenarma getirip buraya basit bir cesme yapmislar. 

Sarnie Suyu, koyliiler tarafmdan kutsal kabul 
edilmektedir. K6yde Sarnicm tabii halinin bozulmasi, bu 
su ile taharetlenmek ve kadmlarm muayyen giinlerinde, 
sarmctan su almaya gitmeleri mekruh sayilmaktadir. Bir 
rivayete gore, lohusa bir kadm Sarmctan su almis, ancak 
testisi paramparca olmus. 

Koyden bir kisi, bir giin bu suyun kenarmda 
abdestini bozduktan sonra, Sarni9ta taharetlenmis. Su 
birden 9ekilmis ve golet kurumus. Daha sonraki bir 
zamanda Seyh Said, kendi maneviyatma irtibatli olan 
birinin kapismi ?alarak, "Kizim Sarnicm goletini 
temizleyiverir misin?" dedikten sonra kaybolmus. 
Fadime Gedik de, Rahmetli Korucu Suleyman'a 
"Siileyman Amca! Ben Dede Suyu'nun goletini 
temizleyecegim, yammda durur musun?" diyerek ondan 
yardim istemis. Korucu Siileyman da, "Kizim, su artik 
akmiyor ki, San Nurullah orada taharetlendikten sonra, 
su kurudu" demis. Fadime Gedik, "olsun ben yine de 
temizlemek istiyorum" diye israr etmis. Birlikte gidip 



171 



goleti temizlemisler. Golet temizlendigi anda hie yokken 
"gomgok" su ile doluvermis. 

Koy 19. yiizyilda sekiz on hane iken, ozellikle 
Cumhuriyet devrinde, Sehitli Tiirkmenlerinden bir oba bu 
koye yerlesir. Sehitli Tiirkmenleri bu koye yerlesmeden 
once de, bu koyiin merasmda kislamak icin gelirlermis. 
Bir yoriik beyi, Seyh Said Emre'nin mezan ile Sarnie 
Suyu arasma kislamak icin konmus (yerle§mi§). Beyin 
evli 119 oglu, sayisiz siiruleri ve bu suruleri koruyan 
kopekleri varmi§. Kopekler erenlerin hareketlerini 
hissediyor, §eyh abdest almaya gittiginde, saldirarak 
§eyhi rahatsiz ediyormu§. Seyh, yoriik beyinin riiyasmda 
goriinerek, "beyim kopeklerin beni rahatsiz ediyor, evini 
buradan kaldir" demis. Adam riiyadir deyip kulak ardi 
etmis. Miiteakip giinlerde beyin ogullan birer gun arayla 
olmiisler. 

Bir giin bir canavar -baska bir rivayete gore bir 
Yunan askeri- Said Emre'nin mezanm kaziyormus. Bu 
hal Umur Baba dagmda yatan Seyh Umur Dede'ye 
malum olmus. Umur Dede, mezar tasmm bas kismim 
firlatarak, -iki mezarm arasi kus ucusu ile en az 20 km 
vardir- canavan veya Yunan askerini oldiirmus. Bu tas 
simdi Said Emre'nin mezarmm yamndadir. 

Seyh Said Emre'nin mezarma seher vakti, zaman 
zaman bir lsik demeti inermis. Bu lsigi goren ondan 
goziinii ayiramazmis. Isigm indigi sirada Said Emre'nin 
mezarmm etrafmda bir aydmlanma olurmus. Bu lsik, 
erenlerin birbirlerine ziyarete gidis ve doniislerinde 
goruniirmiis. Bir giin seher vakti, sekiz on kisilik bir grup 
tiitiin tarlasma gidiyorlarmis. Said Emre'nin mezarmm 



172 



yakmmdan gecerken, tiitiinlerin iizerine gokten toprak 
yagryormuscasma bir ses duymuslar. Aym anda da 
iizerlerinden kuzeye dogru bir lsik demeti gecmis, bir 
sure sonra bir cember olusturarak yine bir lsik demeti 
seklinde yere inmis. Tarlaya giden grup bu olaya birlikte 
sahit olmuslar. 

Osmanli arsiv kayitlarmda, Germiyanogullarmin 
son donem idari merkezlerinden biri olan Kula'ya bagli 
Sarnie koyiinde, "Seyh Said Emre" veya "Seyh Said" 
seklinde gecen bir zaviye ve vakif kaydi ile "Seyh Said 
Emre" admda bir mezar bulunmaktadir. Haci Bektas-i 
Veli'den sonra Hacim Sultan'a baglanan Said Emre, 
muhtemelen, Ic-iPe donmeyip, Sarnif koyiinde bir zaviye 
kurarak buraya yerlesir. Daha sonra onun burada tasarruf 
ettigi arazi, "ayende ve revende"ye hizmet, zaviyedarligi 
evlada olmak sartiyla vakfedilir. Zaviye varligim 
Osmanli Devleti'nin sonuna kadar korur. Ancak tekke ve 
zaviyelerin kapatilmasiyla bu kurumlara ait vakiflar Mill! 
Egitim Bakanligma devredilir. 

Ilceye 25, Izmir Ankara karayoluna 10 km. 
mesafede bulunan Emre koyii Tapduk Emre tarafmdan 
700 yil kadar 6nce Saruhan ogullan Beyligine bagli 
olarak kurulmus olup Bati Anadolu'da kurulan ilk Turk 
koylerindendir. Koyiin burada kurulmasmm nedeni 
tiirbenin kuzeyinden gefen ticaret kervam yoludur. Emre 
koyii uzun yillar fevrenin merkezi konumunda 
bulunmustur. Bu nedenle koyde cami, hamam, medrese, 
pazaryeri ve konaklar bulunmaktadir. Guniimiizde Yunus 
Emre ve hocasi Tabduk Emre'nin mezarlarmm 
bulunmasi onemini bir kat daha arttirmistir. 



173 



Emre koytinde bulunan cami in§a kitabesine gore 
Carullah bin Siileyman tarafmdan 1547'de yaptmlir 170 . 
Bahcesindeki yakm tarihlere ait bazi mekanlarm yerinde 
bir zamanlar medrese odalan oldugu rivayet 
edilmektedir. Caminin giineyinde bir ce§me 
gtineydogusunda XVI. yiizyila ait bir hamam kalmtisi 
mevcuttur. Biitiin olarak bakildigmda, eskiden burada bir 
kiilliyenin varhgmdan soz etmek mtimktindtir. Cami kapi 
kemerinin uzerindeki in§a kitabesinde "Bu §erefli cami ve 
yiice makamm banisi, giizellikler ve hayirlar sahibi 
Carullah bin Siileyman'dir. Sene 1547.", yazilidir. Yine 
cami icinde bulunan kitabeden 1809 yilmda Sehzade 
Abdurrahman Efendi'nin camideki resimleri yaptirdigi 
anla§ilmaktadir. Camideki resimlerde sik rastlanan 
manzara tasvirleri ve tie ile alti kat arasmda degi§en 
apartmanlarm resmedilmi§ olmasi ilginctir. Camide en 
yaygm stisleme konusu olarak kar§imiza cikan 
nattirmortlarm bazilan ilk baki§ta tekrar gibi gortinse de 
bu kompozisyonlarm M9 biri digerinin aymsi degildir. 
Aynca cami ifersinde bulunan hat sanati eserler de Hattat 
Banazli Mehmet Demni'ye aittir. 

I. Dtinya Sava§i'nda Yemen Cephesi'nde Kula 
Redif Taburu'nun Manisa'nm, Kula ileesi Emre Koyu'nde 
bulunan Carullah Bin Siileyman Camii'nde 90 yil 
boyunca sergilenen sancagi 2004 yilmda Genelkurmay 
Ba§kanhgi Harbiye Askeri Mtizesi'ne bagi§lamr 171 . 



170 Kula-Emre Koyti. Kula Belediyesi Tanitim Bro§iirii 

171 http://haber.stargazete.com/ege/1000-yillik-tarihi-camide- 
yemen-sancagi/haber-69 16 1 5 

174 



Tapduk Emre'nin tiirbesi, Kula'nm Emre 
koyiindedir. Yazili kaynaklar onu Barak Baba, San 
Saltuk gibi Haci Bektas Veli'nin halifesi olarak 
gostermektedir 172 . Tapduk Emre 1200'lti yillarda burada 
yasamistir ve Hoca Ahmed Yesevi'nin (1093-1166) 
muritlerinden oldugu kabul edilmektedir. Bir gun Haci 
Bektas Anadolu'daki erenleri yanma cagmr. Tapduk 
Emre, ben nasibimi aldim, deyip davete uymaz. Fakat 
Haci Bektas'm israri iizerine dergahma vanr. Kendisine 
gelmeyisinin sebebi sorulur, soyle cevap verir. "Erenler 
meclisinde bir giin perde araligmda el uzandi ve bize 
nasibimizi verdi", der. Haci Bektas, o eli gorsen tamr 
mism?, der. Tapduk Emre, "elbette tamrim. Ayasmda 
yesil bir ben vardi. O eli bir ordunun icinde gorsem 
tamrim", der. O zaman Haci Bektas sag elini Emre'ye 
uzatir. Emre o yesil beni goriince heyecanlamr ve, 
"Tapduk Sultamm, Tapduk Sultamm", diye baginr. 
Aradigi kisinin karsismda oldugunu anlar ve o giinden 
sonra Ermem Seyhin adi Tabduk Emre olur. 

Rivayete gore, Tapduk Emre, Saruhan Beyinin kizi 
Fatma Sultam istetmek icin annesini Emre koyunden 
Saruhan Beyinin konagma yollar. Tapduk Emre'nin 
annesi, Saruhan Beyinin kizi Fatma Sultam ogluna ister. 
Saruhan Beyi, Tapduk Emre'nin annesine oglu kirk yiik 
altm getirirse ancak o zaman kizim verecegini soyler. 
Annesi boynu bukuk olarak Emre koyiine doniip durumu 
Tapduk Emre'ye anlatir. Tapduk annesini tekrar Saruhan 
Beyine gondererek beyin sartlarmi kabul ettigini bildirir. 
Tapduk Emre Saruhan Beyinin Emre koyiine gonderdigi 



172 Velayetname. S. 377-382. Alevi Bekta§i Klasikleri. TDV. 
Ankara. 2007 

175 



kirk deveye cuvallar icinde kum ve cakil doldurarak 
Saruhan beyine geri gonderir. (^uvallar Sultamn 
hazinesine bosaltihrken icindeki kum ve cakillar altm 
olur. Bunun iizerine hayretler icinde kala Saruhan Beyi 
de soziinde durarak kizi Fatma Sultam Tapduk Emre'ye 
verir. 

Tapduk Emre tiirbesi yapi bakimmdan 
Manisa'daki Saruhan Bey'in tiirbesine benzemektedir. 
Tiirbe icinde Tapduk Emre, hammi Fatma Hatun, kizi 
Htilya Hatun ve akrabalara ait olmak tizere 10 mezar 
bulunmaktadir. Tiirbe kapismm hemen oniinde, tasmda 
balta tasviri bulunan mezarm ise Yunus Emre'ye ait 
olduguna inamlmakta ve her yil binlerce kisi tarafmdan 
ziyaret edilmektedir. 

Anlatilir ki, Germiyanoglu Yakup Bey'in ve 
komutanlarmdan Umur Bey'le (Umur bin Savci) yoreyi 
ele gefirdikleri tarihlerde, Umur Bey vefatmdan once 
cenazesinin Umur Baba denilen Kula'mn en yiiksek 
tepesine defnedilmesini vasiyet eder. Bu mezar halen 
Kula ve cevre koy halki tarafmdan ziyaret edilmektedir. 

ilcenin iki km. giineyindeki tiirbesinde medfun 
bulunan Mahmut Dede'nin kim oldugu bilinmemektedir. 
Yapmm mimari yonden bir ozelligi yoktur. Kabri 
ilkbahar ve yaz aylarmda ziyaret edilir. 

Ilceye 25 km. mesafede bulunan Erenbagi 
koyunun eski adi Tekke olup vaktiyle bu isimle 
amlmasma koyde kabri bulunan Nasip Baba'mn tiirbesi 
sebep olmustur. 



176 



Ilceye 35 km. mesafede bulunan ve bir Karakecili 
koyii olan Bayram^ah'ra isminin, koy kabristanmda kabri 
bulunan Bayram Sah-i Veli'den geldigi soylenir 
Anlatilir ki, Bayramsah daglara cikar, "Hu!" cekermis 
Daglar da dile gelir, "Hu" diye karsihk verirmis 
Tiirbesinin basrnda biiyiik bir 5am agaci bulunmakta ve 
burasi cevrede "Yalmizcam" diye amlmaktadir. Bu 9am 
agacimn Bayram §ih oldiikten 200 yil sonra dikildigi ve 
bugiin 500 yillik oldugu soylenir. Bayramsah koyii ve 
yakm koyler bu tiirbede toplanarak her yil yagmur duasi 
ifin bulusurlar ve yagmur duasma 9ikildigi giiniin aksami 
yagmurun yagdigi soylenir. 

Ilfenin giineyindeki Bakacak Mevkii'nde bulunan 
tiirbenin Selver Sultan isimli bir kadma ait oldugu 
samlmaktadir. Selver Sultan'm kim oldugu bilinmemekte 
ve tiirbenin mimari yonden bir ozelligi bulunmamaktadir. 

Ilfeye 22 km. mesafedeki Kenger koyiiniin 
Muhtarligi ve Ihtiyar Koy Heyeti tarafmdan Kiiltiir ve 
Turizm Bakanhgi ve Kula Belediyesi'nin destekleriyle 
diizenlenen 'Selvili Dede Kiiltiir ve Dayamsma Senligi' 
her yil ger9eklestirilmektedir. 



Selendi Evliyalan 

Tarih boyunca istilalara ugramis, bircok devletin 
hakimiyeti altma girmis olan Selendi, admi Lidyahlara ait 
"Slendos" sehrinden almis ve 13. yiizyilm sonlarma 



177 



kadar bu isimle amlmistir 173 . 1243 yilmda Anadolu 
Selcuklu Devleti ile Mogollar arasmda yapilan Kosedag 
savasiyla Anadolu, Mogollar tarafmdan istila edilir, 
Anadolu'da beylikler donemi baslar. Bu beyliklerden 
Kiitahya ve cevresine hakim olan Germiyanogullan 1282 
yilmda Selendi'yi Bizanslilardan ahr. Bugiin Manisa'nm 
bir il9esi olan Kula, 14. yiizyilm ikinci yansmda 
Germiyanogullan 'nm merkezi olur, Selendi de bu sehre 
baglamr. Osmanli Devleti Yildinm Beyazit doneminde 
Bati Anadolu'da beylikler donemine son verir. 
Germiyanogullan topraklan da ceyiz yoluyla Osmanli 
devleti hakimiyetine girer. Yildinm Beyazit Kiitahya 
merkez olmak iizere Anadolu Beylerbeyligini kurar. 
Selendi de boylece Simav ve Kula ile birlikte Osmanli 
Devleti hakimiyeti altma girer. Ankara savasmdan sonra 
Osmanli hakimiyetinden cikan Selendi 1429 yilmda 
tekrar Osmanli Devleti'ne baglamr. 

Zeynel Abidin, Omer Dede ve Nurullah Efendi, 
rivayete gore Ilhanlilar doneminde Selendi'ye irsat icin 
"Bey" olarak gelirler 174 . Zeynel Abidin zirvede 
(Kandirmis Dagmda) arkadaslan ile birlikte inzivaya 
cekilir. Diger arkadaslarmi oradan yonlendirir. Omer 
Dede ve Nurullah Efendi Selendi ve cevresinde halkm 
birlik ve beraberligi i9in 9ahsir, halkm ziraat, hayvancihk 
ve saglik yoniiyle egitimi iizerinde dururlar. Nurullah 
Dede, ilfeye sekiz km. mesafede bulunan Sehirlioglu 
koyii civarmda medfundur. Mezarmm basmda amti 
andiran buyiikge bir tas vardir. Kandirmis Sultan' in 
soyundan geldigi ileri siiruliir. ilfeye 20 km. mesafede 



173 http://www.selendi.gov.tr/ 

174 http://okulweb.meb.gov.tr/45/! 3/894587/selendi.html 

178 



bulunan Eskin koytinde bir kadmda bulunan "§ifa 
Tasi"nm Nurullah Efendi'nin sifa tasi olduguna inamlir. 
Gene aym soydan Mehmet ve Eren Dedeler gelmekte 
olup kabirleri halk tarafmdan ziyaret edilen yerlerdendir. 
Bu zatm kabrinin yanmda iki tane kuyu vardir ve 
bunlarm birisinin suyu soguk ve tatli digerinin ise 
tuzludur. 

Omer Dede diye bilinen zatm tiirbesi ise ilce 
mezarligmm zirvesindedir. Kendisi buraya gelerek 
iyiliklerde bulunmus 90k degerli bir alim olarak bilinir ve 
saygi duyulur. Bircok ziyaretci turbeye giderek bez 
parcasi, caput baglar ve dileginin gerceklesmesi icin 
duada bulunur. 

Zeynel Abidin tiirbesi Yagci Dagi'nm 
zirvesindedir. Bu dagm Yagci, Kandirmis ve Bayrakli 
olmak iizere fevrede bilinen tic adi vardir. Rivayete gore 
Yagci Dagi askeri ve gtivenlik olarak haberlesmenin 
olmadigi zamanlarda 90k onemli bir yerlesim alaniydi. 
Burasi Bizanslilar, Osmanlilar ve Cumhuriyet doneminde 
ise Mehmet Efe ve kuvvetleri tarafmdan Kurtulus 
mucadelesi sirasmda gozetleme kulesi olarak 
kullamlmistir 175 . Dtismanm nerelerde ve ne yaptiklan 
hakkmda bu dagdan ates yakarak haber verilir. Zeynel 
Abidin de burada ikamet eden bir vatanperver alim ve 
askerdir. Buraya gelenlere kana kana su bulup icirdigi 
icin bu dedenin adma Kandirmis Dede de denilir. 
Kandirmis Daginin zirvesinde 42 basamakli bir kuyu 
bulunur. Buradaki mezarm Kandirmis Dede'nin mi yoksa 
baska birinin mi oldugu kesinlik kazanmamistir. 



175 Oktay Akyiiz. Her Yoniiyle Selendi. Konya. 2002 

179 



Kandirmis Dede'nin bu gun ilceye 18 km. mesafede 
bulunan Yagci koyii sakinleri arasmda torunlan 
yasamaktadir. Agalar lakabiyla anilan derebeylerden en 
eski kisi olarak bilinen Haci Mehmet Aga'nm kabri ve 
yaptirdigi cesme koyiin ortasmda bulunmaktadir. 
§abanzade Haci Mehmet' in civar koylerde (Pmarlar, 
Pulluca, Terziler, Eskin, Tepeynihan) ve Yagci'da 18 
cami, dokuz cesme yaptirdigi soylenmektedir. Bu kisinin 
1750'li yillarda yasadigi ileri suriiliir. 

Ilceye 33 km. mesafede bulunan £ansa koyiinde, 
bir tiirbe bulunmaktadir 176 . Anlatildigma gore, koyde 
hammi olmiis tek kizi olan bir ciftci yasarmis. Bu adam 
tekrar kendine bir es almis. Uvey anne olan bu es adamm 
onceki esinden olan bu kizi sevmiyormus. Bir tiirlii onu 
kabullenememis. Elinden gelen kotiilugii bu kiza yapmis. 
Iftiralar atmis, kocasma kizi kotiilemis ve hatta kizm 
olmesi icin elinden gelen iskenceyi yapmislar. Okiizlerle 
fift siirerken sabanm bir yanma okiiz bir yanma da bu 
kizi kosarlar, 91ft siirerlermis. Daha sonra ona karsi firkin 
iftiralar atilarak babasmm kizim firmda yaktigi soylenir. 
Daha sonralan firmda koyliilerden bu kizi namaz kilarken 
gorenler olur. Bu yiizden kizm sehit olduguna inamrlar. 
Kizm yakildigi ve namaz kildigi bu yeri koyliiler imar 
ederek yatir haline getirir. Gelin olacaklar, ^ocugu 
emmeyen anneler, siinnet olanlar buraya ugrarlar ve 
dilekte bulunurlar. Koyde bu tiirbenin ne zamandan beri 
var oldugu bilinmez. Bundan dolayi buranm eski bir 
yerlesim alam oldugu ileri suriiliir. 



176 http://www.selendi.com/koylerimiz/cansa.html 



180 



Turgutlu Evliyalan 



1878 yih Aydm Vilayeti Salnamesi'nde 
Turgutlu' da 27 cami ve 26 sibyan mektebi 
bulunmaktadir. Turgutlu'da medreselerin bir bolumii 
camilerin yamnda ve cami ile aym adi tasimislardir. 1898 
yilmda ilcede 10 medrese gortilur 177 . Bunlar Yenice 
Mahallesi'nde Derekoy, Comlekci Mahallesi'nde 
Alankoyii, Mentese Baba Mahallesinde Limoncu, Cami-i 
Cedid Mahallesinde Koltuk ve Pasa, Cami-i Kebir 
Mahallesinde Kuduzoglu ve Pazar, Orta Mahalle'de Haci 
Zeynel, Haci Muharrem Mahallesinde Haci Muharrem, 
Comlekci Mahallesi'nde Zat Aga medreseleridir. 

1678'de Zataga tarafmdan yaptinlan Zataga 
Medresesi 178 , 1 703 tarihindeki onanmda Tatar usta ve 
iscilerinin biiyiik emegi gecmesi sebebiyle Tatar 
Medresesi olarak da amhr. Yangmdan onceki Limoncu 
Camiinin bitisiginde ve o zamanki "Dedekaraagci 
Mezarligi" tarafmda bulunan Limoncu Medresesi 
mezarhk camii ile, yangmdan sonra diizenlenen sehir 
plamnda, bir yolla aynhr. 

Haci Zeynel Camii ve Medresesinin yapilis tarihi 
bilinmemektedir. Onceleri bir mescit olarak yapilan bina 
daha sonra camiye doniisturulur. II. Abdiilmecit 
doneminde onanlarak buyutiiliir ve bu donemde minaresi 
yapilir. Bu giinkii Namik Kemal Ilkokulu'nun bati 



177 Qigdem TA§. Maarif Salnamelerine Gore 20. Yuzyil 
Ba§lannda (1898-1904) Aydin Vilayeti'nde Egitim. Yiiksek 
Lisans Tezi. Afyon. 2006 

178 Ali §enturk. Kasaba Anilar, Fotograflar, Belgeler. 

181 



kosesinde yer alan Koltuk Camii ve Medresesi Kurtulus 
Savasi'nda yanarak kill olur. Pazar Camii ve Medresesi, 
Camii Kebir ve Pazar Camii olarak da amhr. Bu bina, 
Turgudu'da cesitli vakif eserleri yaptirarak sehrin fiziki 
yapismi degistiren ve Haremeyn Muhasebeciligi de 
yapan Piyale Cavus bin Abdiilvehap'm oglu Sabik Defter 
Emini Mustafa Aga tarafmdan 1655 yilmda yaptinlir. 

Bugiinkii Sevinc Parki'mn oldugu yerde Besir 
Efendi tarafmdan bir cami yaptinlir. 1846 yilmda bu 
Caminin yanma Turgutlu'nun buyiik ailelerinden Elhac 
Hiiseyin Aga tarafmdan bir kiitiiphane insa ettirilir. Pasa 
Kutiiphanesi ismiyle bilinen bu kiitiiphaneye degirmen, 
sebze bahceleri ve diikkanlar vakfedilerek ayakta kalmasi 
saglamr. Biinyesinde Pasa Medresesi'nin de bulundugu 
tahmin edilen bu yapi ve yanmda bulunan cami, Kurtulus 
Savasi bitiminde yanarak kiil olur. Sozii edilen caminin 
ayakta kalan minaresi 1946 yilmda yiktinlip etrafi park 
haline doniisturuliir. 

Turgudu'da bilinen baslica tarikatlar Rufai, Ussaki 
ve Kadiri tarikatlandir. Bunlardan Rufai Dergahi'nm eski 
adresi, Turan Mahallesi'ndedir. Bu tarikatm bilinen 
seyhleri arasmda, Haci Hiiseyin §evki Efendi, Haci 
Hiiseyin Efendi, Haci Ahmet Riistii Efendi, Bucukzade 
Ali Efendi, Sapci Mehmet Ali (Biitiiner), Ahmet Riistii ve 
Sitki Simav yer ahr. 

Ussaki Tarikati'nm bilinen adresi ise Altay 
Mahallesidir. Bu tarikatm bilinen seyhi Hiiseyin Hakki 
Efendi olup Altay mah. Dumlupmar sok. 39 numarah, 



182 



eskiden Ussaki Dergahi olan evin zemin katmda, yol 
kenarmdaki kabirde yatmaktadir 179 . 

§eyh Hiiseyin Hakki Baba 1810'da Turgutlu'da 
diinyaya gelir 180 . 1880'de vefat eder. istanbul'a gittigi 
zaman halifeleri §eyh Emin Tevfik Efendi'nin 
Samatya'daki dergahmda misafir olur. Galip Bey'in 
anlattigma gore, Vefatmdan bir sene sonra mahdumu 
Muhyiddin Efendi'nin riiyasmda goriiniip, "Oglum! 
Kabrime su geliyor. Bir caresine bak" diye emr verir. 
Kabri acildigmda hakikat ortaya cikar. Cesedi sanki yeni 
defnedilmis gibidir. Sadece kefeni sararmistir. Kasaba 
halki gelip ziyaret eder. Kefeni yenilenir. Hazirlanan 
diger kabre defnedilir. 

Omer Hulusi'nin halifesi olan Ussaki seyhi 
Hiiseyin Hakki Baba'nm halifeleri §eyh Mehmet Emin 
Tevfik ve Ahmed Talib-i Irsadi'dir. Kabri basmda su 
misralar yazmaktadir; 

"El-hamdii li-llahi 'llezi halaka 'l-insane ve 'n-nur 

Nur-i Muhammedi He ciimle alem oldu piir-nur 

Hazret-i kutbii'l-arifin hakki aziz u§saki 

Zuhuruyla eylemi§ti talibani ir§adi 

Fiiyuzundan hisseyab olmak dilersen daima 

Sa'y-u gayret et yolunda, fatiha ver, but §adi 

Sene-i irtihalleri 1283 

Tarih-i tamir 7.9.1870" 

Onun olumiinden sonra seyh olarak Mehmet Emin 
Tevfik' in ismi goriiliir. Ussaki Tarikati'nm son seyhi 
Arif Eren Efendi 1885 yilmda Turgutlu'da dogdu. 1903 
tarihinde carkci tegmen olarak Bahriye £arkci 



179 http://www.ussaki.net/ 

180 Osmanzade Hiiseyin Vassaf. Sefine-i Evliya. Kitabevi. 
Istanbul.2006.Cilt 4. Sh. 467 

183 



Mektebi'nden mezun olan Arif Eren Efendi, Canakkale 
sava§lan sirasmda Yiizba§i riitbesi ile Seddiilbahir I§ildak 
komutam idi. "Gece yetmi§ bin Tevhid okurdum 
giivertede, mermiler sagimdan solumdan, iistiimden 
gecerdi," derdi. 1946 yilmda Turgutlu'ya yerle§ir ve 
U§§aki §eyhi olarak gorev ahr. Hem §eyh §iicaadin Aziz 
Hazretlerinin hem de §eyh Hiiseyin Hakki Baba'nm 
torunudur. Arif Eren Baba 8 Mayis 1967 Pazartesi giinii 
Hakk' a yiiriir. Mezar ta§mda §unlar yazmaktadir: 

"Arif em hem Cahidi 'yem bende-i U§§akiyem 
Hem mustahlef-i §eyh §ucayem kenz-i irfan 
bulmu§am " 



184 



Manisa'da Tarikatlar 



185 



Manisa'da Halvetilik 



Ogke cahsmasmda cevresinde bulunan mezar 
taslarmdan hareketle Revak Sultan Zaviyesinin bir 
Halveti dergahi oldugu dusiincesindedir 181 . Buradaki bir 
sahide dolayisiyla Ismail Kemal Ummi admda bir 
Halveti seyhinin varhgmdan haberdar oluruz. 
Muhammed Bahaeddin Erzincani'nin (v. 1475) 
halifelerinden olan Ismail Kemal Ummi'nin vasitasiyla, 
kurulusunda olmasa da sonradan Revak Sultan 
Zaviyesinin bir Halveti dergahma doniismus oldugu 
soylenebilir. Ancak Revak Sultan Zaviyesinden hicbir iz 
gunumtize gelememistir. Evliya £elebi, Manisa'daki 
ziyaretgahlardan soz ederken Kemal Ummi Baba'mn 
Tiirk9e ve Farsca tasavvuffane siirleri oldugunu 
aktanr 182 .Y6riikoglu'nun bu zat ve tiirbesi ifin verdigi 



bilgiler soyledir 183 . 



"Akbaldir deresi yakininda, etrafi servilerin, 
agaglann semdya dogru yiikseldigi kabristan 
He muhat bir mahalde in$a edilen Revak Sultan 
Tiirbesi' nin sekli, tarz-i mimarisi Tiirk'un safve 
temiz tarih-i mimarisini canlandirir. Turbenin 
kapisi ustunde "Vesia kursiyyuhu's-semavati 
ve'l-arz ve la ye'uduhii hifzuhumd ve huve'l- 



181 Ahmet Ogke.Yigitba§i Veli Ahmed §emseddin-i 
Mannaravi. Hayati, Eserleri ve Tasavvufi G6ru§leri. Doktora 
Tezi. Marmara Uni. Istanbul. 2000 

182 Evliya gelebi. Seyahatname. 9. Cilt .Istanbul. 1935. Sh.80 

183 Gurol PEHLIVAN. M. Nuri Yoriikoglu'na Gore Manisa'da 
Tarikatlar ve Tekkeler. MANISA. Sufi Arastirmalan. Cilt 2. 
Sayi 4 

186 



aliyyu'l-azim", ve bunun ustilnde okunmasi 
kabil olmayan bir tarih vardir. Bu turbeye 
§imale ndzir bir kapidan girilir. Kubbenin §ekli 
Turk Selguki dsan icin zi-hayat bir numunedir. 
Tac kubbeden ibarettir. " 

Kemal Ummi'nin yasadigi ve oldiigii yer 
hakkmdaki bilgiler birbirini tutmamaktadir. Anadolu'da 
meshur ve 90k sevilmesi yuziinden Karaman, Manisa, 
Mudurnu ve Nigde mevlevihanelerinde makamlan vardir. 
£agatay Ulucay makalesinde, "Manisa'nm iinlii Halveti 
seyhlerinden olan Revak Sultan' in Saruhanoglu Ishak 
Bey zamanmda tanzim ettirdigi gurre-i Muharrem 773 
tarihli Arapca vakfiyesinde", derken tarti§masiz 
Halvetiligi oldukca erken bir donemde Manisa'ya 
getirmi§ olur 184 . 

Ahmed Semseddin Marmaravi, XV. yiizyilda 
Izmir'in Saruhan sancagma bagli iken bugiin Manisa'nm 
bir ilcesi olan Golmarmara'da 1435 yilmda diinyaya 



184 Halvetiye Tarikatimn ger9ek kurucusu, "Pir-i Sani" 
lakabiyla amlan Seyyid Yahya §irvani (6.868/1463-64) olup 
onun yeti§tirdigi halifelerden bazilan, Anadolu'ya gelmi§ler ve 
Halvetiyeyi Osmanh toplumunda yaymi§lardir. Bunlar Pir 
Muhammed Erzincani (6.879/1474), Dede Omer Ru§eni 
(6.1487), Molla Ali Halveti (O.?) ve Habib Karamani 
(6.1497)'dir. Osmanh topraklannda Halvetiyenin ilk 

filizlendigi merkez ise, Pir Ilyas Halveti (6.833/1429) ve 
Zekeriya Halveti (O.?) gibi karizmatik ozellige sahip 
sahsiyetlerin 9abasiyla Amasya olmustur. 

187 



gelir 185 . Marmara vi ismiyle amlmasmda dogdugu yerin 
etken oldugu goriilmektedir. 'Kesfii'l-Esrar' isimli 
eserinde gefen, "Bu fakir Ahmed ki Olsa Halife oglidur 
ve Marmaravidur", seklindeki ifadeden admin Ahmed, 
mahlasinin Marmaravi ve babasmm admm Isa oldugunu 
ogreniriz. Yine yazarm Camiii'l-Esrar isimli eserinde, 
"Saruhani Ibn-i Isa dervis Ahmed ismimiz 
Marmarada vaki olmus mevlidimiz, cismimiz" 

seklinde gecen ifadesi de bu bilgileri teyit eder nitelikte 
pekistirmektedir. Marmaravi' nin bu manzum ifadeden 
aym zamanda Saruhani mahlasim da kullanmis oldugu 
goriilur. Cocukluk ve gelisme devresini Golmarmara'da 
ge9iren Marmaravi, ilk egitimini babasmdan almis ve 
yasadigi yerde bulunan cesitli medreselerde zahiri 
ilimleri ogrenmistir. Daha sonra tasavvufu ve tarikat 
terbiyesini bizzat babasmm gotiirerek teslim ettigi ve bir 
Halveti Seyhi olan, Usak'm Kabakli Koyii'ndeki Seyh 
Alaaddin Ussaki'den alir. Seyh Alaaddin Ussaki'den 
uzun yillar egitim gordiikten sonra seyhinin emriyle 
Golmarmara'ya doner 186 . Onceleri 9esitli camilerde vaaz 
ve nasihatlerle halki aydmlatan ve daha sonra seyhinin 
ahirete irtihaliyle (1485) onun yerine seccadenisin olan 
Yigitbasi Veli, Cumhuriyetten sonra Adakale Mahallesi 
admi alan, o zamanlar ise "Seyyid Hoca" Mahallesi 



185 Erkan Salan.Yigitba§i Ahmed §emseddin-i Marmaravi. 
KefjfTi'l Esrar. (Giri§-inceleme-Metin-Dizin-tipkibasim). 
Yiiksek Lisans Tezi. Ataturk Uni. Erzurum. 2009 

186 Sinaniye silsilesi i9inde §u sira verilir. Hazreti Seyid Yahya 
§irvani, §eyh Pir Mehmet Erzincani, §eyh Ibrahim Tacettin 
Kayseri, §eyh Kabakli Alaettin U§aki, §eyh Ahmet §emsettin 
Marmaravi, §eyh elhac izzettin Karamani, Pir Hazreti Ibrahim 
timmi Sinan 

188 



ismiyle amlan yerdeki mescid ve tekkesinde miirsid 
olarak faaliyetlerini siirdiiriir. Manisa'da tic sene irsadda 
bulunduktan sonra bir ara Istanbul mesayihi arasmda 
tarikat isleriyle ilgili bazi batmi meseleler yiiziinden 
cikan ihtilafm coziimiine memur edilerek Istanbul'a 
cagnhr. O da seyhler arasmdaki ihtilaflan halledip ser'a 
muhalif faaliyet yiiriiten tekkeleri kapattirarak tarikat 
esyasma el koydurur. Insaf sahibi bazi tarikat mensuplan 
ise Marmaravi'nin ikazlan sayesinde yollanm diizeltirler. 
Burada seyhler arasmda ortaya cikan meseleyi cozdiigii 
icin "Yigitbasi" lakabiyla amlir. istanbul'dan Manisa'ya 
dondiikten sonra irsat faaliyetlerine devam eden Ahmed 
§emseddin Marmaravi 1505 yilmda vefat eder. 
Manisa'da kendi adma yapilan dergahm bahcesine 
defnedilir. Eserleri sunlardir. 

CamiU'l-Esrar, genel olarak Allah' in sifatlanm 
anlatan, mesnevi tarzmda yazilmis, 834 beyitlik bir 
eserdir. Ahmet Ogke, eserin 9esitli ktituphanelerde 28 
yazma niishasmm oldugunu kaydeder. Miiellif bu eseri 
yazdigim Kesfli'l-Esrar isimli eserinde belirtmektedir. 
Mensur bir eser olan Risale-i Tevhid itikat, seriat, tevhit 
gibi konulan isleyen vel2 boliimden olusan tasavvufi bir 
eserdir. Eserin transkripsiyonunu ve dizinini hazirlayarak 
dil incelemesini yapan Muhsine Borekci, Risale-i 
Tevhid'in fesitli kutuphanelerde toplam 38 yazma 
niishasmm bulundugunu ifade eder. Ravzatu'l-Vasilin 
tevhid, Allah' in birligi ve mahlukati yaratmasi, riiya gibi 
fesitli konulan isleyen mensur bir eserdir. Bu eserde 
konular genel olarak soru cevap yoluyla ifade edilmistir. 
Ahmet Ogke, eserin cesitli kutuphanelerde 22 yazma 
niishasmm oldugunu belirtir. MukaddimetW s-Saliha 
muttakiler, zahir ve batm ilimler, zahitler, tefekkiir gibi 



189 



konulan isleyen mensur bir eserdir. Mustafa Tatci ve 
Halil C^eltik tarafmdan yaymlanan eserin cesitli 
kiitiiphanelerde 29 adet yazma nushasinin oldugu ifade 
edilir. irfdnii 'l-Maarif 'in baslangicmdaki 1 1 beyitlik 
manzum kismm dismda kalan bolumleri mensur olarak 
yazilmistir. §eriat, tarikat, hakikat gibi konulan isleyen 
tasavvufi bir eserdir. Ahmet Ogke, cesitli kiitiiphanelerde 
eserin yedi yazma niishasi oldugunu tespit etmistir. 
Hurde-i Tarikat, tarikat adabma iliskin bilgilerin yer 
aldigi mensur bir eserdir. Cemal Kurnaz, Mustafa Tatci 
ve Halil C^eltik tarafmdan yaymlanan bu eserin tek 
niishasi Siileymaniye Kutuphanesi'ndedir. Tabakdtu'l- 
Evliyd, tasavvufla ilgili cesitli terimlerin afiklandigi 
kiifiik, mensur bir eserdir. Eserin tie yazma niishasi 
vardir. Risdletu'l-Hudd, tarikat adabi ile ilgili bilgilerin 
ve fesitli tasavvufi nasihatlerin yer aldigi mensur bir 
eserdir. Ogke, eserin sadece iki yazma niishasmdan 
bahseder. Atvdr-ndme-i Seb'a miiridin ulasmasi gereken 
asamalar, nefsin mertebeleri, riiya tabirleri gibi konularda 
cesitli a^iklamalara yer veren mensur bir eserdir. 
Muhtelif kiitiiphanelerde bes yazma niishasi bulunan bu 
eserle ilgili olarak herhangi bir inceleme yapilmamistir. 
Risdle-i Makdldt-i §eyh Muhyiddin-i Arabi, tarikat 
ehlinde bulunmasi gereken ozelliklerden bahseden 
mensur bir eserdir. Cesitli kiitiiphanelerde eserin Uf 
yazma niishasi vardir. Eser iizerine herhangi bir inceleme 
yapilmamistir. AhvdlU 'l-Ebrdr ve 'l-Mukarrebtn, 

ebrardan, giizel ahlaktan ve tasavvuftan kisaca bahseden 
eserde, sondaki dort beyitlik manzum kismm haricindeki 
kisimlar mensur olarak yazilmistir. Bu kiiciik eserin iki 
adet yazma niishasi vardir. 



190 



Bahreyni' l-A§k, Allah' in varligmi, insamn diger 
varhklardan iistiinluklerini ve Allah 'a ulasmayi konu 
edinen iki varaklik mensur bir eserdir. Eserin Millet 
Kutuphanesinde tek yazma niishasi vardir. Silsile-i Ehl-i 
Tartkat, Asr-i saadetteki Ashab-i Suffa'dan bahseden, 
Hz. Muhammed'in Hz. Ali'ye zikir telkinini anlatan ve 
Hz. Ali'den Marmara vi'ye kadar gelen silsilenin (14 kisi) 
anlatildigi tek varaklik mensur bir eserdir. Eserin 
Suleymaniye Kutuphanesinde sadece bir niishasi vardir. 
Usul-i Vusul-i Ildhiyye, tasavvufi konularm ele almdigi 
ahlaki ve orfi degerlere yer veren, insamn toplum 
hayatmdaki sorumluluklanm ifade eden didaktik bir 
eserdir. Eserde manzum ve mensur kisimlar kansik 
olarak yer almaktadir. Eserin transkripsiyonu yapilarak 
dizini hazirlanmis ve dil ozellikleri incelenmistir. 

Bu eserlerin, genel olarak tasavvufi konulan ele 
alan didaktik nitelikte eserler oldugu goriiliir. Eserlerde 
tasavvufi terimlerin ve Arapca ifadelerin kusura mahal 
birakmayacak sekilde kullanimi, pek 90k terimin 
anlasilabilir bir dille anlatimi ve afiklamalarm genel 
olarak ayet ve hadislere dayali olmasi Marmaravi'nin 
Arapcayi 90k iyi bildigini ve alamnda iyi yetismis bir 
mutasavvif oldugunu ortaya koymaktadir. Eserlerin 
konusu ve islenis tarzlarma bakildigmda Marmaravi'nin 
aym zamanda iyi bir egitimci oldugu da goriiliir. 
Ozellikle manzum olarak yazilmis olan Camiii'l-Esrar 
isimli eser konularm islenisi, kafiyelerin ustaca kullanimi 
ve ifade tarzmdaki kusursuzluk miiellifm edebi yontintin 
de gii^lii oldugunu ortaya koymaktadir. 

Hakkmda anlatilan menkibelerden biri soyledir. 
Ahmed §emseddin hazretlerinin kerametleri Misir'da 



191 



Arab Molla namiyla tanman bir zata kadar ulasir. Arab 
Molla, ilmiyle magrur bir zattrr 187 . Ahmed Semseddin'i 
imtihan etmek uzere Misir'dan Manisa'ya gelir. Ahmed 
Semseddin hazretlerini cekemeyenler derhal Arab 
Molla'nm etrafmda tazim, hurmet ve itibar halkasi 
meydana getirirler. Ona, Yigitbasi Veil aleyhinde pek 90k 
sozler soylerler. Bu hal, Arab Molla'nm nefsini ve 
guriirunu oksar. Onlara, "Siz onu bana birakm. Onun 
hakkmdan ben gelirim ve seyhlik ne imis ona 
gosteririm." der. Benlik davasiyla magrur olan Arab 
Molla, ertesi giin Yigitbasi Veli'nin dergahma gelir. 
Dergahm bahcesinden iceri girmek iizereyken kapida iki 
dervis kendisini karsilar ve, "Ey Molla! Seyh hazretleri 
dergahmda sizi bekliyor.", derler. Arap Molla 
geleceginden hi? bahsetmemis ve bu dervislerle de daha 
once karsilasmamistir. Sasinr ve dayanamayip sorar. "Ey 
Canlar! Yanh§hk olmasm. Siz kimi kar§ilarsmiz. Ben 
ziyaret edecegimi bildirmemi§tim." Dervi§ler tatli tath 
gulumseyerek sorarlar. "Misir'dan gelen Arab Molla siz 
degil misiniz?" Molla daha biiyiik bir saskmhkla, "Evet." 
diyebilir ve dervislerin ikaziyla dergahtan iceri girerek 
kendisini bekleyen Seyh hazretlerinin huzuruna vanr. 
Yigitbasi hazretleri birkac talebesiyle sohbet etmekte, 
onlara Islamiyetin giizel ahlakmdan bahsetmektedir. 
Molla Arab'm oturmasi ile soziine devam eder. "Ey 
dostlanm! Kibirden sakmmiz. Peygamber efendimiz 
sallallahu aleyhi ve sellem, "Kalbinde zerre kadar kibir 
olan Cennet'e giremez." buyurdu. Kibir, Allah'm 
kullarma hakaret, asagilik gozii ile bakmaktir. Kendini 
herkesten ustiin gormektir. Ebu Hasim Sufi hazretleri; 



187 Evliyalar Ansiklopedisi. Tiirkiye Gazetesi 



192 



"Dagi igne ile kazip yerinden yok etmek, kalpden kibri 
sokiip atmaktan daha kolaydir." demektedir." 

Bunca nasihata ragmen Arab Molla'nm hala inkar 
9ukurunda olan nefsi, Yigitbasi ile yansmak ister. Onun 
bir miiddet duraklamasmi firsat bilerek gururlu bir eda ile 
ve kelimelerin iizerine basa basa, "Ey §eyh, sizin 
erbaininizi, cile 9ekmenizi, nefsinizi yola getirmekteki 
gayretinizi 90k medhettiler. Birlikte erbaine, 9ile 
9ekmeye girsek ne dersiniz?" diye sorar. Ahmed 
§emseddin hazretleri tebessiim ederek, "Hay hay!.. Biz 
misafirimizi kirmayiz.", diye buyurur. Arab Molla, 
"Ancak benim bir sartim var. Yemek ifmek serbest, fakat 
disanya 9ikmak ve ihtiya9 gormek yasak olacaktir." diye 
ekler. §eyh hazretleri, "Kabul. Her sartmizi kabul 
ediyorum." deyince, birlikte bir hucreye girerler. 
Yigitbasi hazretleri talebelerine kendisine kuzu dolmasi 
getirilmesini ve misafirine de ne isterse verilmesini 
soyler. Ancak Arab Molla sadece birka9 zeytin ile iktifa 
eder. §eyhin kuzu dolmasmi yemesini seyreder ve biraz 
sonra dayanamaz disan 9ikar diyerek i9in i9in giiler. 
Ancak zamamn su gibi ge9mesine, §eyh hazretlerinin 
nefis, leziz yiyecekleri birbiri ardisira bitirmesine 
ragmen, Molla'nm bekledigi an bir tiirlii gelmez. Bir, iki, 
U9 ve nihayet dorduncu giin o nefis yiyecekleri yiyen 
sanki §eyh hazretleri degil de odur. Kendisini nasil 
disanya atacagmi bilemez. Ihtiyacim gordiikten sonra 
disanda kendisini bekleyen dervislere, "Yahu! Ben iki U9 
zeytin tanesiyle dayanamadim. Bu zat bunca yemegi nasil 
yiyor ve nasil duruyor?" diye soylenir. Dervisler ise su 
cevabi verdiler: "Bu, mollalikla seyhlik arasmdaki 
farktir." Arab Molla hatasmi anlamistir. Derhal Yigitbasi 
hazretlerinin ellerine sanlarak affedilmesini diler ve, "Ey 



193 



zamanrn Yusufu, sen Misir'a sultan olmussun. Bu 
giinahkan da bendelerin arasina kabul et", der. Tovbe ve 
istigfar ettikten sonra talebelige kabul edilen Molla Arab, 
Ahmed §emseddin hazretlerinin en biiyiik halifelerinden 
olur. 

Yoriikoglu, Halvetiyye'den Manisa'da yasayan 
ve anlasilan daha ziyade alimligiyle taninan Haci Ali 
Riza Efendi'den de bahseder 188 . "Haci Ali Efendi, 
ulemamn fazillarmdan idi. 1215 [1800]'te Manisa'da 
diinyaya geldi. Ulumun mebadisini Hicaz'da vefat 
eden babasi Hacievliyazade Haci Ibrahim Efendi'den 
tahsil etti. Ikmal-i nesh ederek, tedrisat ile ugrasti. 
Miiftiiliik etti. Halka-i tedrisinden pek 90k ulema, 
fuzela yetisti. Meshur Kibnsh Hoca, en miimtaz 
mucazlanndan idi. 1301 [1883-1884]'de vefat ederek 
Nisanci Pasa Camii haziresinde ailesine mahsus 
kabristana defnolundu." 

Memis Efendizade, "Asil bir aileye ve Halveti 
tarikatma mensub idi. Zahid ve miittaki bir zat idi. 
Genclik hayatim Yunanistan'm Agriboz adasmda 
geciren Hiiseyin Efendi, Manisa'ya muhaceretinden 
sonra salah ve takvamn pek yiiksek bir gayeye isal 
edecegi imamyla kucagma atildigi tarikatm tesbit 
ittigi esaslar dahilinde hareket etmisti. Bilahare vefat 
etmis ve Kadirihaneye defnedilmistir. Mezarmm 
tasmdaki, "Hiive'1-hallaku'l-baki 



188 Gurol PEHLIVAN. M. Nuri Yoriikoglu'na Gore Manisa'da 
Tarikatlar ve Tekkeler. MANISA. Sufi Arastirmalan. Cilt 2. 
Sayi4 

194 



Agriboz muhacirlerinden ve tarikat-i aliyye-i 

Halvetiyyeden Memis Efendizade es-seyyid merhum 

ve magfurleh Hiiseyin Efendinin ruhiy9iin el-Fatiha 

1269" tarzmdaki kitabeye gore 1852-1853tarihinde 

olmustiir.'' 189 

Manisa'da Kadirilik 



19. yiizyilda Kadiri tarikatinin sehir merkezinde iki 
tekkesi vardi 190 . Muhtemelen bunlardan biri, Ibrahim 
Seydi Zaviyesi olarak gecen Kadirihane idi. Enis 
Karakaya'nin XVII. asra tarihlendirdigi ve Rifailige ait 
oldugunu ileri surdiigii yaprnin daha sonra cesitli 
zamanlarda tamir edildigi anla§ihyor 191 . Dergahm son 
tamiriyle §eyh Mehmed Emin Efendi gorevlendirilmis 
olup bu tamirat [2 Aralik 1900] tarihinde sona ermistir. 
Burasi hakkmda Yoriikoglu asagidaki bilgileri 
vermektedir. "Saruhan beyin torunu Ishak ^elebi'nin 
tiirbesi yakmmda, yiiksek ve manzarasi itibanyla hakim 
bir mahalde insa edilmis olan Kadirihane tekkesiyle, 
Ibrahim Seyyid Hazretlerinin tiirbesi, zamamn 



189 Gurol PEHLIVAN. M. Nuri Yoriikoglu'na Gore Manisa'da 
Tarikatlar ve Tekkeler. MANISA. Sufi Arastirmalan. Cilt 2. 
Sayi4 

190 Giirol PEHLIVAN. M. Nuri Yoriikoglu'na Gore Manisa'da 
Tarikatlar ve Tekkeler. MANISA. Sufi Arastirmalan. Cilt 2. 
Sayi4 

191 EMECEN Feridun. KARAKAYA Enis. Manisa. TDV. 
Islam Ansiklopedisi. Cilt. 27 



195 



tahribatmdan kurtulamamistir. Muhtelif zamanlarda, 
muhtelif sahsiyetler tarafmdan tamir edilmistir. 

Ibrahim Seyyid, bir an'aneye gore Ishak £elebi'nin 
sancaktan, diger bir rivayete gore Ishak (^elebi'nin 
seyhiilislami idi. Memlekette seriat-i islamiye'nin 
tamami-i tatbikine itina ettiginden sehir ve cevresinde 
hicbir haksiz ve adaletsiz muamele yapilmazdi. Ibrahim 
Seyyid, tekkenin idare ve iasesinin temini hususunda 
Yund dagmdaki Kilise koyuniin asar ve agnammi tahsis 
etmisti. Buranm varidatiyla idaresini dusiinen Ibrahim 
Seyyid' in, biraktigi vakiflardan, gallelerden sonralan 
mahrum kalan seyhler tiirbe ve tekkesini tamirden aciz 
kalmislardir. Hatta bu tekke ve tiirbe, bervechi ati 
levhadaki kitabeye nazaran 

Dil u cdndan sipds ii hamd-i bi-had lutf-i irfdna 

Yapildi dil-ku§d cdy-i ferah-zd ehl-i irfdna 

Hardb-i ser-be-ser mtisrif gorunce bir ru§en-dil 

Serdser eyledi tecdid musdbih oldi ridvdna 

Sitdyi§ eylesiin sdyestedur Vassdf-ves vasfin 

Nevd-yi nagme-sdzin ide esmd cumle ydrdna 

Zehi bir cdy-i gam-fersd surur-dver ne§dt-efzd 

Gonulden mahv olur andan ne hdcet ba§ka seyrdna 

Zehi vdld makdm-i pur-safa ervah-i u§§dk 

Acib olmaz[sa] gelinse zevk-i ruhdniyle devrdna 

Temd§dsinda bir ba§ka tecelli var bu dergdhin 

Erenler hazir ii nazir olur guyd bu meyddna 

Ne denlii murtefidur kasr-i biinydd-i mualldsi 

Nazar kdbil eger dikkat olunsa bahr-i ummdna 

Bu giilsenden terenniim eyledi §evk He qok a§ik 

Nazar eyle civdrindan nevd-yi andelibana 

O denlii dalgalandi zevk u §evk He haydldtim 

Temevviic eyledi zird [...] yemm-i diiref§dna 



196 



Yeni tdrih-i cevher es'ad-i ivaz-i dil buldi 

Metin olsa sezd her misrai ebru-yi hubdna 

Hudd a§iklarina kibleler mujdeAli Beyden 

Ne zibd oldi himmetle gelin yd Hu kddirhdne 

§abdnii 1-Muazzam sene 1239 

1824'de tamir gormustiir. 

Yoriikoglu Ibrahim Seyyid hakkmda asagidaki 
bilgileri verir. 

"..Maatteessiif muhterem ve necib viicudun 
medfun bulundugu tekke; timarmm, evkaf ve 
zaviyesinin hasilatmdan istifade edilemediginden 
harap bir hale gelmi§tir. Vuku bulan miiracaatlara 
ragmen tekkeye bir §ey tahsis edilmemi§tir. Tekkenin 
tamir tarihini gosteren kitabe, burasinin ugradigi 
harabiyi vazihan isbat eder: 

Kddirihdne Dergdh-i §erifi 

Qokzaman kaldi bu dergdh mdil-i tiirdb 

Mucedded tamirine §eyh Mehmed Emini kildilar 

erbdb 

Cihdn-i kevneynde bulmasin mamuru eyleyen 

hardb 

Bdnisi Ibrahim Seydi nu§ eylesiln kevser-i §ardb 

Pir Abdiilkddiriden olmak isterse feyz-ydb 

Istikdmet hem seldmet evidir ku§ddi boyle bir bob 

9 §abdn 1318 [2 Arahk 1900]" 

"Denizli postni§ini iken Manisa'ya, Kadirihane dergahi 
halifesi olarak gelen §eyh Muslihiddin, Kilise koyii 
zaviyesinin dergaha tahsis edilmis asarmm yansi ile 
yetinmisti. Buna miitehayyir kalan padisah Istanbul'a 



197 



celb ile damat etmi§ti. Rivayete nazaran padi§ah, §eyh 

abdest alirken, 

-Ne olurdu! §eyh bir keramet gosterse, diye du§undiigu 

sirada, 

-Ne saadet, ne mazhariyet! Sultan hanim su dokerken 

padi§ahm havlu tutmasmdan biiyiik keramet mi olur? 

Tarzmda latife etmi§ti. Merkez Efendi dergahim imar ile 

ihyasma cali§mi§ti. 

Kadirihane dergahi makberesinde bazi biiyiik §ohret 

kazanmi§ rical ve me§ayih medfundur." 

Ne var ki, daha yaygm olarak Merkez Efendi 
ismiyle bilinen Muslihiddin Efendi (1464-1552), Halved 
§eyhi Siimbiil Efendi' den icazet alrr 192 . Kanum Sultan 
Siileyman'm annesi Hafsa Sultan, Manisa'da yaptirdigi 
kiilliyedeki hankah ifin Siinbiil Efendi'den bir §eyh 
isteyince oraya gonderilir. Merkez Efendi'nin 
Manisa'daki kiilliyenin darii§§ifasmda tabip olarak gorev 
yaptigma ve burada fe^itli baharatlardan hazirladigi 
macunu (mesir macunu, nevruziye) her yil nevruzda §ifa 
ifin halka dagittirdigma dair bilgiler ileri surulur. Yavuz 
Sultan Selim'in kizi $ah Sultan ile evlenmi§ ancak bu 
evlilik uzun siirmemi§tir. Yukanda nakledilen menkibe 
de esasen Aziz Mahmud Hiidayi hakkmda 
anlatilmaktadir. 

Vak Vak Sultan Turbesi'nin Kadiri dergahi 
oldugu rivayet edilmektedir. "Camii Kebir Mahallesi 
yakmmda, Seyyid Hoca mahallesinde, Bizans'm sur 
haricine muttasil kismmda Vakvak Sultan tiirbesi 



l')2 



Merkez Efendi. Re§at Ongoren. TDV Islam Ansiklopedisi. 
Cilt 29. 

198 



vardir 193 . Bu tiirbenin avlu kapisi caddeye nazirdir. 
Iceriye girildigi vakit ufak bir avlu goze 9arpar. Turbeye 
muttasil ufak bir mescidin kubbe ile ortulii oldugu 
goriiliir. Vakvak Sultan' in aldigi garip unvan hakkmda 
sunlar nakledilir. Manisa Selcukiler tarafmdan istila 
olunurken Vakvak Sultan askeri kumandan idi. Bizans 
askeri firar ile arkalarma bakmayacak derecede inkisar-i 
hayale, zaaf-i maneviye ducar olmustu. Vak Vak Sultan; 
Bizans maneviyatmm zaafma hayret ederek, 

-Bak, Bak! diyerek saskmligmi gizleyememisti. Bilahare 
bu ciimle tahrifen 'vak vak' demekle Vak Vak Sultan 
unvani bir an'ane seklinde intikal eylemistir. 

Bugiin tiirbenin altmdaki yol iizerinde Vak Vak 
£esmesi ismiyle bir cesme bulunmaktadir. 



193 Manisa Ishak £elebi Mahallesi, Ulu Tepe Caddesi'nin 
giineyinde bulunan binalar XIV. yuzyilda yapilmistir. Tekke ve 
yamndaki tiirbe kare planh bir yapi olup, kesme tas ve tugladan 
yapilmistir. Tuglalar tas siralan arasina dikey olarak 
yerlestirilmistir. Dogu cephesinde bulunan ve merdivenle 
cikilan giris kapisi duvar yiizeyinden disari taskin olup ta9 kapi 
ozelligi gostermektedir. Tekkenin iizeri sekizgen kasnakli 
kiremitli basik bir kubbe ile ortulmustur. Tekkenin batisindaki 
ve ona bitisik durumda olan turbeye tekkeden ve kisa 
kenanndan iki kapi ile girilmektedir. Tiirbenin giris kapisi 
iizerinde kitabesi bulunmaktadir. Kitabe, "Bu nurlu tiirbe, 
Allah daha nurlandirsin dokuz ytiz seksen tic senesi recep 
ayinin ilk gtinti tamam olmustur. Recep 983 (1575)" Tiirbe 
giiniimiizde cocuk kiitiiphanesi olarak kullamlmaktadir. 



199 



Manisa'da Mevlevilik 



Veysi Dortbudak, Ulu Arif gelebi'nin (1272-1320) 
seyahatleri esnasmda Saruhan Bey'le (v. 1346) goriisiip 
goriismedigi kesin olmasa da Abid £elebi'nin (v. 1338) 
onunla goriismiis olmasma muhakkak nazanyla bakar 194 . 
Ona gore Mevlevilikle olan tamsma, sonraki yillarda 
Ishak Bey'in tarikata bende olmasryla daha da 
percinlesir. Ishak Bey zamanmda devletin giicii zirveye 
ulasmistir. Almis oldugu £elebi unvam, Ishak Beyin 
acikca tarikata girmesi ve Mevlevilerle olan yakm iliskisi 
sebebiyledir. Kurdugu vakiflar arasmda Ishakiye 
Zaviyesi adiyla bir de mevlevihane yer ahr. Burasi 
Manisa'nm Yukan Tabakhane Mahallesi denilen 
mevkide Spil dagi eteklerinde bugiin Milli Park alani 
icerisinde kurulmus bir yapidir. Kitabesinden 
ogrenildigine gore, Saruhan Bey'in torunu Ishak £elebi 
tarafmdan 1368-1369 yillannda yaptinlmistir. 
Mevlevihane, Ishak (^elebi'nin 1366-1379 yillannda 
yaptirdigi Ulu Cami Kiilliyesi'nin bir bolumunii 
olusturur. Bununla beraber Mevlevihane, kiilliyenin 
olduk9a uzagmda bulunmaktadir. Yapi hakkindaki ilk 
bilgiler Ishak Bey'in vakfiyesinde yer ahr. Vakfiyenin 
kopyasi Fatih zamanmda tescil edilmistir. Birfok vakfi 
kaldiran Fatih'in bu senedi tescil etmesi vakfm sihhatine 
delildir. Vakfiyede yapidan "imaret" olarak bahsedilir. 



194 Mehmed Veysi Dortbudak. Tarihten giiniimiize Manisa 
Mevlevileriyle bir yolculuk. Siimam Yay. 5 Bildiriler Serisi 2. 
Yil. 2010 

200 



"Vakfiyeden anlasildigina gore, Mevlevihdne'de bes 
vakitte hazir olan cemaate namaz kddirabilecek bir 
imam, ve muezzin bulunacak, bir ndzir masraflara bir 
kayyim temizlik islerine bakacak, bir kdtip gelirleri 
kaydedecek, Mesnevi okuyup takrir edebilen bir alim 
He Mesnevi' yi okuyacak giizel sesli iki hdnende 
istihdam edilecek, yemek isi igin ise bir vekilharq ve 
bir asqi gorev yapacakti. Aynca buradaki 
mevlevihdne seyhine gtinde on dirhem tahsis edilmisti. 
Imamin tahsisati gtinde dort, mtiezzinin bir, kayyimin 
bir, mesnevihdnin iki, manzum okuyanlann ikiser, 
vekilharcin iki, asqinin bir ve nakibin bir dirhem idi. 
Zaviye igin ayrilmis btittin mahsulti ve gelirleri 
kontrol ve sarfetmek seyhin yetkisi altindaydi. Burada 
her ikindi namazi zamani bir defa yemek pisiriliyor, 
fakir-zengin, misafir her kim hazir bulunuyorsa 
onlara dagitdiyor, eger kifayet ederse her Cuma 
gecesi yarim kile beyaz pirinqten pilav pisiriliyordu. 
...imaret mutfagi igin satin ahnan baslica yiyecek 
maddeleri et (gundelik sarfiyat: 6 dirhem), ekmek (5 
dirhem), bugday (2 dirhem), pirinq (2 dirhem) idi; 
aynca yag, tuz, odun masraflari da gosterilmisti. " 

Anla§iliyor ki, Mevlevihanede gorev yapanlann 
sayisi on ki§iydi. Imamm ve miiezzinin olmasi cevrede 
ikamet eden ki§ileri ve zaviyeye olan ilgiyi 
gostermektedir. Her ikindi vakti, gelen misafir veya 
mukim ayirt edilmeksizin, herkese yemek ikram 
ediliyordu. Aynca dikkat ceken bir baska uygulama da 
giizel sesli iki mesnevihamn Mesnevi kiraatidir. 

Arapca vakfiyenin simdiye kadar bilinmeyen tam 
bir niishasi, 1575 tarihli Saruhan Sancagi Vakif Defteri 



201 



icinde yer almaktadir. Buradaki vakfiye yeniden tasdik 
edilmistir. Vakfm gelirleri, Karaoglanli, Erdemislii, 
Karacalu koylerinin vergileri, Nif te celtik sahalan, uc 
hamam kirasi, dort kiiciik ziraat sahasi ve dort mezra, bes 
diikkan kirasmdan saglamyor, toplam meblag 67.797 
akcayi buluyordu. 

Evliya £elebi'nin soziinii ettigi Mevlevihane'nin 
kitabesi guniimiize gelememistir 195 . £elebi Manisa'ya 
geldiginde Mevlevihane'yi de ziyaret ederek §u bilgiyi 
aktanr 196 . 

Ve §ehrin §ark tarafinda bir murtefi mesiregah, 
bir de dstdne-i Hazret-i Mevldna vardir. Acayip 
teferrucgdh Mevlevihdnedir. Bimarhanesi ve 
muteaddid fukara hiicreleri He mamurdur. ... ab-i 
havasi latifbag-i irem misal bir kdm dervigan yeridir. 
Cumle §ehir andan numdyandir. Ve kapusu uzere 
tarihi budur. " 

Kitabeye gore yapi 1368-69 yillarmda in§a edilmi§tir 197 . 
Miman Emetullah b. Osman'dir. Kitabede her ne kadar 
Osman b. Emetullah yazsa da §u an saglam ve mevcud 
olan Ulu Cami kitabesinde mimarm adi Emetullah b. 
Osman'dir. Manisa'da Mevlevi kiilturiinun yerlesmesi 



Barihuda Tannkorur. Manisa Mevlevihanesi. Islam 
Ansiklopedisi TDV. 28. Cilt. 2003 

196 Evliya gelebi. Seyahatname. Cilt 9. Sh. 75. 1939 Istanbul 
Devlet Matbaasi 

l97 "Emere bi imareti hazihi'z-zaviyeti'l-mubareketi'l-ishakiyye 
El-emirii'1-adil el-muzaffer el-mansur Ishak bin Ilyas. Sene 
seb'in ve seb'a mieteEl-'Amerehii'l-fakir ila'llahi'l-ganiyy 
el-muhtac Osman bin Emetullah". 

202 



sonucunda, Osmanli doneminde de Mevlevihane islevini 
siirdiiriir. II. Selim'den itibaren sehzadelerin gonderildigi 
yegane sancak merkezi olma gelenegi Mevlevilerce de 
benimsenmis, Konya'da celebinin yerine gececek olan 
celebi once Manisa'ya seyh tayin edilmistir. Yapi 1664, 
1665, 1681 vel694 yillarmda onanlmistir. 1870'li yillarda 
Nakipzade Mustafa §efik Efendi, dergahi sehir merkezine 
indirir. Manisa'daki ilk Osmanli yapisi olan 
Demirtasoglu Ali Bey'in yaptirdigi Ali Bey Camii'nin 
yamna yeni dergah binasi insa edilir. Yeni dergah 
Cumhuriyetin ilanmdan sonra tekke ve zaviyelerin 
kapatilmasiyla Vakifiar Umum Mudurlugu'nun 
miilkiyetine ge9er. Genel Mudurliik de yapiyi satar. Satm 
alan kisiler matbah kismi haric dergahi yikarlar. 2000 
yilmda ise Belediye Baskani Adil Aygiil doneminde, 
kalan matbah kismi da 'hak ile yeksan edilerek' 
mevlevihane yerine park yapihr. 

1870'lerden sonra bosaltilan ilk mevlevihane 
1940'lardan itibaren hizh bir sekilde harap olmaya baslar. 
Tanrikorur, binanm terkedilme sebebini, "yeni gelisen 
sehrin merkezine daha yakm olmaktan ziyade, herhalde 
fonksiyonuna gore mustakil binalar kiilliyesi halinde 
miiesseselesmis bir XIX. yiizyil mevlevi asitanesi i9in 
daha uygun ve kullamsh bir mimari diizen bulma 
arzusundan kaynaklanmis" olmasma baglar 198 . 1961— 
1962'de Vakifiar Genel Mudurliigu tarafmdan Mimar 
Sureyya Yiicel'e Mevlevihane 'nin ilk restorasyonu 
yaptinhr. Cesitli arahklarla siirduriilen ve 1982'de 
tamamlanan bu restorasyon ^alismalarmda yikilmis olan 
beden duvarlan, orta kubbe, diger tavan kisimlan ile son 



198 §.B. Tanrikorur. Manisa Mevlevihanesinin Restorasyonu 

203 



cemaat yerinin ortiisii ve direkleri yapilmistir. Asli 
hiiviyetiyle bagdasmayan kotii restorasyonlar gecirmis 
olan mevlevihane iist kat dosemesi ihya edilmediginden 
simdi iist katta bir oda kullamlamamakta, atil halde 
beklemektedir. Yapi 1983-1992 yillan arasmda Manisa 
Miizesi Islami Mezar Taslan ve Kitabeler Seksiyonu 
olarak kullamlir. 1995 yilmda Vakiflar Genel 
Miidurliigunden Celal Bayar Universitesi 'ne devr olunan 
bina Rektor Prof. Dr. Tuna Taner ve Celal Bayar 
Universitesi vakfi mudiirii rahmetli Emrehan Kiiey'in 
gayretleriyle 1999-2001 yillan arasmda iiniversite 
tarafmdan yeniden restore edilir. 2001 yilmdaki 
restorasyondan sonra yapi Prof. Dr. Nezih Demirkent 
Kiitiiphanesi adiyla hizmete girer. Iki yil boyunca 
kiitiiphane sifatmm yam sira mevlevihanelerin asli 
hiiviyeti olan kiiltiir merkezi olarak hizmete devam 
etmistir. Bu yillarda uluslararasi ve ulusal sempozyumlar, 
sergiler ve konserlere ev sahipligi yapan bu eser, 2003 
yih basmdan 2005 yazma kadar islevsiz kalir. 2005 yih 
ortalarmdan itibaren Manisa ve Yoresi Turk Tarih ve 
Kiilturiinu Arastirma ve Uygulama Merkezi biinyesinde 
'Manisa Mevlevihanesi Etnografya Miizesi' haline 
doniisturiilerek halkm ziyaretine a^ilir. Yapi biiyiik 
restorasyon hatalarma ragmen orijinalligini koruyabilen 
en eski Mevlevi asitanesidir. 

30 Eyliil 2007 tarihinde Manisa Belediyesi ve 
MAKSAD (Mevlana Arastirmalan Kiiltiir Sanat Dernegi) 
ile Celal Bayar Universitesi' nin ortaklasa yaptigi "Tiirk 
Tasavvuf Kultiiru ve Hz. Mevlana Sempozyumu" ile 
"Dogumunun 800. Yilmda Hz. Mevlana" konulu temali 
Hat ve Ebru sergileriyle Mevlevihane tekrar eski kiiltiir 
merkezi hiiviyetine kavusur. 



204 



1637 senesinde dtizenlenen bir vakifname ile 
daha once Ishak £elebi vakfi olarak bilinen vakfm, 
Saruhan kaymakami Ali Oglu Mahmud Aga tarafmdan 
yenilendigi goriiliir 199 . Bu vakifnamede, Ishak Celebi'nin 
verdigi vakifnamede adi gecen koylerde artik celtik 
tariminin yapilamadigi, bu nedenle vakfa gelir 
saglanamadigi, Mahmud Aga'nm bu durumu diizeltmek 
icin kendi gelirinden yirmi bin akceyi bu ise vakfettigi 
ogrenilmektedir. Mayis 1665 tarihli bir kayittan, Ishak 
Celebi vakfiyesinin miitevellisi olan §eyh Ali Efendi 
zamamnda bir tamirin gerceklestirildigini, bundan baska 
aym yiizyil ifinde, 1093 Saferi'nde, §eyh Ali oglu 
Muharrem Efendi zamamnda ve 1105 Rebiiilevveli'nde 
§eyh Ali Efendi oglu Muharrem Efendi ve vekili olan 
biiyiik oglu "fahru'l-miiderrismi'l-kiram" Mehmed Efendi 
zamamnda ise ayn bir tamirin gerceklestirildigi 
anlasilmaktadir. XVII. yiizyilm ikinci yansmda 
postnisinlik makamlanm sirasiyla, §eyh Ali Efendi, oglu 
Muharrem Efendi ve onun oglu Mehmed Efendi isgal 
etmislerdir. 

§eyh Ali Efendi b. Muharrem Efendi (Naksi 
Dede) Ferruh Qelebi 'nin torunu Bayram (Qelebi 
ahfadmdandir. XVII. yiizyilda Ishak (Qelebi Evkafmm 
Hz. Mevlana soyundan olan ilk miitevellisi ve 

mevlevihanenin ilk seyhidir. 1703 yilmda vefat etmistir. 
Yerine oglu Mehmed Lutfi Dede gefmistir. Sezai Kiifiik, 
Esrar Dede Tezkiresinde XVIII. yiizyilm basmda Manisa 
Mevlevi seyhi olarak adi gecen Naksi Ali Dede ile 
Manisa §er'iyye sicillerinde adi gecen Ali Efendi'nin 



199 Necdet Yilmaz. XVII. Yiizyilda Anadolu'da Tasavvuf. 
Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul. 2000 

205 



aym kisi olmasi gerektigini ileri surer 200 . "Tezkirede, 
Ferruh £elebi torunu, §ah £elebi soyundan, Bayram 
£elebi soyundan Naksi Ali Dede diye gecmekte ve 
boylece Naksi Ali Dede'nin Konya celebilerinden Ferruh 
£elebi (6. 1591) soyundan oldugu ve Manisa seyhlerinin 
de bu soydan geldigi anlasilmaktadir". 

Hilye-i Mevlana miiellifi Mehmed Liitfi Dede 

Naksi Ali Efendinin oglu olup sair ve bilgin bir seyhtir. 
Arapca ve Farsca bilen Liitfi Dede icin berat ve 
hukumlerde "KudvetU'l-umemi'l muhakkikin Mevlana 
§eyh Mehmed" denmektedir. §iirlerinde Liitfi mahlasmi 
kullamr. Liitfi Dede'nin 126 beyitlik Hilye-i Hazret4 
Mevlana adli mesnevi tarzmda bir eseri vardir 201 . Yazma 
halinde olan bu eser, tiiriinun ilk ornegidir 202 . Eserden 
Liitfi Dede'nin, zamanm sadrazami olan Nevsehirli 
Damat Ibrahim Pasa'yla goriiserek eserini ona ithaf ettigi 



200 Sezai Ku9uk. XIX. Asirda Mevlevilik. Doktora Tezi. 
Marmara Uni. Istanbul. 2000 

201 Islami edebiyat i9inde ozellikle Osmanh Tiirkleri zamamnda 
biiyiik bir gelisme gosterip hilye adiyla ozel bir edebiyat tiirii 
haline gelmis ve bu konuda halkin begenisini kazanip 
yayginlasan eserler yazdmistir. Hz. Peygamber sevgisinin bir 
tezahurii olan ve onun sefaatine ulasmak arzusuyla yazdan 
hilyelerin Tiirk edebiyatindaki en unluleri Hakani, Cevri, 
Nesati, Nahifi ve Nesimi Mehmed Efendi tarafindan 
yazilanlardir. Zamanla diger peygamberler, dort halife, asere-i 
miibessere, Hz. Peygamber'in yakinlan, din ve tasavvuf 
buyukleri gibi farkli kisiler hakkinda da hilyeler yazilmasiyla 
hilye terimi anlam genislemesine ugrar. Hakkinda hilye yazilan 
din ve tasavvuf buyiiklerinden biri de Mevlana Celaleddin-i 
Rumi'dir. 

202 Mustafa Ozkat. Miiniri'nin Manzum Siyer-i Nebisi Cilt Iv- 
V. Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul 201 1. 

206 



acikca anlasdmaktadir 203 . Hilyesini 1688-1689 yilmda 
yazdigma gore, bu tarihten en az 25 yil once dogmus 
olsa, 1663 yilma tekabiil eder 204 . Buna dayamlarak Liitfi 
Celebi'nin 1663'ten daha onceki bir tarihte diinyaya 
geldigi tahmin edilebilir. Mevlevihane ile birlikte Ulu 
Cami vakfmm da miitevellisi olan Liitfi Dede'nin adi 
zaman zaman ser'iyye sicillerinde de gecmektedir. 
Nitekim 1687-88 Izmir zelzelesinde, Ulu Cami 
minaresinin serefesinden yukansi catladigmdan, Liitfi 
Dede tamiri icin aym tarihte mahkemeye basvurmus ve 
mahkeme de tamirini uygun gormii§tiir. Yine Liitfi 
Efendi, 1693-94 senesinde mahkemeden Mevlevihanenin 
tamiri talebinde bulunmus ve bu talebi de kabul 
edilmistir. Bununla ilgili mahkeme kaydmda Liitfi 
Dede'den "Medine-i Magnisa'da vaki merhiim 
Saruhanogli Ishak Celebi bina ve vakf eyledigi 
Mevlevihanenin evladiyyet ve me§rutiyyet iizre 
miitevellisi ve seyhi olan isbu baisii'l-kitab umdetii'l- 
mesayihi'1-izam Ali Efendi bin el-merhum Muharrem 
Efendi hususu atiyyii'z-zikirde vekil-i sabitii'l-viikelasi 
olan sulb-i kebir ogli fahrii'l-miiderrisini'l-kiram 
Mehmed Efendi..." diye bahsedilmektedir ki, bu ifade 
Liitfi Dede'nin aym zamanda miiderrislik yaptigim da 
gosterir. Daha onceden Liitfi Dede'nin babasi Naksi Ali 
Dede'ye baglanmis olan Birri Mehmed Efendi, onun 
vefatmdan sonra Liitfi Dede'nin sohbetlerine katilmis, 
ondan istifade etmistir. Liitfi Dede'yle Birri'nin aralarinin 



203 Nev^ehirli Damat Ibrahim Pa§a, tahminen 1662'de 
dogmu§tur. Devrinin ulema, §air, edip ve sanatkarlanni 
korumasiyla iinliidur. 1718'de sadrazam olmu§, 1730'da 
61durulmu§riir 

204 Mustafa Erdogan. Liitfi Mehmet Dede ve Hilye-i 
Mevlana'mn Ozellikleri. 

207 



cok iyi oldugu, birbirlerini 90k sevdikleri anlasilmaktadir. 
Bu baghhk aym zamanda yaziya da d6kulmu§, LiitfT 
Dede Birri'nin Bulbuliyye'sine takriz yazmis, Birri de 
LiitfT Dede'ye hitaben bir kaside yazarak oglunun 
diiguniine tarih dusiirmus ve bu vesileyle seyhi LiitfT 
Dede'yi ovmiistur 205 . Dervis Mehmed Dede (1669-1715), 
bin bir gun file cikardiktan sonra hocalarmm izniyle 
evlenir ve ailesini gecindirmek icin kiiciik bir attarlik 
diikkani acar. Bu meslegi secmesinden dolayi "Attar" 
mahlasmi da tasir. 1 700 tarihinde Ahmed Muhtar adli bir 
oglu olur. O donemde dervislerin ev bark sahibi olmadan 
kendini tekkenin islerine adamalan adet oldugundan 
Birri' nin attarlik meslegi ile ugrasrp ailesini gefindirmek 
istemesi, bazi kesimler tarafmdan tenkit edilir. Birri, 
yazdigi Arapfa bir siirde, biiyiiklerin minnetini 
cekmektense dag baslarmdaki kayalan tasimayi tercih 
ettigini, insanlarm kazanmamn ayip oldugunu 
soylemelerine karsilik olarak da gercek ayibm 
baskalarmdan bir sey istemek oldugunu soyler. §airin 
bilinen ilk hocasi, Sultan Camii Darii's-sifasi'nda ikinci 
tabip Ahmed Efendi'dir. Sair, bu hekimden ser'i bilgiler 
yanmda meslek olarak seftigi attarlikla ilgili bilgileri de 
almistir. Attarlik meslegini sefmesi, fevresinin 
genislemesi ve farkli sairlerle tamsmasmda kendisine 
yardimci olmustur. Sabit, Nabi ve Seyyid Vehbi gibi 
zamamn biiyiik sairleri Manisa'ya geldiklerinde Birri' nin 
diikkamm ziyaret etmisler, orada ilmi sohbetler yapmis 
ve mektup yoluyla birbirlerinin eserlerine nazireler 
yazmislardir. Birri, gazel formundaki bir siirini de Birgili 
Mehmed Efendi (6.1573) ve goriisleriyle ilgili, 



205 Mine Karaca. Birri Mehmet Dede Divamnin Muhteva 
Incelemesi. Yiiksek Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 2008 

208 



diisiincelerine ayirmistir 206 . Buna gore, "goniil kusunun 
ucacagi zahir ve batm olmak iizere iki kanat vardir. 
Hazret-i Birgili ilm-i zahirde misli nadir biridir, ama ask 
mektebine gitmemistir. Oraya akli yetmez. Dolayisiyla 
sema hakkmdaki goriisleri de yanhstir. £iinku kendisi 
sema'i gormemistir bile. Halbuki ay ve giines, hatta 
butun diinya, bir sema meclisindedir". Kabri, 
Mevlevihane bahcesinde mezar tasmdan yoksun bir 
haldedir. 

Liitfl Dede'nin, Manisa Mevlevihanesi'nde 
rehberlik gorevini yiiruttiigu sirada, Yenikapi 
Mevlevihanesi seyhi Pe^evi Ahmed Dede vefat eder. 
Donemin sadrazami Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa, 
Lutfi Dede'yi Istanbul'a davet ederek ondan bu onemli 
Mevlevihaneye seyh olmasim ister. Muhtemelen 
Istanbul'a gelerek sadrazamla goriisen Liitfl Dede, Esrar 
Dede'nin ifadesiyle, "mesreb-i safiyyeleri kenare-giri-i 
uzlete ma'il olmagla isti'fa idiip tekrar makam-i 
evvellerine ric'at. .." eder. Yani, uzleti seven bir yapisi 
oldugundan bu gorevi kabul etmez ve tekrar Manisa' ya, 
eski gorevine doner. Pecevi Ahmed Dede 1724 yilmda 
vefat ettigine gore bahsedilen olay da aym yil olmus 
olmahdir. Liitfl Dede'nin nereye defnedildigi hususunda 
kaynaklarda bilgi bulunmamaktadir. El-hac Mustafa 
Efendi'nin kizi Neslihan Hatun'la evli olan Liitfl 
Dede'nin birinin adi Osman olan iki oglu, Hatice ve 
Fatima adli iki de kizi olmustur. 1726 'da vefat ettigini 
ileri siiren kaynaklar oldugu gibi, Fatin Tezkiresinde 



206 Kenan Erdogan. Birri Divamnda Manisa ve §airin Sosyal 
(^evresi. A.TJ. Tiirkiyat Arastirmalan Enstitusu Dergisi Sayi 37. 
Erzuram. 2008 

209 



1737'de vefat ettigi gefer 207 . Bir oglu Mehmed 
Efendi'dir. Kendinden once vefat etmi§tir. Mehmed 
Efendi'nin §eyh Ali ve §eyh Omer adli iki oglu vardir. 
Liitfi Dede'nin diger oglu Osman £elebi Efendi yerine 
posta oturmu§tur. 

" Vasl kaydi vasla manidur kerem -kdni dede 
Vdsil olur Hakka ol kim md-sivdyi terk ede" 

Osman £elebi Efendi'nin §eyh Mehmed Efendi 
ve §eyh Mehmed Bahaeddin Efendi admda iki oglu 
vardir. 1751 'den once vefat eder. Mehmed Bahaeddin 
Efendi karde§i Mehmed Efendi' ye vakif miitevellilik 
iicretinin yansim vererek babasmm yerine §eyh olarak 
gecer. 

Mehmed Bahaeddin £elebi, Manisa'daki en 
zengin §eyhlerden biridir. Bir taraftan §eyhlik yaparken 
diger taraftan da §ehir i§lerine kan§maktadir. 
Karaosmanzade Ataullah Aga, miitesellimlikten 
azledilince, en 90k Bahaeddin Efendi ile i§birligi 
yapmi§tir 208 . Baheddin Efendi hem §eyh hem de 



207 Fatin Tezkiresi. Sh.363 



208 Babalannm idamindan sonra aileye bir daha mutesellimlik 
ve multezimlik verilmeyecegi ilan edilmi§ olmakla birlikte, 
1758'de en biiyiik ogul Ataullah Aga Saruhan Miitesellimi 
olarak atamr. Rakipleriyle 9eki§tigi icin 1761'de azledilen 
Ataullah Aga'ya Yayakoy'de oturmasi emredilir, ancak Aga 
§ehrin ileri gelenlerini araci olarak kullamp Manisa'yi fiilen 
yonetmeye devam eder. Yayakoy'de rakipleriyle cati§irken 
yangin cikmasi iizerine Karaosmanoglu Ataullah Aga'nin 
ba§imn kesilmesi i9in ferman 9ikanhr, ancak Aga tahkim 
ederek kale haline getirdigi ve 2000 piyade ve suvari ile 

210 



miiltezimdir. Vakfm tevliyet isini kendi adma kardesi 
iistlenmistir. 1769 tarihli bir belgeye gore, sehir ve 
civarmdaki bircok devlet isletmesini ele geciren Mehmed 
Bahaeddin yanma 90k sayida adam toplamis, hatta hemen 
hemen Manisa'da sozii gecen tek adam olmustur 209 . 
Yukandan tecziye edilecegine dair ferman gelince 
durulur. 1771'de vefat eder. 

Seyh Ahmed Efendi, Mehmed Bahaeddin 
Efendi'den sonra posta oturur. 1784'te erkek evlat 
birakmadan vefat etmistir. Yerine Seyh Osman Efendi 
mutevelli olur. 

Bu arada Konya'da Ebubekir £elebi'nin (v. 1785) 
vefatmdan sonra Mevlana'nm inas kolundan Mesnevihan 
Seyyid Alizade ile, erkek soyundan Karaman 
Mevlevihanesi Seyhi Ismail £elebi oglu Haci Mehmed 
£elebi Asitanenin postnisinligine talip olmuslardir 210 . Bu 
nedenle her ikisi de istanbul'a fagnlmis ve devletin ileri 
gelenlerinin hazir bulundugu bir meclisde, ayn ayn 
miilakat edilmisler ve buna gore postnisinlik, daha gene 
olan Haci Mehmed Qelebi'ye verilmistir. Ancak 
Mesnevihan taraftan olanlardan bazilan miinasebetsiz 
sozler sarfedince, Seyyid Alizade ve yamndakiler, 
Manisa'ya siirgiin gonderilir. 



savundugu Yayakoy'de direnir. Osmanh Devleti'nin bolgenin 
diger ayan ve mutasarnflanni Aga'ya kar§i seferber etmesi ve 
Izmir'den 2 top (jikanlmasi uzerine, Ataullah Aga karde§leriyle 
Yayakoy'den ka9arken yolda oliir. 

209 F. M. Emecen. Saruhanogullari ve Mevlevilik 

210 Ramazan Muslu. XVIII. Asirda Anadoluda Tasavvuf. 
Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul. 2002 

211 



§eyh Osman Efendi'den sonra oglu §eyh 
Mustafa Efendi postnisinlik makamma gecer ve 1850'de 
o da Hakk'a yiiriir. Mustafa Efendi'nin de oglu yoktur. 
Mirasi halazadesi Osman Efendi ve Ahmed Efendi'ye 

kahmstir. Bu aileden son Mevlevi seyhi Ahmed 
Efendi'nin oglu §eyh Mustafa §efik Efendi'dir. Bu zat 

aym zamanda Manisa Nakibii'l esrafligim ve mahkeme 
azaligmi yapmaktadir. Bu sebeble Nakibzade diye anilir. 
Manisa' daki ikinci mevlevihaneyi yaptiran kisidir. 
Boylece Alibey Camii yanmda miistakil tekkesinde 
mevlevilik faaliyetlerine devam eder 211 . Yoriikoglu onun 
hakkmda su bilgileri verir 212 . "Mustafa §efik Efendi, alim 
ve pek dindar bir zat idi. Mevlevi tarikatmdaki lahuti 
hayata miincezib olarak intisab etmisti. Bu intisab 
kendisinin ruhunda ilahi bir alem yasatmisti. Bu agir ve 
sisman viicut Mevlevihane semahanesinde donmesinde 
bir hazz-i ruhani duyardi. Eski Mevlevihane 'nin insa 
edildigi yiiksek tepeye kadar fikmak icin bir yorgunluk 
bile duymazdi. Fakat bu hal, hayat-i sebabete tesadiif 
ettigi anlarda vaki idi. Ihtiyarladigi sirada o yiiksek 
tepenin, hakim muhitindeki dergaha gidemeyecek 
dereceye gelmisti. §ehir dahilindeki simdiki dergahm 
bulundugu mahal, fulhalarm tezgahlanyla, sanatkarlarm 
faaliyet sahasi idi. Mustafa §efik Efendi, burasim satm 
almis, semahane yaptirdiktan sonra seyh ve dedeganm 
buraya gelmesine sebep olmustu. Mustafa §efik Efendi, 
tarikat ugrunda pek biiyiik fedakarhklar gostermisti. 
Hayrat ve hasenati pek severdi. Bilahare vefat eden 
Mustafa §efik Efendi, hiirmeten kendi namma 
Mevlevihane dahilinde yapilan tiirbeye defnedildi." 



" n F. M. Emecen. Saruhanogullan ve Mevlevilik 



212 Giirol PEHLIVAN. agm 



212 



Nakibzade Mustafa Sefik Efendi'nin de erkek 
evladi yoktur ve tevliyet gorevi amcazadesi Mustafa 
Efendi tarafmdan icra edilir. Daha sonralan Mahmud 
Fahreddin £elebi postnisin olur. 

Mahmud Fahreddin £elebi, Said Hemdem 
£elebi'nin ogludur. Konya Dergahi seyhi iken 1881 
yilmda vefat eden Sadreddin £elebi'nin yerine biitiin 
celebilerin ve dedelerin seyhiilislama birlikte cektikleri 
telgraf iizerine Konya Mevlana Dergahi seyh postuna 
oturan Fahreddin £elebi, ancak bir yil postnisin olmus; 
1882 yilmda oldiigii zaman yerine kardesi Mustafa SafVet 
£elebi atanmistir. Manisali divan sahibi sair Tevhide 
Hanim'm (1847-1901) miirsididir 213 . 

"Biz dahi evldd-i pirle eyledik 'azm-i tank 

Molld Fahreddin e§igidir bizim dergdhimiz " 

Manisa Mevlevihanesi'nde ise Fahreddin 
(^elebi'den sonra kardesi Abdiilvahid £eledi seyh 
olur. 

Abdiilvahid £elebi, 1884-1887 yillan arasmda 
postnisin olur. Mustafa Safvet (^elebi'nin Konya' da 
Hakk'a yuriimesiyle celebilik makamma oturur. 
Manisa'da yerine oglu Abdiilhalim £elebi seyhlik 
makamma gecer. 1907 yilmda Konya' da oliimimden 
sonra yerine oglu Abdiilhalim £elebi postnisin olur. 
Abdiilhalim £elebi babasmdan sonra Manisa'da seyhlik 
makamma gecer ve babasmm cemalle vuslat 
bulmasmdan sonra da Konya Dergahi'na postnisin olur. 
Yerine Murtaza Qelebi tayin edilirse de 



213 Ay§e Nur Mermer. XIX. Yuzyil Mevlevi §airleri. Yiiksek 
Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 2008 

213 



basansizligmdan dolayi azledilir. Qelebi, meyle arasi hos 
oldugu icin, dergahtaki miiritleri tarafmdan Konya 
Mevlevihanesi'ne sikayet edilmistir; bunun iizerine 
Konya'ya cagnhr 214 . Murtaza £elebi'nin yerine de son 
seyh olarak Celaleddin Qelebi atamr. Celaleddin 
£elebi'nin ismi 1912 yilmdaki faal olan Mevlevihaneler 
listesinde seyh vekili olarak gecer. Onun 1915 yilmda 1 5 
mevlevi ile Miicahidin-i Mevleviyye Alayma Manisa'dan 
katilmis oldugunu goriiriiz. Tekke ve zaviyelerin 
kapatilmasma kadar gorevde bulunur 215 . 

Bir Mevlevi muhibbi olanTevhide Hanim (1847- 
1902) Turgutlulu Limoncuzade Fehim Efendi ile Izmirli 
Sinanzade Ahmet Efendi'nin kizi Tahire Hamm'm 
cocugu olarak Manisa'da diinyaya gelir. Manisah 
Veznedar £akmak Hiiseyin Efendi ile evlenir. Bir kizlan 
olur. Kizmi ve ardmdan kocasmi kaybeder. Mevlevi 
tarikatma girer. Annesini, kizini, kocasmi ve miirsidi 
Fahreddin £elebi'yi art arda kaybetmenin acisi, siirini 
etkiler. 1881'de yazildigi tahmin edilen divamnda kendi 



214 Devran: Bir (Qelebi Kizinin Yiirek Burkan Oykiisii. 
".Abdiilmurtaza (Qelebi, Halep, §am, Beyrut dergahlannda 
uzun yillar, seyhlik yapmistir. Uzun boylu, yakisikh, siyah 
sakalh, kara kasli ve guzel, nurani yiizlii bir ademdir Celebi.."- 
Semazen.net 

215 Manisa'daki tarihi degeri haiz binalardan biri de, Mevlevi 
§eyhi Celaleddin Celebi'nin ikameti icin yapilan, daha sonra 
tekke ve zaviyelerin kapatilmasi sonucu sehri terk eden ailenin 
sattigi ve uzun yillar Osmanli Bankasi'na kiralamp yine uzun 
yillar bu bankamn Manisa §ubesi olmus binadir. Daha sonra bu 
binanin zemin kati bozularak iki dukkan haline getirilir ve 
kiraya verilir. Bugiin burada diikkanlar faaliyetlerini 
siirdurmektedir. 

214 



hayatmdan ve Manisa'dan izler bulunur. Tevhide 
Hanim'm siirinin onemli yam yasadigi cagm 
cografyasim, insanlarini, kultiiriinu ve giinliik 
aliskanliklanm yansitmasidir. Divanmm Koyunoglu 
Kiituphanesi'ndeki bilinen tek niishasi Giirol Pehlivan, 
Biilent Bayram, Mehmet Veysi Dortbudak tarafmdan 
hazirlamp Manisa Belediyesi'nin destegiyle yaymlanir. 
"Bilmek istersen ey zdhid gezme yabanda serseri 

Kadr u §dmna delildir i§te kitdb -i Mesnevi 
Bendelikten murdd Tevhide rizd -i Bdri 'dir ancak 
Mesnevisin okuyana ke§fola 'ilm-i ma'nevt" 

18. yy.'dan kalma §eriyye Sicillerinde adma sik 
sik rastlanan A§ki Mehmed Efendi, Mevlevihane Camii 
hatibidir. 

Yoriikoglu, 1879 yilmda vefat eden £oplu Dede 
hakkmda ise §u bilgileri vermektedir 217 . 

"^oplii Dede, Mevlevi tarikatma miintesip, harabati bir 
tabiat sahibi idi. Bu tabiati, kendisine pek silfli, pek 
peri§an bir hayat ya§atmi§ti. Pek yakm bir mazide 
ya§ayan C^oplii Dede, halkm biiyiik bir ihtiram ve 
tazimine mazhar olmu§tu. Bu ihtiram ve tazimi, ahalinin 
dilleriyle intikal ile ahfada birakilan an'ane, rivayetler 
tevlid etmi§ti. ^iinkii ^oplii Dede, an'ane ve rivayetlerin 
tesis ettikleri kanaat ve zihniyete gore kalplerin, ruhlarm 
esrarma muttali bir sima olarak ya§ami§ti. Gureba 
hastanesinde kendisine tahsis edilen odadan hicbir suretle 



216 Ay§e Nur Mermer. XIX. Yuzyil Mevlevi §airleri.Yiiksek 
Lisans Tezi Ankara Uni. Ankara. 2008 

217 Giirol PEHLIVAN. agm 

215 



di§an cikmayan ve biitiin ihtiya9 ve zaruretlerini orada 
def eden £6plii Dede'nin ikametgahi, guya kokularla 
ta'tir edilmi§ salonlardan daha ziyade koku serperdi. 
Herkesin, ulema ve ekabirin, erkek ve kadinin ziyaretine 
mazhar olan £6plu Dede, zairin hiicresi kapismdan 
girerken kalbinin esrarmi ke§fe mazhar olurdu. 
Memleketin Camii Kebir mahallesinde, Kadinhane 
dergahmda medfun olan £6plu Dede'nin mezar ta§mdaki 
kitabesi, halkm kanaat ve hiirmetinin derecesini ispat 
eyler. 

Huve 'l-Baki 1297 [M. 1879] 

Magnisanun bir veliyy-i kdmili Copli Dede 

Suret igre dide-i dlemden etdi iktifd 

El cekiip hdsdk-i diinyddan o zdt-i zil l-himem 

Oldi kurb-i maksad-i medfende §imdi pilr-safd 

Her cihetden ke§fi ru§en sdf-dil bir pir idi 

[eksik misra] 

Ihtiydr-i zillet etmi§di kemdl-i sabr He 

Bildigiygun dlem-i hesti-yi ddr-i ibtild 

Gevher-i irfdn He mamur idi manide lik 

Gosterirdi kendini ehl-i hardbdt suretd 

Ruh-i pdkinden hemi§e istidne eylegil 

Budur ol ehl-i kuburun kimydsi bi-riyd 

Rihlet-i tdrikin Asim soyledi ilhdm He 

'Bezm-i Hakka vuslat etdi Hak diye Copli Baba ' 

Ruhuna Fdtiha " 

Yoriikoglu, II. Mevlevihanede medfun bulunan 
Sertabbah Huseyin Efendi hakkmda da §u bilgileri 

■ 218 

venr . 



218 Gurol PEHLIVAN. agm 



216 



"Hiiseyin Efendi, Mevlevi tarikatmda mevcut silsile-i 
meratibi gormtis ve pek 90k sender onun ruhaniyetinden 
zevk duymustu. Mamafih tekkenin iasesinin temin ve 
tanzimi vazifesini deruhte eyleyen Hiiseyin Efendi, 
bundaki vukuf ve istikametini ibraz etmisti. Tab' an sakin 
ve sakit, ruhen ve kalben pek yiiksek idi. Bir asirhk bir 
hayata mazhar olduktan sonra vefat eden Ser-Tabbah 
Hiiseyin Efendi Mevlevihane'de, Mustafa Sefik Efendi 
tiirbesinin haricinde ve fakat mtisterek sakfi altma 
defnedilmisti. 

Mezar tasmm kitabesinde sunlar yazilmistir: 

"Saf bir dervis idi za'ir su kabrin sahibi 

£esm-i paki ravza-i makberde oldi miinzevi 

Magnisa dergah-i piir feyzinde ser-tabbah iken 

Basladi tar gelmege merhum iciin diinya evi 

(^iinki bir asra karib itmisdi imrar-i hayat 

Ahiretde istedi ol zati sahib-mesnevi 

Diismedi her dem dilinden ism-i celal 

Berk ururdi cebhesinden nur-i Hakkm pertevi 

Ba-i Bismillah ile tarihin itmam eyledim 

'Merd ii agah-i hakikatdir Hiiseyn-i Mevlevi' 

Ruhuna nzaenlillah Fatiha" 

Mezartasmdaki "Merd ii agah-i hakikatdir Hiiseyn-i 
Mevlevi" ifadesinin ebced hesabiyla karsiligi 1900-1901 
oldugundan, bu tarihte vefat ettigi anlasilmaktadir. 
Yoriikoglu'nun 1886-1887 tarihinde vefat eden ve 
Mevlana soyundan oldugu anlasilan Haci Muhiddin 
Efendi hakkmda yazdiklan soyledir. "Haci Muhittin 
Efendi, Hazret-i Mevlana'nm izini takip ederdi. Mesnevi 
mefkuresi ifin bir saheserdi. Ondan aldigi zevki, hi9bir 
seyden almazdi. Sakin ve saf bir tabiat ve ruhta idi. Haluk 



217 



tabiati, miitevazi ruhu ile temayiiz eylerdi. Konya'dan 
Manisa'ya geldikten sonra uzun miiddet yasamisti. 
Bilahare oliimiin celik pen9esine dusmustii. Haci 
Muhittin Efendi vasiyeti iizerine Kadirihane dergahi 
makberine defnedilmistir. Mezarmm kitabesinde sunlar 
yazilmistir 

Kiillii men aleyha fan 

Siilale-i tahire-i Hazret-i Mevlanadan 

Konevi merhum ve magfuru'l-muhtac 

Ila rahmete rabbihi'l-gafur el-hac Haci Muhyi'd-din 

(^elebi ruhiyciin Fatiha 

Senel304" 



Manisa'da Nak^ibendilik 

Manisa'da daha 50k ulema arasmda yaygmla§tigi 
anla§dan bu tarikatm 1890-1891 yilmda (19 tekkesi 
mevcuttu. Miiderris Azadlizade Haci Mehmed Efendi, 
Haci Marziye Molla, miiderris Ahmed ve Cevdet 
Efendilerin tarikata mensup oldugu bilinmektedir. 
Tekkelerin dismda medrese ve evlerin de tarikat 
faaliyetleri ifin kullamldigi goriiliir. Ahmed ve Cevdet 
Efendiler medreselerinde hatme-i hacegan yaptinyorlardi. 
Tabiatiyla Naksibendilik Manisa'da resmi kayitlarm 
gosterdiginden daha yaygm olmahdir. 

Yoriikoglu ise, bu tarikatm tekkeleri hakkmda 
degil, sadece bu tarikata mensup bazi zevat hakkmda 
bilgi verir. 



218 



"Saruham denmekle maruf Cafer Efendi'nin, zeka ve 
kabiliyeti kendisine miistesna bir mevki bahsetmisti. III. 
Sultan Murad'a muallim olmustu. Fevkalade olan 
istidadi, ilmi, umumun ragbetini celbe sebep olmustu. 
Kara Celebi'den tahsil eden Cafer Efendi, bazi 
medreselerde tedrisatta bulunmustu. 1574'de III. 
Murad'm hayat-i saltanatmda sehzade hocasi olmustu. 
Kendisine 'mevleviyet-mollalik' payesi tevcih 
olunmustu. Padisahm ciilusu esnasmda taltif ve takdire 
mazhar olmustu. Lakin bu sene nihayetinde vefat etmekle 
yerine sehzadenin terbiye-i umumiyesine Haydar Efendi 
memur edilmisti. Cafer Efendi, ahlak ve fazileti, 
fevkalade diyanetiyle umumun tevecciihune mazhar 
olmustu. Kendisi mesayihtan idi. Naksibendi tarikatma 
mensuptu." 

"Haci Hiiseyin Efendi, Haci Sadik Bey zamanmm 
tiifekcisi idi 219 . Kula'ya merbut Menye karyesinden 
Manisa'ya gelip Haci Sadik Bey'e hizmet etmisti 220 . 



219 1842-1862 yillan arasinda fasilalarla Manisa (Saruhan) 
kaymakamligi yapan Karaosmanoglu Haci Eyiib Aga'nin oglu 
Haci Mehmet Sadik Bey'in terekesinde §ehirdeki Alaca 
Hamami (diger adiyla Hamza Bey Hamami)'nin miilkiyeti 
gorulur. II Merkezindeki Yeni Han Haci Mehmet Sadik Bey 
tarafindan yaptinlmi§tir. 

220 Kula'ya 17 km uzakhkta ana yoldan 119 km. kuzeyde Yaren 
Dagi eteklerinde bulunan Maionia, kervan yoluna bagh ticari 
bir kent olarak tarihte yerini almi§ ve Ilk cag-Orta fag boyunca 
onemli bir yerle^im birimi olur. Germiyan Beyligi doneminde 
Menye 'de ya§ayan yerli halktan olan Rumlara gof izni verilir. 
Yeni gelen Turk boylanna yerle§im alanlan 9ikar. Rum halki 
daha sakin bir yer olan bu gunku Kula Divrigi 9evresine 

219 



Riyasrz bir kalbe malik idi. Namma mensup dergahi 
yapti. Gayet cesurdu ve kihci onun nafiz sdzii idi. 
Diismam 90k korkutur, serseri gezmelerine mani olurdu. 
§akilerin mukavemet etmesi kabil degildi. Naksibendi 
tarikatma mensup idi. Eser-i tesvik olarak, Alaaddin Pasa 
vasitasiyla dergahi yaptirdi. Burasim hem tekke ve hem 
de medrese haline koydu. Bu tekke Manisa'ya 'hankah' 
oldu. Kendisini hayat-i maneviye atari §eyh Abdullah idi. 
Hiiseyin Efendi'nin bendeleri kimseye serfuru etmezdi. 
Ulemayi himaye eden tiifekci, tarikatma pek merbuttu. 
Bu tarikatin [...] [...] Sakin, haluk, nafiz nazarh, [...] ile 
pirleri birdi. Seha, uliivv-i cenabi ile meshurdu. Aym 
zamanda Halidi olan Haci Hiiseyin Efendi; enfasi, itikad- 
1 metini ile miimtazdi. [1867] tarihinde hankah ve 
medresesini yaptirdi." 



Manisa'da Rifailik 



Giirol Pehlivan makalesinde Yoriikoglu'na 
istinaden 221 , Manisa'da Rifailikle ilgili en erken bilgiye 
"19. Yiizyilda Ahmed Vehbi Efendi'nin sehirde tekke 
acmasi dolayisiyla rastlanmaktadir", der. Zamanla giic 
kazanan Rifailigin Entekkeliler, Karyagdi, Kiifiikseyh, 

yerle§ir. Sanat ve ticaret hayatlanni orada devam ettirirler. 
Katakule adi ile Kula'nin ilk yerle§imi olu§urken Maionia adi 
Tiirk9ele§meye ugrar, Menye veya Menne denilir. 1966-1967 
Yilinda Tiirkiye Cumhuriyeti Hiikumetinin aldigi bir karar ile 
Gokfeoren adi kabul edilir. 



221 Giirol PEHLIVAN. agm 



220 



Osmanseyh, Gozluklii Siileyman Efendi, Dandingobek 
Haci Mehmed Efendi ve Ali Naili isimleriyle amlan 
tekkeleri mevcuttur. Bu tekkelerden ilk dordii Ma'rifi 
olup digerlerinin tarikatm hangi kolundan oldugu 
bilinmemektedir. Karyagdi Tekkesi'nin seyhi, Hasan 
Riisdi Efendi'nin damadi olan Attar Mehmed Efendi idi. 
Dergah, Yedi Kizlar tiirbesinin ve Kabak Tekkesinin 22 ' 
civarmdaydi. Osmanseyh tekkesi ise §ehitler ilkdgretim 
Okulunun civarmdaki tas binanm arkasmdaydi. 

Gozluklii Siileyman Efendi Dergdhi, Izmir'in 
Cesme kazasmdan oldugu anlasilan Gozluklii Siileyman 
Efendi tarafmdan 1890-1891 yilmda acdir. Siileyman 
Efendi, biitiin servetini burasi icin harcar ve hatta 
sonunda dilenmek durumuna diiser. Ne var ki, bu dergah, 
kurucusunun vefatiyla soner. "Memleketin zengin bir 
ailesine mensup oldugu halde en mustarip, en elim hay at 
akibetlerini goriir, servetini dergahmm zair ve 
seyyahlanm terfih ve izaz etmek icin feda etmis olan 
Seyh Siileyman Efendi, bu gecici ve igrenf hayatta 
dilenecek dereceye gelir. Dergahim biiyiik bir istiyak ve 
manevi merbutiyetle afan Siileyman Efendi, oliim 
doseginde bile hayatm merhametsiz kamfismdan 
kurtulamaz. Dergahm icindeki hazireye defnedilir." 
"Bu dergah-i mualla miilk-i irfan nam ii sanedir 
Cenab-i Seyyid Ahmed er-Rifai asiyanedir"... 
"Halk-i efldke nur sebeb-i Muhammed 



222 Kabak Tekkesi XVI. yiizyilda Haci Huseyin tarafmdan 
kesme tas, moloz tas ve tugladan yaptinlmistir. Kare planh 
yapinin iizerini sekizgen kasnakh bir kubbe ortmektedir. 
Kubbenin iizeri kiremit ortiiludiir. Kubbe kasnaginda iki sira 
halinde kirpi safak 9epe9evre dolanmistir. Giinumiizde restore 
edilmis vaziyettedir. 

221 



Feyz-i envdr-i edeb nur-i Muhammed 

Hak salli aid Muhammed ve dl-i Muhammed 

Izmiri Qe§meli-zade Stileymdn Efendi 

Evvel-i Ramazan 

1308 [1890-1891]" 

Manisa Entekkeli Rifai Dergahi kurucusu Ahmed 
Vehbi Efendi, Antakya'da dunyaya gelir, tahsilini ikmal 
icin once Misir'a, oradan Istanbul'a gecer 223 . Fatih 
Medresesinin muderrisi ve Kartal Rifai Dergahmm 
dervi§i olur, siiluk ve seyrini tamamladiktan sonra ir§at 
vazifesi ile 1833 tarihinde Manisa'ya gonderilir. 
Hatuniye ve Ibrahim £elebi Medreselerinde miiderrislige 
tayin edilmesi yam sira burada dergahim kurarak ir§ad 
faaliyetine ba§lar. Dergahm kapisi iizerindeki kitabe 
§6yledir. 

Huddya manevi dergdhina vuslat igun lutfit 

Acilsun bir cedid kapu bize hulk-i Muhammedden 

Idiip imddd-i ruhdnt tevessiille ola himmet 

Tarikat piri Seyyid Ahmed-i e§-§eyh Rifai' den 

Tiirbesindeki kitabeden onun vefat tarihini ogreniriz. 

Tankat-i aliyye-i kibar-i me§dyih-i izdmindan 

Esrar-i hakka l-yakin miirg-i ruhi 

Pervdz-i d§iydn huld-i berin Antakyah 

E§-§eyh el-hac Ahmed Efendi 

1267 [1850-1851]" 

Dergahm yamnda bir firm i§leten Ahmed Vehbi 
Efendi 'nin yiiksek bir vecd haline sahip oldugu ve zaman 



223 http://marifi.org/ 



222 



zaman kizgm finnm icine girip ciktigi anlatilmaktadir. 
Tarlasmda hasat zamani toplanan bugdaylan calmaya 
gelen hirsizlara gece karanligmda kendini belli etmeden 
yardim ettigini yolda fark eden hirsizlar, geri doniip 
mahcup bir halde "cuvallanmizi hem doldurup, hem de 
sirtlamaya yardim ettiniz.", diye oziir dileyerek Ahmet 
Vehbi Efendinin ellerine sanlmalan karsismda, 
kendilerini affedip dergahma kabul etmesi, onun engin 
hos gorusiiniin ifadesi olarak nakledilir. 

Ahmet Vehbi Efendinin vefatmdan sonra bir sure 
seyh tayin edilemedigi donemde, Esi Meryem Valide 
Hanimin ferace giyip zikir gecelerinde ayin merasimini 
idare ettigi yine nakledilenler arasmdadir. 

Said Pasa imami, mevlidhan, sair, hattat ve 
hanende Egridirli Hoca Abdullah Efendi'nin oglu Manisa 
dogumlu Hasan Riza Efendi 224 , icazet verdigi 
sahsiyetlerdendir. Halifeleri su zatlardir. Hasan Riisdi 
Hazretleri, Seyyid Ahmed el-Magnisi (Kabakzade), 
Seyyid Hasan Siikri (Kisikzade), Seyyid Hiiseyin Sevki 
er-Rifai el- Kasabavi (Turgutlu Rifai Dergahi seyhi), 
Seyyid Ahmed Gelenbevi (Kirkagac'ta medfun), Seyyid 
Ahmed (Benlizade, Akhisar'da medfun), Seyyid Mustafa 
Simavi, Seyyid Mustafa (Armutlu'da medfun). 



224 Hasan Riza Efendi uzun yillar Damad Mehmed Said 
Pasa'nm (6. 1868) imamhgim yapar. Sultan Abdulaziz 
zamamnda Hiinkar imamhgina tayin edilirse de bu vazifesini 
devam ettiremez. 8 Haziran 1890 tarihinde seksen bes 
yaslannda vefat eder. Toptasi Caddesindeki Sand^i Seyh 
Edhem Efendi Rifai Dergahi haziresine defnedilir. 

223 



Manisa Rifai Dergahi olarak faaliyet gosteren 
"Entekkeli Dergahi" Izmir Caddesinin arka paralelindeki, 
Ibrahim £elebi Camii'nin karsismdadir. Halen bakimh 
bir yapi olarak duran dergah binasi, kurucusu §eyh 
Ahmed Vehbi Efendi ve diger §eyhler Hasan Riistii 
Efendi ve Hiiseyin Kemalettin Efendilerin tiirbelerinin de 
bulundugu, Amtlar Kurulu denetiminde tarihi bir eserdir. 

Hakkmda anlatilan menkibelerden bazilan 
soyledir. Karacaahmet taraflarmda 90k biiyiik bir yilan 
goriiliir. Tarlada cahsanlar ve cevredeki insanlar, Hasan 
Riisdi Efendi'ye sikayette bulunarak bu yilandan 
kendilerini korumasim isterler. Hasan Efendi, guclii, 
kuvvetli ve uzun boylu iki dervisine ciibbesini verir ve ne 
yapacaklanm anlatir. Karacaahmed'e giden dervisler, 
yilamn her zaman gortildiigu yere gelerek ciibbeyi yere 
sererler ve beklemeye baslarlar. Belli bir sure sonra yilan 
gelerek ciibbenin icine coreklenir. Dervisler ciibbenin 
kollarmi diigmeleyerek uzun bir singa ge9irerek 
foreklenmis olan yilani omuzlarmda tekkeye getirirler. 
Hasan Efendi, yilana uzun uzun nasihatta bulunur. 
Insanlara zarar vermemesini, onlan korkutmamasim 
tembihleyerek serbest birakir. Birkac metre boyundaki 
yilan, zamanlar bos olan Bozkoy (Uncubozkoy) 
yaylasma dogru giderek gozden uzaklasir ve bir daha 
goriilmez. 

Dergahda bir yaz gecesi, dervislerin oniine 
karpuzlar kesilip konulur. Hasan Efendi, ahci Mehmed 
Dede'ye hitapla, "Dervis Mehmed, sen karpuz yemezsin 
degil mi?", der. Dervis Mehmed de "Eyvallah efendim" 
diyerek yedi sene karpuza el siirmez. Bir giin Efendi 
sofrada, "buyrun karpuz yiyin", der ve boylece yedi sene 



224 



sonra karpuz yemege baslar. Dervis Mehmed bu yedi 
sene icinde kendini oldiirebilecek siddette tie hastalik 
gecirmistir. Anlatilir ki, doktorlar kurtulusunun sebebini 
karpuz yememesinde bulurlar. 

Ali Asgar Dede, orucludur. Dergaha efendisini 
ziyarete gelir. Nafile orucunu gizlemektedir. Eger ikram 
edilirse orucunu bozmak niyetindedir. Efendi ise bir hasta 
ziyaretine gitmek icin hazirlanmistir. Yanmda Ali Asgar 
Dede'yi de gotiiriir. Gittikleri yerde iki kap siitlii tatli 
ikram edilir. O zaman Hasan Efendi, "Asgar'm yemege 
pek niyeti yok, onunkini gotiiriin", der. Boylece Dede'yi 
kurtanr. 

1908 olaylarmdan sonra siyasetciler Galip Pasa'yi 
Manisa'dan surdurmek isterler 225 . Esnaftan imza toplamr, 
Caybasi Ittihat Terakki Ocagi'nda Arnavut Mehmet 
Efendi, Egriboyun Binbasi §akir Bey, Tapucu Ali Efendi 
bir Ramazan giinii Entekke filer Dergahi'na, Hasan Riisdi 



225 Mihalzade Ali Galip Pa§a, 1880'de, o sirada Aydin 
mutasamfi olan Necip Bedirhan Bey'in kiziyla evlenir. 
1906'da, Istanbul Belediye Baskam Ridvan Pasa'nin 
oldiiriilmesi iizerine, Bedirhanlara damat olmasi yuzunden, o 
sirada yapmakta oldugu Midilli'deki mutasarriflik gorevinden 
azledilerek Izmir' e siirgiin edilir. 1908 devrimiyle birlikte ilan 
edilen genel afla tekrar gorevine iade edilir ve ardindan 
Saruhan mutasamfligina atanir. 1910 yilinda, Hristiyanlan, 
ozellikle Rumlan hedef alan Manisa'daki Boykotaj eylemine 
karsi ciktigi i9in hedef tahtasi haline gelip, gorevini birakarak 
Istanbul'a donmek zorunda kalir. O siralarda, Ittihat ve 
Terakki'nin l9isleri Bakani olan Talat Bey'le goriiserek uygun 
bir yere vali olarak tayinini ister. Talat Bey "olur, bakalim" 
gibi seyler soylemisse de, atamasi hicbir zaman yapilmaz. 

225 



Efendi'yi ziyarete gelirler. Uzun sure hie konusulmaz. Bir 
sure sonra Efendi, ziyaretin sebebini sorar. Binbasi §akir 
Bey, "Devr-i dilana-yi hiirriyet ilan oldu, Galip Pasa'yi 
siirdurmek icin imza topluyoruz, size de geldik, 
desteginizi istiyoruz" derler. Hasan Riisdi Efendi, "Bu 
diinya isidir, maddi bir is. Biz kansmayiz. Manevi 
yonden bir su9unu da gormedik.", diye cevap verir. 
Binbasi §akir Bey, "Tekkeyi basimza dar getiririz", diye 
tehditler savurur. Bu defa Efendi, "Dar getirmek 
gerekirse ben bu memleketi sana dar getiririm", der. Bu 
sirada kapi yanmdaki iri yan, giiclii kuvvetli iki dervis 
ayaga kalkmca, ziyaretciler kurtulusu kacmakta bulup, 
oradan sivisirlar. 

Manisa Entekkeliler dergahmm iicuncii seyhi Haci 
Huseyin Kemalettin Efendi'dir. Hasan Riisti Efendinin 
kizi Fatima Hanimm torunudur. Babasi Manisali Nuri 
Efendidir. Haci Huseyin Kemalettin Efendi 1888'de 
Manisa'da dunyaya gelir. Hasan Riisti Efendinin diger 
kizi olan Atiye Hanimm kizi §adiye Hammla evlenir. Bu 
evlilikten bir kizi bir de oglu olur. Kii9iik yaslardan 
itibaren Entekkeliler Dergahmda yetismistir. Karafaki ve 
akrabasi Riistemzade Vehbi Efendi 'den icazet alip 
Arapfa ve Din ogretmenligi yapar. 1918'de seyhi ve 
dedesi Hasan Riisti Efendi tarafmdan icazeti verilmis, bir 
sene sonra da seyhinin vefati iizerine posta gecmistir. 
Ancak 1925'te tekkelerin ve zaviyelerin kapatilmasi ile 
20 §ubat 1926 tarihinde Evkaftan bir katip, Maariften 
miifettis Asim bey ve bir polis dergaha gelip tekkedeki 
esyalan sayarak tespit ederler ve esyalan bir arabaya 
yiikleyip giderler. Bu arada Haci Huseyin Kemalettin 
Efendi Manisa carsismda bir elbise diikkam alarak 
esnafliga baslar. 1949 'da hacca gider. Haci Huseyin 



226 



Kemalettin Efendi Hazretleri ile ilgili anlatihr ki, 
Manisanm Yunanhlar tarfmdan isgali sirasmda Yunan 
cetelerine karsi oturdugu Mahalleyi savunmustur. Bu 
tarihi olayi tarihci Kamil Su soyle anlatir 226 . 

"Ibrahim £elebi mahallesinde Rufai Seyhi Haci Hiiseyin 
Kemalettin Hazretleri evinin balkonundan mavzeri ile 
ates ederek direnis baslattms, Yunan 9apulcu ve 
kundakcilan bulundugu bolgeye sokmamistir" 

Haci Hiiseyin Kemalettin Efendi Hazretleri alim 
arif ve kamil bir insandir. Tekkelerin kapatilmasi iizerine 
ilim ve irsat gorevini Ibrahim £elebi camiinin Cuma 



226 Kamil Su, 1909'da Manisa'da dogdu. Istanbul Universitesi 
ve Yiiksek Ogretmen Okulu Tarih Boliimunden mezun oldu 
(Ekim 1932). Bahkesir'de Necatibey Ogretmen Okulu tarih 
ogretmenligine atandi. Ayni zamanda, yeni kurulmus olan 
Bahkesir Lisesinde de ogretmendi. Kamil Su, onemli egitim ve 
ogretim gorevlerinde bulundu. Talim ve Terbiye Kurulu iiyeligi 
(1950-1956 ve 1966'da), MEB Bakanhk Basmiifettisligi 
(1967-1973). Bu son gorevinden 1973'te emekli oldu. Eserleri: 
Kamil Su tarih ve egitim alamnda bircok degerli eserler vermis, 
makaleler yayimlamistir. Bunlar, Balikesir tarihi, Yildinm 
Bayezit, Yavuz Sultan Selim, Manisa tarihi, Mtizecilik, inkilap 
tarihi, egitimde teftis alanlarmdadir. Ilkokul, ortaokul ve liseler 
i9in tarih kitaplan yazmistir. Sevr Antlasmasi ve Manisa 
yoresinde Yunan isgal ve zulmtine iliskin yayinlanndan sonra 
'Koprululu Hamdi Bey ve Akbas Olayi'bashkh kitabi son eseri 
olmus, 28 Mart 1984'te bu eserin kapak baskismm yapildigi 
giin vefat etmistir. Kamil Su'nun esi olan Mukerrem Kamil Su 
da yillarca ilkokul ve lise edebiyat ogretmenligi yapmis, bir9ok 
tarihi roman yaninda ders kitaplan ve kulttir yazilan 
yayimlamis bir egitimci ve yazardir. 



227 



hatipligini ve vaizligini hicbir iicret talep etmeden vefat 
edinceye kadar yaparak surdurmu§tiir. Eski Tiirkce ile 
yazdigi vaaz ve hutbeleri guniimuze kadar ula§mi§tir. 
Haci Hiiseyin Kemalettin Efendi Hazretleri 1951 
tarihinde Ramazan Bayrammm ucuncii giinii vefat eder. 
Ibrahim £elebi Camiinde kilman namazm ardmdan 
Manisa Karakoy mezarligma defn edilir, ancak daha 
sonra naa§i Entekkeliler dergahma nakil edilir. 



Manisa'da U§§akilik 



Yoriikoglu, §ehirdeki U§§aki dergahlan hakkmda §u 
bilgileri verir 227 . 

"Memleket dahilinde muhtelif yerlerde, miiteaddit U§§aki 

dergahlan mevcut idi. Fakat bunlarm hemen hepsi yandi. 

Yangmm kizil alevlerinden Kavuk Tekkesi kurtulabildi. 

Seyyid Hoca mahallesinde bulunan bu dergahm 

semahane kapisi iizerindeki §u yazi 

Huve'l-Feyyaz 

Beden mehdin sema ehli niciin tahrik ider gahi 

Meger cam tifil ol tenden anup aglar[di] ilahi 

O tifli belki "Mazage'l ba§ar" sultam emr eyler[se] 

K' anar ol feyz-i akdesden zikir vallahi billahi 

yazilmi§tir. 

Esasen bu dergah, Kurt Baba tarafmdan tesis 
edilmi§tir. Kendisi tarikatmi ne§ir ve tamim maksadiyla 



227 Giirol PEHLIVAN. agm 



228 



Rumeli'nin muhtelif yerlerinde seyahat etmisti. Derin 
malumati, nafiz sozleriyle biiyiik tesirler yapmisti. 

Yavuz Sultan Selim'in asrmda yasayan Kurt Baba, 
nam-i diger Haci Hiiseyin Efendi, Istanbul'a donmustii. 
Padisahm ihtiramma mazhar olmustu. Manisa'ya 
geldikten sonra vefat edip haziresine defnedilmistir." 

Kabak Tekkesi XVI. yiizyilda Pilavci Haci 
Hiiseyin Efendi tarafmdan kesme tas, moloz tas ve 
tugladan yaptinhr. Kare planh yapmm iizerini sekizgen 
kasnakli bir kubbe ortmektedir. Kubbenin iizeri kiremit 
ortiiludiir. Kubbe kasnagmda iki sira halinde kirpi sagak 
gepegevre dolanmistir. Guniimiizde restore edilmis 
vaziyettedir. 



229 



Yer ve Isim Indeksi 



Abbas Dede, 100 
Abdil Musa, 101 
Abdullah Hulvi Efendi, 141 
Abdullah Otcu, 144 
Abdurrahman Kuddusi 

Efendi, 49 
Abdulhalim Qelebi, 213 
Abdulvahid £eledi, 213 
Abi(d) Dede, 159 
Abid gelebi, 200 
Ahirvan Baba, 124 
Ahmed §emseddin 

Marmaravi, 110, 187, 189 
Ahmed Vehbi Efendi, 63, 

220, 222, 224 
Ahmet Aski Efendi, 124 
Ahmet Deringoz, 144 
Ahmet Efendi, 38, 57, 64, 67, 

90, 104, 149, 157, 214 
Ahmet Rumi Efendi, 89 
Ahmet Rustii, 182 
Ahmet Sidki Efendi, 114 
Ahmet Vehbi Antaki, 60, 63, 

64,89 
Ahsen Dede, 102 
Akdere, 116, 129 
Alaaddin Ussaki, 188 



Alasehir, 82, 105, 106, 108, 

109, 160, 240 
Alemsah, 77, 78 
Ali Asgar Dede, 225 
Ali Baba, 28, 139 
Ali Efendi, 39, 57, 58, 90, 
106, 111, 182, 194, 205, 
207, 225 
Alim Ahmed el-Mevlevi, 59 
Alim Efendi, 41, 67, 68, 69, 

239 
Arab Molla, 192, 193 
Arap Dede, 63, 128, 160 
ArifEren Efendi, 183 
Aski Mehmed Efendi, 215 
Attar Hoca, 21, 22, 57 
Aydin, 12, 21, 26, 36, 39, 43, 
45, 46, 49, 58, 79, 80, 82, 
87, 89, 108, 109, 110, 142, 
143, 147, 148, 149, 153, 
160, 163, 181, 225, 237, 
239, 241 
Aydogdu, 111 
Aym Ali Baba, 18 
AzTz Efendi, 88 

B 

Balikesir, 68, 110, 114, 134, 
227 



230 



Bahkli, 146 

Balzad Haci Baba, 115, 125 

Bay at, 31, 147 

Bayram, 33, 83, 147, 177, 

205, 215 
Bekir Sidki Visali, 165 
Bergama, 47, 82, 105 
Birgi, 47 

Birri Mehmed Efendi, 207 
Borlu, 112, 129, 143, 144, 

241 
Bucukzade, 182 
Burhaniye, 68 



Dede yam Dedesi, 116 

Dedecik, 95, 99 

Demirci, 24, 82, 111, 113, 
114, 115, 116, 117, 118, 
120, 123, 124, 125, 126, 
127, 128, 129, 130, 131, 
133, 134, 135, 137, 144, 
164, 237, 240 

Denizli, 47, 164, 197 

Deregiftlik, 147 

Dervi§ Mehmed Dede, 208 

Dervi? §eci, 116, 117 

Dogankaya, 102, 103 

Durhasan Hoca, 117 



Carullah Efendi, 81 
Celaleddin ^elebi, 214 
Cigerci Dede, 100 

Ciineyd Bey, 76 



(^agatay Ulucay, 2, 187 
Qan§a, 180 
f atalkaya, 146 
Cirpili, 147 
£imen Dede, 116 
gokek, 101 
Coplu Dede, 215 

D 

Danaci Hafiz, 154 



Edremit, 68 

Efendili, 146 

Emre, 35, 52, 163, 166, 168, 

169, 172, 173, 174, 175, 

176 
Erenbagi, YJ^> 
Eskici Baba, 120 



Fadime Ana, 169 
Fahrettin Hoca, 145 
Fedime Hoca Hanim, 145 
Felahi, 122 

Ferruh gelebi, 205 



231 



Gasperin Ali Riza, 144 

Golmarmara, 37, 138, 139, 

140, 141, 187, 188 
Grades, 82, 111, 114, 137, 

142, 143, 144, 145, 146, 

147, 238 
Gorenez, 102, 104 
Gozluklii Siileyman Efendi, 

221 
Gulruh Sultan, 77, 78, 80 
Guvercinlik, 167 

H 

Haci Ahmet Rasit Efendi, 90 

Haci Ahmet Ru§tii Efendi, 

182 
Haci Ali Riza Efendi, 59, 

194 
Haci Bekir Efendi, 100, 146 
Haci Halil Efendi, 41, 146 
Haci Huseyin Efendi, 115, 

182, 219, 229 
Haci Huseyin Kemalettin 

Efendi, 226, 227 
Haci Huseyin $evki Efendi, 

182 
Haci Mehmed Ruhi Akhan, 

165 
Haci Mehmet Emin Efendi, 

112, 113, 114 



Haci Muhiddin Efendi, 217 
Haci Nuri Efendi, 130 

Haci Seyyah, 166 

Haci Siileyman Efendi, 149, 

153, 154 
Hacim Sultan, 166, 167, 168, 

173 
Haki Baba, 10, 11 
Halil Yahsi Bey, 76 
Hamamci Ibrahim, 144 
Hanefi Sultan, 139 
Hanya, 143 

Hasan Dede, 123, 124 
Hasan Ru§dT Efendi, 221, 

224, 226 
Hasan Riistii Efendi, 63, 64, 

65, 67, 224 
Hasan Yaren, 125 
Hasmel, 146 
Haydar Baba, 125 
Helvaci Emin, 144 
Heremez Dede, 123 
Horozkoy, 74 
Huseyin Hakki Baba, 183, 

184 
Hiiseyini Baba, 147 
Husrev Aga, 36 

i 

Ibn Battuta, 1 

Ibrahim Halil Efendi, 69, 

70, 71, 72, 237 



232 



ibrahim Tennun, 86 

Ilyas Bey, 2, 3, 57 

Ince Uzun Dede, 125 

Irezler, 126, 127 

Ishak Celebi, 3, 4, 5, 6, 9, 74, 
138, 195, 196, 199, 200, 
205, 207, 239 

Ismail Kemal Ummi, 186 

Ivaz Pasa, 22, 23, 32, 241 

Izmir, 2, 7, 27, 35, 36, 38, 40, 
44, 49, 67, 68, 79, 82, 87, 
89, 123, 126, 142, 144, 
147, 153, 163, 173, 187, 
207, 211, 221, 224, 225, 
237, 238 

K 

Kadi Muhammed Efendi, 109 
Kalburca Dede, 98 
Kamcih Dede, 126, 127, 136 
Kandirmis Sultan, 127, 178 
Kantarcizade Haci Ahmet 

Aga, 91 
Karaca Ahmed, 10, 74, 76 
Karaca Ahmet, 74, 91, 93, 94, 

239 
Karakoy, 21, 22, 24, 48, 56, 

58, 90, 91, 92, 93, 94, 228 
Kas, 148 

Kayacik, 82, 111, 143, 146 
Kayadibi, 148, 149, 160 
Kemal-i Halveti, 163 



Keman Dede, 159 

Kenger, 111 

Kenzi Hasan Efendi, 51, 52, 

53 
Kestel, 82 
Kirankoy, 146 
Kirkagac, 68, 114, 147, 148, 

149, 150, 151, 152, 153, 

154, 155, 156, 157, 158, 

159, 223 
Kirklar, 95, 99 
Kirmizi, 148 
Kiymik, 146 
Kizlar Yareni, 100 
Kizlaralani, 94 
Korkut Baba, 95 
Kosk, 82, 101 
Kula, 127, 146, 160, 161, 162, 

163, 164, 165, 167, 168, 

173, 174, 175, 176, 177, 

178, 219, 238 
Kulak Dede, 128 
Kurra Mehmet Efendi, 90 
Kurt Baba, 228, 229 
Kurt Dede, 146 
Kutbii'l aktab Hasan 

Efendi, 128 



Lala Pasa, 36, 139 
Lale Peder, 146 

Leylihan Sultan, 96, 97 



233 



Lokmaci Dede, 99 

LiitfT Dede, 206, 209 

M 

Mahmud Fahreddin Qelebi, 

213 
Mahmut Baba, 95 
Mahmut Dede, 176 
Mahmutlar, 116, 125 
Malkara, 82 
Mehmed Bahaeddin Celebi, 

210 
Mehmed Liitfi Dede, 205, 

206 
Mehmed Ru§dii Pa§a, 27 
Mehmet Aykanat, 146 
Mehmet Baba, 139 
Mehmet Fikri Metli, 145 
Melahi, 122 

Memis Efendizade, 194, 195 
Menemen, 2 
Mentes Sultan, 146 
Merkez Efendi, 198 
Mert Dede, 99 
Mualla ogretmen, 145 
Murtaza Celebi, 213 
Musaca, 101 
Musaca Dede, 101 
Mustafa Sefik Efendi, 203, 

212, 213, 217 
MutafDede, 144, 145 
Mutahhare Hatun, 162 



Mutullah, 146 

N 

Naksi Dede, 205 

Nalcaci Dede, 166 
Nasip Baba, 176 
Nazmi Civi, 145 
Niyazi Baba, 19 
Nurullah Dede, 137, 178 
Nurullah Efendi, 178 



Oklu Dede, 117 

Osman Celebi Efendi, 210 



Odemi§, 82 

Omer Dede, 178, 179 



Palamut, 90, 91, 101 
Piri Can Aziz Ahmet, 76 

R 

Revak Sultan, 9, 10, 22, 74, 

96, 186, 187 



234 



Said Emre, 166, 168, 169, 

172, 173, 239 
Sami Efendi, 104, 146 
Sap9i Mehmet Ali, 182 
Sari Ahmet Pasa, 80, 88 
San Hoca, 148, 149, 150, 

151, 152, 156, 159 
San Saltuk, 110, 111, 175, 

241 
Sarikiz, 159 
Sarnie, 102, 167, 168, 169, 

170, 171, 172, 173 
Saruhan Bey, 1, 2, 3, 7, 9, 81, 

96, 176, 200 
Sazluca, 148 
Sefer Efendi, 129 
Selimzade Ahmet Ragip Bey, 

101 
Selver Sultan, 177 
Selvili Dede, 177 
Sertabbah Hiiseyin Efendi, 

216 
Seydi Ahmet, 76, 89 
Seyfi Dede, 146 
Seyit Ahmet, 104 
Seyyid Hoca, 48, 188, 198, 

228 
Seyyid Kazim Kizilkanat 

Efendi, 164, 165 
Sirtkoy, 101 



Simav, 114, 121, 137, 162, 

163, 178, 182 
Sinan (Musa) Efendi, 134 
Sinaneddin-i Yusuf, 89 
Sindel Baba, 10, 101 
Siileyman San, 161, 162, 163 
Siileyman Zuhdii Efendi, 158 
Siimbiil Efendi, 198 



Sakir Efendi, 146 
Sehirlioglu, 178 
Seyh Ahmed Efendi, 211 
Seyh Bedreddin, 12 
Seyh Haci Mustafa Efendi, 91 
Seyh Isa, 81, 83, 84, 86, 240 
Seyh Izzeddin Efendi, 134 
Seyh Kasim, 81, 83, 88 
Seyh Mehmet, 66, 147, 183 
Seyh Muslihiddin, 197 
Seyh Mustafa Efendi, 212 
Seyh Niizuli Mustafa 

Efendi, 164 
Seyh Osman Efendi, 211, 

212 
§eyhyayla, 147 



Tahir Efendi, 110, 130, 133, 

134, 151, 158, 161 
Tapduk Emre, 173, 175, 176 



235 



Tekke, 33, 60, 103, 109, 123, 
130, 133, 134, 135, 146, 
176, 199, 214 

Terzi Ahmet Dede, 49 

Tevhide Hanim, 213, 215 

Tezveren Dede, 49 

Tire, 44, 46, 68, 74, 82 

Toprak Dede, 129 

Torlak Kemal, 12 

Turgutlu, 12, 46, 64, 181, 
182, 183, 223 

u 

Ulu Arif gelebi, 200 
UmurBaba, 172, 176 

u 

Ufiimiif, 125 



Veli Efendi, 136 



Yagillar, 114 
Yakakoylii Haci Halil 
Efendi, 146 

Yakup Bey, 112, 160, 176 

Yaldink, 146 

Yaran, 146 

Yaren Baba, 95, 97, 100 

Yatagan, 95, 96, 97, 98, 99, 

100, 241 
YediKizlar, 11, 221 
Ye$ilyurt, 110, 111 
Yigitba§i, 110, 164, 186, 188, 

192, 193, 238, 239 
Yirmi Iki Sultan, 19 



Vak Vak Sultan, 198, 199 



Zeynel Abidin, 178, 179 
Zeytinliova, 91 
Zincirli Dede, 100 



236 



Kaynakca 
Kitaplar 

1. Alpaslan ismet. Demirci Efsaneleri. Ozlem 
Matbaacilik, Izmir, 2006 

2. Boyaciogullan A.Sedat-Alakese Hasan. Her 
Yonii ve Her §eyi lie Demirci. Eko 
Matbaasi.istanbul. 1970 

3. Bursali Mehmed Tahir bin Rifat. Aydm 
Vilayetine Mensup Mesayih, Ulema, §uara, 
Miiverrihin ve Etibbamn Teracim-i Ahvali. 
Hazirlayan Akif Erdogru. Akademi Kitabevi. 
Izmir. 1994 

4. Cantay Goniil. Anadolu Selcuklu ve Osmanli 
Dariissifalari.Atatiirk Kiiltiir Merkezi yayini. 
Ankara. 1992 

5. Evliya Celebi. Seyahatname. Istanbul Devlet 
Matbaasi.IX. Cilt. 1935 

6. Fatin Efendi. Fatin Tezkiresi. Kiiltiir ve Turizm 
Bakanligi 

7. HasluckF. Bektasilik Arastirmalan. Qev. Ragib 
Hulusi. [Istanbul Universitesi Tiirkiyat Enstitiisii, 
Devlet Matbaasi, Istanbul 1928] 

8. Muslu Ramazan -Sezai Kiifiik.Akhisarli §eyh Isa 
Menakibnamesi XVI. Yiizyil. Akhisar Belediyesi 
Kitapligi, 2010 Manisa 

9. Seyyid Ibrahim Halil Efendi. Fakiru'l- Hak 
Efendi. 2007 

10. TBMM Albtimti 

11. Velayetname.Alevi Bektasi Klasikleri. TDV 
Yaymlan. 2007. Ankara. 



237 



12. Yurdoglu Zekeriya. Gordes Tarihi. Gordes 
Belediyesi KulturYaymlari. Izmir. 1993 

Tezler 

1. Ceren Ustiiner Erdogan. Manisa Cami ve 
Mescitlerinin Cephe diizeni. Yiiksek Lisans Tezi.Ege 
Un. Izmir. 2006 

2. Ercin Serap. Kula Ilcesindeki, Tiirk Donemi Yapilan 
(Manisa). Yiiksek Lisans Tezi. Erciyes On. Kayseri. 
2008 

3. Goriir Muhammed. Beylikler Donemi Mimarisinde 
Tas Siisleme (1300-1435). Doktora Tezi. Hacettepe 
Uni. Ankara. 1999 

4. Inci §ule. Manisa'da Osmanh Donemi Sibyan 
Mektepleri. Yiiksek Lisans Tezi.Fen Bilimleri 
Enstitiisii Mimarhk Ana Bilim Dali. Selcuk Uni. 2007 

5. Karaca Mine. Birri Mehmet Dede Divanmin Muhteva 
Incelemesi. Yiiksek Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 
2008 

6. Karaslan Arzu. 1039-1040 (1629-1630) Yillanna Ait 
61 numarah Manisa §er'iyye Sicilinin Transkripsiyon 
ve Degerlendirilmesi. Yiiksek Lisans Tezi. Celal 
Bayar Uni. Manisa 2007 

7. Karasahin Hakki. Gordes ve Cevresinde Dini Hayat. 
Doktora Tezi. Ankara Uni. 2006 

8. Kiicvik Sezai. XK. Asirda Mevlevilik. Doktora Tezi. 
Marmara Uni. Istanbul. 2000 

9. Mermer Ayse Nur. XIX. Ytizyil Mevlevi §airleri. 
Yiiksek Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 2008 

10. Muslu Ramazan. XVIII. Asirda Anadolu'da Tasavvuf. 
Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul. 2002 

11. Ogke Ahmet. Yigitbasi Veli Ahmed §emseddin-i 
Marmaravi. Hayati, Eserleri ve Tasavvufi Goriisleri. 
Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul. 2000 

12. Ozkat Mustafa. Miiniri'nin Manzum Siyer-i Nebisi 
Cilt Iv-V. Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul 201 1. 



238 



13. Salan Erkan.Yigitbasi Ahmed Semseddin-i 
Marmaravi. Kesfu'l Esrar. (GIRiS-iNCELEME- 
METiN-DiZIN-TIPKIBASIM). Yuksek Lisans Tezi. 
Atatiirk Uni. Erzurum. 2009 

14. Sonyildinm Sahin. XVII. Yuzyilin Ilk Yansinda 
Manisa. Yuksek Lisans Tezi. Ankara Uni. Ankara. 
2007 

15. TAS Cigdem. Maarif Salnamelerine Gore 20. Yiizyil 
Baslannda (1898-1904) Aydin Vilayeti'nde Egitim. 
Yuksek Lisans Tezi. Afyon. 2006 

16. Yilmaz Necdet. XVII. Yuzyilda Anadolu'da 
Tasavvuf. Doktora Tezi. Marmara Uni. Istanbul. 2000 



Makaleler 

1. ACUN Hakki. Manisa Ishak Celebi Kulliyesi. VGM. 
Sayi 19. 

2. AKALIN Siikrii Haluk. Akhisar'da Karaca Ahmet 
Turbesi ve Bu Tiirbe lie Ilgili Inan9lar 

3. ALKAN Mustafa. Germiyan Ilinde bir Sufi. Said 
Emre 

4. AYDIN Haluk. Alasehirli Kadi Muhammed, Hayati 
ve Edebi Kisiligi. 

5. BILGIN Ilhami. Selcuklular ve Beylikler Devrine Ait 
Yayinlanmamis U9 Kitabe. VGM. Sayi 19. 

6. BILGIN Mansur. Manisa'da Yasamis Gonul Erleri. 

7. CUMBUR Miijgan. Fatih Devri Kiitiiphaneleri ve 
Kiituphaneciligi. Tiirk Kutiiphaneciler Dernegi 
Biilteni. Cilt IV.Sayi 4. 1957 

8. DERLIOGLU Omer (Manisa Merkez Vaizi). Manisa 
Muftiisu Merhum Alim Efendi 

9. DOYDUK Senem. Akhisar Kent Merkezi Tarihi 
Doku Analizi. C. B. U Fen Bilimleri Dergisi 2. 1. 
2006 



239 



10. DORTBUDAK Mehmed Veysi. Tarihten gunumiize 
Manisa Mevlevileriyle bir yolculuk. Siimam Yay. 5 
Bildiriler Serisi 2. Yil. 2010 

11. EMECEN F. M„ Saruhanogullan ve Mevlevilik 

12. ERDEM Sadik. XV ve XVI. Yiizyilda Yasamis 
Manisali Divan Sairleri 

13. ERDOGAN Kenan. Birri Divaninda Manisa ve Sairin 
Sosyal Cevresi. A.U. Tiirkiyat Arastirmalan Enstitiisii 
Dergisi Sayi 37. Erzurum. 2008 

14. ERDOGAN Kenan. Manisali Bir Sair: Mustafa 
Niizuli Efendi ve Taziyetnamesi. Tiirkiyat 
Arastirmalan Enstitiisii Dergisi. Sayi 13. Erzurum. 
1999 

15. ERDOGAN Mustafa. Liitfi Mehmet Dede ve Hilye-i 
Mevlana'nm Ozellikleri. 

16. GOKMEN Ertan. Demirci Kazasindaki Kadiri 
Tarikatimn Esrefiye Koluna Ait Tekkenin vakfiyesi. 
VGM. Sayi 29 

17. GOKMEN Ertan. XIX: Yuzyilda Alasehir. Tarih 
Incelemeleri Dergisi. Temmuz 2010 

18. GOKTAS Vahit. Seyh Isa'nin Vasiyeti ve Edep 

19. GURPINARLI Hilal ORTAC. XIX. Yiizyil 
Ortalarmda Manisa'da Ermenilerin Sosyal ve 
Ekonomik Durumlan 

20. KALAFAT Yasar. Anadolu'da Ulu Kadin Kisiler ve 
Halk inanclan 

21. KARAKUYU Mehmet. XVI. Yuzyilda Manisa 
Sehrinin Niifus Ozellikleri 

22. KARAKUYU Mehmet. Manisa Sehrinde 
Mahallelerin Tarihsel Gelisimi. Uluslararasi Insan 
Bilimleri Dergisi. Cilt 4. Sayi 2. 2007 

23. KARAOZ Sadik. Diinkii ve Bugiinkii Manisa 
Kiitiiphaneleri 

24. KILIC Atabey. Manisa-Demirci'de goriilen Alevi- 
Bektasi-Rifai Mesrepli Ma'rifilik 



240 



25. KONYALIIbrahim Hakki.Kanuni Sultan Siileyman'in 
Annesi Hafsa Sultan'in Vakfiyesi ve Manisa'daki 
Hayir Eserleri. VGM. Vakif Dergisi. Sayi.8 

26. ONARLI Ismail. ' Saruhanogullan Beyligi'nin Ulu 
Evliyasi: Hamza Baba' 

27. PEHLIVAN Giirol. Manisa Ili Akhisar ilcesi Yatagan 
Koyiinde Evliya Kiiltii. Alevilik-Bektasilik 
Arastirmalan Dergisi. Sayi 1 . 

28. SECKIN Ay din. Tiirkiye'deki Onemli Mevlevmaneler 
ve Mevlevihanelerin Yasatdmasinda Vakiflar Genel 
Mudurluguniin Rolii 

29. USMAN Erkin -Yitik Kent Borlu ve tnsanlan 

30. YORUKOGLU Nihat. Manisa'da Hafsa Sultan 
Hankahi. VGM. Sayi 13 



Ansiklopedi 

1. EMECEN Feridun. KARAKAYA Enis. Manisa. 
TDV. Islam Ansiklopedisi. Cilt. 27 

2. EMECEN Feridun. Akhisar. FDV. Islam 
Ansiklopedisi. Cilt. 2 

3. Evliyalar Ansiklopedisi 

4. EYICE Semavi. Ivaz Pasa Camii. FDV. Islam 
Ansiklopedisi. Cilt 23. Istanbul. 2001 

5. FAROUQHI Suraiya. Maghnisa.Fhe Encyclopadeia 
of Islam 

6. TANRIKORUR Barihuda. Manisa Mevlevihanesi. 
FDV. Islam Ansiklopedisi. Cilt. 28 

7. KARAKAYA Enis. Seyh Sinan Kulliyesi. FDV. 
islam Ansiklopedisi. Cilt. 39 

8. KiEL Machiel. San Saltuk TDVIA. 36. Cilt. 

9. KURNAZ Cemal - TATCI Mustafa, ibn isa. TDV 
islam Ansiklopedisi. Cilt. 20. 

10. MERKEZ Efendi. Resat Ongoren. TDV islam 
Ansiklopedisi. Cilt 29. 



241 



11. YAVAS Dogan. Hafsa Sultan Kulliyesi. TDV.Islam 
Ansiklopedisi. Cilt. 15. Istanbul. 1997 

12. Baha Tanman. Manisa Ulu Camii. TDV Islam 
Ansiklopedisi. Cilt 42 



WEB 

1. www.atam.gov.tr/ 

2. http://www.durhasan.bel.tr/ 

3. www.kenthaber.com 

4. http://www.karsid.org.tr/ 

5. http://manisa.turizm.gov.tr/ 

6. http://marifi.org/ 

7. http://www.muhammedzuhdu.org/ 

8. www.golmarmara.gov.tr/ 

9. www.gordes.8m.com/ 

10. http://haber.stargazete.com/ 

11. http://ozgunsosyaldusunce.com/ 

12. http://www.rufai.net/ 

13. www.ussaki.net/ 

14. http://www.yeniasir.com.tr/ 



242